Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı > TOPLUMSAL KONULAR > Toplumsal Konular > Bilim & Teknoloji > Bilim & Teknoloji > Teknoloji > Teknoloji > Motosikletler > Motosiklet Tutkusu
Kayıt ol Yardım Bozkurt Listesi Andaç Arama Bugünkü İletiler Otağları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 04.03.2008, 19:29   #1 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
BOZ-OK - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 30.12.2006
İletiler: 77
BOZ-OK Rss Beslemesi
Motosiklet Tutkusu

Otağımızı dolaşırken bu başlık gözüme çarptı ve kimsenin yazı yazmadığını görünce bir motosiklet tutkunu olarak birşeyler yazayım dedim.

Eminim benden başka motor tutkunu olan fakat otağda bu konuda yazmaya fırsatı olamamış kandaşlarım mevcuttur.

Motosiklet kullanmak, maalesef ülkemizde bilinçsiz araba sürücüleri yüzünden tehlikeli bir durum yaratsa da, kullanırken alınan hazdan kaynaklanan tutku herşeyin ötesine geçiyor. Emniyet herşeyden önce gelir prensibine katı şekilde uyarak her türlü önlemi aldığınız taktirde güvenli sürüş teknikleri ile beraber herkes motosiklet tutkunu olabilir.

Yurtdışında çok yaygın olarak kullanılan motosiklet ülkemizde aynı ilgiyi yukarıda bahsettiğim nedenlerden dolayı bulamamıştır. Tutku ve zevk bir tarafa bırakıldığında ülke ekonomisine ve çevre korumasına getirdiği faydalar saymakla bitmez. Günümüzde araba alım gücünün artması ile birlikte daha fazla insanımız araç sahibi olmaktadır. Araç sahiplerinin ekonomikliğe aykırı olarak tek başlarına yolculuk yapması, trafik sıkışıklığına ve park yeri problemine sebep olması, çevreye yaydığı aşırı derecede kirli ve zehirli egzoz gazı ile insan sağlığını tehdit etmesi, dışa bağımlılığı arttırıcı petrol tüketimi vb. nedenlerden dolayı meydan gelen bir çok olumsuz olayların engellenmesi motosiklet kullanımı ile kısmen de olsa çözüme kavuşabilir.

Biraz da güzel taraflarından bahsedecek olursak, motosiklet kullanmaya başlayacak birisinin ilk hissedeceği elinin altındaki gücün ve performansın etkileyiciliği olduğu kadar aynı zamanda özgürlük duygusunun dayanılmaz çekiciliğidir. Sıradanlıktan bıktığınızda, kendinizi boğuluyor gibi hissettiğinizde, herşeyi geride bırakıp alıp başınızı gitmek, kendinize gelmek , haz almak istediğinizde sizin yegane sevgiliniz olabiliyor. Macerayı seven tarafınızı keşfetmeniz; sizi evden dışarı çıkarıp sosyalleştirmesinin yanında rüzgarın vücudunuzu yalaması ve geçtiğiniz her ortamın havasını almanız özgür hissetmenizi sağlayan en güzel duygulardan birisidir.

Motorsiklet doğru donanımlarla ve bilinçli olarak kullanıldığında vazgeçemeyeceğiniz bir arkadaşınız oluyor. Havaların ısınmaya başlıyacağı önümüzdeki günlerde imkanı olan tüm kandaşlarıma, genç-yaşlı demeden yaş durumunu gözetmeksizin bu tutkuyu yaşamaya başlamalarını tavsiye ediyorum.

Sağlıcakla kalınız..
BOZ-OK adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.03.2008, 10:45   #2 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
NoyanHan - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 21.02.2008
Yaş: 22
İletiler: 249
NoyanHan Rss Beslemesi
Irktaşım, ben yalkaşık 12 senedir (11-12 yaşımdan beri) motosiklet konusunda okuyorum. Türkiye'de motosiklet'e cesaret edemedim, araba ile yetiniyorum, ancak yavru vatanda öğrenciyken kullanmıştım. 50cc bir scooter üzerinde 1.84'lük bir adam, kafasında yarış kaskı, özel eldiven, vs. Yani karizma mı güvenlik mi denilince, güvenlik yanıtını vermek gerekiyor.

Motosiklet sevdası konusunda, gücü hissetme düşüncenize katılmıyorum. Bence motorcu, 50cc'lik motora binmekten dahi zevk alır. Şahsen sürekli kullanım olarak düşündüğümde Ferrari adında bir kibrit kutusunda seyahat etmektense saatte 50cc'lik bir motoru kullanmayı tercih ederim. Motosiklette fazla güç, insanı diğer sıradan araba sürücüleri gibi kullanmaya teşvik etmektedir: "aşırı hız, dikkatsiz sürüş, yarış". Onun için bana göre olması gereken motor hacmi 250'yi geçmemelidir. bunun sebebi 2 kişi ile dik bir yokuşu çıkacak tork, ve düz yolda sizin fazla hız yapmanıza müsade etmeyecek motordur. Elbette kişisel kontrolü çok iyi düzeyde olan biri yüksek güçteki motorları tercih edebilir. Ancak ben sanırsam Kanuni Caracal gibi bir model alacağım.

Dünyadaki boyutuna bakarsak, motosiklet, Dünya'nın kirlenmesi veya küresel ısınma'nın çözüm yollarından biridir. Motosiklet, sadece çevre dostu değildir; ayrıca şehirde trafik ve park sorununu ortadan kaldırır. Boz-Ok ırktaşımın değindiği bazı ülkelerde yaygın olmasının sebebi de, gelişmiş ülkelerin bu konuda bilinçli olması ve motosikletlere gözle görülür ayrıcalıklar tanımasıdır. Örneğin şuan İngiltere'deki bir motosiklet sürücüsünün bizden farkına bakınız:

1- Kullandığı motor hacmi 124.99cc ya da daha düşük ise ehliyet gerektirmez, 16 yaşından sonra kullanılabilir. (Bizim "mobilet" denilen vitessiz basit 50cc motoru kullanabilmek için A4, büyük motor ehliyetine ihtiyacımız vardır)
2- Motosikletlerin trafikte hız limiti araba ile aynıdır. (Bizde şehir dışı otomobil 90, otobüs/Kamyon 80, motosiklet ise sadece 70tir, yani ya motorcuyu kural ihlali yapmaya ya da diğer araçları motoru ezmeye teşvik etmektedir.)
3- Trafikte motosiklet diğer araçlara göre daima üstündür (Asker-Polis-Ambulans hariç), yani geçiş önceliğine sahiptir. (bizde ise ne yazık ki trafikteki geçiş sırasında adı bile yoktur)
4- Motosikletten vergi (bizdeki ötv) alınmamaktadır, plaka işlem parası araba'nın 5/1i kadardır, bu işlemlerin süresi araba için yapılan işlemden daha kısadır.

Çin mallarının motosiklet piyasasına girişi ile patlayan satışlarla ve hızlanan piyasayla, gelişmiş ülkelerin yaptığı tip iyileştirmeler yapılmadan, sürücüler bilinçlendirilmezse ve motosiklet kullanımı günümüzdeki gibi artarsa, ileride bilinçsiz kullanıcılar yüzünden "motosiklet" kavramı ülkemizde günümüzdekindende daha kötü bakılan bir kavram haline gelecektir.
__________________
Saraylarda süremem dağlarda sürdüğümü,
Bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü.
H.N.Atsız

Düşmana merhamet acz ve zaaftır. Bu insaniyet göstermek değil, insanlık niteliklerinin sonunu ilan etmektir.
K.Atatürk
NoyanHan adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.03.2008, 12:51   #3 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
BOZ-OK - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 30.12.2006
İletiler: 77
BOZ-OK Rss Beslemesi
Alıntı:
NoyanHan´adlı üyeden Alıntı İletiyi göster

Motosiklet sevdası konusunda, gücü hissetme düşüncenize katılmıyorum. Bence otobüs/Kamyon 80, motosiklet ise sadece 70tir, yani ya motorcuyu kural ihlali yapmaya ya da diğer araçları motoru ezmeye teşvik etmektedir.)
Sevgili NoyanHan kandaşım,

Belki de ben tam ifade edememiş olabilirim. Güç ile kastettiğim, çok güçlü ve bir o kadar da hafif (araba ile kıyaslandığında) bir aracın üzerine oturduğunuzda altınızdaki makinanın esasında sizin ihtiyacınızdan fazlasını vereceğini bilmek ayrı bir heyecan verici durumdur demek istemiştim. Yoksa limitleri zorlayalım anlamında söylemedim.

Sizin de bildiğiniz gibi değişik tip ve performansta motosikletler vardır ( Scooter, ATV, Enduro, Custom, Naked, Touring, Racer). Hepsi ayrı kullanım maksatlı olarak dizayn edilmişlerdir. Hepsinden alınan haz farklıdır. Tabii ki ilk başlayan birisi kesinlikle büyük ve ağır bir motor ile başlangıç yapmamalı, tecrübe kazanarak küçükten büyüğe doğru geçiş yapmalıdır. Bu tamamen sizin motosikletten almak istediğiniz haz ile ilgilidir. Ben daha çok şehir içinde olmak üzere fazla hız yapmadan keyif yapacağım ama görüntüsü hoşuma giden Klasik (custom) motor kullanmak istiyorum diyebilirsiniz. Ya da benim için önemli olan dağ taş motor ile dolaşmak diyorsanız seçiminiz Enduro tip motor olabilir. Veya kısa mesafe iş yerime gidip gelmek ve park problemi yaşamak istemiyorum derseniz scooter olabilir. Uzun yol yapmak ile beraber konfor ve rahatlık da olsun diyorsanız Touring tip seçiminiz olabilir. Ben bu işi profesyonel spor olarak yapmak istiyorum derseniz yarış (racer) tip olabilir. Veya bunların hepsinin ötesinde ben şu tip motoru çok seviyorum onu kullanmak istiyorum diyebilirsiniz. Yani bu kişiye kalmış bir şey. Bir de dediğim gibi dizayn edilme amacına ters düşmeden seçim yapmalısınız. Bozuk yollarda da kullanma durumunuz var ise yarış ve Klasik tip motoru kullanamazsınız. Uzun yola gidecekseniz yarış tipi kullanamazsınız (çok sık durup belinizi rahatlamanız gerekecek) vb.

Yurt dışında bahsettiğimiz bilinç o kadar fazla ki, kırmızı ışıkta yana yana duran araçlar birbirlerine bilerek çok yakın mesafede durmuyorlar ve motorların rahatça en öne kadar gelmelerine izin veriyorlar. Niye böyle yaptıklarını sorduğumda (bizde olsa tam tersine geçmesin diye aralar kapatılmaya çalışılır) cevap çok bilinçli bir şekilde verildi: " Motosiklet çok ağır ve uzun süre dengede durmak yorucu olduğundan arayı açıyoruz ki onlar trafikte dur kalk yapmadan ve beklemeden rahatça geçebilsinler" . Umarım bizde de bu bilinç çok yakın zamanda oluşur.

Sağlıcakla kalınız..
BOZ-OK adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.04.2008, 21:25   #4 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
NoyanHan - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 21.02.2008
Yaş: 22
İletiler: 249
NoyanHan Rss Beslemesi
BOZ-OK ırktaşım,
Uzun güzel bir bilgilendirme olmuş. Ancak değinmediğiniz konu alınacak araç, kullanacak olan bireyin vucüt yapısına da uygun olmalıdır. 1.50 boyunda bir kişiyie 300kg'lık bir Harley verilemeyeceği gibi, benim gibi 1.84 boyunda, bacak uzunluğu standarttan fazla olan birinden de yarış tipi motor kullanması uygun düşmez. Hatta Honda CBR600 ile olan deneyimim hiç te hoş değildi. Ayağıma sürekli kramp girmesine rağmen tamamlamak zorunda olduğum bir mesafe vardı ve eğlence olan sürüş işkenceye dönüştü. Bu tip kötü anılar yeni motorcuları soğutabilir onun için bu konuya da dikkat etmek gerekiyor.

Türkiye'de motosiklete gösterilen saygısızlığın bir sebebi de bilinçsiz motosiklet kullanıcılarıdır. Bu kullanıcılar sadece çok ses çıkaran mobylette, jawa, HH tarz motor kullananlar değil, aynı zamanda büyük hacimli pahalı motor kullananlardır. Kask takmaz, sağ-sol işareti kullanmaz, dikiz aynası yok, trafiğe aykırı olan her hareketi serbestçe yapar, kaldırımda 60km/s ile gider. Böyle tipler yüzünden motorcu kendinden bile soğuyabiliyor. Bu tip olayların önlenmesi için yapılması gereken ise

1- Trafik ehliyet denetimini arttırmak
2- Ehliyet sınav ve eğitim sürecini gözden geçirip kabul edilebilir bir düzeye getirmek.
3- Ehliyet sahibi kişileri yeniden denemek ve eğitmek.

Elbette sadece motosiklet ehliyeti değil aynı zamanda araba sürücülerinin de aynı eğitimi almaları gerekiyor. Bu alınan eğitimin boşa çıkmaması için de sürekli denetimler gerekiyor.

Yani daha işimiz çok..
Bu arada merak ettim bizden başka burayı okuyan var mı acaba? =)
__________________
Saraylarda süremem dağlarda sürdüğümü,
Bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü.
H.N.Atsız

Düşmana merhamet acz ve zaaftır. Bu insaniyet göstermek değil, insanlık niteliklerinin sonunu ilan etmektir.
K.Atatürk
NoyanHan adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.04.2008, 21:37   #5 (İleti Bağlantısı)
TÜRKÇÜ MİLİTAN
 
Genckurt - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 06.04.2008
Yaşadığı Yer: Ötüken
İletiler: 42
Genckurt Rss Beslemesi
var:) bilgiler için sağolun
__________________
Müngke Tengriyin Küçüdür
Genckurt adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni ileti yazma yetkiniz etkindir.
İletilere cevap verme yetkiniz etkindir.
Eklenti ekleme yetkiniz etkindir.
Kendi iletisinizi değiştirme yetkiniz etkindir.

İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı


Otağ Saati: 15:02 .




Atsızcılar @ 2005