![]() |
|
|||||||
| Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs.. |
![]() |
|
|
Konu Bağlantısı | Seçenekler |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
|
Atsızcı Bozkurt
|
Isparta'da düşen uçakla ilgili sabotaj kuşkusu
Düşen uçakla ilgili kuşku dolu soru işareti... Düşen uçakla ilgili kuşku dolu soru işareti... İstanbul-Isparta seferini yaparken düşen Atlasjet’e ait uçağın kaptan pilotu Serhat Özdemir’in İzmir’de yaşayan ablası Nevin Öztan, kardeşinin çok iyi bir pilot olduğunu, uçağın pilot hatasından veya teknik arızadan dolayı düştüğüne inanmadıklarını, olayın sabotaj olabileceğini bildirdi. AA muhabirinin İzmir’deki evlerinde görüştüğü endüstri mühendisi Nevin Öztan, sabah erken saatlerde uçağın düştüğü haberini aldıktan sonra büyük bir merak ve tedirginlikle mürettebat ve yolcuların durumunu öğrenmeye çalıştıklarını söyledi. Uçağın kaptan pilotu olan kardeşi Serhat Özdemir ile mürettebat ve yolculardan kurtulan olmadığını duyduklarında gözyaşlarına boğulduklarını belirten Nevin Özdemir, şöyle konuştu: "Evli ve 3 çocuklu olan kardeşim Serhat Özdemir, Antalya’da oturuyordu. Hava Harp Okulu mezunuydu. Aynı zamanda İTÜ elektrik-elektronik mühendisliğini bitirdi. 1981 yılından bu yana pilotluk yapıyordu. 1990 yılında ordudan ayrıldı ve bir süre ABD’de yaşadı. Daha sonra ABD vatandaşı oldu ve çifte pasaport taşımaya başladı. Benim kardeşim profesyonel bir pilottu. Teknik arızası olan bir uçakla kesinlikle uçmazdı. Uçakta öğretim üyeleri de varmış. Uçağın pilot hatasından veya teknik bir arızadan dolayı düştüğüne inanmıyorum. Sabotaj olabilir." • Atlas Jet: Bakımla ilgisi yok, bu ilginç bir kaza GÖZLER BİLİM ADAMLARINDA Isparta'ya gelen bilim adamlarının, Eğirdir ilçesinde gerçekleştirilecek 'Türk Hızlandırıcı Merkezinin Teknik Tasarımı ve Test Laboratuvarının Kurulması' başlıklı DPT projesinin IV. Çalışma toplantısına katılmak için yola çıktıkları öğrenildi. Korkunç kazada hayatını kaybedenlerin arasında bulunan 6 bilimadamının Türkiye'nin nükleer araştırmalarında çok önemli role sahip oldukları ortaya çıktı. Kazanın Nükleer enerji konusunun hararetli bir şekilde tartışıldığı ve Türkiye'nin nükleer güç kullanımına ilk adımlarını attığı günlere denk gelmesi soru işaretlerini artırdı. BAKAN'A "UÇAK DÜŞÜRÜLDÜ MÜ?" SORUSU Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, uçakta ölen yolcular arasında bulunan 6 bilim adamının, Türkiye için çok önemli stratejik projelerde çalıştıkları için uçağın düşürülmüş olma ihtimali bulunup bulunmadığına ilişkin olarak, "Şimdiden böyle bir değerlendirme yapmak yanlış olur" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Güler, Anadolu Doğaltaş, Mermer ve Teknolojileri Fuarı’nı gezerken, bazı gazeteciler, düşen uçakta ölen 6 bilim adamının "Ulusal Türk Hızlandırıcı Merkezi Projesi"nde çalıştıklarını ve Türkiye’nin nükleer enerji ve toryum madeniyle ilgili projelerinde yer aldıklarını ifade ederek, uçağın stratejik projelerin engellenmesi için dış güçler tarafından düşürülmüş olma ihtimali bulunup bulunmadığını sordular. Bakan Güler de gazetecilerin bu sözleri üzerine, "Bu konuda şimdiden ve bu kadar erken değerlendirme yapmak doğru olmaz. Böyle bir şeyin olacağını sanmıyorum. İnceleyelim. Şu anda böyle bir bilgimiz yok. Bu yüzden değerlendirme yapmak yanlış olur" dedi. SDÜ’DEN PROJE YÜRÜTÜCÜSÜ DOÇ. DR. SUAT ÖZKORUCUKLU Süleyman Demirel Üniversitesinin "Ulusal Türk Hızlandırıcı Projesi"nin yürütücüsü Doç. Dr. Suat Özkorucuklu da iddiaların hatırlatılması üzerine, bu konuda bir şey söylemenin mümkün olmadığına işaret ederek, "Kazada hayatını kaybeden bilim adamları arasında yer alan Prof. Dr. Engin Arık çok değerli bir bilim kadınıdır. Prof. Dr. Engin Arık, İsviçre’nin Cenevre kenti yakınlarında kurulu, ’European Organization for Nuclear Research’deki ’Atlas Deneyi’nde çalıştı ve deneye adını verdi" dedi. Doç. Dr. Özkorucuklu, "Ulusal Türk Hızlandırıcı Projesi"nin, "hızlandırıcı teknolojisi"ni Türkiye’ye kazandırmak üzere başlatıldığını ve 10 farklı üniversiteden 80 kişinin bu projede çalıştığını hatırlatarak, "Engin hocamızın bu projedeki deneyimi çok çok önemliydi" diye konuştu. ISPARTA VALİSİ: O BÖLGE UÇAĞIN GEÇİŞ NOKTASI DEĞİL Isparta’nın Keçiborlu ilçesi yakınlarında düşen uçağın enkazı üzerinde helikopterle uçan Isparta Valisi Şemsettin Uzun, "O bölge uçağın geçiş noktası değil" dedi. Vali Şemsettin Uzun, uçağın düştüğü bölgenin üzerinde helikopterle uçup, gözlem ve keşif yaptıktan sonra Isparta Süleyman Demirel Havaalanı’nda gazetecilere yaptığı açıklamada, tüm güvenlik ekiplerinin ve ambulansların olay yerinde olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Enkazın üzerinde helikopterle uçtuk. Bütün ambulanslar orada. Uçak oraya nasıl indi anlamak mümkün değil. Sırtın öbür tarafına düşmüş. Ağaçlık ve biraz kayalık bir bölge. Uçak perişan vaziyette. Üzüntülüyüz. O bölge uçağın geçiş alanında değil" Hayatını kaybeden soydaşlarımıza Tanrıdan Rahmet dilerim. Boğaziçi Üniversitesi: Profesör Doktor Engin Arık Arş.Görv. Özgen Beroldoğan Yük. Lisans. Öğrencisi Engin Abat Doğuş Üniversitesi : Profesör Doktor Şenel Boydağ, Doç.Dr. İskender Hikmet Arş.Görv. Mustafa Fidan Bu ölen insanlar Türkiye için yararlı olan bir proje için çalışıyorlardı. Acaba olayda sabotaj var mı? Ölen aselsan mühendisleri için de intihar süsü verilmişti. Çok düşündürücü. Umarım yakın zamanda aydınlanır bu konu.
__________________
Türkün Dini Töresidir. Tanrı Türkü korusun. |
|
|
|
|
|
#2 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
Ölen profesör Türkiye'nin bir servete sahip olduğunu söylemişti. O servet neydi? Bu kaza onu susturmak için mi?
İstanbul-Isparta seferini yaparken düşen uçakta hayatını kaybeden Boğaziçi Üniversitesi Profesörü Dr. Engin Arık ‘toryumlu nükleer santral’ araştırmalarını destekliyordu! Arık, Türkiye’deki Toryum rezervleri ve bu rezervlerin hayati önemi konusunda çarpıcı açıklamalar da yapmıştı. Toryum'un bir servet olduğunun ve Türkiye'nin sonsuz bir enerji kaynağına sahip olduğunu ısrarla söyleyen Arık'ın bir kazada ölmesi kafalarda ciddi soru işaretleri yarattı. Çünkü Arık'ın söylediklerinin doğru olması Türkiye'nin ciddi bir güce erişmesi manasına geliyor ki bu da birçok çevrenin isteyeceği bir şey değil... Peki Arık'ın bahsettiği Toryum nedir? İşteArık'ın ağzından Toryum serveti: SONSUZ BİR ENERJİ KAYNAĞI “Servetin üstünde oturuyoruz da haberimiz yok. Türkiye'nin sahip olduğu düşünülen toryum rezervi enerji üretimi açısından, 120 trilyon dolarlık petrole eşdeğer 120 trilyon dolar, ABD'nin 2001 yılı milli gelirinin 12 katına eşdeğer. Türkiye için sonsuz bir enerji kaynağı anlamına geliyor. Türkiye'ye bir servet kazandırabilir. Türkiye'nin 2005'e kadar toryumlu nükleer santral araştırması için 40-50 milyon dolara ihtiyacı var. 2006-2010 yılları arasında deneme reaktörü kurulması için ise 1 milyar dolarlık bir yatırım gerekiyor. BU TEKNOLOJİYİ ÖĞRENMELİYİZ “Toryum, enerji bağımsızlığımızı sağlayacak. Bizim için en önemli şey, bu teknolojiyi öğrenmemiz. Şu 1-2 yıl içinde ciddi şekilde üzerinde çalışmamız lazım. 2005 yılına kadar toryumla çalışan nükleer reaktör prototipi üretebilecek bilgiye ulaşmış elemana sahip olabiliriz. Bunun için gereken yatırım 40-50 milyon dolar. 2006-2010 yılları arasındaki ikinci aşamada ise 1 Gigawatt'lık bir deneme reaktörü kurulması için, 1 milyar dolar civarında bir yatırım gerekiyor"
|
|
|
|
|
|
#3 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
ucak , inis pistini gördügünü ve inise gectigini söylüyor ve kulede her seyin normal oldugunu bilidrip , inise gecme izni veriyor .... bu alana 18 km uzaklik söz konusuyken gerceklesiyor ama ucaktan herhangi bir problem bildirilmeden ; ucak pistten 50 km uzaklikta ve alani gören dagin öteki tarafina düsüyor
birileri Türkiye nin nükleer güce sahip olmasini istemiyor en uygun yolda intihar yada kaza ayni kahveci nin oldugu gibi yada eşref bitlis in.. |
|
|
|
|
|
#4 (İleti Bağlantısı) | |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#5 (İleti Bağlantısı) |
|
Atsızcı Bozkurt
|
Aselsan'daki mühendislerin sır perdeleri gibi buda bir soru işareti olup unutulacaktır...
Ancak tek bir gerçek varki Türkiye üzerine oynanan oyunlar göz ardı edilecek gibi değil.Büyük bir oyun bu.Türk'ün artık titreyip kendisine dönmesi lazım.Bu gibi olayları artık göreceğiz gibi geliyor bana.Ama ne iş ise hep tesadüf denilip geçilmekte.Uçak neden rotasını değiştirir ki?Bu soru üzerinde durulmalıdır.
__________________
TANRIMIZA HAMD OLSUN MİLLETİMİZ VAR OLSUN TÜRK IRKI SAĞOLSUN TANRI TÜRK'Ü KORUSUN
|
|
|
|
|
|
#6 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
Sayın profosör Engin Arıkla yapılan bir röportaj. Bu bilim kadınımız ölenene kadar CERNden , Iscivrede katıldıkları deneyden haberim yoktu. Basınımız yeterince mankenlerin aşklarını kovalamakla, semra kaynanın kızıyla meşgul olduğu için bu tür olayları getirmiyorlar. Ayrıca Arok Tubitak'ın bilime ilgisizliğinden dolayı şikayet ederdi ve tübitakla bir çatışma içindeydi.
İşte Hürriyet Gazetesi'nden Ayşe Karasu'nun Prof.Dr. Engin Arık'la evrenin sırları üzerine yaptığı röportaj.... "Dan Brown iyi ki Melekler ve Şeytanlar’ı yazmış. Onun sayesinde parçacık fiziği áleminde olup bitene dikkat kesilebiliyoruz" dememe parçacık fizikçileri hiç alınmadı. Şu CERN’deki Büyük Patlama deneyini sulandırdığımı düşünmediler. Hatta tam tersi. CERN’deki ATLAS deneyinde çalışan Boğaziçi Üniversitesi grubunun lideri Prof. Dr. Engin Arık romandan memnun, ancak bazı yanlışlar olduğunu söylüyor, "Antiproton orada yapılıyor ama, öyle götürüp de Vatikan’ın altına koymaya imkan yok tabii. Yine de öyle popüler bir kitap çok iyi oldu. CERN’e özellikle gençler ekstra ilgi göstermeye başladı" diyor. Engin Hoca, CERN’deki "yeraltı parçacık dünyasını", ATLAS dedektöründeki Büyük Patlama’dan çıkacak sürpriz parçacıkları, dördüncü kuark ailesini ve tabii ki Higgs parçacığını anlatıyor. Ancak bir eksik var. "Neden bir Avrupa ülkesi olarak Türkiye, CERN’e üye olmuyor? Türkiye atılım yapsa 15 yılda bilim ve teknoloji ülkesi olur" diyor. Engin Hoca, protonları hızlandırma ve çarpıştırma işini öyle tatlı anlatıyor ki, insan parçacık fizikçisi olmak istiyor. Umutsuzca tabii. "Hocam şimdi siz bu çarpıştıracağınız parçaları hızlandırıcının içine nasıl koyuyorsunuz, yani bu proton nereden bulunur" diyorum. Dünyanın en kolay kek tarifini verir gibi anlatıyor; atomu en basit element olan hidrojeni alıyorsun, çekirdeğinde bir proton var, iyonize ederek etrafındaki elektronu ayıklıyorsun. Protonun aynı pildeki gibi pozitif elektrik yükü var... Prof. Dr. Engin Arık’ın Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’ndeki laboratuvarında da bir hızlandırıcı var. CERN’deki 27 kilometrelik devasa Büyük Hadron Hızlandırıcısı (LHC) ile kıyası mümkün değil tabii. Parçalarını Amerika’dan göndermişler. Peki yıl sonuna doğru, CERN’deki dairesel hızlandırıcıda protonlar saniyede 40 milyon kez çarpışınca ne olacak? Laboratuvardaki Büyük Patlama’nın insanlığa ne yararı olacak? Anladığım kadarıyla bir kere evren bulmacasındaki eksik parça yerine oturacak. Yani maddeye kütlesini kazandırdığı varsayılan ve adını İngiliz fizikçi Peter Higgs’ten alan Higgs parçacığı bulununca sırlar çözülecek. Engin Hoca, "Evrenin başlamasında bir simetri olması gerekiyordu" diye anlatıyor. Yani madde ve antimadde şeklinde. Ancak antimadde yok oluyor. Asimetrik bir düzende sadece madde kalıyor. Oysa bir anti-galaksi de olması gerekiyordu. Peki evrendeki parçacıklar kütlelerini nasıl bir mekanizma ile kazandı? Teoriye göre bunların kütle kazanması için Higgs parçacığının varlığı gerekiyordu. O parçacık olmasa evren olmazdı. Acaba Higgs’in bugüne kadar bulunamamasının nedeni, kütlesi ağır olduğu için o enerjiye ulaşılamaması mıydı? SANİYEDE 40 MİLYON OLAY Şimdi Higgs’in kütlesinin LHC’de ortaya çıkacak muazzam enerjinin sınırları içinde olduğu varsayılıyor. İsviçre’deki CERN yeraltı laboratuvarında LHC’ye entegre olarak inşa edilen dünyanın en büyük dedektörü ATLAS, protonların çarpışması sonucu ortaya çıkacak parçacıklardan data toplayıp Higgs’i ve diğer sürprizleri bulacak. Parçaları CERN üyesi ülkelerin firmaları tarafından imal edildikten sonra yerin 100 metre altındaki kuyuya indirilerek inşa edilen ATLAS, 10 katlı bina yüksekliğinde ve 45 metre genişliğinde. Bu deneyde bir araya gelen insan sayısı yaklaşık 2 bin. Türkiye dahil 35 ülkeden fizikçiler var. ATLAS’ın tespit edeceği o sürprizler arasında, Türk grubunun da üzerinde çalıştığı dördüncü kuark ailesi de olabilir. "Higgs’in bulunması kadar önemli olacak. Türk grubu olarak bunun içinde bulunmak bizi çok gururlandırıyor. Hep birlikte bunu kutlamayı umuyoruz" diyor Engin Arık. Peki kuarklar nedir? "Evren başladığı zaman sadece kuarklar ve leptonlar vardı. Bu kuarklar birleşip protonları yaptı. Onlar birleşip çekirdekleri, atomları; atomlar da birleşip galaksileri yaptı. Atomların içine girdikçe daha küçük parçacıkları nötronları, protonları gördük çekirdeğinde. Ondan sonra protonları ve nötronları çarpıştırdıkça, kuarkları gördük. Bir de baktık ki, bütün evreni yapmak için, birinci ailedeki o iki kuark ve bir de elektron yeterli. CERN’deki deneylerde ikinci aile kuarklarını ve leptonlarını bulduğumuz zaman şaşırdık. Sonra üçüncü aileyi de bulduk. Bu temel parçacıklar arasında etkileşme kuvveti var ve dördüncü bir ailenin de olması gerekiyor. Bu tabii teorik, varsa ATLAS deneyinde göreceğiz." ATLAS deneyinde saniyede 40 milyon olay meydana gelecek ve bilgisayarda milyonlarca işlemle ayıklama yaparak olayların sayısını 5-10’a indirecekler. TÜBİTAK PARA VERMİYOR Deneyler, Türk parçacık fizikçilerini heyecanlandırıyor ama, yeterince mutlular mı? Hayır. Çünkü Türkiye CERN’e üye değil, gözlemci statüsünde ve TÜBİTAK katkı payını ödemediği için deneyler tavsıyor. Öğrenciler CERN’deki programlara katılamıyor, burs alamıyor. TÜBİTAK, AB’nin Altıncı Çerçeve Programı’ndan gelen paraya rağmen temel bilimle ilgili projeleri desteklemiyor. Deneylere katkı yapsa bile gidiş-geliş masraflarını karşılamıyor, sonra da tamamen bırakıyor. Oysa CERN ile işbirliğine girişen Suudi Arabistan öğrencilerini yaz programlarına gönderiyor. Şimdi Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) bünyesinde 11 kişilik bilim komitesi kuruldu ve CERN deneylerine bütçe ayrılması konusunda biraz umut var. Bu komitenin üyesi olan Prof. Arık, "Türkiye bir Avrupa ülkesi olarak neden CERN’e üye olmasın? Bilimsel platformda olmak büyük prestij kazandırır. Türkiye’nin önüne hedefler koyması gerekir. Biz projeleri tartışıyor, sonra rafa kaldırıyoruz. Atılım yapsak, Türkiye 15 yılda bilim ülkesi olur" diyor. Örnekler veriyor. Bulgaristan, 1999’da 20. üye olarak CERN’e katılmış. Romanya üye olmak üzere. Ermenistan yoksul, ama 1000 kişilik Erivan Enstitüsü’nde dedektör kuruluyor. İspanya bir zamanlar Türkiye ile kıyaslanabilir bir ülkeydi, oysa şimdi parçacık fiziğinde ilerledi, yeraltı laboratuvarı kurdu. Türkiye’deki parçacık fizikçilerinin sayısı ise 10-20 kişiyi geçmiyor ve hızlandırıcı kurmak için destek bulamıyor. Bir hızlandırıcı merkezi kurmanın pratik hayata ne faydası var? Faydası şu ki, temel bilimin teknolojiye dönüşmesi kalkınmayı beraberinde getiriyor. Fizikçiler arasındaki haberleşme ihtiyacından ötürü internetin 1990’da CERN’de doğduğunu da belirtelim. Parçacık hızlandırıcıları, moleküler biyoloji ve tıptan nükleer fiziğe, gıda sterilizasyonu ve enerji üretiminden savunma sanayiine yüzlerce alanda kullanılıyor. Bununla da kalmıyor, şimdi bir de hızlandırıcıya dayalı nükleer santral projesi çıkıyor ortaya. Bulgar şirketleri prototipini yapıp, bu santralı üretmek üzere harekete geçmiş. Hızlandırıcılı reaktörde uranyum yerine toryum kullanılıyor. Toryum yeryüzünde, uranyumdan üç kat daha fazla bulunuyor ve Türkiye’de de fazlasıyla var. Nasıl çalışıyor bu santral? Engin Hoca tarif veriyor: "Hızlandırıcıda proton atıyorum, etrafına da kurşun koyuyorum, tabancayla attığım proton kurşunla hızlı nötron çıkarıyor, o da gidiyor toryumun çekirdeğine çarpıyor ve fizyon yapar hale getiriyor. Atıklar daha az, patlama çatlama riski yok. Türkiye de girsin diye 2003’te projenin başıyla görüştük, enerji bakanına anlattık, şan şöhret getirecek bir şey olmadığı için rafa kaldırıldı. Çünkü ölü yatırım gibi geldi." CERN’deki deneylere katılan iki Türk grubunun lideri de kadın Türkiye, 1956’dan beri CERN’de gözlemci statüsünde ve iki deneyde çalışan iki Türk grubunun lideri de kadın. Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Engin Arık ATLAS grubunun başında. Bu grup aynı zamanda karanlık madde arayan CAST deneyinde de çalışıyor. CMS deneyindeki Çukurova Üniversitesi grubunun lideri Prof. Dr. Gülsen Önengüt. CMS dedektörü de bu yıl sonlarında LHC’deki çarpışmadan veri toplayacak, o da Higgs parçacığını arayacak. Ankara ve Boğaziçi üniversitelerinden gruplar ATLAS deneyine; Boğaziçi, Çukurova ve ODTÜ’den gruplar ise CMS deneyine katılıyor. Ancak bir bilim ve teknoloji politikası bulunmadığı için ve yüksek enerji fiziğine ayrılan kaynaklar çok kısıtlı olduğundan, CERN’deki başka deneylere katılma imkanı bulamıyorlar. |
|
|
|
|
|
#7 (İleti Bağlantısı) |
|
Yeni Üye
|
Sivil ve hatta kimi askeri araçlarımızda kullanılan yazılımların Amerikan kaynaklı olduğu bir gerçek ve böyle bir gerçek gözümüzün önünde dururken her şey ihtimal dahilindedir.
|
|
|
|
|
|
#8 (İleti Bağlantısı) |
|
Otağ Yöneticisi
|
Türkiye maden yatakları bakımından bir cennet yatağı. Özellikle bor minarelleri, toryum ve osminyum bakımından. İktisat dersinde hocamız değinmişti. Örneğin osminyum roket yakıtlarında kullanılıyor ve alternatifleri içinde en ucuza elde edilen bir elementtir. Yapılan istatistik araştırmalara göre ülkemize kazancı ise 9 trilyon dolar. Dünya rezervlerindede birinciyiz. Ve bu miktar bizim iç ve dış borcumuzu ödeyecek kapasitede. Hatta artar bile.
Bu ve benzeri konularda araştırma yapan bilim adamlarımızı sözüm ona kaza uğruna kaybediyoruz. Sonuç olarak ya komplo teorisi olarak geçecek, ya rutin seminerdi denecek. Belli mi olur Dan Brawn'un kitapları bile kaldırılır.
__________________
Beni olağanüstü bir kişi olarak yorumlamayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir. Mustafa Kemal ATATÜRK |
|
|
|
|
|
#9 (İleti Bağlantısı) |
|
Atsızcı Bozkurt
|
Biletini başka güne alarak kazadan son anda kurtulan nükleer fizikçi Doç. Dr. Serkant Ali Çetin de bir süre sonra başka bir kazaya kurban gider veya bu acılara dayanamadığı için esrarengiz bir biçimde intihâr eder. Sonra da güzide basınımız şöyle manşet atar: "Azrail peşini bırakmadı!"
|
|
|
|
|
|
#10 (İleti Bağlantısı) |
|
Atsızcı Bozkurt
|
benim burnuma pis kokular geliyor...
Türkiye nükleer enerjinin gündemde olduğu bir dönemde ; çok önemli bilim adamlarını esrarengiz bir uçak kazasında kaybediyor. Uçağın düştüğü yerin seyir rotasında olmadığı açıklanmış.. SAAT 01.18 Kaptan Pilot: Isparta Kule, iyi geceler. Isparta Kule: İyi deceler, devam edin. Kaptan Pilot: Atlasjet KK 4203, Isparta VOR üzeri. Isparta Kule: Anlaşıldı. In-bound oluş ikaz. Pilot, uçağı VOR olarak adlandırılan, Isparta Süleyman Demirel Havalimanı'ndaki sinyal vericinin üzerine geldiğini bildiriyor. Bir sonraki noktası olan pisti karşılama pozisyonu olarak adlandırılan 'in-bound' noktasını rapor etmek üzere hareket ediyor. SAAT 01.36 Kaptan Pilot: Isparta kule, in-bound olduk Isparta Kule: Anlaşıldı Atlasjet. Yaklaşmaya devam edin. Uçakla yapılan son konuşmada pilotlar in-bound oldukları yani pisti karşıladıklarını kuleye bildirdiler. Bu noktada uçağın pist başından uzaklığı yaklaşık 18 kilometre. MD-83 tipi uçağın bundan sonra alçalma yaparak piste iniş yapması gerekiyordu. uçakta 2 pilot var... ikisininde gözü körmüydü ? bu pilotlar ; açık bir havada 18 km. uzaklıktaki havalanını yukardan göremeyip , ters bir istikamete gidip uçağı tepeye düşürebilir mi ? pilotların Hava kuvvetlerinde uzun yıllar çalışan çok deneyimli pilotlar olduğunu düşündüğümüzde ; böyle bir kazanın olmasında başka nedenler aranmalıdır. çünkü ; Uydudan uçağın rotasını değiştirmek mümkündür. Türkiye CİA ajanlarının fink attığı bir ülke.. intihar eden 3 aselsan mühendisimizi hatırlıyorumda....... burnuma pis kokular geliyor. |
|
|
|
|
|
#11 (İleti Bağlantısı) |
|
Atsızcı Bozkurt
|
Bir sabotaj kokusu var ortada bunu farketmemek çok zor değil.Fakat benim dikkatimi dün akşam haberlerde bazı şeyler çekti bilmiyorum kandaşlar sizde farkettiniz mi?
Bütün haber kanallarında hep bu soru gündeme getirildi sabotaj olabilir mi?Ama satılmış medya ve gayri milli uzmanlar hemen yok canım çok saçma fikirler bunlar yalan komplo teorileri diye hemen konuyu kapatmaya çalıştılar bir delikanlı türk çıkıpta demedi ki kardeşim böyle bir sabotaj olabilir değerlendirilmeye alınmalı. Satılmış medya ve beyinler gene gösterdi kendilerini.
__________________
KIBRIS TÜRKÜNDÜR.
KIROSUZ BİR TÜRKİYE. ![]() |
|
|
|
|
|
#12 (İleti Bağlantısı) |
|
Atsızcı Bozkurt
|
Uçağın kendiliğinden düşmüş olma ihtimali sabataj ihtimalinin yanında çok küçük bir paya sahiptir. Bu uçak düşmeseydi büyük menfaatler kazanacaktık bu da dış güçlerin işine gelmiyordu ve egale ettiler.Medyanın davranışı da zaten beklenen bi hadise değil mi? Artık hiç birimiz medyanın bu tarz olayların üzerini örtmeye çalışmasına şaşırmıyoruz.
|
|
|
|
|
|
#13 (İleti Bağlantısı) |
|
Atsızcı Bozkurt
|
Olayın sabotaj olduğu belli. Asıl bu sabotajın arkasında kimler var? Satılmış medyadan bu şerefsizleri deşifre etmelerini bekleyemeyiz herhalde.
__________________
Türkün Dini Töresidir. Tanrı Türkü korusun. |
|
|
|
|
|
#14 (İleti Bağlantısı) | |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
Alıntı:
Ölen yolculara ve ailelerine en icten bassagligi dileklerimi iletmek istiyorum. Sayet gercekten yine bir sabotaj/suikkast sözkonusu ise, bin misli mukabelede bulunacagimiza milletim adina and icerim. Belki yarin belki, 20 sene, belki 50 sene sonra; Ancak bilim adamlarina, bebelere silahsiz sivillere karsi yapilan bu hareket cezasiz kalmayacaktir. Ne mutlu ki Türküm! TTK! |
|
|
|
|
|
|
#15 (İleti Bağlantısı) |
|
Atsızcı Bozkurt
|
Şimdi bunu halka anlatsan, birileri çıkıp diyecekler ki: "Siz de her şeyi böyle komplo zannediyorsunuz, yağmur yağsa Amerika'dan bileceksiniz!" Olsun.. Biz Eşref Bitlis'in de kaza ile ölmediğini biliyoruz ! Aselsan'daki mühendislerimizin nasıl intihar ettirildiğini... Ancak kötü olan, halk her şeyi birkaç gün içinde unutuyor.Bunu da unutacak
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| düşen , ilgili , isparta'da , kuşkusu , sabotaj , uçakla |
| Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Otağ | Yanıtlar | Son İleti |
| Bor ile ilgili bir kaynak | Ankara | Belgelik | 5 | 01.06.2008 20:22 |
| ARŞİV-ÇANAKKALE SAVAŞLARINDA ŞEHİT DÜŞEN AVŞARLARIN LİSTESİNİN BİR KISMI | 6.Oku Koruyan Bozkurt | Belgelik | 0 | 16.05.2008 01:26 |
| Orhun Abideleri ile ilgili | tarihci35 | Sorun & Öğrenin | 3 | 10.05.2008 22:57 |
| TÜRKÇÜLÜK UĞRUNA ŞEHİT DÜŞEN DR.RIZA DEMİRCİ VE YOLDAŞLARINI SAYGIYLA ANIYORUZ | Şadılı Oymağı | Türkçü Bakış | 0 | 17.01.2008 00:10 |