Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı > TÜRKÇÜ BAKIŞ > Türkçü Bakış
Kayıt ol Yardım Bozkurt Listesi Andaç Arama Bugünkü İletiler Otağları Okundu Kabul Et

Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs..

Cevapla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 26.12.2005, 04:59   #1 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
Süyünbike - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 23.12.2005
İletiler: 158
Süyünbike Rss Beslemesi
İNSAN HAKLARI SAVUNUCUSU FRANSA'DAN ALINACAK DERS!!!




FRANSA’DAN DERS ALMAK GEREKMEZ MI ?

Sözde, medeniyetin beşiği, özgürlüğü ve eşitliği bayrağında sembolleştirmiş, onlardan biri olabilmek için uğruna her şeyimizden vazgeçmeyi göze aldığımız Avrupa Birliği’nin en önemli ülkelerinden! hangi etnik kökenden, hangi dinden ve mezhepten olursa olsun herkese özgürce kimliklerini yaşama imkanı sunan ve eşitlikçi !

Sözde, bütün insanların insanca muamele gördüğü, her türlü haklarının sonuna kadar gözetildiği tam anlamıyla bir ‘’insanlık’’ modeli !
Her fırsatta iç işlerimize karışarak, iç meselelerimizi uluslararası sorun haline getirip, azınlıkların azmasına sebep ve destek olan, bize insan hakları ve medeniyetten ahkam kesen, FRANSA!...

Fransa’da şu son yaşanan isyan olaylarından yola çikarak , gelin birde madalyonun gerçek yüzünü elimden geldiğince anlatmaya çalışayım.

Yabancı düşmanlığı ve ayrımcılık fikrinin oluşturduğu devlet politikaları neticesinde yabancılarla yerlilerin binaları, mahalle ve semtleri adeta tecrit edercesine ayrıştırılır ki olayın geliştiği semt buna en güzel örnektir. Sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel her türlü imkanlar eşit şekilde uygulanmaz.
Göçmen statüsündeki yabancilara, dini ve kültürel ihtiyaçlarını giderme adına birtakım imkanlar sunar. Ancak özgürlük alanı Fransa milli menfaatlerine uygunluk arz ettiği kadardır.
Örnegin : Denetlemek içinde bütün camilerde okutulan hutbeler ve verilen vaazlar birtakım istihbarat yöntemleriyle anında istihbarat birimlerine ulaştırılır ve gerekli tedbirler alınır. Son çıkarılan kanunla ; artık toplu taşıma araçları ya da garların yanı sıra ibadet yerlerine gözetleme amacıyla video kameraları yerleştirilebilecek! Dahası din ile devlet işlerinin birbirinden ayrıldığı laik ülkede bizzat iç işleri bakanlığı tarafından ve yine bakanlık kontrolünde ‘’Müslüman cemaatleri konseyi’’ kurulur. Bu yolla da Müslümanlığın ve Müslümanlık anlayışının zararlı ! yönleri ıslah edilmeye ve Fransız menfaatlerine uygun bir ‘’İslam anlayışı’’ oluşturulmaya çalışılır.
Özgürlük alanı ancak Fransa milli menfaatlerine uygunluk arz ettiği kadardır fazlasina izin verilmez.

Burada da birçok etnik köken vardır(Basklar,Alsace’lılar...). Fakat hepsi (vatandaşlığa geçmiş göçmenler bile) ‘’Fransalı’’ değil FRANSIZ üst-kimliğinde buluşur.
Kamu kuruluşlarında hatta kamu alanları dışında bile farklı bir dil konuşulmaz, konuşulmaya kalkılırsa da alacağı cevap Fransızca olur. Parlamentoda hangi kökenden gelirse gelsin ait olduğu kimliğin temsilcisi gibi hareket etmez edemez. O Fransız kimliğiyle Fransa’nın milli menfaatleri doğrultusunda hareket eder.

Anaokulundan itibaren yabancıların çocukları da dahil bütün çocuklar, Yapılan bütün etkinliklerde, bayramlarda, şölenlerde dini ve milli motiflerle nakış nakış işlenir. Yabanci çocuklar kendi büyük sahsiyetlerini, peygamberlerini tanımazken Noel Baba ve Charles De Gaulle hayranı olarak yetiştirilir. Kendi kıymet ve değerlerinin yerini o ülkenin kıymet ve değerleri alır. Artık dünyayı Fransızca okumaya başlarlar. Bunun adına da Entegrasyon denir.


Fransa’da şu son yaşanan olaylar sebep ve sonuçları bakımından çok yönlü incelenmesi gerekir. Bu yaşanan olaylardan her kesimin ve her ülkenin çıkaracağı derslerde var muhakkak. Ama özellikle de ülke olarak bizim çıkarmamız gereken dersler bakımından meydana gelen gelişmeler çok önemli.

Başbakanıyla, hükümetiyle, siyasileriyle, medyasıyla, aydınıyla, sivil toplum örgütleriyle ve bütün kurum ve kuruluşlarıyla her kesimin yaşananlardan ibret alması gerekiyor.

Polis kontrolünden kaçarken iki yabancı gencin ölmesiyle başlayan olaylar, yer yer taşkınlıklara dönüşerek on binden fazla otomobilin ve az sayıda da olsa iş yerlerinin yakılmasıyla sonuçlanıyor.
Olayların, bölücülük, ayrılıkçı gibi siyasi bir boyutu yok. Ülkenin bağımsızlığına, varlığına ve üniter yapısına yönelik herhangi bir sekilde ters bir amaç hiç yok.

Ülke olarak çıkarmamız gereken dersler bakımından isterseniz, kendimce maddeler halinde sıralayayim.

1- Olayların başlamasından bir hafta sonra Fransa Başbakanı ulusa sesleniyor : “ -Demokrasi ? Tamam.- Özgürlük ? Tamam.- Eşitlik ? O da, tamam. Ancaaak ! Devlet otoritesine zarar vermediği müddetçe .” diyerek sözlerini tamamlayan Başbakan burada ; özgürlüğün ve demokrasinin çerçevesini çiziyor !... Devlet otoritesine zarar verecek hiçbir eylemin özgürlük ve demokrasi adına müsaade edilmeyeceğini söylüyor.
2- Fransa’da iki gencin ölüm olayına sebebiyet veren bu olayların üçüncü günü camiye gaz bombası atan polisler, yapılan bütün protestolara rağmen devletin güvenlik gücü olarak, başta Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmak üzere bütün kurumlar tarafından tek bir ses olarak sonuna kadar sahipleniliyor.
3- Olaylar devam ederken savaş halinde uygulanan bir kanun hemen meclis tarafından yürürlüğe konuluyor. Olağanüstü hal ilan ediliyor. Polislere silah kullanmada dahil sınırsız yetki tanınıyor. Sokağa çıkma yasağı uygulanıyor.
4- Medya olayları malzeme yapıp, çarpıcı “flash haber” haline getirip magazinleştirmiyor, olayları abartmıyor. Hele hele devlet politikasına zarar verebilecek hiçbir propaganda içine girmiyor.
Bütün yayınlar ülkenin zarar görmemesine yönelik olarak yapılıyor. Aydınıyla, siyasetçisiyle, medyasıyla herkes ağız birliği etmişçesine devleti savunur.

Çünkü; burada bütün siyasi partileriyle, medyasıyla, aydınıyla, bürokratıyla, sivil toplum örgütleriyle, sanatçısıyla,sporcusuyla, FRANSIZLAR ; Fransız milletinin milli menfaatlerini, ulusal bütünlüğünü asgari müşterek kabul eder ve üstünde tutar.
Çünkü; bu ülkenin ‘’ Demokrasi: tamam, özgürlük: tamam, eşitlik: tamam ancak! DEVLET OTORİTESİNE ZARAR VERİLMEDİĞİ MÜDDETÇE !’’ diyen başbakanı vardır!...
Çünkü; bu ülkenin Basbakani ne bu ülkeyi ; “MOZAİKLESTIRME” çabasindadir ne de FRANSALI’dir !...

YA ÜLKEMİZDE YAŞANANLAR ?

Demokrasi, insan hakları ve eşitlik adına ; Hergün şehit vermeye devam etmemize, bayrağımızın yakılıp yırtılmasına ve buna karşı çıkanlarınsa ‘’provokatör’’ olarak suçlandığı, terör örgütünün yapmış olduğu provokasyona çanak tutarak : devletimizle terör örgütü arasında sözüm ona arabuluculuk rolüne soyunup kılıktan kılığa giren kürdofil!sözde aydınların-Türk halkını kandırmayı görev edinen medya ve sivil toplum örgütlerinin; koro halinde güvenlik güçlerinin ve Türk halkının yıpratılıp sindirilmesi çalışmalarının aksine ; PKK terör örgütünün siyasallaştırıldığı, Leyla Zana gibi terör temsilcilerinin itibar gördüğü, kürd sorunu ve ermeni soykırımı diyerek <<Türk insanının ve Türk devletinin, Anadoluda işgalci bir güç>> haline getiren ve Türklükten utanç duyan TÜRKLÜK kavramı yerine TÜRKİYELİ lik kavramini yerleştirmeye çalışan bir Başbakanın bulunduğu ülkemizde yaşananlar!...

Acaba ülkemizin varlığına, Türk milletinin milli menfaatlerine, ulusal bütünlüğüne kasteden bütün bu , bölücü terör ve etnik olaylar, ögürlük eşitlik ve demokrasinin simgesi olan!Fransa’da yaşansa ne olurdu ?..........


Ne diyelim, yazıklar olsun ülkeyi bu hale getirenlere !
NE MUTLU TÜRKÜM demek yerine, TÜRKİYELI’LİĞİ empoze etmeye çalışanlara, ve bilinçsizce bir takım sebepleri bahane ederek TÜRKLÜĞÜNÜ kenara bırakıp, bu MOZAİKLEŞMEYİ kabullenenlere :
YAZIKLAR OLSUN!!!


Hayatin kamçısıyla sızar derinden kanlar,
Senin büyük derdinden başkaları ne anlar?
Vicdanını Paris'e, Moskova'ya satanlar,
Küfür diye bakarlar senin dualarına...

TANRI TÜRKÜ KORUSUN
Süyünbike adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni ileti yazma yetkiniz etkindir.
İletilere cevap verme yetkiniz etkindir.
Eklenti ekleme yetkiniz etkindir.
Kendi iletisinizi değiştirme yetkiniz etkindir.

İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı


Otağ Saati: 15:52 .




Atsızcılar @ 2005