Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı > TÜRKLÜK VE TÜRKÇÜLÜK ÜZERİNE HER ŞEY > Türklük ve Türkçülük İle İlgili Her şey > Başbuğ Atatürk > Başbuğ Atatürk > En Büyük Türkçü Atatürk
Kayıt ol Yardım Bozkurt Listesi Andaç Arama Bugünkü İletiler Otağları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 16.09.2007, 18:38   #1 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik tarihi: 14.08.2007
İletiler: 313
ATATÜRKÇÜ GENÇLİK KURT Rss Beslemesi
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE”
K. ATATÜRK


Tarih 29 Ekim 1933, Ulu Önder “Türk Milleti! Kurtuluş Savaşına başladığımızın 15 inci yılındayız. Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramıdır. Kutlu olsun!” diyerek halkına seslendi. “...Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim. Ne mutlu Türküm diyene!” diyerek, binbir zorluklarla kurduğu cumhuriyeti ilelebet payidar kılmak istemiştir.



Buradaki “Türk’üm” ifadesinden kastedilen, Türk milletidir. Atatürk’ün ifadesiyle; “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkına Türk milleti denir.” Onu kuranlar ise doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine değişik yörelerin, değişik kültürlerin insanlarıdır. Bu ülkenin insanları sayısız kurtuluş mücadelelerini birlikte vermiştir. Çanakkale’yi savunalanlar sadece Çanakkaleliler değildir. Bugün doğudan batıya her Türk ocağında bir Çanakkale şehidi vardır. Tıpkı birer Güneydoğu şehidi olduğu gibi...

O eşsiz deha, yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu Anadolu yarımadasında çeşitli ırk ve millete ait insanların olduğunu biliyordu. Milletleri kan birliğinden çok, ülkü ve kültür birliğinin oluşturduğuna ina-nıyordu. Kaldı ki, Türk milletinin bir araya gelmesinde müessir olan tabiî ve tarihî gerçeklerin hepsine birden bir başka millette rastlamak mümkün değildir.

Yurt birliği, ırk ve menşe birliği, tarih ve dil birliği, ahlâkî yakınlık ve aynı ideal uğrunda kan dökme, Türk milletini birbirine kan bağlarıyla bağlayan istisnaî özelliklerdir.

Atatürk; "Ne mutlu Türk’üm diyene" söylemiyle Türkiye Cumhuriyeti’ni, dinî ve etnik farklılıkları bütünleştiren bir temel üzerine oturtmuştur. Nitekim bu anlayışın bir sonucudur ki, yıllar içinde Türk ulusu müşterek Türk kültürünü oluşturmada önemli mesafeler katetmiştir. "Halayı çeken, demiri döven, Nasrettin Hoca`yı seven" ulusun ke-simleri değil, ulusun bütünü olmuştur. Anadolu, etnik kaynaşmanın etnik ayrışmayı yendiği bir yer hâline gelmiştir.

Bu medeniyetler mozaiğinin değişik kültürlerini birleştirecek yapıştırıcı kuvvet, işte bu vecizede saklıdır. Türkiye Cumhiriyeti sınırları içinde Türk dilini konuşan, Türk kültürü ile yetişen “Türklük idealini” benimseyen, amaç birliği ile birbirine bağlı olanlar; hangi dinden, hangi bölgeden, hangi ırktan olursa olsun Türk’tür. Kaldı ki etnik, kültürel, din ve dil ayrılıkları mutlaka ulusal azınlıkların yaratılması sonucunu doğurmaz.

“Ne Mutlu Türk’üm Diyene” kafatascı, şovanist bir anlayış değildir. Kamplara bölen, ayrılıkçı değil, birleştiricidir. “Ne Mutlu Türk’üm Diyene”de; ortak fikrin, ahlâkın, duygunun, heyecanın, hatıra ve geleneklerin, birlikte yapılmış tarihin zengin bir hatıralar mirasına sahip köklü bir geçmişin hasılası olan Türk devletini oluşturan toplum kastedilir.

“Ne Mutlu Türk’üm Diyene”; 7000 yıllık soylu bir geçmişle övünme, 7000 yıllık bir maziye sahip çıkmanın ifadesidir. Başka bir anlam aramak, değişik yorumlar yapmak, başta bu tarihî gerçeği reddetmek demektir. “Dünyanın bize hürmet göstermesini istiyorsak ilk önce kendi benliğimize ve milletimize bu hürmeti, hissî, fikrî ve fiilî olarak bütün davranış ve hareketlerimizle gösterelim, Türk-lüğümüzle övünelim” ifadesinin bir özetidir Ne Mutlu Türk’üm Diyene.

Bir ülkede bazı yapısal farklılıkların olması doğaldır. Başka başka iklimlerin etkisi altında başka başka coğrafyaların insanlarının elbette bütünüyle birbirine benzemesi mümkün değildir. Ancak, eğer ülkeyi oluşturan insanlar arasında ideal birliği, “çıkar birilği” varsa, orada sağlam temellere dayalı bir millet vardır.

Bugün dünya üzerinde bizdeki hasletlerin çok azına bile sahip olmayan, çok çeşitli sınıf ve zümreleri birleştiren milletler vardı. Hatta bugün Avrupa Birliği adı altında sınırlar kaldırılmaya, ayrı ayrı toplumlar birleştirilmeye çalışılmaktadır. İnsanlar “ben Avrupalıyım” demeyi tercih edebiliyor, çünkü menfaatleri bunu gerektiriyor.

21 nci yüzyılda da insanlarımızı mutlu edecek millî birlik ve beraberliğin en belirgin işareti, bütün vatandaşların içtenlikle; “Ne Mutlu Türk’üm” diyebilmesidir.

Devlet, millet, vatan, millî birlik kavramları gözönüne alındığında, toplumun millet oluşunu sağlayan, varlığını her türlü tehlikelere karşı korumada “manen ve maddeten birlikte hareket motorunun” itici gücü, yine bu özdeyişte gizlidir.

Türkiye Cumhuriyeti üniter bir devlettir. Üniter devlet, ülke, millet ve egemenlik unsurları ve keza yasama, yürütme ve yargı organları bakımından teklik özellik gösteren devlet olarak tanımlanır. Buna göre, üniter devlette tek bir ülke, tek bir egemenlik ve tek bir millet vardır. Bu kapsamda, Anayasa’mızın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif bile edilmeyecek olan üçüncü maddesinde yer alan, Türkiye’nin üniter devlet yapısını tartışmaya açmak tasvip edilemez. Anayasa’mız vatandaşlığı etnik kökene değil, vatandaşlık bağına bağlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlanan herkes Türk'tür. Başka bir ifadeyle Anayasa Türklüğü etnik kökene bağlamamıştır.

Üniter devlet tanımında yerini bulan “millet” kavramı ise dil, kültür ve ülkü birliğiyle birbirine bağlı vatandaşların oluşturduğu siyasî ve bir sosyal olgudur. “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.” İfadesinde; Türk milletini oluşturan, Türkiye coğrafyası üzerinde ve ülkü bağıyla birbirine bağlı olan Türkiye halkı, üniter devlet yapısı içerisinde bir millet olarak tanımlanmaktadır.

ATATÜRK’ün bu görüşü bugünkü Anayasa’mızda da hukuklaştırılmıştır. Ancak bugün millet kavramı ve tanımı üzerinde kamuoyunda yapılan bazı tartışmalar ile, millet kavramının teklik niteliği bozulmaya çalışılmaktadır. Oysa millet kavramı ayrıştıran değil, bütünleştiren bir olgudur. Millet bir bütündür parçalardan ibaret görülemez.

Böyle görülürse bu parçaların her biri vatanın da parçalarına sahip çıkma temayülü gösterir. Bu ise devletin parçalanmasına giden yolu açar.

Atatürk yıllar öncesinden millî birliği sarsacak bu tür hareketlere karşı dikkatimizi çekmiş, uyanık olmamızı istemiştir. “Bugünkü Türk Milleti, siyasi ve sosyal topluluğu içinde kendilerine Kürtlük fikri, Çerkezlik fikri ve hatta Lazlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve millettaşlarımız vardır. Fakat geçmişin bu keyfî idare devirlerinin sonucu olan bu yanlış adlandırmalar, düşmana alet olmuş birkaç gerici, beyinsizden başka hiçbir millet ferdi üzerinde kederlenmekten başka bir etki meydana getirmemiştir. Çünkü bu milletin fertleri de, genel Türk toplumu gibi aynı ortak geçmişe, tarihe ahlâka hukuka sahip bulunuyorlar. Bugün içimizde bulunan “Hırıstiyan, Musevi vatandaşlar, kader ve tarihlerini Türk Milletine vicdanî arzularıyla bağladıktan sonra kendilerine yan gözle, yabancı gözüyle bakmak, medenî Türk Milletinin asil ahlâkından beklenebilir mi?

Türklüğü ile övünmeyi “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” vecizesinde ifade den Atatürk, bu fikrini “Türk övün çalış güven” esası ile harekete dönüştürmüş, sonuçta; bütün dünyada saygıyla anılan yeni devlet, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştur. Bugün Birleşmiş Milletler bayrağının yanındaki sayısız ülke bayrakları dalgalanma onuruna bu örnek mücadeleyi esas alarak ulaşmışlardır.

İşte bir avuç insanla yedi düvele karşı koyuşun temilinde hiçbir ayrılığa müsaade etmeyen, millî birlik ve beraberlik felsefesi, yani “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” düşüncesi vardır.

Hep birlikte, maziyi idrak ederek “Ne Mutlu Türk’üm” demeye şu sıralar daha da çok ihtiyacımız var.
ATATÜRKÇÜ GENÇLİK KURT adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni ileti yazma yetkiniz etkindir.
İletilere cevap verme yetkiniz etkindir.
Eklenti ekleme yetkiniz etkindir.
Kendi iletisinizi değiştirme yetkiniz etkindir.

İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Geri uyarılar are Açık
Geri bildirim are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Cevaplar Son İleti
TAYİP'İN BAKANINDAN: Gelin dağa taşa "Ne mutlu Türküm" diye yazacağınıza, gelin TANHAN Türkçü Bakış 27 02.02.2008 19:20
BAŞBUĞ ATATÜRK'ÜN İMZASIYLA NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE... ATATÜRKÇÜ GENÇLİK KURT Başbuğ Atatürk'ün Özdeyişleri 0 16.09.2007 14:12
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE! ALASH Türkçü Bakış 17 23.08.2007 01:34
Ne Mutlu Türk'üm Diyene! Poyraz Türkçü Bakış 6 07.07.2007 11:00
Türküm serhan Türk Şiiri 0 30.06.2007 00:24


Otağ Saati: 04:07 .




Atsızcılar @ 2005