Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı > TÜRKLÜK VE TÜRKÇÜLÜK ÜZERİNE HER ŞEY > Türklük ve Türkçülük İle İlgili Her şey > Türk - Turan Tarihi > Türk - Turan Tarihi
Kayıt ol Yardım Bozkurt Listesi Andaç Arama Bugünkü İletiler Otağları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 30.07.2007, 17:15   #1 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Ulumil - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 23.07.2007
İletiler: 89
Ulumil Rss Beslemesi
OSMANLI-KÜRT İTTİFAKI VE TÜRKMEN KATLİAMI

Yavuz Sultan Selim (1512-1520)’in Osmanlı tahtına geçmesiyle Türkmen sürgün ve katliamları hat safhaya varır. 24 Ağustos 1514’deki Şah İsmail ile Yavuz Selim arasıda geçen Çaldıran Savaşı öncesi 40 Bin üzerinde kızılbaşTürkmen katledilir. Savaş meydanında öldürülen Türkmenler hariç... Prof.Dr.Faruk Sümer; Safevi Devleti’in Osmanlılardan daha Türk çok bir Türk Devleti olduğunu söyleyerek: Safevi Devletinin kurucuları; Anadolu Kızılbaş Türk oymaklarıdır. Devletin resmi dili Türkçe’dir. On iki hayvanlı Türk Takvimini kullanmaktadırlar. Askeri teşkilatlanmaları Türk sistemidir. Edebiyatı vb. yazı sitemleri Türkçe’dir.... Demektedir ki, bütün kaynaklar bu hususu doğrulamaktadır. Yine Akkoyunlu Devleti ve Karamanoğulları Beyliği, Osmanlılar’dan daha Türktür. Çeşitli Türkmen oymaklarından ve Bayındır Beyleri’nin kurucusu olduğu aşiretler konfederasyonundan meydana gelen Akkoyunlular için John E.Woods; “300 Yıllık Türk İmparatorluğu” demektedir ki, isabetli bir saptamada bulunmaktadır. Kur’anı ilk Türkçe’ye çeviren ve Saray dahil her alanda Türk Dili’ni hakim kılan Akkoyunlular gerçek anlamda bir Türk Devletidir. Osmanlılar Türkleri aşağılarken Dede Korkut ise şöyle der: “Karanlıkta yolumu yitirirsem parolam Allah’tır/Soylu kuralın taşıyıcısı, efendimiz Bayındır Han’dır/Salur Kazan’dır savaş gününün galibi” Bölgede hüküm süren Akkoyunlu ve Safevilerin Türk Dilinin yöreye hakim olmasından rahatsızlık duyan Kürt Mollası İdris Bitlisi; Osmanlılar ile işbirliği yaparak Türkmenlerden intikam alır.

Yavuz Selim’e kadar Doğu Anadolu’da Türkmen hakimiyeti vardır. Yavuz ise; Şafi mezhebinden Nakşibendi tarikatından Kürt mollası Şeyh İdris-i Bitlisi’nin önerisi ve planlamasıyla Doğu ve Güney Anadolu’da Türkmenler katledilmişler, kurtulanlar ise Azerbaycan’a kaçmışlardır. Türkmenlerin hakim oldukları idari beylikler ve toprakları; Yavuz’un imzaladığı boş fermanları, İdris-i Bitlisi oldurarak Kürt Aşiret reisine ve ağalarına vermiştir. Böylelikle bugünkü doğudaki feodalizmin temelleri atılmıştır.

İdrîs-i Bitlîsi (Ö.8 Kasım 1520) “Selim Şah-Nâme” adlı eserinde; başta Diyarbekir olmak üzere Kürtistan memleketinde “Kürt Beyleri ve Kürt taifesinin mülk, millet, mezhep ve irsi bağlarının” nasıl güçlendirdiğini anlatırken, şehir ve yöre adlarını tek tek vererek Kızılbaş Türkmenleri de nasıl katlettiklerini “Allah’ın ve Padişah’ın yanında olan bir Molla olarak” zevkle ve kana susamış bir vampir edasıyla anlatmaktadır. Kürtler “dirlik ve birliklerini” İdrîs-i Bitlîsi’ye borçluyken, Türkler ise, Yavuz Selim ile İdrîs-i Bitlîsi’nin yaptıklarını lanetle anmaya devam edeceklerdir. Büyük bir Türk katili olan İdrîs-i Bitlîsi’nin bütün eserlerini Türkmen Tarihi açısından “Türklük bilincine sahib bir tarihcimiz” tarafından incelenip gerçek anlamda “Anadolu Türk Tarihi”nin bir kesitini ayakları üstüne oturtulması gereklidir. Yunan mezalimini ağızlarında sakız eden bazı “Türk Milliyetçi Yazarları” Yavuz ve İdris-i Bitlisi’nin Türk katliamlarını görmezlikten gelmektedirler.

Yavuz dönemimde Osmanlı yönetiminde görev alan İdris Bitlisi ve Bıyıklı Mehmet Paşa ile Kürt Aşiret Ağaları’nın durumları için; bugün Kürt gruplarından KOMKAR belgeli olarak şöyle demektedir ki çok ilginçtir:

“1535'ler de böyle bir icazet vererek, beylik topraklarının bölünmesini kolaylaştırmıştır. Kanuni Sultan Süleyman fermannamesinde aynen şöyle diyor: -Bey öldüğünde, eyaleti kaldırmayıp bütün hududu ile Mülkname'yi Humayun uyarınca oğlu bir ise, O'na kalacak, eğer müteadit ise, istekleri üzerine kale ve yerleri, aralarında paylaşacaklardır. Uzlaşmazlarsa, Kürdistan beyleri nasıl münasip görürlerse öyle yapacaklar ve mülkiyet yoluyla bunlara ebediyete kadar ila ebeddevran mutaarrıf olacaklardır. Eğer Bey, varissiz, akrabasız ölmüş ise, o zaman eyaleti, hariçten ve yabancılardan hiç kimseye verilmiyecek, Kürdistan beyleri ile görüşülüp ve ittifak edilip, onlar bölgenin Beylerinden veya Beyzadelerinden her kimi uygun görürlerse, ona tevcih edilecektir. (Hükmi Şerif, Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi, E. 11960 sayı-İstanbul) Kürt-Osmanlı Andlaşması'nın mimarı Mevlana İdris'tir. Bu anlaşmayı kabul eden ve gerekli bulan Yavuz Sultan Selim'dir. İkisi de 1520'de maalesef ölmüşlerdir. Sultan Selim, Mevlana İdris'e; -Git Kürdistan beylerini ve emirlerini topla, kendi aralarında bir beylerbeyi seçsinler demişti. Mevlana İdris ise, Kürt beylerini çok iyi tanıdığı için kestirmeden bir beylerbeyi Sultan'dan istemiş ve Bıyıklı Mehmet Paşa'yı tavsiye ederek bu işi noktalamış idi. Diyarbakırlı bir Kürt olan Bıyıklı Mehmed Paşa'da çok erken gitti ve bundan sonra Kürdistan Eyaleti Başkenti'ne Mekadonlu komutanlar gelmeye başladı. Kanuni Sultan Süleyman, bilerek veya bilmiyerek 1533-34'lerde, Bitlis'i Şeref Han'dan alıp, bir fermanla Ulame Tekelu'ya veriyor. Direnen Bitlis Beyi'nin üstüne, Diyarbekir Beylerbeyi ve kuvvetleri ile bütün Kürdistan beylerinin kuvvetlerini de katıyor ve Ulame'yi başkomutan olarak atıyor. Aynı Sultan, 1535'ler de Bağdat seferini yaptıktan sonra Kürtleri tanımaya başlıyor veya bunlarsız bir şey yapamıyacağını anlayarak, babasının Amasya'da imzaladığı anlaşmaya yukarda verdiğim arşiv numaralı Hükm-i Şerif-i yayınlıyor. Neticeye baktığımızda, Kürdistan hükümdarları, çoğunlukla topraklarını bölmemiş ve statülerini 1850'lere kadar getirmişlerdir.”

Aynı gurubun siyasi örgütünün başı Alevi Kökenli Kemal Burkay ve Munzur Çem gibileri; bu iki Osmanlı Kürtünün, Alevileri katletmesini görmezlikten gelerek, Alevi Tarihini yok sayarak “öteki tarih” dedikleri uydurma bir “Kürt Tarihi” yaratmaya çalışıyorlar. Tunceli Ovacık’ta “üçlü Kürt ittifakı” olan: Bıyıklı Mehmet Paşa, İdris Bitlisi ve Palu Beyi Cemşid ‘in; on binlerce Kızılbaşı kesmesine; aynı bölgenin adamları Kürtlük İdeolojileri adına ses çıkarmamaktadırlar. Ahlaki olarak bu çifte standart davranışlarına ne demek gerektiğine okuyucular karar versin !

Yavuz Selim’in önce Erzincan Valiliğine atadığı, sonradan da bütün doğu ve güney doğuya bakmak kaydı ile Diyarbakır Eyaletine getirdiği Dıyarbakırlı Kürt Bıyıklı Mehmet Paşa ve danışmanı Bitlisli Molla İdris; bütün bölgeyi Türkler’den temizlerler ve YÜZ BİN Kızılbaş Türk’ü katlederler. Bölgeden kaçamayan Türkler de kendilerini Kürt olduklarını söyleyerek kalırlar, baskılar sonucu da gerçekten Kürtleşirler. Doğu sınırlarını Türklere kapatan Yavuz; korumalığını da Kürt aşiretlerine bırakır. 1517’de Yavuz Selim’in Mısır’ı alması ve 74.ncü İslâm Halifesi olması ile sünnilik resmi ideoloji haline gelir ve İslâmi Devlet kimliği oluşur. Bu tarihten sonra Araplar, Osmanlı Devleti’nin yaşamı boyunca diğer halklardan üstün ve gözde konumlarına devam ederler. Türkler arasında Yavuz adı Yezit ile özdeşleşir ve lanetle anılır olur. Türk ulusal kimliği; Bozkırdaki Türkmenlerde yaşar ve ozanları Türkçe’yi geliştirir. Osmanlı Sarayı ise giderek soysuzlaşır ve yapay “Osmanlıca” denen yazı dili hakim olur. Bu nedenle Prof.Dr. Faruk Sümer; Safaviler için Osmanlılar’dan daha fazla Türktür demektedir.

Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) dönemi Osmanlı İmparatorluğu’nun zirvede olduğu bir zamandır. Ama Türkler açısından bir şey değişmez. Yine bu dönemde zülüm, şiddet ve katliamlar devam eder. Kürt kökenli Ebussuûd Efendi (1545-1574)’in Şeyhülislâm olmasıyla ve 30 yılda verdiği fetvalarla “Osmanlı toplum yaşamını” belirler ve Kızılbaş Türkmen katliamı, “Sünni Şeriatı”na göre meşruluk kazandırır. Yedi Kızılbaş öldürene “Cennetin Anahtarı” verilir. Bugün Sünni din adamları tarafından huşu ile anılarak “evliya mertebesi”ne çıkarılan Ebussuûd Efendi, Türk katliamcısı, yobaz, lanet okunacak bir zalim ve cellattan bir kişiden başka birşey değildir.

Hırvat kökenli ve nakşibendi tarikatından Kuyucu Murat Paşa 6.12 l606’da sadrazam olduktan hemen sonra Anadolu’da geniş çaplı Alevi katliamı harekatı başlatır. 155 bin Alevi Türkmeni diri diri kazdırdığı kuyulara gömdürür. Aman dileyen insanlara Kuyucu Murat Paşa’nın yanıtı; “Vurun şu pis Türk’ün başını” olmuştur. Cellatların bile öldürmeye kıyamadığı çocuğu atından inerek öldüren Kuyucu Murat Paşa üç yıl terör estirir.

Köprülü Mehmet Paşa (1656-1661) Celali ayaklanmaları bastırmak ve eşkıya tedibi adı altında; Anadolu Türkmenlerini kırımdan geçirmiş sağ kalanlara da zülüm yapmıştır. Osmanlı Vak’a-Nüvisleri ( tarihçileri) Naima ve Hoca Sadettin Efendi gibileri; kitaplarında katliamları ballandıra ballandıra anlatmaktalar ve Türkler için; “nadan” yani “kaba Türk, idraksiz Türk, hilekâr Türk” ifadesini kullanmaktadır. Başka kitaplarda ise; ‘Türk iti şehre gelince farisice ürür.’ yazmaktadır. Osmanlının ünlü şairi Nef’i ise “Tanrı, Türk’e irfan çeşmesini yasaklamıştır.” Demektedir. Divan-ı Hümayun yazarlarından Hafız Ahmet Çelebi 1499 yılında yazdığı şiirinde;



“Sakın Türk’ü insan sanma

Bin an bile olsa Türk’le birlikte olma

Türk eline şeker alsa o şeker zehir olur.

Türk’ün başını kesenken sakın gam yeme

Baban da olsa Türk’ü öldür.”



Demektedir. Tüm bunlara karşın Türk Bayat boyundan Alevilerin ulu ozanı Fuzuli (1480-1566) bir deyişinin son beytinde şöyle diyor:



“Fuzuli, gökten yere insen sana yer yok

Yürü var gel, ya Arap’tan ya Acem’den”



Gökten Allah tarafından dahi indirilse Türklerin dünyada yeri olmadığını; Arap ve Acemler hakim olduğunu belirtir ve Şiirlerinde Osmanlılara sitem eder ve kafa tutar. Alevi Türkmen aşıkları, ozanları diline ve töresine sahip çıkar ve şiirlerinde dilendirir, yöre yöre gezerek halkı bilinçlendirirler. Dedeler ve Babalar da Türkçe ibadet yaparak örf ve gelenekleri yaşatarak bugünlere getirirler.



İdrîs-i Bitlîsi ve Bıyıklı Mehmet Paşa’dan sonra Kürtlere en büyük destek sağlayan II.Abdülhamit olmuştur. Yavuz Selim’den itibaren iç işlerinde tam bir serbestlik olan bölgeye Prof.Dr.İlber Ortaylı’nın tesbitine göre “Kürt Hükümeti” denmekteydi ve “merkezi hazineye ipotek ödemezdi ve herhangi bir biçimde düzenli askeri hizmetlerle yükümlü değillerdi.” Böylesi bir bölgeye Abdülhamit, İslamcılığın bütünleştirici “ümmet” anlayışıyla birarada tutma fikriyle yeni bir yapılanmaya gidilir. Abdülhamid’in “Aşiret Mektebi-i Humayun”(1892-1907) adıyla açtığı ve aşiretlerden getirtilen şeyh ve ağa çocuklarının eğitildiği okullardan mezun olanlar; beklentilerin yerine, devlete karşı örgülenme yapan kadroları oluşturmuşlardır. Abdülhamid’in marifetlerinden biriside “Hamidiye Alayları”dır

Hamidiye Alayları, Dördüncü Ordu Komutan› Müşir Zeki Paşa’nın II. Abdülhamid’e önerisiyle 1890 yılında kurulmaya başlanır.14-15 Nisan 1891’de de “Nizamnâmesi” yayınlanarak yasal hale gelir.Ruslara yönelik olarak Şafi Kürtler’den oluşturulan Hamidiye Alayları amacına uygun faaliyette bulunmaz. Hamidiye Alayları daha çok eşkiyalık yapar. Ermeni ve Alevi köylerine baskınlar düzenleyip çapulculuk yaparlar 23 Temmuz 1908 ‘de İkinci Meşrutiyet’in ilanından hemen sonra Eylül 1908 ayında Kürt Hamidiye Alayları’nın silahlarını ellerinden almak isteyen İttihat’çılar bunu başaramazlar İttihat ve Terakki Cemiyeti içinde Türkçülük akımı giderek güçlenir ve hakim olur. Şafi Kürtlerin ağa ve aşiret reislerinin çocuklarının eğitildiği İstanbul’daki “Aşiret Mektebi”nde ve Hamidiye Alaylarında ise Kürt milliyetçiliği filizlenmiş ve örgütlenmeye başlamıştır. Bu durum Doğu Anadolu’da Alevi-Şafi çatışmasını beraberinde getirir. Sonuçta; Okul Müdürü Kolağası Kamil Bey; “bunlar aşiret değil haşerat!” der...
Ulumil adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30.07.2007, 20:33   #2 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik tarihi: 05.07.2007
İletiler: 209
Kubilay Kagan Rss Beslemesi
Ben her zaman Şah Ismail eğer Yavuz Sultan Selim'i yenseydi Türklük için daha hayırlı olurdu derim. Şah Ismail, Selim'in ateşli yüzünden yenilmiştir. Toplar Şah Ismailin ordusuna ulaşmamışdı henüz.

Türkmenler ayrıca Hırvat pisliği olan kuyucu murat paşa tarafından da katledilmiştir. Bazı tarihcilere göre hırvat Murat Paşanın öldürdüğü Türkmen sayısı 300.000dir.
Kubilay Kagan adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 31.07.2007, 10:48   #3 (İleti Bağlantısı)
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 30.07.2007
Yaş: 35
İletiler: 23
(* Türk_Malatya_Türk *) Rss Beslemesi
Osmanlı dönemi Türklük için felaket olmuştur.Osmanlı hem Türkten asker almış hemde ama devşirme paşalara anadolu Türk insanını kırdırmıştır. Bende keşke Şah İsmail Yavuzu yenseydi diyorum. Öyle olsaydı bugün ne kürtler olurdu nede yobazlar.
(* Türk_Malatya_Türk *) adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 31.07.2007, 16:36   #4 (İleti Bağlantısı)
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 04.07.2007
İletiler: 8
Kök-Türk Rss Beslemesi
Yavuz Sultan Selim'in Türklüğe vurduğu darbeler saymakla bitmez.

Yavuz'un Anadolu dışındaki Türklere yönelik genelde es geçilen bir başka ihaneti de Memluklular Devleti'nin yıkılmasıdır. Haçlı Seferleri döneminde, Mısır'ın idaresini ellerine almış Oğuz kökenli Kölemen(Memluk) beyleri, kurdukları devlete tarihte ilk kez resmen "Türkiye" ismini verecek kadar Türkçülerdi.

Türkçü Anadolu kızılbaşlarını, Türkçü Safevileri, Türkçü Kölemenleri yok etmekten çekinmeyen Yavuz'un, sadareti boyunca Avrupa'ya yönelik tek bir sefer bile yapmaması dikkat çekicidir.

Yavuz Sultan Selim'in annesinin bir Pontus Rumu, halefi olacak oğlu Kanuni'nin annesi olan eşinin de bir Polonya Yahudisi olduğunu da vurgulamak gerekir diye düşünüyorum.
Kök-Türk adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.08.2007, 11:34   #5 (İleti Bağlantısı)
Irkdaşının adresini kürtlere veren kahpe bir şerefsizdir
 
Üyelik tarihi: 04.08.2007
Yaş: 24
İletiler: 51
HorosanEreni Rss Beslemesi
Tanri belalarini versin Arap Kürt kirmasi Osmanlinin cani cehenneme...

Simdiki yeni dölleri AKP ve Ülkücülerde ayni islerini devam ettiriyor Türklüge karsi mehzepcilik dincilik seriyatcilik Kürtcülük hersey var....
HorosanEreni adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06.08.2007, 00:09   #6 (İleti Bağlantısı)
Çapulcu ülkücü olduğu için atılmıştır
 
Üyelik tarihi: 06.08.2007
İletiler: 1
Ahiskali Rss Beslemesi
Alıntı:
Kök-Türk´adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Yavuz Sultan Selim'in Türklüğe vurduğu darbeler saymakla bitmez.

Yavuz'un Anadolu dışındaki Türklere yönelik genelde es geçilen bir başka ihaneti de Memluklular Devleti'nin yıkılmasıdır. Haçlı Seferleri döneminde, Mısır'ın idaresini ellerine almış Oğuz kökenli Kölemen(Memluk) beyleri, kurdukları devlete tarihte ilk kez resmen "Türkiye" ismini verecek kadar Türkçülerdi.

Türkçü Anadolu kızılbaşlarını, Türkçü Safevileri, Türkçü Kölemenleri yok etmekten çekinmeyen Yavuz'un, sadareti boyunca Avrupa'ya yönelik tek bir sefer bile yapmaması dikkat çekicidir.

Yavuz Sultan Selim'in annesinin bir Pontus Rumu, halefi olacak oğlu Kanuni'nin annesi olan eşinin de bir Polonya Yahudisi olduğunu da vurgulamak gerekir diye düşünüyorum.
Yavuz Sultan Selim Osman Gazi Boyundandir,Türkmen Kayi Boyundandir yani.Ne demek Türk Düsmani?
Osmanliogullari Türkmen soyundandir.Safevi Devleti ise iranlasmis Sii Devleti idi,Kizilbas Alevilerini güzelce bir kullandilar ve sonra unutdular.

Ben Ahiska Türkü olarak Atalarimda Osmanli Türküyüz.
Bu böyle biline.
Ahiskali adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06.08.2007, 00:18   #7 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
Gökhan - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 15.12.2005
Yaş: 29
İletiler: 1.194
Gökhan Rss Beslemesi
Alıntı:
Ahiskali´adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Yavuz Sultan Selim Osman Gazi Boyundandir,Türkmen Kayi Boyundandir yani.Ne demek Türk Düsmani?
Osmanliogullari Türkmen soyundandir.Safevi Devleti ise iranlasmis Sii Devleti idi,Kizilbas Alevilerini güzelce bir kullandilar ve sonra unutdular.

Ben Ahiska Türkü olarak Atalarimda Osmanli Türküyüz.
Bu böyle biline.

Türkleri mezheplerine göre ayrıp düşmanlık eden çapulculardan biri olduğun belli Safeviler şiileşmemiştir ama osmanlı araplaşmış melezleşmiş ve piçleşmiştir.
Gökhan adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06.08.2007, 01:16   #8 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik tarihi: 05.07.2007
İletiler: 29
yalvaç Rss Beslemesi
Bugünkü kürt denen kıroların bölgeye yerleşmesi, Yavuz Sultan Selim tarafından olmuştur. Yani bugün boğuştuğumuz derdin çıkış kaynağı osmanlının ta kendisidir. Alevi Türkmenlerini katletmeleri amacıyla kürtleri bölgeye Yavuz getirmiştir.
yalvaç adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17.11.2007, 10:31   #9 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik tarihi: 17.11.2007
Yaş: 71
İletiler: 3
tolonbey Rss Beslemesi
Sevgili Gökhan,
Osmanli sultanlari gayri Türklerle evlene evlene genleri daha ziyade ana tarafina dönmüstür.Türklükle pek baglari kalmamistir.Zaten bu yüzden Türke düsman kesilmislerdir.

Osmanlida sadece bir Türke vezirlik görevi verilmis birde anasi babasi Türk olan padisah olmustur.Genc padisahida Seyhul islamlar,saraydan katillere teslim edilip,yedikule zindanlarina götürülüp,tecavüz dahil.hertürlü rezillik yapilarak bogazina ip takilarak öldürülmüstür.

Sevgili Gökhan,Yavuz Sultan Selim ölüm yataginda Kürt Seyhul islama bir mektup yazar,yastiginin altina kor.
Ölünce yastigi basinin altindan cekilirki pat diye yere bir zarf düser.
Zarfin üstünde söyle yazmaktadir.
Bu mektubu okumadan Seyhulislam Ebussuuda verin.
Mektup Ebussuuda verilir.

Acaba mektubun icinde ne yaziyordu diye merak ediyorsunuz.
Kisaca anlatiyim.

Eyyyyyyyyyyyyy Ebussuud,yarin Allah bana soracak,100,000 lere varan sucsuz insanlari niye öldürdün?Ben diyeceyimki ,fetvayi enbüyük din adami olan seyulislam verdi,Suclu odur deyip seni göstereceyim,SEN KIMI GÖSTERECEKSIN?

Evet,Yavuzun görülüyorki ölürken USU basina geldi,ama cok gec.Milyona varan Türkmenin kanina girdi ve karilarinida askerlere dagitti Allahsiz din adami fetvalariyla.

Türke bu zulum yapilirmi.
Tanri derki dinde zorlama yoktur.
Ama Osmanlinin isi gücü zorlamaydi.
Peki illada Araplastirma emrini bu caniler nerden almaktadiylar.
Evet sevgili gökhan.
Osman ogullarinin Türklükle nerdeyse bir bagi kalmamistir.Cünkü devamli gayri Türlerle evlenmislerdir.
Yoksa,kendi irkina bu serefsizlikleri yapapabilirlermiydiler.

Bunlar daha devede bir tüy,sevgili Gökhan,daha geride ne katliamlar var neler var neler.
Fatih 9 aylih torunu Orhani anasinin kucagindan vezirine zorla aldirtarak,ananin feryatlarina aldirmayarak kafasini kestirmistir.
Bu isi yapamam diyen vezire,eyer yapmazsan ben senin kafani bu kilicla koparirim deyince,vezir,büyük dehst icinde 9 aylik Orhani ana kucagindan zorla alarak kafasini kesmistir.
Osmanlinin deyerli vatandaslari,Araplar,Kürtler,Ermeniler,Yahudiler,R umlar,Sirplar vs irelerdi.
Ama sonunda enbüyük darbeyi bunlardan yedi ve zulmettigi Türklerin eline muhtac kaldilar.
Nederler,ZULMEDEN BULUR, INLEYENDE ÖLÜR.
Nekadar güzel söylemis atalarimiz.
Sevgili Gökhan.
Belki basini agrittim kusura bakma.
Istersen ,tasi taragi toplayip gideyim ne dersin?

Tekrar görüsmek üzere.
tolonbeg
tolonbey adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17.11.2007, 10:38   #10 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik tarihi: 17.11.2007
Yaş: 71
İletiler: 3
tolonbey Rss Beslemesi
Sevgili Gökhan,

Ahiskali yerine sizin adinizi yazdim kusura bakma
Kalin saglicahla
tolonbeg
tolonbey adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17.11.2007, 15:10   #11 (İleti Bağlantısı)
Çapulcu ülkücü olduğu için atılmıştır
 
Üyelik tarihi: 10.11.2007
Yaş: 18
İletiler: 61
bozkurterman Rss Beslemesi
bizim için öncelik Türklük mezhep veya din farklılıkları ikinci plandadır...
ama birde şu var bunu herkese soracağım...
dini farklı Türk nasıl ortak davada yanyana olacak olabilir mi?
cevaplarınızı bekliyorum...
bozkurterman adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17.12.2007, 00:52   #12 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Şadılı Oymağı - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 09.09.2007
Yaşadığı Yer: TÜRKİYE(KOCAELİ)
Yaş: 20
İletiler: 54
Şadılı Oymağı Rss Beslemesi
TÜRKÇÜ IRKTAŞIM SANA GERÇEKTEN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM BU DEĞERLİ BİLGİLERİ BİZİMLE PAYLAŞTIĞIN İÇİN
Şadılı Oymağı adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20.01.2008, 19:43   #13 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik tarihi: 10.01.2008
İletiler: 17
TANRIKUT METE Rss Beslemesi
Zaten Osmanlı Devleti'ne Türk Devleti demek için baya bir düşünmek gerekir. Bu başlığı açıp bizi aydınlatan Ulumil kandaşıma da teşekkürlerimi sunuyorum
TANRIKUT METE adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.02.2008, 09:46   #14 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Atlı - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 17.02.2008
İletiler: 112
Atlı Rss Beslemesi
Yavuz Sultan Selim anası Rum olan bir ..........!

Y.N. Hakaret yok.
Atlı adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.03.2008, 17:42   #15 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik tarihi: 26.01.2008
İletiler: 66
Almıla GokTurk Rss Beslemesi
Bu Otag sayesinde cok sey ogreniyorum. Osmanli torunuyuz diye ovunenler var ama megersem Turkleri katletmisler, cok uzgunum
Almıla GokTurk adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni ileti yazma yetkiniz etkindir.
İletilere cevap verme yetkiniz etkindir.
Eklenti ekleme yetkiniz etkindir.
Kendi iletisinizi değiştirme yetkiniz etkindir.

İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Geri uyarılar are Açık
Geri bildirim are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Cevaplar Son İleti
TÜRKMEN OĞLU Özge Terken Türk Şiiri 3 18.04.2008 23:03
HOCALI KATLİAMI İsenbike Türkçü Bakış 29 26.02.2008 22:08
YÖRÜK / TÜRKMEN SÖZLÜGÜ TürkOğuz Türk Şiiri 5 20.01.2008 23:56
Türkmen katliamı K_O_P_R_U_L_U Türkçü Bakış 14 13.07.2007 18:43
Diyap Ağa Kürt mü Türkmen mi? Mengdibay Türkçü Bakış 5 14.02.2006 19:16


Otağ Saati: 05:28 .




Atsızcılar @ 2005