![]() |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
|
Ümmet çapulcusu olduğu için atılmıştır
|
Newton' un Hareket Kanunları
Devinime neden olan neden olan etkiler insanları uzun süre ilgilendirmiş ve bu konuda Galileo ve Newton zamana dek pek başarılı sonuçlar elde edilmemişti. Galileo’dan önce filozoflar, bir cismi devindirebilmek için kesinlikle bir etkinin, yani bir kuvvetin gerektiğini ileri sürmemişler ve <<olağan>> halde bir cismin durması gerektiğine inanmamışlardı.
Gerçekten bir düzlem üzerinde bir cisim kaydırılmak istenirse, cismin kısa bir süre gittikten sonra yavaşlayıp durduğu gözlenir. Bu gözlem dış bir kuvvet olamadığı sürece kaymanın olmadığı düşüncesini destekler. Galileo yaptığı deneylerde bu inancın gerçek olmadığını gösterdi. Eğer cisim ve onun üzerinde durduğu düzlen pürüzsüz hale getirilirse ve cisim yağlanırsa, cismin hızının daha yavaş azaldığı ve cismin daha ileride durduğu gözlenir. Buna göre, cismin kayması yavaşlatıcı, yani bütün sürtünmeler, ortadan kaldırılırsa, cismin değişmez bir hızla yoluna bir doğru boyunca sonsuza değin devam sonucu çıkar. Galileo’nun vardığı sonuç bu idi. Ona göre, bu cismin hızını değiştirmek için bir dış kuvvet gerekir; ama belli bir hızda giden cismin hızını koruyabilmesi için bir kuvvete gerek yoktur. Mesela bir sandığı bir düzlemde ittiğimiz durum için, ellimizin verdiği itme sandığa bir hız kazandırır, fakat düzlem sandığa bir kuvvet uygulayarak onu yavaşlatır ve durdurur. Her iki kuvvette hızda bir değişim, yani bir ivme oluşturur. İşte Galileo’nun bulduğu bu gerçeği, Galileo’nun öldüğü gün doğan Isaac Newton bir evrensel yasa olarak 1686 da yazdığı Princiria Matematika Philosoph Naturalis adlı kitabında ortaya koydu. NEWTON’UN BİRİNCİ HAREKET KANUNU (EYLEMSİZLİK PRENSİBİ) Herhangi bir cisim üzerine bir kuvvet etki etmiyorsa, yada etki eden kuvvetlerin bileşkesi sıfırsa, cisim durumunu değiştirmez; yani duruyorsa durur, deviniyorsa yani hareket ediyorsa, devinimini bir doğru boyun devam ettirir. a) Duran bir cisme bir kuvvet etki etmedikçe cisim yine hareketsiz kalır. Bir cisme etki eden kuvvetlerin bileşkesi sıfır (R=0) ise, cisim o anki durumunu korur. Bir cisim için net kuvvet 0 ise a = 0 olur. b) Hareketli bir cisme bir kuvvet etki etmezse, cismin hızı ve yönü değişmez. Cisim hareket ediyorsa düzgün doğrusal yani sabit hızlı olarak hareketine devam eder. Dışarıdan uygulanan bir kuvvetin etkisinde olmayan bir cismin durgun halde kalır yani hareketsiz olur yada sabit bir hızla hareket eder. Hızın sabit olması doğal olarak ivmenin sıfır olmasını gerektirir. Newton’un bu birinci yasası gözlem çerçevelerini de tanımlar. Çünkü genel olarak bir cismin ivmesi, yani hızındaki değişim belli bir gözlem çerçevesine göre ölçülür. Birinci yasaya göre cismin çevresinde başka bir cisim yoksa, yani bir cisme belli bir kuvvet etki etmiyorsa, öyle gözlem çevreleri bulabiliriz ki, cismin bu çerçevelerde ivmesi olmasın. Cisimlerin üzerine etki eden kuvvetlerin olmaması durumunda cimlerin durumlarını koruması maddenin bir özelliği olarak alınır ve buna eylemsizlik denir. Newton’un birinci yasasına da çoğu kez eylemsizlik yasası denir ve bunun geçerli olduğu gözlem çerçevelerine eylemsizlik gözlem çerçeveleri denir. Bu çerçeveler durağan yıldızlara göre duran yada düzgün değişmez bir hızla giden gözlem çerçeveleridir. Newton’un birinci yasasında görüldüğü gibi, bir cismin durması veya değişmez bir hızla gitmesi arasında fark yoktur. Buna göre, bir eylemsiz çerçevede durduğu gözlenen bir cisim, başka bir çerçeveden bakılınca değişmez bir hızla gider görünür. Her iki çerçeveye göre de cismin bir hızı yoktur. Her iki çerçeveye göre de hız değişmez. Buna göre her iki çerçevedeki gözleyici de cismin üzerine bir kuvvet etkidiği yada, etki eden kuvvetlerin bileşkesinin sıfır olduğu bulunur. NEWTON’UN İKİNCİ HAREKET KANUNU Birinci yasadan biliyoruz ki, kuvvet olmadığında cismin hızında bir değişim, yani ivme söz konusu değildir. O halde kuvvet olduğunda, bir ivme yani bir hız değişimi olmalıdır. Kuvvet ile ivme arasındaki bağlantıyı bulabilmek için, önce aynı bir cisme değişik şiddet ve doğrultuda kuvvet uygulanıp F ve a ölçülürse, sonrada farklı cisimlerle aynı ölçmeler yapılırsa şu sonuçlar elde edilir: 1) Bütün durumlarda ivmenin doğrultusu kuvvetin doğrultusu yönünle aynıdır.Bu sonuç, cisim başlangıçta durgunda olsa, herhangi bir hızla belli doğrultuda gitse de doğrudur. 2) Belli bir cisim için kuvvetin şiddetinin, ivmenin oranı değişmez kalmaktadır. F/a=sabit F = m . a eşitliğinde görüldüğü gibi kütle, uygulanan kuvvete karşı cismin kazanacağı ivmeye karşı koyan bir nicelik olarak ortaya çıkmaktadır. Yani, aynı bir kuvvetle kütlesi küçük olan bir cisim daha büyük bir ivme, kütlesi büyük olan bir cisim ise daha küçük bir ivme kazanır. Sözgelimi duran yada hiç değişmeyen bir hızla giden otomobilin (~ 1500 kg) hızında, saniyede 5 m/s lik bir hız değişimi sağlayabilmek için 7500 N luk bir kuvvet gerekirken, aynı hız değişimini bir kamyonda (~2000 kg) sağlayabilmek için 2500 N luk bir kuvvet gerekir. Bu yönüyle kütle, devinime karşı koyan bir niceliktir; başka bir deyimle, ötelenme devinimindeki değişime karşı koyar.Bu açıdan kütleye, öteleme eylemsizliği de denir. Newton’un ikinci yasası olarak bilinen F = m . a eşitliği vektörel bir eşitliktir. Bir cisme aynı anda çeşitli doğrultularda, çeşitli büyüklüklerde bir çok kuvvet etki ettiğinden, cisim bunların bileşkesi yönünde bir ivme kazanır. Devinim tek boyutta ise bu durumda kuvvetler de tek doğrultuda olacağından, kuvvetlerin büyüklüklerinin cebirsel toplamının kütleye oranı, ivmenin değerini verir. Devini iki boyutta ise bu durumda kuvvetler x,y bileşenleri bulunur., bunların cebirsel toplamının kütleye bölümü o yöndeki ivme bileşenini büyüklüğünü verir.
Günlük yaşantımızda bir cisme bir kuvvet uygulanması söz konusu olduğunda, onun herhangi bir yolla itilmesi yada çekilmesi aklımıza gelir. Sözgelimi asılı bir mıknatıs çubuğunu yaklaştırdığımızda aynı adlı kutuplar karşı karşıya geldiğinde, asılı mıknatısın bizde uzaklaşacak yönde gittiğini; ters adlı kutupların karşı karşıya gelmesi durumunda asılı olan mıknatısın bize doğru geldiğini görürüz. Her iki durum için elimizdeki mıknatısın, asılı olan mıknatısa bir kuvvet uyguladığını ve bunun sonucu olarak asılı mıknatısın devinime başladığı söyleriz. Bunun yanında, elimizde tuttuğumuz mıknatısın da, diğer mıknatısa yaklaştırılırken çekilip ittiğini hissederiz. Doğadaki bütün gerçek kuvvetler çevreyle etkileşme sonucu çıkarlar. Bir cisim diğer bir cisme bir kuvvet etki ettirdiğinde, diğer cisim de bu cisme bir kuvvet etkiler. Buna ek olarak bu kuvvetlerin değerleri eş kuvvetleri zıttır. Bu durumda, yalıtılmış tek bir kuvvetten söz edilemez. İki cisim arasındaki etkileşime de bu kuvvetlerden birine «etki» diğerine «tepki» kuvveti denir. Başka bir deyimle,kuvvetlerden birisi «etki» olarak alınırsa, diğeri birinciye karşı «tepki» olarak alınır.
|
|
|
|
|
|
#2 (İleti Bağlantısı) |
|
TürkçüTurancı
|
Fiziğede pek merakım yoktur:Dama bişeyler öğrendim yarım yamalak,paylaşımın için sağol.
__________________
|
|
|
|
|
|
#3 (İleti Bağlantısı) |
|
Ümmet çapulcusu olduğu için atılmıştır
|
Bence bu çok önemli bir konu.
|
|
|
|
|
|
#4 (İleti Bağlantısı) |
|
Otağ Yöneticisi
|
Üniversitede Fizik-1 dersinde de (mekanikte) göreceğiniz ilk konu, Newton hiçbir zaman peşinizi bırakmayacak. Tabii, lisedekine göre daha geniş bir açıdan ele alınıyor. Bu kanunları iyi kavrar ve uygulayabilirseniz, fiziğin diğer birçok konusunda da fazla sıkıntı çekmezsiniz. Elektrikten tutunda Dalgalar'a kadar herşeyin başı kuvvet.
__________________
"Taş kırılır, Tunç erir, ama Türklük ebedidir" M. Kemal Atatürk. |
|
|
|
|
|
#5 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
ARKADAŞLAR NEWTON DENİLEN BİLİM ADAMI BOZUNTUSU ZAMANIN ZEKİ BİLİM ADAMLARININ BİLGİLERİNİ ÇALAN ŞARLATAN BİR YAHUDİ OLDUĞU NU EKLEMEK İSTEDİM.
|
|
|
|
|
|
#6 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
__________________
|
|
|
|
|
|
#7 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Albert Einstein da bir yahudidir
__________________
|
|
|
|
|
|
#8 (İleti Bağlantısı) |
|
Otağ Yöneticisi
|
Arkadaşlar, bilim adamlarının yahudi olduğunu kesin olarak bilmiyorsanız lütfen buraya bu yönde iletiler eklemeyin. Çünkü bu aynı zamanda, bilim adamlarının çoğu yahudilerden çıkmıştır, o hâlde yahudiler zeki millettir de demektir. Bu yönde propaganda yapmış olursunuz.
Böyle şeylere dikkat etmek lâzımdır. |
|
|
|
|
|
#9 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
İsaac newton yahudidir.ingilterede bir çiftçi ailesinin oğludur. Babası doğmadan ölmüştür.Anneside bir başka kişiyle evlenip üç çocuğu olmuştur. Çok iyi bir yaşam sürmüştür. hayatının son yıllarını tevrata ayırıp yahudilik için bizzat çalışmıştır.
Evet Albert Einstein de yahudidir. |
|
|
|
|
|
#10 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Soydaşlar bence bilim konusunda bunlara fazla kafayı takmamak lazım, o yahudi, şu ingiliz, bu alman, ee ne kaldı? Ne kullanacağız biz bilim adına? O adamlar zamanında iyi yapmışlar bulmuşlar, tamam, ama bunları kullanmakla o adamların soyuna, ırkına, benzemiyoruz ki, Newton'un bulduğu kuvvet konusunu öğrenince yahudi mi oluyoruz yani? Zaten Türkçülük bilinci olan birisinin başına böyle bir şey gelmez de... Buğra Şad ağabeyin de dediği gibi o da önemli bunları fazla vurgulayınca yahudiler, veya başka herhabgi bir ırk zekidir gibi bir sonuç çıkıyor ortaya.
|
|
|
|
|
|
#11 (İleti Bağlantısı) | |
|
Otağ Yöneticisi
|
Alıntı:
Ve bugünkü durumları ortada; elifi görse mertek sanacak cahil insanların hepsi o zamanında (ve bugün hâlâ) okula ve eğitime karşı çıkan kürtlerdir. Anlatmak istediğim, ortada bir bilim, buluş, teknoloji vs. varsa, bunu mutlaka almak gerekir. Bunu şu icad etti, bunu filanca buldu diyerek teknolojinin hayatımızı kolaylaştıran nimetlerinden mahrum olmak öze bağlılık değil, olsa olsa ilkellik olur. Özüne bağlı adam, teknolojinin gücünü ve nimetini kullanıp milli kalkınma sağlar. |
|
|
|
|
|
|
#12 (İleti Bağlantısı) | |
|
Türkçü
|
Alıntı:
Bu icad "gavur icadıdır " , şu icad "yahudi icadıdır" , falanca buluş "rus icadıdır" derseniz ; muaasır medeniyetlerin üzerine çıkamazsınız. Neticede osmanlının yaptığı gibi 100 sene sonra matbaa gelir.. Gerek TÜRKÇÜ düşünce ve gerekse Başbuğ ATATÜRK'ün emir ve talimatları ; kaynağı veya menşei ne şekilde olursa olsun , çağın gerektirdiği her türlü buluş ve icadı TÜRK IRKI çıkarlarına uygun olarak en iyi bir şekilde kullanmayı ön görür. |
|
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Otağ | Cevaplar | Son İleti |
| Kahrolsun Sosyalist & Komünist hareket! | Kaan13 | Sorun & Öğrenin | 5 | 06.03.2008 20:07 |
| Devrim Kanunları | Türkçü Bakış | Belgelik | 0 | 22.01.2008 21:59 |