![]() |
|
|||||||
| Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs.. |
![]() |
|
|
Konu Bağlantısı | Seçenekler |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
|
Yeni Üye
|
İstanbul Boğazı
Merhaba,otağa yeni üye oldum ve uzun zamandır otağı takip etmekteyim...Ben bugün yaşadıgım bir manzarayı dile getirmek istiyorum.Lise ögrencisiyim ve cografya dersinde dünyanın bogazları ve kanalları adında bir konu işlemekteydik.Bugün Mısır'ın açmış olduğu Süveyş kanalı ve Panama'nın açmış oldugu oldugu Panama kanalından bahsediliyordu.Bu bu bogazlardan gecerken,gemilerin ücret ödemesi mecburi ve kılavuz kaptan almadan yola çıkmaları yasak ve ayrıca bu bogazların ülke ekonomisini ciddi anlamda katkısı söz konusu.Gelelim İstanbul Bogazına Süveyş'in 3 katı Panama'nın 4 katı bir gemi geçişi ve ticareti söz konusu ama ülkemizden bu gemiler ellerini kollarını sallayarak geçmekte,kılavuz kaptan almamakta ve bir kuruş dahi vermemektedirler. Üstelik kaza yaptıklarında veya herhangi bir nedenden dolayı battıklarında denizimizi kirletmekte.Niçin böyle konular gündeme gelmemekte ve gereken yapılmamaktadır..Saygılarımla
|
|
|
|
|
|
#2 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Bu konuya egilmen cok dogru.
asagidaki yaziyi internette buldum, biraz da olsa yardimci olur sanirim. Montrö Bogazlar Sözlesmesi İstanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı, genel olarak "Türk Boğazları" diye anılır. Boğazlar, Karadeniz'i Akdeniz'e bağlaması bakımından tarihi ve siyasi önemi olan bir su geçididir. Avrupa ile Asya'yı ayıran deniz sınırı olmakla beraber, aynı zamanda iki kıtayı birbirine yaklaştırması bakımından coğrafi ve stratejik değer de taşırlar. 18. yüzyılda Doğu Meselesinin büyük önemle kendisini hissettirmesiyle, Boğazlar üzerinde daha çok durulmuş ve o zamandan itibaren hukuki ve siyasi bir sorun olarak inceleme konusu olmuştur. Karadeniz'i Akdeniz'e ve dolayısıyla Karadeniz'i diğer açık denizlere bağlayan Boğazların, tek deniz geçidi olmaları nedeniyle, hukuki statüsü düzenlenirken Türkiye'nin hayati haklarını ve savunmasını göz önünde bulundurmak mutlak bir zorunluluktur. Çünkü Boğazlar, Türkiye'nin hayat damarıdır. Kalbidir ve varlığı ile yakından ilgilidir. Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşması'ndan farklı hükümler taşıyan ve hakimiyeti daha az sınırlayan Lozan Barış Antlaşması'na ek Boğazlar Sözleşmesi üç ilkeye dayanıyordu. Önce Boğazlar askersiz hale getiriliyordu. Ayrıca, Boğazlarda geçişi kontrol etmek ve Milletler Cemiyeti'ne geçişle ilgili bilgiler vermekle yetkili bir Boğazlar Komisyonu kuruluyordu. Bunun dışında, askeri bakımdan Türkiye için tehlike teşkil edecek bir duruma engel olmak üzere Milletler Cemiyeti'nin, özellikle Büyük Britanya, Fransa, İtalya ve Japonya'nın garantisi sağlanıyordu. Boğazlar konusunda Lozan'ın arz ettiği en büyük sakınca, Türkiye'nin boğazlar üzerinde tam denetiminin sağlanamamış olması idi. Türkiye uluslararası barış ve güvenliğin korunması yolundaki güçlüğü belirterek, 23 Mayıs 1933 Londra Silahsızlanma Konferansı'ndan itibaren, barışçı yollarla ilgili devletlere başvurarak Boğaz Sözleşmesini imzalandığı zaman siyasi ve askeri durumun farklı olması, Türkiye'de Milletler Cemiyeti'nin verdiği garantinin işleyememesi sebeplerinden ötürü, ilgili devletlerce uygun görülerek Boğazların statüsünü yeniden düzenlenmesini istedi. Bu istek üzerine 22 Haziran 1936'da Montreux'de bir konferans toplandı. 20 Temmuz 1936'da imzalanan Montreux Boğazlar Sözleşmesi, Lozan Boğazlar Sözleşmesi'nin yerini almıştır. Montreux ile Boğazlar Komisyonu, askersiz bölge üzerindeki sınırlamalar kaldırılarak bu bölgelerin de askerli hale getirilmesi kabul edilmiştir. Milletler Cemiyeti'nin yetersiz garantisi yerine, Türkiye kendi gücüne dayanabilmek ve Boğazlar üzerinde de savunmasını yapabilmek imkanına kavuşmuştur. Ayrıca, Boğazlardan geçiş ve ulaşım, hem Türkiye'nin hem de Karadeniz devletlerinin Karadeniz'deki güvenliğini koruyacak biçimde düzenlenmiştir. Türkiye'nin, Boğazlar Sorununu, barışçı çözüm yollarıyla sonuçlandırması, büyük takdir uyandırmıştır. |
|
|
|
|
|
#3 (İleti Bağlantısı) |
|
Yeni Üye
|
Çok sagol ırkdaşım elimizdekilerin kıymetini bilmeliyiz.Ama başımızda bulunmaya çalışanlar maalesef Ata'nın dediği gibi''Gaflet dalalet hatta hıyanet içinde olabiliyorlar.''
|
|
|
|
|
|
#4 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
İşte bu yüzdendir ki biz Türk gençlerine yine Ata mızın vasiyetinde oldugu gibi çok büyük işler düşüyor
Y.N.: Yazım kurallarına dikkat ediniz, noktalama işaretlerini kullanmalısınız. |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Otağ | Cevaplar | Son İleti |
| İstanbul Modern Sanat Müzesi | Aydın Çeri | Genel Resim ve Fotoğraflar | 1 | 17.04.2008 00:07 |
| MHP İstanbul melez vekilin türban ve kürt konusundaki açıklamaları | kutmete | Türkçü Bakış | 13 | 24.12.2007 13:11 |
| İstanbul Teknik Üniversitesi'nde bir kürtçünün dövülüşü - video | TürkOğuz | Türkçü Bakış | 9 | 03.12.2007 01:49 |
| 2012 İSTANBUL OLİMPİYATLARI İÇİN OY KULLANIN! | BÖRÜ YABGU | Spor (Genel) | 6 | 05.07.2007 10:45 |
| İSTANBUL VALİLİĞİNDEN"HİNDİ CUMHURİYETİ"AÇIKLAMASI | BÖRÜ YABGU | Türkçü Bakış | 4 | 19.01.2006 20:39 |