![]() |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
varis
varis
Varis kelimesi, Latincede kıvrımlı anlamına gelen varix kelimesinden türetilmiştir. Deri ve deri altındaki kıvrımlı, genişlemiş, büyümüş, bazen bir ağ görüntüsü oluşturan toplar damarlara varis denmektedir. Varisler genellikle bacaklarda ve ayak bileklerinde oluşurlar. Kanı kalbe geri taşıyan damarlar toplardamar olarak adlandırılır. Bu damarlar kan akışının kalbe doğru tek yönlü olmasını sağlayan kapakçıklar içerirler. Toplardamarlarda oluşan tıkanıklıklar ve aşırı basınç bu kapakçıkların düzgün kapanmasını engelleyerek geriye doğru kaçaklara sebep olurlar. Sonuçta bacaklardaki yüzeysel toplardamarlar genişler, uzar ve büklümlü bir görüntü ile varisler oluşur. Gece oluşan kramplar, kaşıntı, şişkinlik, ayakta kalma ile ağrı, sıkça görülen şikayetlerdir. Bu şikayetler varislerin büyüklüğü veya sayısı ile orantılı değildir. Bayanlarda hamilelik ve menstruasyon sırasında varislerle ilgili şikayetler artar. Hanımlarda varislere, erkeklere oranla 4 kez daha fazla rastlanmaktadır. Anatomik olarak 3 tip varis vardır: 1) Iri yeşilimtrak ana varisler. 2) Cilt altında ağ biçiminde yapılar oluşturan morumsu retiküler varisler 3) Kırmızı ipliksi varisler Toplardamarlar (venler, venalar) açıklığı kalbe doğru bakan kapakçıklar içerir. Bu kapakçıklar, göğüs ve karın içinde, öksürme, hapşırma, ıkınma, yürüme, koşma gibi sebeplerle basıncın arttığı durumlarda bu artışın uzuvlardaki toplardamarlara yansımasını engeller ve kan akımı daima kalbe doğru olur. Kapakçıklarda herhangi bir nedenle ( Geçirilmiş flebit, aşırı şişmanlık, irsiyet, doğumlar vb.) oluşan kaçaklar, daha aşağıdaki damarlarda aşırı basınç artmasına sebep olur. Zaman içinde yüksek basınç ile normalden fazla gerilen bu damarlarda, genişleme, uzama ve büklümlenmeler oluşur. Bir yandan genişleyerek deforme olan bu damarlar, kendi içlerindeki kapakçıklar da karşılıklı gelemediklerinden, aşağıya doğru kaçaklara, venöz dolaşımda iki yönlü akımlara yol açarlar. Böylece daha da aşağılara yansıyan yüksek basınç, buralardaki venlerde de varislerin oluşmasına sebep olur. varis'in tedavi Yöntemlerine değinecek olursak..... 1) Ameliyat burada iki seçenek vardır. a) Yeni Yaklaşım: 10 dakika kadar ayakta durma ile varislerin iyice belirginleşmesi sağlanır. Varisler büyük dikkatle tek tek işaretlenir. Bu teknikte varisler cilde yapılan 1 mm'lik mikro kesilerden dikkatlice alınır. Dikiş kullanılmaz. Sağlam damarsal yapıların korunması bu yaklaşımın temel ilkesidir. Hasta girişimi izleyen birkaç saat içinde evine yollanır. Genellikle 3-4 günden sonra tamamen normal yaşama dönülür. b) Klasik Yöntem: Bu yaklaşımda varisli bölgeler kaba olarak işaretlenmekte ve işaretlenen bölgelerde ciltte 2-4 cm kesiler yapılarak varikoz damar paketleri çıkartılmaktadır. Alınan damarların vücutta kalan uçları bağlanarak kanamalar önlenmektedir. Bu işlem tamamlandıktan sonra kasıktan ayak bileğine uzanan Büyük Safen Veni, " Stripper" (varis teli) ile kopartılarak alınmaktadır. Bu yöntemin sakıncaları, çoğu zaman sağlam olan safen damarının, varislerin tekrarlayacağı endişesi ile alınması ve hastanın birkaç gün veya 1 hafta hastanede kalmasını gerektirmesidir. 2) Skleroterapi (Iğne) Küçük varislerin giderilmesinde kullanılan bir tekniktir. Bu yöntemde hastalıklı damarın içine çok ince bir iğne ile girilerek, az miktarda, damarı kurutan ilaçlar verilir. 3) Işın Tedavileri (Laser, Photoderm) İğne tedavisinde olduğu gibi küçük ipliksi varislerin tedavisinde önemli yeri vardır. İğne ile girilemeyen kılcal varislere belli dalga boylarında IŞIK yollanarak hasta damarda hasar oluşturulur ve kurutulan damar daha sonra vücut tarafından eritilerek yok edilir. Bu yöntemde de varisli bölgeye 2-4 seans tedavi uygulamak gerekir. Varis tedavisinde amaç yakınmaları geçirmek ve komplikasyonları önlemektir. Bazen varisli hastadaki tek yakınma görüntü bozukluğu olabilir, bu durumda da estetik nedenle tedavi yapılmaktadır. Varis yapısal bir bozukluk olduğu için ilaçla tedavisi yoktur. Flebit, ülser gibi komplikasyonlar oluşur ise ilaçlar tedaviye eklenir. Varisten korunmak amacı ile ve erken devredeki varis hastalarına -Varis çorabı giymek -Düzenli olarak geceleri bacakları yukarıya kaldırmak. -Çok uzun süre oturmaktan veya ayakta hareketsiz kalmaktan kaçınmak. -Egzersiz yapmak ve kilo almamak önerilir. Eğer bu önlemler yeterli olmaz ise cerrahi tedavilere başvurulur. Ligasyon ve stripping olarak adlandırılan cerrahi tedavi, varis probleminin standart tedavisidir. Buna karşılık uygun vakalarda yapılan skleroterapi, lazer tedavisi ve radyofrekans tedavileri daha risksiz ve nekahat devreleri daha kısa süren tedavilerdir. Ancak daha yeni yöntemler olan lazer ve radyofrekans tedavilerinin uzun dönem sonuçları, hastalığın tekrarlayıp tekrarlamayacağı tam bilinmemektedir. ırktaşlarıma önerilerim ; -Değiştirebileceğiniz risk faktörleriniz için doktorunuzdan görüş alınız. -Uygun olan her ortamda bacaklarınızı ayak bilekleriniz kalp seviyesinin üzerine gelecek şekilde kaldırarak dinlendiriniz. -Seyahatlerde mümkün olduğunca bacaklarınızı kıvırmadan, uzatarak oturabileceğiniz yerleri seçiniz. -Uzun seyahatlerde mümkünse sık mola veriniz ve molalarda ayakta durmak veya oturmak yerine yürüyünüz. -Uzun seyahatlerde doktorunuza danışarak uygun varis çorapları kullanınız. - kilo almayınız -egzersiz yapınız. |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|