![]() |
|
|||||||
| Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs.. |
![]() |
|
|
Konu Bağlantısı | Seçenekler |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
|
Otağ Yöneticisi
|
i.barzani'den Diyarbakır tehditi
Irak Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Mesut Barazani El Arabiya televizyonunda yayınlanan röportajında Türkleri Kerkük sorununa karışmamaları konusunda uyardı.
Barzani Türkiye’nin karışması durumunda Irak Kürtlerinin de çoğunluğu Kürt olan güney doğusuna karışacağını belirtti. Barzani şöyle konuştu: ‘Türklerin Kerkük’e girmesine izin vermeyeceğiz. Eğer böyle birşey olursa biz de Diyarbakır ve diğer şehirlere karışırız'. Barzani Türkiye'yi tehdit mi ediyorsunuz sorusuna ise şöyle yanıt verdi: 'Türkiye'nin Kerkük'e karışması durumunda ne olacağını söylüyorum'.. http://internethaber.com/news_detail.php?id=78514 Yıllardır onun bunun uşaklığını yapıp, önüne atılan kemiği seve seve kemirmekten geri kalmamış bu veled-i zina dönmesi havlayan köpek ısırmaz misali böyle boş konuşmaları ağa babalarından güç alıp konuşmasın. Zamanı geldiğinde yoklukta yedi düvele karşı verdiğimiz Kurtuluş Savaşını, o kuş yuvası beyninin en ucra köşesine kazımasını biliriz millet olarak. Böyle tehdit içerikli konuşmalara karnımız tokdur.Kerkük'de orada Diyarbakır'da orada kimin gücü yeteceğini herkes çok iyi bilir. |
|
|
|
|
|
#2 (İleti Bağlantısı) |
|
Otağ Yöneticisi
|
Türk olmayan yöneticiler olduğu sürece , Türklük adına hassasiyet beklemek şacmalıktır. Elbette tayyip gibi Türk olmayan yöneticilerden, Türkler adına politika yürütmeleri beklenemez. Bu peşmerge bozuntusu, abd ye güvenerek kabadalıyık yapıyor.
|
|
|
|
|
|
#3 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Tarih tekerrürden ibaretmiş. Kurtuluş şavası öncesi yabancı desteğiyle kuduranların sonlarını bilmeyen yoktur. Ama esas önemli olan ders çıkartmaktır.. Bu itin böyle söylemesi iyi insanımız kıroların ne mal olduklarını bir kez daha net olarak görmesini sağlayacaktır. Devam et amerikan köpeği. Biz günü geldiğinde ülkemize dilini uzatanların boynuna urganı geçirmesini biliriz.
Atalarımızın dediği gibi "Eceli gelen it cami avlusuna işermiş." |
|
|
|
|
|
#4 (İleti Bağlantısı) |
|
Otağ Yöneticisi
|
Bu tehdite karşılık olarak Türkiye, kürtleri sınırdışı etmelidir.
|
|
|
|
|
|
#5 (İleti Bağlantısı) |
|
Otağ Yöneticisi
|
BU KÖPEĞİN BİTİNİ KANLANDIRANLAR,HAVLAMASINA SEBEP OLANLAR,ZAMANINDA KIRMIZI PASAPORT VEREREK BU ÜLKEDE ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK DOLAŞMASINA SEBEP OLANLARDIR.
__________________
ARKADAŞLAR! GİDİP, TOROS DAĞLARINA BAKINIZ, EĞER ORADA BİR TEK YÖRÜK ÇADIRI GÖRÜRSENİZ VE O ÇADIRDA BİR DUMAN TÜTÜYORSA, ŞUNU ÇOK İYİ BİLİNİZ Kİ BU DÜNYADA HİÇ BİR GÜÇ VE KUVVET ASLA BİZİ YENEMEZ. Mustafa Kemal ATATÜRK
|
|
|
|
|
|
#6 (İleti Bağlantısı) |
|
Yeni Üye
|
Irak'ın kuzeyine girmek şart, ama öyle göstermelik falan değil. 1 haftada dümdüz edecek şekilde, merhamet göstermeksizin 1 tanesi sağ kalmayacak şekilde girmeliyiz.
|
|
|
|
|
|
#7 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
|
|
|
|
|
|
#8 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
YAV ANASINI SATIYIM DÜNYADA EŞİ BENZERİ OLMAYAN BORDO BERELİLER VAR DAHA NELER NELER GİRCEKLER Bİ GECEDE TEMİZLİCEKLER BARZANİYLE TALABANİYİDE ALCAKLAR Bİ GECE DE HEPSİNİ TEMİZLİCEKLER AMA NERDE TAYYIBIN BABASI (ABD) İZİN VERMİYO.
__________________
TÜRKÜZ!!!TÜRKÇÜYÜZ!!!ATATÜRKÇÜYÜZ!!! TANRI TÜRKÜ ASIL ŞİMDİ KORUSUN |
|
|
|
|
|
#9 (İleti Bağlantısı) | |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
Alıntı:
Nihai hedef budur. Ancak hazir degiliz. 8-12 Milyon kürdten bahsediyoruz. Gizli listelerin yapilmasi bile 5-10 seneyi bulur, kanser her yere yayilmis durumda. Bir de, "uluslararasi kamuoyu" diye bir gercek var. Eger dünyada bir basimiza bu savasi(ki BM 1948 tarihli soykirim tanimina girer) yürütmek istiyorsak, bati koalisyonlarinlardan olusan hava akinlarina ülkemizi dümdüz ettirmeden karsi koyacak güce erismek durumundayiz. Kürdleri nasil def edecegimizi düsünürken hiddetle bende keselim/sürelim diyorum ama bu bugün imkansiz olmasa bile gercekten 20 senelik bir hazirlik ister. Sorun kürdler degil onlari korumaya ve bizi "cezalandirmaya" gelecek bati ve onun finolari. Iktisadi dengesizlikleri bir yana birakalim, teknik sorunlar da sözkonusu: a) Hava savunmamiz avci ucaklarina dayali bir konsept. Ucaklarimiz komsularimiza nefes aldirmaz, tehdit algisina göre en iyi cözümlere sahibiz. Hava savunma füzelerimiz daha cok soguk savas doktrinlerine göre tasarlanmis yüksek-orta irtifaya yönelik ABD veya Ingiliz yapimi miadini doldurmak üzere olan füzeler. Sovjet tehdidine göre düzenlenmistir ama ABD ucakgemilerinden gelecek hava akinlarina göre degil. Cografi nedenlerle orta-alcak irtifada tam radar kapsamasi saglanamiyor bile, bunun icin havadan erken uyari ucagi alinmistir. [Eklemek gerekir: Okudugum haberlere göre ve sayet bir sey degismediyse, orta-alcak irtifa hava savunma füzeleri icin teklife cagri yapilmis durumda. Ayrica devlet, Ege adalarinin arkasina gizlenecek ucaklari ve gemileri görecek pasif radar teknolojisinde de atilimlar yapmistir, buda son derece sevindirici bir husustur] Saddam'inda hava savunma füzeleri vardi, bir tane ABD ucagi düsüremediler, neden? Bilmiyorum ancak füzeler ingiliz yapimiydi ve radarlari gizli kodlarla kilitlemek mühendislik bilimi acisindan imkansiz birsey degil. Tabii bizim Aselsan'da mühendislerimiz suikastlere kurban gitmeseler cok bu sorunlari cözerler ama ülkede iki ayakli zararlilar sinifinda ajandan bol bir tek kürd var. Ancak yine konuya odaklanalim: Bugünki tehditler agir bombardiman ucaklarinin hava sahamiz üzerindeki hedeflerin üzerinde ucarak bombar birakmasindan cok daha degisik sekilde tezahür etmektedir. Sayalim: --> Ufuk ötesi hedef tesbit radarlarina sahip ucar ve yüzer araclardan atilan uydu güdümlü füzeler. --> Seyir füzeleri, lazer güdümlü akilli bombalar, bunlar atildimi hedef imha oranlari 90%'larda, tek cikar yol attirtmamak. Bunlari yakalamak cok zor. ABD bile ancak 2005'te böyle bir teknoloji gelistirdi (yüksek enerjili bir lazer, adi THELS) ki bu bile kacinma hareketlerinde bulunmayan düz taktik füzelerde ancak %30 imha oranina sahip, düsük tabii. Kacinma hareketlerinde bulunan füzeleri ise vurmak zaten ancak son bir kac saniyelik son seyir durumu halinde mümkün. Bizim savas gemilerimizde de mevcut olan otomatik radar veya baska tür güdümlü toplarin, son seyir durumuna gecen ve bu nedenle 3 boyutlu bakildiginda kacinma hareketlerinin giderek daha dar 3 boyutlu acilara sigmak zorunda kalan akilli füzeleri vurmalari mümkün. Bu sistemler karmasik yüksek matematik hesaplari milisaniyede devamli tekrarlamak zorunda olan bilgisayarlara muhtac. Ben yüksek teknoloji ürünü projeler yapan bir Avusturya firmasinda satin alma bölümünde calisiyorum. Bilgisayar parcasi aldigimiz zaman tedarikcilerin bizden istedigi ilk belge ABD'nin ambargo koymus oldugu bir ülkeye satis yapilmadigina dair teminat vermek. Yani günümüzde olmazsa olmaz bir ürün cesidi olan bilgiislem ürünleri, NATO üyesi bile olmayan, anayasasinda tarafsizlik ilkesini zikreden bir ülkede bile ABD'nin ipotegi altinda. Özellikle islemci konusunda en azindan ticari degilde tamamiyle askeri konulara yönelik bir gelistirme programina ihtiyacimiz var. --> Tabii bir de uydu teknolojileri ayri bir konu. BM antlasmalarina göre uzayda silah bulundurmak yasak. Ama ABD artik kendi imzasini takmadigi icin uzaya silah yerlestirmeye coktan basladi bile. Bizim uydularimizi düsürebilir. Bu tehlikeye karsi mesela Cin kendisinin olan eski bir uydusunu satihtan-uzaya bir füzeyle vurarak ABD'ye bu konuda gözdagi verdi. Bizimkiler inaniyorum ki bu konu üzerinde calismalar yapmistir. Anlayacaginiz havadan saldiri halinde olan dengesiz bir üstünlüge geciyor. Görüldügü üzere, siyasilerin tembellik hatta özellikle hainliklerinden dolayi bir kac sene öncesine kadar müttefik bildigimiz bir imparatorlugun cikari degisince ne kadar tehlikeli bir düsman haline gelebilecegini görmek istemedikleri icin iktisaden ve teknolojik olarak o zamanin günlük cikari icin sebeb olduklari bosluk ve disa bagimliligi görebiliyorsunuz herhalde. Bize "insancil operasyon" yapacaklarin ucaklarini, tanklarini, füzelerini kullanmadigimizi varsayip kendi ürettigimiz silahlari kullandigimizi düsünelim. Öyle veya böyle her iki tarafta kayip ve kirim olacaktir. Bati imparatorlugunun bize oranla ezici bir üretim kapasitesi üstünlügü var, bu kayiplari cok cabuk yerine koyarlar. Bizim böyle bir kapasitemiz simdilik yok. Yani sorun teknolojik olmaktan cok iktisadi. Iste bütün cikmaz su denklemden ötürü ileri geliyor: Eldeki kisitli kaynaklardan askeri-sivil AR-GE'ye pay ayirdiginiz zaman, egitimden, adaletten, sagliktan kesiyoruz, AR-GE calismalari sonuc verene kadar ordunun elindeki silahlarin modeli geciyor. Yok orduya simdiye kadar yaptigimiz gibi silahlari "müttefiklerimizden" temin ettigimiz zaman hem hep geriden takip ettigi icin AR-GE bosa gidiyor hemde o gün ki "müttefiklerimizin" yani gercek düsmanlarimizin AR-GE calismalarinin bir kismini finanse etmis oluyoruz. Bize silahlari adapte etmek kaliyor. F-16'lara yaptigimiz milli yazilim güncellemesi gibi. Ayrica egitime, adalete az pay ayirdigimiz icin, egitim dincilerin eline, adalet ülkücü mafyanin eline düstü. Devlet hic farkina varmadan temel görevlerini yeterince yerine getiremez oldu. Bunun nedeni üretken olmayan nüfusun, üretken olupda vergi veren nüfusa oranla cok artmasidir. Genc nüfusumuz var diye cok övünmeyelim, egitim veremeyip üretken hale getiremezsek, avantaj degil yük olur. Gercek su ki kanimca Türkiye nüfusu gereksiz yere cok artmistir. Peki bunda Türkiye nüfusu dedigimizde Türk'lermi sözkonusu? Isin derinine indigimiz zaman tabii ki öyle degil. Ben Gelibolu yarimadasinda dalis icin Saroz kiyisindaki köylere giderim. 2-3 cocukludan fazlasi cok ama cok nadirdir. Nüfus sabit, tarla fazla bölünmüyor, topluca göc edecek kadar gecim sikintisi yok. Tabii maalesef yine kahvehane-cay-muhabbeti yapilirken afedersiniz bok yolun ortasindan akiyor ama baska kirsal yerlere oranla yine Ege-Bati Marmara cok iyi; onlar cok aydin köylüdür, yobazin isi orda cok zor. Tarihlerini benden iyi bilirler. Gelgelelim kürd maymunlarinin halini cok iyi biliyoruz. 10 cocuktan asagi düsmezler, "kizlari saymadik ki" derler; okul, saglik, yol, elektrik, su bedava derken bizim vergilerimizi yiyip sonra bize kursun sikarlar. Kürdleri su anda süremiyorsak, kesemiyorsak mutlaka üremelerini önlemek gerekir. Türkiye cografyasinda Türk'ün gelecegine cevre sorunlarindan da önce bu mahlukatlarin üremesi tehdittir. Cumhuriyet kuruldugunda kürd nüfusu %5 kadardi, simdi %12-15% kadar bir nüfustan bahsediliyor. Korkunc bir sey, tam tahmin edemiyoruz bile sicanlarin sayisini. Peki mahlukatlarin sayisini, dünyanin gözünü üzerimize cevirmeden nasil düsürebiliriz? Iste bu konuyu cözdügümüzde Kürd-Islam kanserini yenmis sayiliriz. Kanimca cözülecek ilk sorun bu cünkü cok zaman alacaga benziyor, hemen baslamak lazim. Saygilar, Barbaros |
|
|
|
|
|
|
#10 (İleti Bağlantısı) |
|
Yeni Üye
|
Kimse 3-5 çapulcu için TSK ile savaşmayı göze alamaz. Yapabilecekleri şey en fazla ambargo koyup ekonomiyi çökertmeye çalışmak olacaktır, ki ekonomi şu anda da berbat zaten.
Uluslararası tepkileri ille de durdurmak istiyorsanız Lübnan ve Filistin'e karşı savaşında İsrail'e "haklısınız destek veriyoruz, bakın biz de aynı şeyi yapacağız washington'a söyleyin sesini çıkarmasın" deriz olur biter. Zaten washington da en fazla konuşur bağırır çağırır daha da öteye gidemez. ABD'nin Türkiye'ye saldırması, süper gücünün sonu olur çünkü. ("Asarız keseriz yeneriz bizi kimse yenemez" demiyorum) Kazansalar bile, ki çok düşük bir ihtimal, süper güç lakabını rusyaya devredeceklerini biliyorlar. Ordumuzla Irak ordusunu kıyaslamanıza da şaşırdım ayrıca. Şunu da unutmamak lazım; aslında Irak ordusundan değil, dünyadaki birçok ordudan kıyaslanamayacak seviyede üstünüz. Ayrıca saldıracağımız ülke NATO üyesi olmayacağı için o kanattan müdahale gelmez, birkaç hafta söylenirler o kadar. NATO, Türkiye gibi bir müttefikini kaybetmeyi göze alamaz. |
|
|
|
|
|
#11 (İleti Bağlantısı) | |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
Alıntı:
Biraz cevap yazalim. Elbette ordumuzu Irak ordusyla hic kiyaslamiyorum. Bir silah sistemini teknik acidan ve elbet yüzeysel bir sekilde kiyasladim. Benim merak ettigim soru suydu ve cevabini bilmiyorum: ABD'nin saldirdigi ülkeler neden 1-2 ABD ucagini düsürmekten aciz? Yani bu iste bir yalnislik var, cok önemli bir seyi kaciriyor olmayalim. "Bizim basimiza gelmez demeyelim bilimsel sekilde sistem analizi yapalim." diyorum. Hatalimi düsünüyorum? Diger konulara gelince. Ben irakin kuzeyine girmekten bahsetmiyorum. Türkiye'miz kürdlerin istilasi altinda. Devamli ürüyorlar. Bu pkk'yi temizlemekle de hallolamayacak kadar büyük bir sorun. Biz kürd varliginin bitmesini istiyoruz. Bu dedigim gibi 8-12 MILYON'luk kadinli cocuklu bir soykirimdir(Sürmek de soykirimdir, ve süreceksek nereye sürmeyi düsünüyoruz). Hicbir dünya ülkesi buna tepkisiz kalmaz, bu konuda ne kadar hakli olursak olalim tek basinayiz. Gerekirse NATO kendini fesh edip bizsiz tekrar kurulur. Antlasmalar tanri hükmü degil ki. Bati Türkiye'yi "haydut devlet" olarak tanimlar, yani buna engel nedir? Bir düsünelim bugün sebebsiz yere bize acik saldirida bulunamazlar, dediginiz gibi kiyamet kopar. Kamuoyu destegi olmadigi icin birkac gemisi batip, bir kac bin askeri öldükten sonra arkalarina bile bakmadan cekilirler. Ama milyonlarca kürdün telef olmasiyla sonuclanacak bir etnik temizlik olacaksa basta bati ülkelerinde kamuoylari barisi koruma misyonu icin bagirip cagiracaklar. Aslinda bu bile oranin kararvericileri icin önemli degil ama onlar zaten yapmak istedikleri bir seyi birde kamuoyu destegi oldugu zaman haydi haydi yaparlar. Tarihimizde bu tip savaslar cok olmustur. Yunanistan'da ayrilikci isyan cikmis, Osmanli ordusu gelip isyancilari darmadagin etmis fakat ingiliz kamuoyunu etkileyen "bir özgürlük sevdalisi" nedeniyle kamuoyunda yönetime yönelik "müdehale" baskisi olusmus ve ingilizler araya girerek Yunanistan'in bagimsizligini Osmanli'ya tanittirmislar. Bakin Beyefendi bugün dünya ülkelerinin acik acik bir maymunistani destekleyememelerinin ardinda Türkiye Cumhuriyet'inin resmi politikasi yatar: Vatandaslik bagiyla bagli olan herkes Türk'tür. Bu durumda sorun su an terörizm, dolaysiyla sözde de olsa destege sahibiz. Bize göre kürdün Türk vatandasi olamsi yalnis ve bunun degismesini istiyoruz. Yalan mi? Pek ne olacak bu kürdler? Toprak vermeyecegiz, o kesin. Eee sürelim desek, Irak'in kuzeyine, orasi misak-i milli sinirlari icinde ve durum uygun olsa gidip ilhak edecegiz, hakkimiz. Beyefendi kürdleri ne yapacagiz, fikriniz nedir buyrun tartisalim. Ben diyorum topluca soykirim tek caremiz ama bunun korkunc boyutta insani ve iktisadi maliyetleri var. Otomobil kullanma kurallarini bile uygulamaktan aciz, vergi kacirmayanin enayi sayildigi devlet düzeni allak bullak olmus bir Türkiye'den bahsediyoruz. Bu halimizle böyle kapsamli bir harekati yapip, tüm dünyaya karsi muzaffer cikabilecegimize inaniyor musunuz? Ben inanmiyorum. O güce erisene kadar en azinda nüfus güclerini sabit tutup mümkünse azaltmanin caresini bulmak lazim. Düsüncem budur. Saygilar, Barbaros |
|
|
|
|
|
|
#12 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
gerekirse sınır dışı gerekirse hapis gerekirsede ......!
artık bıçak kemiğe dayandı... sabrımız kalmadı... |
|
|
|
|
|
#13 (İleti Bağlantısı) | |
|
Yeni Üye
|
Alıntı:
Öncelikle şunu hatırlatmakta fayda görüyorum, Irak'ta da Afganistan'da da şu ana kadar 10'un üzerinde Amerikan savaş helikopteri, 5 ya da 6 tam emin değilim, savaş uçağı düşürüldü. Hem de o teknik imkansızlıklarla yaptılar bunu. Bizim kara ve hava gücümüz, Amerika'nın "şu anda" savaşmayı göze alamadığı İran'dan bile kat kat üstün. Son Lübnan savaşını saymazsak, İran'dan daha iyi hava kuvvetlerine sahip İsrail Hava Kuvvetleri'nden daha iyi durumdayız. Tabi bu işin ayrı bir boyutu.. Benim burada değinmek istediğim asıl nokta şuydu, tam ifade edememişim; Diplomasi günümüzün en değerli bilimidir. Uluslararası ilişkileri duygularla ya da komplolarla değerlendirip, gereksiz bir saldırganlıkla ya da kişiliksiz boynu bükük bir yaklaşımla hareket etmek, ülkeye telafi edilemeyecek zararlar verir. Son 5 yılda bu saydıklarımın ikinci maddesinde yer alanlar oldu. Kişiliksizce oraya buraya el avuç açtık, korkakça davrandık. Bunun tam tersi, aşırı asabiyet de, büyük zararlar verir tabi. Bu nedenle dikkatli, bölgesine hakim bir ülke izlenimi yaratacak kadar kararlı, "aman barış içinde yaşayalım kimse birbirine vurmasın" gibi bugünün gerçeklerine aykırı duygusallıklar yapmayacak kadar sert (Büyük Atatürk'ün Yurtta Barış Dünyada Barış ilkesine karşı değilim bu arada belirteyim hemen), TÜRKler'in, ki bunlara Türki cumhuriyetler de dahil oluyor, menfaatini koruyacak kadar kurnaz olmalıyız; Yani satranç oynamak zorundayız. Irak'ın kuzeyine girersek bunun bize etkisi ne olur ve bundan nasıl sıyrılırız; Öncelikle haddimi bilerek konuşmak ve yılların deneyimine sahip dışişleri bürokratları, büyükelçiler, diplomatlar, istihbarat ajanları gibi, bu işleri planlayan ve ona göre hareket etmemizi sağlayan bazı büyüklerimize karşı ukalalık yapmak istemem. O yüzden yazacaklarım sadece benim fikrimdir, "söylediklerim yapılırsa bu işi hallederiz" gibi bir ukalalığa ve haddini bilmezliğe girmeyeceğim. 1. senaryo: Irak'ın kuzeyine sorgusuz sualsiz 400 bin askerle girer, en çok 1 haftada kandil dağını kandil ovası yapar, ayrım gözetmeksizin vurarak terörün unsurlarını ortadan büyük ölçüde kaldırabiliriz. Böyle bir durumda Washington, BM ve NATO birkaç hafta öter o kadar. Geçecek 1 hafta süresince Washington ile görüşülür ve "Biz burada yalnız pkk unsurlarını değil, size karşı sürdürülen direnişi de engelleyeceğiz" der ve İsrail'in Lübnan savaşını örnek gösteririz olur biter. ABD de zaten en fazla birkaç hafta bağırır o kadar. NATO'yu da, terörle mücadele adı altında bağlarız. Ayrıca "NATO kendini fesheder ve Türkiyesiz kurulur" sözünüze de katılmıyorum. Burada mesele NATO'nun bizi üyelikten çıkarıp çıkaramaMAsı değil, istese hemen çıkarır diğer üyeleri kafaladıktan sonra. Çıkarmaz, çıkarmak istemez, bunu göze alamaz. Neyi göze alamaz? İran'a yakın bir Türkiye'yi tabiki.. Bu nedenle Irak'ın kuzeyinde ölecek olan birkaç bin kürt için Türkiye'yi kaybetme riskini göze alamayacaklarından, herhangi bir eyleme geçmezler (eylem derken savaş ya da operasyon değil, üyeliğin feshini kastediyorum) 2. senaryo: Büyük bir senaryo planlarız. Onlarca askerimizin şehit düştüğünü açıklar (ki böyle bir saldırı gerçekte olmayacaktır), tam o sıralarda 2 kürt köyüne baskın düzenleyip bunların Türk köyleri olduğunu söyler ve saldırganların Irak'ın kuzeyinden gelen kürtler olduğunu belirtiriz. Her ikisini de dünyaya büyük bir tantana ile duyurur ve "vatandaşlarımızın hayatı tehlikede" diyerek gireriz içeri. AB'den birkaç çatlak ses yükselir o kadar. Artık ülke güvenliği için Irak'a girilmesinin şart olduğunu, büyük bir duygusallık içinde, aynı Amerikan yönetiminin 11 Eylül'ün ardından yaptığı şekilde açıklarız ve tahmin ediyorum ki yine birkaç sesten başka birşey çıkmaz. 3. senaryo (bugünün şartlarında olmayacak birşey ama yazayım yine de): İran, Çin ve Rusya ile muhabbeti artırırız. Şangay İşbirliği Örgütü'ne gireceğimizi bildiririz. Tabi bu sırada kapı arkasında Washington'a, bu örgüte dahil olmamızın onların Irak'ın kuzeyindeki davranışlarına ve bize yönelik saldırıların bitmesine, kısacası Irak'ın kuzeyinde kürt unsurunun bitmesine bağlı olduğunu söyleriz. Tabi onların Irak'ın kuzeyinde isteyecekleri güvenliği bizim sağlayacağımızı da ekleyerek. Ertesi gün binlerce Amerikan askeri bölgede kürt avına çıkar, tek kurşun atmadan bitiririz bu işi. Tüm bunlar, bugünün şartlarında ne kadar gerçekçi ve uygulanabilir senaryolar bilmiyorum. Çünkü, perde arkasında bilmediğimiz o kadar çok şey var ki... Sözün özü: Türkiye zayıf bir ülke değildir. Son 5 yılda zayıf bir diplomasi ile yürütüldü işler, bitmiş ve muhtaç bir ülke imajı çizdik dünyaya. Türkiye, Ortadoğu bölgesinde feda edilemeyecek; Rusya, Çin ve İran'a yaklaşmasına tahammül edilemeyecek bir müttefiktir. NATO, üyelerinin arasında her zaman Türkiye'yi görmek isteyecektir. ABD, her ne kadar son 5-6 yılda ilişkileri sallansa da, Türkiye gibi bir ülkenin bölgede her zaman müttefiki olmasını ister. Ülkeyi güçlü ya da güçsüz yapan hükümet değil devleti, ordusu ve geçmişidir. Biraz uluslararası diplomaside kıvrak, zeki, gerektiğinde sert ve kurnaz olmak gerekiyor. Yani satranç masasına artık oturmak gerekiyor. Saygılar |
|
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|