Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı > TOPLUMSAL KONULAR > Toplumsal Konular > Memleketiniz > Memleketiniz

Yeni Konu aç  Yanıtla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 17.04.2008, 14:02   #1 (İleti Bağlantısı)
Çapulcu ülkücü olduğu için atılmıştır
 
Üyelik Tarihi: 11.04.2008
Yaş: 20
İletiler: 15
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
gakkoşlar diyarı bozkurtlar ovası ELAZIĞ

Yüzölçümü: 3.153 km²

Nüfus: 518.325 (1997)

İl Trafik No: 23

İl Telefon Kodu: 424


GENEL TARİHİ

ELAZIĞ ili doğal şartların elverişli olması nedeniyle paleolitik (yontma taş) döneminden beri çeşitli toplulukların yerleştiği bir alan olmuştur.
Keban ve Karakaya barajları eski eserleri kurtarma projesi çerçevesinde yapılan arkeolojik kazı ve araştırmalar ,yöre tarihinin bilinmesine büyük katkılar sağlamıştır.
Bu çalışma ışığında Elazığ-Harput yöresinin bilinen en eski sakinleri Hurriler’dir. Arkeolojik kazılar sonunda elde edilen tabletlerden anlaşıldığına göre Hurriler ,Ön Asya da büyük bir bölgeye yayılmış ,M.Ö.2 bin yılının sonlarında kuvvetlenerek ırkdaşları Subar Beyleri’ni de egemenlikleri altına alarak ,sınırlarını genişletmişlerdir. Hurriler den sonra bölge Hititlerin hakimiyeti altına geçmiştir.
M.Ö.IX, yüzyıldan itibaren Urarturlar bölgeye egemen olmuşlardır. Urartu dönemine ait Palu,Kömürhan ve Bağın’da çivi yazılı kitabeler bulunmaktadır. M.Ö.VII. yüzyıllar da bölgeye Medler hakim olmuş , sonraki yüzyıllarda Pers Straplar’ın Büyük İskender’e yenilmesiyle Pers hakimiyeti sona ermiş , bölge İskenderin ordularının denetiminde kalmıştır.M.Ö.546 yılında Roma ordusu Persler’e yenilince yörede Persler’in hakimiyeti görülmeye başlamıştır.
Bu hakimiyetle birlikte yöre M.S.III. yüzyıla kadar Pers-Roma mücadelesine sahne olmuş ,Büyük Roma İmparatorluğu’nun M.S.395 yılında ikiye bölünmesinden sonra yörede ,Sasani Bizans mücadelesi başlamıştır. Sonuçta Fırat’ın batısı Bizans,doğusu Sasaniler ,hakimiyetine girmiştir.

KÜLTÜR TARİHİ

Bugünkü Elazığ 1834 yılında tarihi Harput'un bir mezrası olan ve "mezre" diye anılan ovaya nakledilmesiyle kurulmuştur. Cumhuriyet döneminde ise gelişmesine devam ettirerek gelişen ve Doğu Anadolu'nun önemli merkezlerinden birisi olan Elazığ, kültür tarihi ve yerleşme tarihi açısından büyük önem arz eder.
Bilim adamlarının yer değiştiren şehirler arasında saydığı Elazığ ,1937 yılında bugünkü ismini almıştır. Harput; Sultan Aziz döneminde Mamüret'ül-Aziz ismin alıncaya kadar Harput ismiyle bilinmiş ve tarihe mal olmuştur. Bu nedenlerle Elazığı anlatırken onun menşeini oluşturan Harput'dan bahsetmek ve hatta birisinin ismi anıldığında diğeri anlamak mecburiyeti var gibidir.
Elazığ(Harput)ve çevresi çok eski bir yerleşme bölgesidir. Yöre hakkında ilk yazılı belgeler M.Ö.2000 yıllarına rastlar. Ancak 1967 yılında Keban Barajı'nın yapımı nedeniyle oluşacak olan göl sahasında yapılan arkeolojik kazı ve etnografik araştırmalardan elde edilen buluntular , yörenin paleolitik (eski taş)devrine ulaşan bir iskan sahası olduğunu ortaya çıkarmıştır. Nitekim Elazığ'ın Murat ve Karasu'nun birleşmesinden oluşan Fırat Nehrinin çizdiği yay içinde sulak ve verimli bir ova üzerine kurulması ,yöreyi yerleşmeye elverişli kılmıştır.
Elazığ(Harput)'ın yazılı tarihi hakkında ilk bilgilerin Hitit tabletlerinden almaktayız. Buna göre yörenin ilk sakinleri Mitanni adında bir devler kuran Hurriler olmuştur. M.Ö.III ve IV bin yıllarında bölgede Subarların yaşadıkları ve Fırat isminin bunlar tarafından verildiği ileri sürülmüştür. Subarlar'ın Hurriler2le aynı kökten geldikleri ve yeryüzünde madeni ilk işleyen kavim oldukları bilinmektedir. Hatta işlenen madenlerin Mezopotamya'ya da ihraç edildiği anlaşılmaktadır. Mezopotamya'da gelişen kültürlerin kökenini burada aramanın daha doğru olacağı kanaatindedirler.
Hurriler2den sonra M.Ö.2000 yıllarında yöreye IŞUVA adı veren, tarımda ve dokuma sanatında ileri olan Hititler hakim olmuşlardır.
Hititlerin yöredeki egemenliğine ;çivi yazısını kullanan ve taş oymacılığı konusunda ileri olan Urarturlar son vermiştir. Günümüzde de ayakta olan Harput Kalesini ilk yapanların Urarturlar olduğu ileri sürülmektedir.
M.S. 1. Asırla 3. Asar kadar Harput'a hakim olan Romalılar ,madencilikte ileri olup yörede maden işletmeleri kurmuşlar Harput ve civarında azda olsa bir şehir hayatının ortaya çıkmasına vesile olmuşlardır.
Sasaniler'le Bizansızlar arsında zaman zaman el değiştiren Harput , 7. Asrın ortalarında Bizansızlar'ın eline geçer. Sonra H.z.Ömer zamanında müslüman Arapların hakimiyetine girer. Bu dönemlerde Uluova ve Kuzuova da hayvancılık yapılıyor,insanlar çoksade bir hayat sürüyorlardı .10.asırda ikinci defa Harput'u ele geçiren Bizanssızlar burada bir vilayet teşkilatı kurmuşlardır.
Harput ve çevresi 1071 yılında kazanılan Malazgirt zaferinden sonra 1085 yılında Türkler'in eline geçmiştir.Harput'taki ilk Türk hakimiyeti Çubukoğulları ile başlar.Bu dönemde Harput'un iskanı ve imarı çalışmaları uç verir.Böylelikle günümüze kadar gelen ve sonsuza kadar devam edecek olan Türk hakimiyeti sağlam temeller üzerine kurulmuş olur.
Anadolu'nunu fethine katılarak ,Türkleşmesinde önemli rol oynayan Artukoğulları ,Harput'ta 1113 yılından başlayıp 1234 yılına kadar ,yüzyıl sürecek olan bir hakimiyet kurmuşlardır.Artukoğulları'nın Harput'un kültür tarihi üzerinde önemli bir yeri vardır.Osmanlılar gibi kayı boyundan olan Artuklular ünlü komutan Belek Gazi'yi yetiştirmiş ,Harput'u bugüne kadar ulaşan Türk-İslam eserleriyle süslemeye başlamışlardır.Harput'taki Ulu Cami,Alacalı Camii bu dönemde yapılmışlardır.Yine Artukoğulları döneminde bir hastane,bir çok çeşme ,türbe ,saray inşa edilmiştir.Harput kalesi önemli bir onarım görmüş ve bazı eklentiler yapılmıştır. Yine kalenin hemen dibinde Süryani Kilisesinin Artuklu Hükümdarı Fahrettin Karaaslan tarafından yapıldığı kanaati vardır.
Bu dönemde ticaret ve el sanatları son derece ğelişmiştir.1185 yılında yapılan Ahi Musa Mescidi'nin varlığı Harput'ta bir Ahi Teşkilatı'nın kurulduğunu göstermektedir.Artuklular dönemi Harput'un bayındır hale gelmesiyle birlikte bilim ve sanatta da önemli hamlelerle doludur.Adı bilinmeyen bir yazar matematik kitabı yazmış ,musikide .edebiyatta önemli gelişmeler olmuştur.Artuklular döneminde Uluova ve Kuzuova da geleneksek usüllerle tarım yapılmıştır.Bu dönemlerde evler genellikle tek katlı ve damlıdır.
Artuklular döneminde Harput bir bilim,kültür,sanat ve ticaret merkezi haline gelmiştir.
Anadolu Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubat ,Artukluların egemenliğine son vererek Harput'a hakim olur. Bu dönemde Harput'ta Türk-İslam Kültürü tamamen hakimdir. Ticaret,sanat ve kültür şehri olma özelliğini sürdürür. Arap Baba Mescidi bu dönemin eseri olup,mescitteki çini işçiliği ,el sanatlarının ne kadar ileri bir düzeyde olduğunu gösterir.
Selçuklular'ın zayıflama dönemlerinde Harput'a İlhanlı akınları oldu. İlhanlılar yörede huzursuzluk yarattıkları gibi Harput'ta oluşan uygarlık birikimlerini de önemli ölçüde tahrip etmişlerdir. Harput'un yaşadığı en acı ve en talihsiz yıllar bu dönem olmuştur.
İlhani hakimiyetinden sonra Harput'a 1339 yıllarında başlayıp 1465 yılına kadar sürecek olan Dulkadiroğulları dönemi başlar ve bu dönemde Harput Kalesi tekrara onarım görür.
Tarihi boyunca bir sınır bölgesi ve ihtilaf hududu olarak kalan Harput ,1465'de Akkoyunlular'ın eline geçer ve Osmanlılara sınır oluşturursuzun Hasan döneminde İtalyan gezgini Barbora'ya göre göz kamaştırıcı bir kenttir. Akkoyunlular zamanında Harput'ta para basılmış,kültür ve sanatta önemli hamleler yapılmış ,çok sayıda din adamı ,bilim adamı ve sanatkar yetişmiştir.
Harput 1507 yılında Safaviler'in eline geçmiş ,26 mart 1516 yılında ise Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştır. Osmanlı Devleti zamanında en olgun devrini yaşar ve Doğu Anadolu 'nun ticaret merkezi olur. Bu dönemde Palu ve Keban'da da önemli eserler yaptırılmış ,Keban ve Maden ilçelerinde maden işletmeciliği oldukça gelişmiştir. Bu nedenle özellikle Harput'ta bakır işletmeciliği gelişmiş ;bakır türkülere konu olmuştur.
Harput medreselerinde çok sayıda vasıflı alim ve sanatkar yetişmiştir. Yöre insanı divan edebiyatı konularına hakim olmuş ,Fuzuli ve Nedim gibi şairlerimizin şiirlerini bestelemişlerdir. Medrese kültürü ile, kır kültürü birbirini yakından etkilemiş aydın halk tezadı önemli ölçüde ortadan kaldırmıştır. Bu dönemde musikide de önemli gelişmeler olmuş ve divan geleneği ile halk geleneğinin kaynaşmasından oluşmuş bir müzik kültürü ortaya çıkmıştır. İpekçilik son derece gelişmiş ,ipek tezgahları ve fabrikaları kurulmuştur.
Evliya Çelebi Harput'ta 17. Yüzyılda 600 dükkan ,7 ticaret hanından,bedesten ve saraçhaneden söz eder. Harput'un çevre köylerinde de el sanatları yaygınlaşmıştı.
Pamuk ve diğer zirai ürünler ekilir , tarım ve hayvancılıkla birlikte el sanatları en önemli geçim kaynağını oluştururdu.
Harput 19.yüzyılda canlılığını korudu.Kamus'al-Alem'e göre bu dönmede Harput'ta 2670 ev,843 dükkan, 10 camii,10 medrese, 8 kütüphane, 8 kilise ,12 han ve 90 hamam bulunmaktaydı.
19. yüzyılda Harput2ta sanayide uç vermeye başladı.Osmanlıların son zamanlarında batılılar Harput'a özel bir önem verdiler. Amerikan,Alman ve Fransız kolejleri kurdular. Bu okullar Harputtaki yaşama biçimini etkilemiştir. Bu nedenle Harput halkından bir çok insan Amerika'ya gidip gelmiştir. Cevat Fehmi Başkut'un yazdığı Harput'ta bir Amerikalı oyunu bu olayı Harput'un son yüzyıldaki çöküşünü anlatır.
Harput,birbirine çok benzeyen sebeplerle tarihe karışan bir çok eski Türk şehri gibi terk edilmiştir. Yöneticilerin 1834 yılında askeri ve idari merkezlerini mezraya taşımaları ,demir yolunun mezreden geçmesi gibi nedenlerle zaman içerisinde Harput bütün fonksiyonları ile birilikte taşınarak bugünkü Elazığ 'ı oluşturmuştur.
Türklerin fethine kadar bir kale şehri olarak kalan Harput ,Türklerle birlikte bayındır bir şehir haline gelmiş ve istikrara kavuşmuştur. Orta Asya'dan kopup gelen Türk insanı ,beraberinde getirdiği bilgi birikimi,gelenek,görenekleri ile mahalli kültürlerden de istifade ederek ,Harput'u çiçek çiçek nakışlamış ve Türk medeniyetinin en hassas , en sevimli ve en yüksek örneklerini yaratmıştır.
Türklerle birlikte Harput'ta şehirleşme,ticaret,el sanatları,dini ve diğer kültürel faaliyetler her geçen gün gelişerek devam etmiştir. Son derece güçlü şairler , bilim adamları,mutasavvıf yetiştiren Harput ,kendine has bir folklor ve edebiyat geliştirmiş ve Türk kültür tarihi içerisinde nadide bir yere sahip olmuştur.

HARPUT VE ELAZIĞ ADININ KAYNAĞI

Asur ve Hitit yazılarında Harput'tan söz edilmektedir. Boğazköy'de bulunan Hititler'e ait çivi yazılı belgelerde Harput yöresine IŞUVA denildiği görülmektedir.M.Ö.19. uncu asırda bulunan Asurlar'a ait çivi yazılı Kapodokya metinlerinde KARPATA adıyla geçen yerin Harput olduğu söylenmektedir.Urarturlar döneminde Harput'a KARBERD denilmekte idi."KAR " taş, "BERD" ise kale anlamına gelmektedir.
M.Ö.13. asra ait Hitit çivi yazılı bir vesikada Harput, HARPUTTAŞ olarak adlandırılmıştır. Vesikada Harputtaş ,Harziuna ülkesinin dört şehrinden birisi olarak gösterilmiştir.Harputtaş şehri ile bugünkü Harput'un aynı olduğu konusundaki fikri Prof.Bossert ileri sürmüştür.M.Ö.9. ve 8. yüzyılda Hitit kitabelerinde Harput'a HARPUTTAVANAS denilmektedir.
M.Ö.900-650 yıllarında Urarturlar Harput'a SUPANI adını vermişlerdir.Eski Yunan ve Romalılar bu kelimeyi SUPHANE ya da SOFEN şeklinde kullanmışlardır.Bununla beraber ünlü Alman Coğrafyacılarından "K.Ritter" Harput'un bütün SUPHANE eyaletinin merkezi olarak göstermekte ve bu fikri Lehman Haupt da muhtemel görmektedir.
Arap kaynaklarında Harput ve yöresi HİNZİT,Ermeni kaynaklarında ise HANDZİT olarak geçmektedir.Arap kaynaklarında İranlılar'ın zapt ettikleri ZIATA CASTELLUM denilen yerin Harput'tan başka bir yer olmadığı , ZİYATA kalesine Araplar'ın HISN-I ZİYAT dedikleri ,Ziyata'nın Ziyad'a benzetilmiş olduğu ve Castellumun'da Arapça kale manasına gelen HISN kelimesinin karşılığı olduğu muhakkakdır.
Harput bir zamanlar bu şekilde isimlendirilmiş ve Hısn-ı Ziyat ismi yakın asırlara kadar devam etmiştir.Bazı bilginler Hısn-ı Ziyat isminin yalnızca kaleye verildiği ,şehre ise HARTABIRT denildiği ve Arapça'ya bu şekilde ve bazende HATR-EL-BUYUT geçtiği ifade edilmektedir.
Harput'un Elazığ'a taşınmasıyla Elazığ'da oturan insanlar Harput'a yukarı şehir demeye başladılar.
Elazığ'ın Osmanlı Dönemindeki ilk adı Mezradır.Elazığ'ın Sultan Abdulaziz zamanında bayındırlaştığı ve buraya MAMURET'ÜL AZİZ yani Aziz'in yaptırdığı kent adı verilmektedir.Sonraları halkın ağzında daha kolay söylenebildiği için ELAZİZ olarak kullanılmıştır.17 Kasım 1937 'de ELAZİZ'e gelen Atatürk ,şehrin adının ELAZIK olmasını istemiş; Atatürk'ün önerisi ve bakanlar kurulu karari ile Elaziz,Elazık olarak değiştirilmiştir.Azık diyarı anlamına gelen bu kelime , söyleniş zorluğu nedeniyle 10 Aralık 1937 'de bir bakanlar kurulu kararı ile bugünkü söyleniş şekliyle kabul edilmiştir.









işte benim memleketim gakkoşlar diyarı bozkurtlar ovası elazığ
Atsızcı_Selçuk Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 17.04.2008, 14:57   #2 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
Tanrıdağı Yolcusu adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 14.12.2007
Bulunduğu yer: Tanrıdağı
İletiler: 453
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Elazığ için vermiş olduğun bilgiler için sağol kandaşım. Acı olan şudur ki Yukardaki bir kare fotoğrafta üç dört tane caminin yüz metre aralıkla yapılmış olmasıdır. Güzelim memleketimizi ne hale getirdiler. Arabistanda bile olmayan gereksiz cami yapımı bizde almış başını gidiyor.
__________________
TANRI TÜRK'Ü KORUSUN
Tanrıdağı Yolcusu Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 18.04.2008, 01:11   #3 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
BOZ-OK adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 30.12.2006
İletiler: 94
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Harput; Yiğitlerin harman olduğu yerdir.
BOZ-OK Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 18.04.2008, 01:28   #4 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Acigma-Kün adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 17.04.2008
İletiler: 8
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Ellerine saglik verdigin bilgiler icin cok tskler.....
Acigma-Kün Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 19.04.2008, 09:38   #5 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik Tarihi: 29.01.2008
Bulunduğu yer: bursa
Yaş: 18
İletiler: 49
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Sağol kandaşım ULUPINAR-KEBAN/ELAZIĞ
kemalistdevrim Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 12.06.2008, 06:17   #6 (İleti Bağlantısı)
Yeni Üye
 
taner_89 adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 06.12.2007
Yaş: 19
İletiler: 23
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Burada,Hollandada Elazig nin Karakocan ilcesinden baya kurt var ve bir numarali pkklilardir. Karakocanin nufus yapisi nasildir?
taner_89 Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 15.06.2008, 12:14   #7 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Toluntegin adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 16.04.2008
İletiler: 116
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
taner_89 adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Burada,Hollandada Elazig nin Karakocan ilcesinden baya kurt var ve bir numarali pkklilardir. Karakocanin nufus yapisi nasildir?

Elazığ ilinin çok büyük çoğunluğu Türkmendir.
Özellikle orta ve güney ilçelerine cumhuriyet dönemiyle birlikte Balkanlardan ve Yunanistan'dan getirilen Türkler yerleştirilmiştir.

Ancak,
Karakoçan ilçesi merkezden uzak,Tunceli sınırına yakın ve alevi zazaların ağırlıklı bulunduğu pkk yandaşlarının ve örgütlenmesinin içinde önemli bir orana sahip olan bir ilçedir.Elazığ,Kahramanmaraş,Adıyaman ve Malatya illerimizde zazaca veya k.rtce konuşanların önemli bir kısmının alevi olması araştırılması gereken bir konudur.

Bu yüzden Elazığlı Gakkoşlarımız(bu kelime Türkçe kökenlidir) Karakoçanlıları sevmezler ve şehir merkezinde,diğer ilçelerde rahat bırakmazlar.
Toluntegin Çevrimiçi   Alıntı ile yanıtla
Alt 15.06.2008, 13:56   #8 (İleti Bağlantısı)
Aptal olduğu için atılmıştır
 
Kızılbaş Türkmen adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 14.06.2008
Yaş: 23
İletiler: 165
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Toluntegin adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Elazığ ilinin çok büyük çoğunluğu Türkmendir.
Özellikle orta ve güney ilçelerine cumhuriyet dönemiyle birlikte Balkanlardan ve Yunanistan'dan getirilen Türkler yerleştirilmiştir.

Ancak,
Karakoçan ilçesi merkezden uzak,Tunceli sınırına yakın ve alevi zazaların ağırlıklı bulunduğu pkk yandaşlarının ve örgütlenmesinin içinde önemli bir orana sahip olan bir ilçedir.Elazığ,Kahramanmaraş,Adıyaman ve Malatya illerimizde zazaca veya k.rtce konuşanların önemli bir kısmının alevi olması araştırılması gereken bir konudur.

Bu yüzden Elazığlı Gakkoşlarımız(bu kelime Türkçe kökenlidir) Karakoçanlıları sevmezler ve şehir merkezinde,diğer ilçelerde rahat bırakmazlar.
Valla ben kebanlıyım bizim oraların ezici çoğunluğu alevi türkmendir daha bir tane alevi k.rdüne rastlamadım ama karakoçan konusunda haklısın.
Kızılbaş Türkmen Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 15.06.2008, 14:20   #9 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Toluntegin adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 16.04.2008
İletiler: 116
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Kızılbaş Türkmen adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Valla ben kebanlıyım bizim oraların ezici çoğunluğu alevi türkmendir daha bir tane alevi k.rdüne rastlamadım ama karakoçan konusunda haklısın.
Kandaşım,

siz daha iyi bilirsiniz.Elazığ Türklerinin Karakoçanlılara bakışı nasıl,mozaikçi ümmetçi mantığı mı ağır basıyor?Bu arada Karkoçanın nüfusu 50bin yani onda 1i.ancak güneydoğudan göçen k.rtlerin sayısı çokmudur ilinizde?
Toluntegin Çevrimiçi   Alıntı ile yanıtla
Alt 16.06.2008, 09:15   #10 (İleti Bağlantısı)
Aptal olduğu için atılmıştır
 
Kızılbaş Türkmen adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 14.06.2008
Yaş: 23
İletiler: 165
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Toluntegin adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Kandaşım,

siz daha iyi bilirsiniz.Elazığ Türklerinin Karakoçanlılara bakışı nasıl,mozaikçi ümmetçi mantığı mı ağır basıyor?Bu arada Karkoçanın nüfusu 50bin yani onda 1i.ancak güneydoğudan göçen k.rtlerin sayısı çokmudur ilinizde?
Güneydoğudan genelde bize değil malatyaya yada adanaya göçerler o yüzden fazla yok,Ben bursada yaşıyorum tam nasıl baktıklarını bilmiyorum ama dedemin o bakalla bir daha gitme karakoçanlı o dediğini hatırlıyorum.
Kızılbaş Türkmen Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 15.07.2008, 18:30   #11 (İleti Bağlantısı)
Ümmet çapulcusu olduğu için atılmıştır
 
Üyelik Tarihi: 11.07.2008
Yaş: 19
İletiler: 11
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Bizde Anadoluya göçten hemen sonra Kerkük dolaylarından Harputa göçmüş Bayındur Han torunlarıyız Türkmen kenti elazığ doğuda çok büyük bir kaledir. Türklüğün yerleşip gelişebilmesi içinde gerekli olgunluktadır.Yaşa varol gakkoşlar: )..
BAYINDURHAN Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 15.07.2008, 19:58   #12 (İleti Bağlantısı)
Aptal olduğu için atılmıştır
 
Kızılbaş Türkmen adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 14.06.2008
Yaş: 23
İletiler: 165
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
İyinin güzelin harman yeridir,
Şerefin namusun belçileridir,
Beylere bey olur BEYLER BEYİ'dir,
Elazığ gakkoşu yiğidim benim..

Gakkoş yiğit,delikanlı demektir,Elazığda abi manasındada kullanılır.
Kızılbaş Türkmen Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 20.07.2008, 23:48   #13 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik Tarihi: 05.07.2008
İletiler: 35
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Evet haklısınız.Bende baba tarafından Elazığlı biri olarak karakoçanı Elazığ sınırları içinde saymam. Çoğunluğu bingöl göçmeni kürt.
harzemoglu Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 23.07.2008, 12:37   #14 (İleti Bağlantısı)
Aptal olduğu için atılmıştır
 
ton_yukuk adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 22.07.2008
Yaş: 18
İletiler: 19
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Tanrıdağı Yolcusu adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Elazığ için vermiş olduğun bilgiler için sağol kandaşım. Acı olan şudur ki Yukardaki bir kare fotoğrafta üç dört tane caminin yüz metre aralıkla yapılmış olmasıdır. Güzelim memleketimizi ne hale getirdiler. Arabistanda bile olmayan gereksiz cami yapımı bizde almış başını gidiyor.

israf haramdır diyoruz ama cami yaparken israf ediyoruz nekadar cami yaparsak Allah bizi okadar mı sever?

aynı şeyin etrafında dönüyomuşum gibi olucak ama yine konuyu cahilliğe bağlıyacağım.

Herşey ölçüsünde olmalı
ton_yukuk Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 24.07.2008, 06:20   #15 (İleti Bağlantısı)
ATSIZ'CI
 
beyler beyi adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 11.06.2008
Bulunduğu yer: 7.sancak
İletiler: 145
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
tebrikler

İlinize sahiplendiğiniz için.elazığ'ı sevdiğiniz için.Keban ilçeniz çok güzel,hazar gölüde öyle.Kebanla ilgili izlenimlerim pek çok sıkma başlı var,alabalık tesisi doğa harikası,içki yok,çay alabalık camii, sıkma baş ve çember sakallı çok fazla.Yani arap uşaklarının söz ettiği hoş görü yok.Onlar gibi düşüneceksin,onlar gibi yemek yiyeceksin.İçki haram.
beyler beyi Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Yanıtla

Etiketler
bozkurtlar , diyarı , elaziĞ , gakkoşlar , ovası



Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Yanıt Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Yanıtlar Son İleti
Bozkurtlar Diriliyor Çağrı_Beğ Kitap 6 29.09.2008 11:06
Güller diyarı Isparta Kafatasci32 Memleketiniz 3 02.09.2008 22:34
Yavru Bozkurtlar Atasına sesleniyor TürkOğuz Marşlar 1 04.06.2007 19:51
YURUYUN BOZKURTLAR DUSMAN USTUNE... Cx GOKTURK Cx Türk Şiiri 2 04.01.2007 02:18
BOZKURTLARIN ÖLÜMÜ VE BOZKURTLAR DİRİLİYOR ALPGIRAY Türkçü Bakış 2 06.08.2006 01:13


Otağ Saati: 01:32


Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.