Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı > TOPLUMSAL KONULAR > Toplumsal Konular > Sağlık > Sağlık
Kayıt ol Yardım Bozkurt Listesi Andaç Arama Bugünkü İletiler Otağları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 26.12.2007, 05:49   #1 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
KOCATÜRK - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1.030
KOCATÜRK Rss Beslemesi
kıl dönmesi

kıl dönmesi

Halk arasında kıl dönmesi olarak adlandırılan pilonidal sinüs genellikle kuyruk sokumunda görülen bir veya birkaç adet deriye açılmış delik, enflamasyon, şişlik veya apse şeklinde kendini gösteren bir hastalıktır.

Son yıllarda görülme sıklığı artan bu rahatsızlık kişilerin yaşam kalitesini bozması, tedaviye rağmen nüks etme ihtimali olması nedeni ile hastaların korkulu rüyası haline gelmektedir.

Pilonidal sinüs kuyruk sokumu bölgesi dışında kasık bölgesinde, koltuk altlarında ve göbekte de görülebilir. En sık olarak 16 - 40 yaşlar arasında görülür. Erkeklerde görülme sıklığı belirgin olarak daha fazladır.

Genellikle genç yaşlarda görüldüğü için okul çağındaki öğrencilerin hem yaşam kalitesini bozar hem de çalışmayı ve okul devamlılığını da etkileyeceği için okul başarısını kötü yönde etkiler.


En çok görüldüğü dönemlerden birisi "Askerlik çağı" dır.
özellikle kıl dönmesi olan ve askerliğini yapacak olan ırktaşlarımın askeri hastanelerde ameliyat olarak bu rahatsızlıktan kurtulmasını öneririm. Askeri doktorların bu konuda deneyimleri ve yetenekleri , sivil hekimlere göre oldukça fazladır.

Hastalığın nedeni iki kalça arasında kalan intergluteal sulkus denilen oluk şeklindeki bölgeye sırt ve baştan dökülen kılların, bu oluklu bölgede sürtünme sonucu oluğun en dibindeki terbezi deliklerinden sanki bir vida gibi dönerek deri altı bölgeye girmesi, bu bölgede ağaç kökü gibi labirentler oluşturmasıdır. Bu deliklerden içeriye giren bakteriler burada iltahap başlatır, cerahatlı veya kanlı, pis kokulu akıntılar oluşturur. Eğer üstteki delik tıkanır ise iltahap dışarı akamaz ve apse oluşur.

Pilonidal sinuste klinik bulgular nelerdir?

Kuyruk sokumundaki kıl dönmesi genellikle enfeksiyon oluncaya kadar kendisini pek belli etmez. Bu hastalarda tipik bir öykü kuyruk sokumunda ağrılı şişlik, oturamama, yürüyememe gibi yakınmalarla doktora giden bir genç erişkinde, burada apse saptanması ve bu apsenin açılarak drene edilmesi ile başlar. Apsenin drene edilmesi acil durumun tedavisidir. Eğer hasta ameliyat olmaz ise bu bölgede zaman zaman akıntı olması dışında yakınması olmadan bir süre yaşantısını sürdürebilir.

Ancak bir kaç hafta veya ay sonra yine aynı tablo tekrarlar. Her apse tekrarında ise ağaç kökü şeklindeki sinüsler daha ileriye gider ve olay daha büyümüş olur.

Muayenede bu bölgede açıklığı iğne ucundan kibrit çöpü çapına kadar değişebilir bir veya bir kaç delik saptanır, bu deliklerden açık renk akıntı, iltahap, zaman zaman kıl geldiği görülebilir. Yine bu bölgede kızarıklık, şişlik, ağrı sık görülen yakınmalardır.

Pilonidal sinüs nasıl tedavi edilir?

Pilonidal apsenin tedavisi: Kıl dönmesi apsesi acil tedavi gerektiren bir durumdur. Çünkü hasta ağrılıdır, oturmakta ve yürümekte güçlük çekmektedir. Apse tedavisi genellikle eğer apse çok büyük değil ise lokal anestezi ile yapılır. Apse, anestezi uygulandıktan sonra yapılan bir insizyonla boşaltılır, içi temizlenip yıkanır, antibiotikli pomadlarla kapatılır. Sık tekrarlanan pansumanlarla enfeksiyon geçirilir. Bu esnada apse civarındaki kılların da traş edilmesi gereklidir.

Pilonidal sinüs tedavisi ise acil durum tedavisinden sonra sinüs traktuslarına yeni cilt altında yer alan ağaç kökü şeklinde yerleşmiş kıl yuvalarına yönelik olarak yapılır. Bu amaçla fenol enjeksiyonu, sinus traktusunun kesilip açık bırakılması, kısmi çıkarma, total çıkarma ve primer kapama veya açık bırakma (marsupializasyon), değişik flep çevirme denilen doku kaydırma yöntemleri uygulanmaktadır.

Vücudun diğer bölgelerinde görülen kıl dönmeleri kuyruk sokumu kadar olmasa da hastaları rahatsız eder. Özellikle kadınlarda kasık ve perine bölgesinde görülen ufak apseler şeklinde kendini gösteren ve bir türlü iyileşmeyen odaklar meydana gelebilir. Bu odakların çok büyümeden tedavi edilmesi ilerideki daha büyük sorun ve ameliyatları önleyebilecektir.

Göbek bölgesinde oluşan kıl dönmeleri kendini genellikle akıntı ve pis koku ile belli eder. Bu bölgedeki iltahabın ve sinüslerin de çok ilerlemeden tedavi edilmesi gerekmektedir.

Kıl dönmesi en iyi yapılmış bir operasyondan sonra bile tekrarlama ihtimali olan bir hastalıktır. O nedenle hastaların ameliyat öncesi iyi değerlendirilmesi, uygun ameliyatın seçilerek, titizlikle yapılması kadar, ameliyat sonrası hastanın doktorunun önerilerine uyması da önemlidir.

Ameliyat sonrası erken devrede yaranın iyi korunup bakılması, uzun dönemde ise o bölgenin hijyenine dikkat edilmesi gereklidir. Ameliyat sonrası dönemde en az iki yıl süre ile o bölgedeki kıllar traş edilmeli veya tüy dökücü ilaçlarla temizlenmelidir.

KOCATÜRK adlı üye şu anda çevrimiçi konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26.12.2007, 05:51   #2 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
KOCATÜRK - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1.030
KOCATÜRK Rss Beslemesi
Bu hastalığı geçiren ya da yukarıda sayılan riskleri taşıyan ırktaşlarımın şu hususlara özellikle dikkat etmesini öneririm:

1) Kilo almaktan kaçınmalı , fazla kilolarını vermelidirler.

2) Aşırı terleme gibi bir sorunları varsa uygun önlemler alınmalı , kuyruk sokumu gibi doğal oluklar gerekirse pudra ile kurutulmalıdır.

3) Uzun süre ve bilhassa kaykılarak oturmaktan kaçınılmalıdır.

4) Erkekler ve aşırı kıllı bayanlar , kuyruk sokumu kıllarını 30 yaşına dek traş etmelidir.

5) Hastalık 30 yaşından sonra ortaya çıktığında tedavi sonrası en az 2 yıl traş işlemi uygulanmalıdır.

6) Özellikle günde birkaç kez , kuyruk sokumunda biriken kıl , pamukçuk gibi şeyler temizlenmelidir. Asıl sorun oluşturanın buradaki köksüz , dökülmüş kıllar olduğu hatırlanmalıdır.
KOCATÜRK adlı üye şu anda çevrimiçi konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26.12.2007, 10:30   #3 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Ağabay - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 02.12.2007
Yaşadığı Yer: MANİSA
İletiler: 248
Ağabay Rss Beslemesi
2 arkadaşımın başına geldi bu durum.ameliyat olduktan sonra biri baş agrısından ayaga kalkamadı.ameliyatlı yerin acısıda cabası.digerine ise hiçbir şey olmadı.ayaga kalktı 30 dk sonra...yararlı bilgiler için teşekkürler kandaşım.
__________________
<img src=http://ayavci.free.fr/ataturk/resimler/48.jpg border=0 alt= />Türk budur: Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
Kanını taşıyandan başkasına inanma.
Ağabay adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni ileti yazma yetkiniz etkindir.
İletilere cevap verme yetkiniz etkindir.
Eklenti ekleme yetkiniz etkindir.
Kendi iletisinizi değiştirme yetkiniz etkindir.

İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı


Otağ Saati: 01:34 .




Atsızcılar @ 2005