![]() |
|
|||||||
| Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs.. |
![]() |
|
|
Konu Bağlantısı | Seçenekler |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
|
Atsızcı Bozkurt
|
Kadim sorunumuz: Irak
Son günlerde gündem yine Irak. Amerikan işgalinden sonra başımıza büyük gaileler açan bu bölgedeki gelişmeler Türkiye'nin iç ve dış siyaset seyrini direkt etkiliyor. Bir yandan ekonomik durum Irak'ın durumuna göre şekillenirken, bir yandan da birilerinin kazandığı kirli dolarlar kuzeyde masum Türkmenler, güneyde Mehmetçik katlediliyor. 2002 yılında sıfır seviyesinde olan PKK terörü ise şimdilerde 90'lı yılları hatırlatıyor. Peki, nasıl oldu da bu duruma geldik? Altı ayda yetmişin üzerinde şehit veren bir ülke kendi insanı ve askerinin güvenliğini sağlamak nasıl bu kadar zaaf gösterebilir? Ülkenin yönetici kadrosu elbette bu utancın sahibidir. AKP hükümetinin gerek siyasî, diplomatik açılımlarındaki gaflet, bizleri terörün soğuk yüzüyle yaşamaya alıştırırken, ülkemizin imajını da düşük yoğunluklu çatışmaların yaşandığı ve devlet otoritesinin bunun üstesinden gelemediği bir Orta Afrika Cumhuriyeti'ne dönüştürdü. Askerî, lojistik, hayatî tüm gereksinimlerini Irak'ın kuzeyinden karşılayan bölücü terör Amerikalıların inayetiyle ülkemizde tedhiş eylemleri gerçekleştirirken, yurt içindeki güçlü insani desteği sayesinde siyasallaşmak yolunda tam hızla ilerliyor. Bu denli organize gelişen bir harekete karşı sert ve kesin tedbirler alınması gerekirken iktidar sahipleri Amerikalı ağabeylerinden, kürt kardeşlerinden yardım dileniyor. Bunlardan başka bu milleti de aptal yerine koyarak "bir şeyler yaptıklarını" ispat çabasına giriyorlar. ABD emri ve Erdoğan talimatıyla kurulan uyduruk Terörle Mücadele Koordinatörlüğü, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Irak'lı meslektaşı Maliki ile imzaladığı uzlaşma mutabakatı ve en nihayetinde kukla hükümetle imzalanan Terörle Mücadele Anlaşması… Fiyasko ve kandırmaca olduğu aşikâr bu çabaların hepsi çok net ifade etmeliyim ki; milleti cahil, aptal, sersem yerine koymaktır!
Esasen ben Irak eksenindeki son gelişmeleri at sahibinin Üsküdar'ın ötesinden el sallamasına benzetiyorum. Yollar yürünmüş, köprüler geçilmiş. Şimdi karşı taraftan el sallıyorlar. AKP de sanki üzerinde çalıştıkları bir Irak politikası varmış gibi konuşuyor, yazıyor, çiziyor… Irak konusu ideolojik saplantılardan arınmış, objektif bir bakış açısı ile ele alınmalıdır. Diğer türlü hamasi veya silik nutuklar bizi başarıdan çok, mağlubiyete sürükleyecektir. Bakın, bir yıldan uzun bir süredir sınır ötesi operasyon tartışılıyor. Ve nihayet tezkere Meclis'ten artan tepkiler üzerine yeni geçti. Fakat en başından beri mesele, "girelim, girmeyelim" tartışmasından çok "bu duruma nasıl ve neden geldik?" sorusuna yoğunlaştırılmalıydı. Bu yapılmadığı için insanlar 22 Temmuz seçimlerinde yanlış bir takım siyasî tercihlerde bulundular. Millet ağır bir bilgi dezenformasyonuna tabi tutularak, "2002 yılından bu yana ne oldu da terör zirve yaptı?" sorusu akla getirilmedi. Hâlbuki gerçek; terörün zirve yapmasının nedeni bizâtihi AKP hükümetin Güneydoğu ve kürt konusuyla ilgili yanlış açılımlarıydı. Millete terörü bitirmenin tek çaresinin "sınır ötesi operasyon" dolayısıyla "savaş" olduğu şeklindeki kasıtlı ve bilinçli propagandalar yıllardır terör belasına bulaşan milleti yanılttı. Sınır ötesi operasyondan bahsedilirken nedense teröre karşı uygulanacak diğer tedbirlerden bahsedilmedi. Zira devletimiz kudretlidir, silahtan başka güçleri de vardır. Irak'ın kuzeyine yönelik askeri tedbirlerden başka kullanılacak diplomatik ve ekonomik yaptırımlar kürt çomarlarına kızıl bir değnektir. Tabiî, vurmasını bilenlere... Gelinen bu noktada; AKP'nin terörün kaynağı olan ve asırlık haklarımızın olduğu Irak ile ilgili bir politikası olmadığı ortaya çıkmıştır. Geçen süre bunu açıkça ortaya koymuştur. İran, Irak konusunda bizden daha başarılı olmuştur. İster kabul edersiniz, ister etmezsiniz. Adamlar plânlarını uygulamışlardır. Irak ve İran'daki Şiiler bugün her anlamda birdir, beraberdir. AKP ile birlikte Türk Dışişleri ise, politika üretemez hale geldiği gibi, yaşananlara da sadece seyirci kalır oldu. Son dönemde çok fazla yara aldık. Türkiye'nin itibarı zedelendi. Kimse Türkiye'yi sallamıyor diyeceğim, olmayacak. Fakat gerçek, kabullenmesi zor olsa da budur. Silopi'den, Cizre'den talimatla yaşamlarını idâme ettiren kürt liderler, bugün Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi’ni fırçalıyor! Barzani isimli çapulcu her canı istediğinde dünya kamuoyu önünde Türk devletine kafa tutuyor. Türkmenler yok ediliyor, liderleri suikastlardan kurtuluyor. Emir İzzet gibi Türkmen komutanları zindanlara tıkılıyor. Türkmenler bilinçli bir soykırıma tabi tutuluyor. Irak anayasasında Türkmenler yoktu. Anayasada Türkmenler, üçüncü aslî unsur olarak bile kabul edilmedi. Türkmenler azınlık statüsünde ifade edildi. Ayrıca devletin resmi dili arapça ve kürtçe olarak belirlendi. Türkmenlere sadece kendi dillerinde eğitim hakkı tanındı. Bütün bunlar yetmedi, bu anayasayı zafer olarak telâkki eden kürtler, hemen akabinde binlerce masum Türkmen'i katlettiler. Kanımız, soyumuz, dilimiz aynı olan Türkmen kardeşlerimizin çektikleri karşısında biricik hamileri olan Türkiye ise suskun… Zaten o elim çuval hadisesinden sonra her anlamda ağzımız bir kapandı, pir kapandı. Kerkük konusunda adam akıllı konuşamıyor, itiraz edemiyoruz. Bin yıllık Türk şehri elimizden gidiyor, adım adım kürtleştiriliyor. Tüm bu yaşananlar için siyasal iradenin yaptığı tek bir iş var: "havanda su dövmek" Irak önümüzdeki günlerde büyük ve kanlı olaylara gebedir. Gerçekten, yaşanması muhtemel olaylar konusunda kaygım var. Her konuda Türkiye'nin duruşu çok önemli... Yarın (bana göre yapılacak Kerkük referandumu sonrasında) hiç arzulamadığımız bir devlet; ABD, İngiltere, İsrail desteğiyle ortaya çıkar ve "biz kurulduk, bizi tanıyın" derse yapılacak olan nedir? Bir B plânımız var mı? Türkmeneli Devleti'ne I. Körfez Savaşı sırasında karşı çıkmıştık. Bugün Türkmenler bağımsızlığını ilân ettiği zaman Türkiye arkalarında sağlam durabilecek mi? Şimdiden uyarmak lazım; böyle bir durumda desteksiz kalan Türkmenler, kürtler ve işgâlci güçler tarafından kesinlikle yok edilir. Bu durumda ise neler olabileceğini tahmin bile etmek istemiyorum. Ben burada yazıyorum ama birçok kimseye göre adını anmak istemediğim Irak'ın kuzeyinde hayali bir devlet kurulmuş. Türkiye resmî bir tanıma tepkisi vermedikçe (belki çok duygusal olacak ama) bu devleti ben bir Türk olarak kabul etmiyorum. Esas soru şudur; neden böyle oldu? Dışişleri ciddi idare ister. AKP'lilerin yaptığı gibi "gördüm, üzüldüm" ile dışişleri idare edilmez. Konuştuğunu gerçekleştiremeyen ülkeden ise kimse çekinmez. Maalesef Türkiye hep konuştu. Türkiye konuşurken atı alan Üsküdar'ı geçti. Irak'ın kuzeyindeki oluşum daha da belirginleşti. Kerkük de kaybedilir, kürt idaresine bırakılırsa hiç şaşırmayacağım. Ondan sonra yeni anayasa çalışmalarının hemen akabinde Türkiye sınırları içinde de amaçları federasyon olan bazı hareketler mi başlar, başlamaz mı onu bilmem. Rice, defalarca PKK'dan terör örgütü olarak değil, parti olarak söz etmişti. Yakın zamanda bunun ne anlama geldiğini öğreneceğiz. Siyasî terörist DTP'lilerin zihninde olan ve asker korkusu nedeniyle dile getirmeye cesaret edemedikleri bir de genel af beklentisi var. Her gün önümüze bir harita çıkıyor. Hatırlayın; Rice'ın bizi de dâhil ederek "bölgede coğrafî yapı değişecek" meâlinde sözleri vardı. ABD, buna adım adım ilerliyor. Türkiye ne yapıyor? Seyrediyor… Zaten müstâkbel Cumhurbaşkanı, efsane Dışişleri Bakanı Abdullah Gül bu tür haberlerden sonra da öyle derdi: "olayları kaygıyla seyrediyoruz." Büyük bir cenderenin içindeyiz ve nasıl kurtalacağımızı bilmiyoruz... Tanrı Türk'ü Korusun! Kür Şad |
|
|
|
|
|
#2 (İleti Bağlantısı) |
|
Atsızcı Bozkurt
|
umutsuz kandaşım , esenlikler...
Öncelikle söyleyeyim ki umutsuzluk bize yakışmaz.söylediklerine katılıyorum şahsen ama ne olursa olsun umutsuluğa kapılmayalım.cesur olalım.dünyaya meydan okuyan çanakkale ruhu daha da büyük bir maneviyatla,güçle bugün de var ve varolmaya devam edecektir.bizim savaşçı,cesur ruhumuz Irak'la bağdaştırılamaz.en başında güçlü bir ordumuz var.askerimiz var.asker olamasakta unutma her TÜRK asker doğar.olası bir saldırıda TÜRK halkı eşini kadınını çocuğunu düşünmeden cephelere yollayacaktır doğu batı neresi olursa olsun.işte bizim en değerli hazinemiz milli ruhumuzdur.cesurluluğumuz, karakterimiz,vatan perverliğimizdir.Ki bu yüce ruh;1918 de kendini bütün dünyaya ispatlamıştır.kaldı ki birer avuç kürde,laza vs. diğer etnik döküntüye mi baş edemeyeceğiz?Türk insanı sabırlıdır.harekete geçmesi için sabrının taşması gerekir.
"sabırlı insanların ağır ağır kabaran öfkeleri korkunç olur!" elbette o etnikler bu korkuyu tadacak birgün.o gün gelecek.bardak son damlayı bekliyor.... |
|
|
|
|
|
#3 (İleti Bağlantısı) | |
|
Atsızcı Bozkurt
|
Alıntı:
Yazdıklarım siyasal otoritenin dış politikada Irak ekseninde gösterdiği emsâlsiz acizliğin ve garabetin hazin bir özetidir. Mesele umutsuz olup olmamak değildir. Önemli olan; 1938'den bu yana Türk dış politikasının iflâsını millete anlatmaktır. Elbette devletimiz güçlüdür, kudretlidir. Ordumuz bütün hâsımlarımızı perişân edecek kuvvete sahiptir. Fakat tüm bu düşünceler ayan beyân ortada olan gerçekleri de örtbas edemez. Bir devletin bağımsızlığını temsil eden üç temel sayacağı vardır. Bunlar askerî bağımsızlık, iktisadî bağımsızlık ve siyasî bağımsızlıktır. Ne yazık ki ülkemiz siyasî ve iktisadî bağımsızlığını yitirmiştir. Başbuğ'un vefatından sonra kaybetmiştir. Ekonomimiz ve hariciyemiz okyanus ötesinden şekillendiriliyor. Kahraman ordumuz "daha çok demokrasi" naraları ile sindirilmeye çalışıyor, toplum nezdinde destek kaybına uğratılmak isteniyor. Irak meselesi bugün bizim için hayatî bir önem arz etmektedir. Kerkük-Musul hattının yitirilmesi Batı Türkeli'nin bekâsını doğrudan tehdit edecek ve yazmaya elimin varmadığı bir takım sonuçların doğuracaktır. Hükümetin Irak konusunda izlediği gayri millî politikalar bizlere olacakları şimdiden haber vermektedir. Bana göre Türk Milleti ve devletini bu uçurumdan kurtaracak biricik hamle; Türk ordusunun derhâl yönetimi ele almasıdır. "Ümit en son terk olunan şeydir." TTK |
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| irak , kadim , sorunumuz: |
| Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Otağ | Yanıtlar | Son İleti |
| Irak Türkmenleri Siyasi mücadelesi.. | ATABEK | Kerkük | 2 | 08.07.2008 23:36 |
| Irak Türkleri | ATABEK | Kerkük | 1 | 08.07.2008 13:39 |
| Irak Türkmenleri | Jöntürk | Kerkük | 0 | 01.11.2007 02:04 |
| IRAK SINIRINA DUVAR ÖRÜLÜYOR | cigit | Türkçü Bakış | 12 | 10.09.2007 21:56 |
| Irak Türkmenleri Şehitler Haftası | Aybala | Kerkük | 5 | 05.08.2007 17:37 |