![]() |
|
|||||||
| Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs.. |
![]() |
|
|
Konu Bağlantısı | Seçenekler |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
|
Atsızcı Bozkurt
|
"Mevlana'nın yedi öğüdü" saçmalığı
Siyasal islamcıların kitlesel uyuşturucu yöntemleri için en iyi başvuru kaynaklarından biri de Mevlana'nın yazılarıdır.
Mevlana'nın 7 Öğüdü Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol. Hoşgörülükte deniz gibi ol. Ya olduğun gibi görün. Ya göründüğün gibi ol. Bu ve bunun gibi "iyi niyette sınırsızlık" öğretileri insanları düşmanlarına ve görebilecekleri zararlara karşı direncini, gücünü azaltma ve hatta yok etme görevi görür. İnsan sürekli kötülükleri görmezden gelip tedbirlerini erteleyemez. Bir çukurun üzerinden tesadüfen atlarsın ikincide olmadı üçüncüde çukura düşer kolunu bacağını kırarsın. Mevlana'nın yedi öğüdünü dünya görüşü yapmış bir kişinin rezilliğini inceleyelim: Adamımızın evine kürt hırsız girer. Adamımız gürültüye uyanır. Işığı açar ve hırsız ile göz göze gelir. Hırsız telaşlanır : Polisi arama nolur! Adamımız : Ne polisi canım! Bir büyüğümüz der ki "Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol". O yüzden ben de size eşyalarımı çalmanız için yardım edeceğim. İkimiz daha hızlı taşırız eşyaları. *** Adamımız çarşıda yürümektedir. Yakınlarda ise kürtler gösteri yapıp açıkça Devlete isyan etmektedir. Adamımız gösterinin yakınlarında bir yerdedir Birden adamımızın bir iki metre tam önünde kürtler Türk bayrağını yakmaktadır. Bayrağı yakan kürtler az sonra Polis tarafından yakalanır. Polis çevredeki şahitlere olayı sormaya başlar. Polis, adamımıza doğru gelir olayı anlatmasını ister. Adamımızın aklında birden Mevlana'nın yedi öğüdünden biri yankılanıverir "Hoşgörülükte deniz gibi ol"... Adamımız Polise yalan ifade vererek kürtlerin kusurunu örttüğünü ve Mevlana'ya layık biri olduğunu düşünerek hayatına devam eder. Bu öğretiyi kişisel dünya görüşü yapmanın rezilliğini gördük. Peki bu öğretiyi bir Devlet Politikası haline getirsek ne olur? Ne olacak tabiki facia! Şimdi Mevlananın bu yedi öğüdünü birde Devlet politikası haline getirmenin rezaletlerini inceleyelim: Adamımız Başbakandır. Kuzey Irak'taki kürtler Rusya'dan bir kaç füze almıştır. Bu füzelerin bir kaçı Kayseri ve Ankara'ya düşer. Binlerce Türk hayatını kaybeder. Başbakan ise bu konuda sakindir. Çünkü bir Mevlana "Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol" demiştir. Hemen kürt liderini telefonla arayarak "füze atmanıza ne gerek vardı canım? Toprak mı istiyorsunuz? İstediğiniz toprak olsun. İstediğiniz yerleşim birimlerini bana söyleyin yarın Meclise karar aldırıp oraları size verelim" der... (!) *** Ege denizinde bir Türk yolcu gemisi, Ege'de hakimiyet kurmak isteyen yunan denizaltılar tarafından batırılır. 3 Bin Türk boğularak hayatını kaybetmiştir. Başbakan'ın gene içi rahattır. Çünkü mutlaka bu olayda bir yanlışlık vardır. Asla yunanlıların sinsi ve kahpece bir saldırısı olacağı aklının ucundan bile geçmez. Çünkü Mevlana "Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol" demiştir. Ortada bir art niyet yok olsa olsa bir "yanlışlık" vardır. O halde derhal yunanlıların bu yanlışlığı örtülmelidir. Günler sonra 3 Bin Türk'ün naaşı toprağa verilirken Başbakan halka resmi olarak şu açıklamayı yapmaktaydı : - Vatandaşlarım! Endişelenecek bir şey yok. Ortada kasıt yok. Bir yunan denizaltısında, torpidoları ateşleyecek mekanizmadaki "ateş" düğmesi yalama olmuş. Bunun neticesinde istem dışı atılan bir torpido gemimize isabet etmiştir. Bunda kızacak bir şey yok. (!) *** *** Sözün özü şudur ki, Mevlana'nın öngördüğü ifadeler çağımızın oldukça gerisinde kalmış ilkel yaklaşımlardır. Bunlarla kişisel ve Milli disiplin elde edilemeyeceği için bunları Milli Eğitime dahil etmemeli, Devlet politikası haline kesinlikle getirilmemelidir. Çünkü Mevlana'ya kalacak olursa bu memlekette Ordu'ya gerek yok! Tabi ya herkesin, her azınlığın, her cemaatin, her vatan haininin, her avrupalının kusurlarını örtmede gece gibi olacağız ya!!! Memleket düşman işgali altındayken düşmanların bu kusurlarını (!) hoşgörü içinde karşılayıp keşke memleketin 70 parçaya bölünmesini, analarımızın, bacılarımızın ırzına geçilmesini, ırkımın sembolü bayrağımızın ayaklar altına alınıp çiğnenmesini, mehmetçiğin sırtından vurulup yere düşmesini hoşgörü içinde seyretseydik. İşte buradan çıkarılacak sonuç Mevlana ve onun gibilerin öğretileri Türk Milliyetçiği ile çelişmektetir. Bu kişilerin öğretileri kendi yüzyıllarına uygundur. İlerleyen ve ilerlemek isteyen disiplinli, ülkülü Türkler için bu öğütler safsatadan başka birşey değildir. |
|
|
|
|
|
#2 (İleti Bağlantısı) |
|
Atsızcı Bozkurt
|
tayipin, tarikatçıların ve şeriatçıların sevdiği adamda bir sakatlık olduğu muhakkak.
|
|
|
|
|
|
#3 (İleti Bağlantısı) |
|
Yörük Boylu Börü Soylu
|
İŞTE ATSIZ ATA'NIN mevlana DENEN OĞLANCI HAKKINDAKİ FİKİRLERİ:
"Evliya, Farsça yazdığı için keramet sahibidir” dediğiniz sözde Müslüman Mevlânâ, Allah’ın celâli ve kudreti onlarda tecelli etmiştir diye Şamani Moğollar’a dalkavukluk etmiştir ve onun büyük Fars şairliğinin ötesinde hiçbir değeri yoktur." "On Üçüncü Asrın başında Farslık ezilip siyasî olarak yeryüzünden kalkmış ve cihanın büyük bölümünde Türk hâkimiyeti, Türk kültürü ve Türk dili yürürlüğe girmişti. Cenabı Pir bu büyük ve hakim ırkın diliyle yazsaydı kerameti daha büyük olmaz mıydı? Mademki keramet sahibiydi, kendisinden iki asır sonra gelecek olan Nevâyi’nin “Muhâkemetü’l Lugateyn” (İki dilin ölçüştürülmesi) adlı eser yazacağını, bu eserde Türkçe’nin Farsça’ya üstünlüğünü ispat edeceğini bilirdi. Cenabı Pir herhalde zuhul buyurmuş olacaklar. Şemsi Tebrizi Hazretleriyle halvet âleminden mest olmak yüzünden bu gibi konularla uğraşacak vakitleri yoktu." "Meselâ Cenabı Mevlâna’nın Şemsi Tebrizî ile şu bir türlü izah olunmayan halvet âlemlerinin ilmî ve tasavvufî mânâsını, bununla beşeriyetin nasıl ve neden kaybolduğunu, şimdi göğün kaçıncı katında ikamet buyurduğunu anlatıp bizi aydınlatsalar meslek-i kavîm-i tasavvufa çok büyük bir hizmette bulunmuş olurlar. Bundan başka Cenabı Mevlânâ’nın Şemsi Tebrizî Hazretlerine, tıpkı sevilen bir kadına hitap eder tarzda şiirler yazmasının yüksek tasavvufî mânâsını ve hele Türkçe bir şiirinde: Kiçkinen oğlan hey bize gelgil! Dağdanan dağnan hey geze gelgil! Ay bigi sensin, gün bigi sensin! Bî-meze gelme, bâ meze gelgil! demesinin hikmetini ve küçük oğlanı mezesiyle birlikte çağırmanın ne demek olduğunu anlatsalar, Türkçe ve edebiyat öğretmeni olduğumuz halde, kemal-i cehlimizden gerçek mânâsını bir türlü idrak edemediğimiz bu beyitlerdeki tasavvuf incilerini öğrenerek kendilerine minnettar kalırdık." Ötüken, 1969, Sayı : 64
__________________
ARKADAŞLAR! GİDİP, TOROS DAĞLARINA BAKINIZ, EĞER ORADA BİR TEK YÖRÜK ÇADIRI GÖRÜRSENİZ VE O ÇADIRDA BİR DUMAN TÜTÜYORSA, ŞUNU ÇOK İYİ BİLİNİZ Kİ BU DÜNYADA HİÇ BİR GÜÇ VE KUVVET ASLA BİZİ YENEMEZ. Mustafa Kemal ATATÜRK
|
|
|
|
|
|
#4 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Ben çok kişi tanıdım kendine zarar geleceğini bildiği halde uyuşturucu etkisi bulunan bir ilacın etkisindeymiş gibi ileriyi göremeyen, ilkel, olayların analizini yapmaktan yoksun, konuşmayı beceremeyen, Milliyetçiliği düşman belleyen... Bunlar hep insanlara gereksiz hoşgörüyü aşılayan düşünürlerin ve onu kabul edenlerin sorunu.
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| "mevlana'nın yedi öğüdü" , saçmalığı |
| Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Otağ | Yanıtlar | Son İleti |
| Niye "Türkçüyüm" deyince "Ülkücü" damgası yiyoruz? | TÜRKÇÜ HAREKET | Türkçü Bakış | 70 | 19.08.2008 15:05 |
| damat RTE: ""Kürt yönetimiyle ilişkiye hazırız" | Ogan | Türkçü Bakış | 9 | 03.08.2008 03:20 |
| BİR TÜRKÇÜ NEDEN ASLA VE KAT'A "AYDIN", ÇAĞDAŞ VE "BARIŞ"SEVER BİR "DEMOKRAT" OLAMAZ? | Gök Yeleli Bozkurt | Türkçü Bakış | 16 | 11.04.2008 10:17 |
| Tayip'in teröristbaşı Apo'ya "Sayın Öcalan" , şehitlere "kelle" dediği ses kaydı | Tanrıdağlı | Youtube Genel | 18 | 10.09.2007 01:24 |