Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı > TOPLUMSAL KONULAR > Toplumsal Konular > Sağlık > Sağlık
Kayıt ol Yardım Bozkurt Listesi Andaç Arama Bugünkü İletiler Otağları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 08.09.2007, 04:13   #16 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
KOCATÜRK - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1.016
KOCATÜRK Rss Beslemesi
Bilgisayar Kullanımına Bağlı Göz Yorgunluğu

Günümüz modern teknolojisinde, ister iş hayatı ister özel hayat olsun, bilgisayarların yeri ve önemi inkar edilemez. Bu makinelerin faydası yadsınamamakla birlikte, kullanımları yüksek görsel dikkat istemektedir. Bilgisayar kullanımına bağlı olarak artan şikayetlerin büyük çoğunluğu, gözlerle ilgili olanlarıdır.

Bilgisayar kullanımına bağlı olarak, gözün kendisinde ya da görme kalitesinde birtakım problemlerin meydana gelmesi, göz yorgunluğu hali olarak yorumlanmaktadır. Sıklıkla görülen belirtileri şöyle sıralanabilir: Yorgun ve ağrılı gözler, gözlerde yanma ve batma, bulanık görme, kuruluk hissi, sulanma, kaşıntı, kızarıklık, gözleri kısarak bakmak, odaklama zorluğu, çift görme, yazı karakterlerinin veya grafiklerin etrafında ışık hareleri ya da saçılmalar görmek, ışığa karşı hassasiyet, baş ağrısı, boyun, sırt ve omuz ağrısı.

Sayılan bu belirtilerden bazılarının, bilgisayar karşısında çalışırken yaşanıyor olması, bilgisayara bağlı göz yorgunluğunu işaret ediyor olabilir. Belirtilerin görülme sıklığı ve şiddeti, kişiye bağlı sebepler dışında, çalışma ortamının şekline ve kişinin alışkanlıklarına göre de değişiklikler gösterecektir. Bu bağlamda, bilgisayar kullanımının gözlerde yarattığı problemlerden ve çözüm önerilerinden bahsetmek faydalı olacaktır.

Bahsedilen yorgunluk belirtilerini kendisinde hisseden kişi ilk olarak muayenesini yaptırıp, göz sağlığı hakkında bilgi edinmelidir; çünkü bu belirtilerin en büyük nedeni gözlerdeki kırma kusurudur (gözlük veya lens takmayı gerektirecek numara bozukluğu). Miyopi, hipermetropi, astigmatizma gibi kırma kusurlarının olup olmadığı saptanarak bunların gözlük camı veya lenslerle düzeltilmesi bu konudaki ilk aşamadır. Ayrıca halen kullanılan gözlük camı veya lenslerin numaralarının yetersiz kalması da göz yorgunluğuna sebep olabilecektir. Burada, halk arasında yaygınca inanılan yanlış bir görüşe değinmek ve doğrusunu anlatmak yerinde olacaktır; bilgisayar kullanımı insanların gözlerini bozmaz. Ancak mevcut olan ve kişinin o ana kadar önemsemediği veya bilmediği bir kırma kusurunun, belirtileriyle ortaya çıkmasına aracılık eder. Çalışma koşulları çok aşırıya kaçmadıkça normal bir göz bilgisayar karşısında bozulmaz.
Yakın objelere bakarken gözlerde meydana gelen uyum değişiklikleri, tıp dilinde akomodasyon olarak adlandırılır. Uzaktaki cisimden yakın bir cisme bakıldığında, gözlerdeki birtakım küçük kaslar kasılarak, kristal lens dediğimiz göz içindeki merceğin çapını değiştirir, böylece gözler yakına uyum sağlamış olur. Farklı uzaklıktaki objelerin her an net görülebilmesi, ancak bu bahsettiğimiz akomodasyon mekanizmasının sorunsuz çalışabilmesiyle mümkündür. Mekanizmada yetersizlik oluşursa, bilgisayar monitöründeki objelere ve/veya uzaktaki cisimlere bakarken kısa veya uzun süreli geçici bir bulanık görme hali oluşur. Normal şartlarda gözler, yakından uzağa ( veya uzaktan yakına) yarım saniye içerisinde uyum sağlarlar, yani yakın objeye bakarken birden uzaktaki cismi seçmek ve onu net algılamak bu süreyi geçmemelidir. Eğer bu süre uzarsa uyum mekanizmasında yetersizlik söz konusudur. Bu durum göz yorgunluğu ve baş ağrısına yol açacaktır, tedavisinde gözlükler kullanılmaktadır.

Akomodasyon (uyum) mekanizması, 40 yaşından sonra insanlarda doğal bir süreç olarak yetersiz olmaya başlar ve 60 yaşlarında tam yetersizlik gelişir. Bu duruma presbiyopi (yaşa bağlı yakın görme bozukluğu) adı verilir. Tedavisi yakın okuma gözlüğüdür ve genellikle 35-40 cm’ lik yakın okuma mesafesine göre ayarlanarak verilir. Ancak bilgisayar karşısında çalışırken monitörler genellikle 70- 75 cm uzakta bulunur, bu mesafeyi net görmek için ikinci bir yakın gözlük edinmek yararlı olacaktır, çünkü esas yakın gözlüğüyle monitöre bakmak, mesafe uygunsuzluğu nedeniyle gözleri yoracaktır.

Bilgisayarlarda ekran özellikleri, gözleri etkileyen diğer bir önemli faktördür. Çalışmalar sonucu anlaşılmıştır ki, gözler monitöre baktığında tam bir kilitlenme (yani tam bir ekrana uyum) sağlanamamakta, yukarda bahsettiğimiz küçük göz kasları sürekli kasılıp gevşemekte ve kristal göz merceği devamlı şekil değiştirmektedir; bunun anlamı gözlerin ekrana tam odaklanamamasıdır, tabii ki sonucunda göz yorgunluğu şikayetleri başlayacaktır. Bu sebeple, göz sağlığı açısından, kullanılan ekranlar yüksek çözünürlü ve düşük parlaklık oranlı olmalıdır, büyük ve daha gelişmiş teknoloji ürünü ekranlar (LCD) en sorunsuz ekran tipleridir. Koruyucu filtre kullanılması hem yansımayı azaltır, hem de düşük bir oranda da olsa monitörden yayılan radyasyonu süzer. Teknik bir bilgi olarak, 14’’ lik monitörlerin, yeni teknoloji ürünü düşük radyasyonlu büyük monitörlere oranla on kat daha fazla radyasyon yaydığını burada vurgulayalım.

Gözlerde kuruma hissi, bilgisayar kullanıcılarının en sık karşılaştığı sorundur; yanma, batma, kaşınma, göz yaşarması ve kızarma ile kendini belli eder. Bu durum kontakt lens kullananlarda daha belirginleşir, sebebi lensin doğallığını koruyan gözyaşı tabiatının monitör karşısında değişmeye başlamasıdır. Gözdeki kuruma hissinin en büyük sebebi, monitöre bakarken normalin 1/3’ üne inen göz kırpmalarıdır, çünkü insan yakındaki bir objeye dikkatini verdiğinde refleks olarak daha az göz kırpmaya başlar. Gözkapakları her kırpmada gözyaşını kornea dediğimiz saydam tabakaya yayıp, oksijenlenmesini, nemlenmesini ve beslenmesini sağladıkları için, az kırpıldığında gözler kuru kalacak ve batmaya başlayacaktır. Diğer bir sebep monitörün göz hizasının üzerinde bulunmasıdır, bu durumda gözler yukarı doğru bakacağından kapaklar daha açılmış kalacak, bu da göz yaşının buharlaşmasını arttırarak kurumaya yol açacaktır. Ayrıca, çalışma ortamındaki havalandırmanın nem oranının yüksek olması ve havalandırmanın direk göze doğru gelmesi de gözlerde kurumaya yol açabilecektir. Bilgisayar kullanırken, sayılan bu etkenlerden gözlerin kurumasını önlemek için, göz kırpma sayısını bilinçli olarak arttırmak, belirli aralıklarla uzağa bakarak göz kırpma refleksini normale döndürmek alınacak önlemler arasındadır. Monitörü göz hizasının altına yerleştirmek gerekir, bunun ayarı monitörün üst kenarının göz seviyesinin biraz altında kalmasını sağlayarak yapılabilir. Bu önlemlerle geçmeyen göz kuruması, suni gözyaşı damlalarıyla tedavi edilmek durumundadır.

Gözlerimizde, fazla ışığın içeri girmesini ve gözü rahatsız etmesini engelleyen bir mekanizma bulunmaktadır. Aşırı parlak bir ışık bu mekanizmayı otomatik olarak devreye sokar ve gözün daha fazla çalışarak efor sarf etmesine neden olur. Bunun uzun sürmesi durumunda gözler yorulacak, bu aşırı ışıklı ortamdan rahatsız olduğunu, yorgunluk belirtilerini ortaya çıkararak anlatmaya çalışacaktır. Çalışma ortamında direk göze gelen bir ışık kaynağını ortadan kaldırmak gerekir, pencereden sızan ışığın arkaya alınması da gözleri rahatlatacaktır. Kullanılacak ışık kaynağının, arkadan, omuz hizasından monitöre veya çalışma masasına düşecek şekilde ayarlanması gerekir. Ayrıca monitörün kontrast ve parlaklık ayarının da uygun bir şekilde ayarlanması yerinde olacaktır, ekran zemin renginin açık, yazı karakterlerinin ise koyu renklerde tercih edilmesi gözlerin zorlanmasını önleyecektir.

Bilgisayar karşısında çalışırken, gözlerin sağlığını korumanın en güzel yolu, onları sık sık dinlendirmektir. Her yarım saatte bir ara vermek, birkaç saniye kapalı tuttuktan sonra uzaktaki bir objeye bakıp gözleri rahatlatmak yeterlidir. Çalışma masası ve sandalyesinin ergonomi kurallarına uygunluğu vücudu da rahatlatacaktır. Uzun süreli çalışmalarda, saat başı yapılacak basit vücut egzersizleri, diri kalmaya yardımcı olacaktır.
KOCATÜRK adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.2007, 04:14   #17 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
KOCATÜRK - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1.016
KOCATÜRK Rss Beslemesi
Bilgisayar masası ve çalışma alanı

Aslına bakarsanız problem bilgisayar masanızdan başlıyor. Bunun için öncelikle kendinize birkaç soru sormanız gerekiyor.

Monitörünüz ne kadar yüksek ? Göz seviyenizde mi, yoksa ona bakmak için başınızı aşağı ya da yukarı kaldırıyor musunuz ? Konumuza başlamadan önce monitörünüzü göz seviyesine getirmeniz gerekiyor. Bunu yapmak için bilgisayar masanızın ayarını ve monitörünüzün konumunu aşağı doğru azaltarak ya da yukarı doğru çoğaltarak iyice göz seviyesine getirmeniz gerekiyor. Yapmanız gereken en doğru hareket ise, göz seviyeniz için doğru pozisyonu bulana kadar düzeltmeye çalışmak. Bunun için monitörünüzün omuz seviyesinde olmasından yola çıkabilirsiniz. Eğer masanızın ne kadar büyük olacağına karar veremiyorsanız bunun için size bir öneride bulunabiliriz. Aslına bakarsanız her bilgisayar ya da çalışma masasında olduğu gibi sizde masanızda yer alan bilgisayarı, CD'ler, kitaplar, dokümanlar ve bunlara benzer birçok şey ile paylaşacaksınız. Bu nedenle ne kadar büyük bir masa kullanırsanız sizin için çok daha rahat olacaktır.
KOCATÜRK adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.2007, 04:15   #18 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
KOCATÜRK - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1.016
KOCATÜRK Rss Beslemesi
KOCATÜRK adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.2007, 04:15   #19 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
KOCATÜRK - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1.016
KOCATÜRK Rss Beslemesi
Yazıcınız çalışma ortamının neresinde yer almalı?

Kesinlikle yazıcınızın bilgisayar masanızın aşağısında bulunmaması gerekiyor. Bu kesinlikle tavsiye etmediğimiz bir durum. Sürekli olarak aşağıya doğru eğilmeniz sizi oldukça yoracaktır.

Fare bu konuda belki de tek başına en önemli konulardan biri olabilir. Bazı çalışma masaları, klavyeler için oldukça kısa ya da küçük bölümler ayrılarak tasarlanırlar. Bu da sizin için bir dezavantajdır çünkü klavye ile yazmak için yeterli alanı bulamazsınız. Buna paralel olarak da, farenizin hareket alanı ve koymak istediğiniz asıl yeri yetersiz kalacaktır. Eğer klavyeniz ve fareniz masanızın üzerinde aynı seviyede değilse, bu bir ergonomik sorun haline gelmiş demektir. Farenizin, klavyenizin hemen sağında bulunması gerekiyor. Tabi bu örneği sol eli faresini kullanan kullanıcılar sol olarak algılayabilirler. Yapacağınız bu değişiklik omzunuzu birçok travmadan koruyacaktır. Word dosyasıyla çalışırken veya MSN ya da ICQ gibi programlarla sohbet yaparken, ekranınızda herhangi bir şeye tıklamak istediniz. Tabi bu eylemi gerçekleştirmeniz için ilk yapmanız gereken, elinizi farenize uzatmak olacaktır. Eğer iki işi aynı anda yapıyorsanız, omuzlarınıza ağır zarar verebilirsiniz. Bunun sebebi ise omuzlarınızı her iki tarafa da hareket ettirmiş olursunuz.

Çalışma masanızın ideal yüksekliği ne olmalıdır? Bunu ayarlamadan önce sandalyenizde nasıl oturduğunuza bakmanız gerekiyor. Buna sebep olarak, sandalyenizde oturduğunuz açıya göre masanızı ayarlamanız gerekmesini gösterebiliriz. Masanızın yüksekliğini ayarladığınızda, monitörünüz göz hizasında olmalıdır. Bunların yanı sıra, klavyeyle çalışırken dirseklerinizin 90 derecelik bir açıda olması gerektiğini unutmayın.

Masanızın altında yer alan ayak boşluğunuzu ne kadar tutmalısınız? Birçok masanın alt tarafında bazı raflar yer alır. Bu raflar kullanım alanınızdan yerler. Şimdi kendinize sormanız gereken soru şu olmalı; ayaklarımı nereye doğru uzatmalıyım? Eğer bilgisayarınızın karşısında uzun süre çalışacaksanız, çoğu zaman bir gerilme ihtiyacı duyacaksınız demektir. Bu yüzden tüm bu hareketleri ve genel durumunuzu göz önünde bulundurarak seçim yapmalısınız. Çalışma alanları her geçen gün değişen bilgisayar teknolojilerine göre değişiyorlar. Siz her ne kullanırsanız kullanın, masanızda otururken daima dik durmayı tercih edin. Bu duruş sizin için en ideal olanıdır unutmayın. Fakat günümüz ofislerinin ve çalışma alanlarının yarattığı yorgunluk ve bitkinliğin en büyük sebebi, uzun saatler yanlış şekillerde çalışmaya dayanır. Eski ve rahatsız edici her türlü eşyadan ya da alışkanlıktan kaçınıp, kendiniz için doğru olanı yani, konforlu olanı seçin.
KOCATÜRK adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.2007, 04:16   #20 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
KOCATÜRK - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1.016
KOCATÜRK Rss Beslemesi
Sağlığınız için en doğru donanımı seçin

Fare

Kullanacağınız farenizi seçerken, satın alacağınız marketteki incelemelerinizde sizi en çok etkileyen ve ergonomi konusunda en başarılı olanını seçmeniz gerekiyor. Çünkü fare ergonomi konusunda büyük önem taşıyor bunu daha önce de belirtmiştik. Aslına bakarsanız farenizi satın almadan önce yapmanız gereken en doğru şey; satıcı elemana açık ve test ürünü olan bir fareyi denemek istediğinizi söylemek. Eğer deneyip alırsanız, ileride sorun olmaz. Ergonomik olarak adlandırılan ve samca sapan boyutlara hatta abuk yetilere sahip farelerden mümkün olduğunca uzak durun. Asla rahat vermez aksine parmak ve kollarınızı oldukça kısa bir sürede ağır bir şekilde rahatsız ederler. Örneğin: elleriniz ufaksa eğer, avucunuzun içine sığabilecek türden bir fare bulmanız en doğru seçim olacaktır.
KOCATÜRK adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.2007, 04:17   #21 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
KOCATÜRK - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1.016
KOCATÜRK Rss Beslemesi
Klavye

Eğer uzun uzun yazı yazıyorsanız,mutlaka ellerinizi ve koruyacak bir klavye almalısınız. Aslına bakarsanız eğer, en iyi klavye: natural olan klavye. Yani ellerinizin natural yapısına ve genel duruşuna göre tasarlanan klavye. Fakat birçok kullanıcı yüksek fiyatları yüzünden bu tür klavyelerden uzak durmayı tercih ediyorlar. Bu klavyeleri seçmeniz için birkaç sebep göstermemiz mümkün:

- Natural klavyeler iki ayrı bölümden oluşuyorlar. Bu sayede omuzlarınız sıkışmayarak geniş bir açıda çalışabiliyorsunuz.
- Natural klavyeler ellerinizin natural yapılarına göre tasarlanmışlardır. Eğer isterseniz bu durumu test etmeniz mümkün. Ellerinizi normalde de olduğu gibi tutun ve en küçük parmağınızla hangi tuşlara ve hangi tuş kombinasyonlarına ulaşabildiğinizi görün. Emin olun normal klavyelerde yapamadığınız birçok kombinasyon ve hareketi rahatlıkla yapabileceksiniz.
- Tuşlar bakış açınız doğrultusunda sıralanmıştır. Ortada yer alan tuşlar aşağıya ve dışarıya doğru kayıyor. Tabi ki bunun da belli ve önemli bir amacı var. Normal bir klavyeyle yazı yazdığınızda, bilekleriniz aşağıya doğru kayıyor. Bu durum size hem acı hem de stres yaratır. Natural klavyeler bu durumu en aza indirirler.

Washington State Üniversitesinden Prof. Dr. August Dvorak, 1932 yılında İngilizce'de çok kullanılan harflerin klavyenin en kolay ulaşılabilir yeri olan orta sırasına toplandığı bir klavye dizilimi önerir. Dvorak'ın araştırmalarına göre, sekreterlerin parmakları gündelik yazı işleri sırasında Q klavyede 16 mil yol alırken Dvorak klavyesinde sadece 1 mil yol almaktadır. Ancak daktilo ustalarının Q klavyeye olan mevcut alışkanlıkları ve piyasanın Q klavye tarafından çoktan istila edilmiş olması nedeniyle Dvorak'ın klavyesi yayılamaz ve kaybolup gider. Tabi bu sadece şu anda kullandığımız klavye çeşitlerine bir örnekti. Tıpkı "F" klavye gibi, dilimizde en çok kullanılan harfleri bir arada taşımasıyla bilinen "F" klavye de tıpkı Dvorak klavye gibidir. Eğer isterseniz "Denetim Masası"ndan klavyenizin ayarlarını değiştirebilir ve daha sonra sağ alt kısımda yer alan dil çubuğundan dilediğiniz zaman bu seçeneği kullanabilirsiniz.


Bilek desteği

Bilek desteğinizi yazılarınızı yazarken arada sırada dinlenmek için mutlaka kullanmalısınız. Eğer yazılarınızı yazarken bileklerinizi belirli aralıklarla dinlendirirseniz, yazı yazarken, bazı tuş kombinasyonlarını gerçekleştirirken oldukça rahatlayacaksınız. Omuzlarınız için bazı sakatlanmaları da engelleyecek olan bu desteği tekrar tekrar tavsiye ediyorum.
KOCATÜRK adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.2007, 04:18   #22 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
KOCATÜRK - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1.016
KOCATÜRK Rss Beslemesi
KOCATÜRK adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.2007, 04:18   #23 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
KOCATÜRK - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1.016
KOCATÜRK Rss Beslemesi
Monitörler

Eğer bilgisayarınızın önünde çalışırken gözleriniz yanıyorsa ya da sulanıyorsa bilin ki, CVS yani Computer Vision Syndrome sorunuyla karşı karşıyasınız.

Monitörler boyutları ve şekilleri belli bir şekilde geliyorlar ve günümüzde hemen hepsi parlaklığı önleyen ve gözlerimizi koruyan, radyasyonu azaltan, statik ve parlak bir şekilde son kullanıcılara ulaşıyor.

Tüm bu faktörler tabi ki uzun süre ekran başında çalışanlar ve tüm kullanıcılar için, göz sorunlarından kaynaklanan yarım ya da belli bölgelerdeki baş ağrılarını ve göz yorgunluğunu belli ölçüde azalmasına sebep oluyor.
KOCATÜRK adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.2007, 04:22   #24 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
KOCATÜRK - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1.016
KOCATÜRK Rss Beslemesi
son söz :

bilgisayar teknolojik bir harikadır..

TÜRKÇÜLER ; her türlü teknolojik donanımı çok iyi bilmek ve bunları en doğru ve sağlıklı bir şekilde kullanmak , kullanırken gerekli sağlık tedbirlerini almak ve sağlıklarını riske atmamak zorundadır..

SAĞLIK ; TÜRKÇÜ İÇİN SON DERECE ÖNEMLİDİR.
KOCATÜRK adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.01.2008, 22:01   #25 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
ferengis - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 18.10.2007
İletiler: 86
ferengis Rss Beslemesi
emeğinize sağlık kandaşım...verdiğiniz bilgiler çok güzel.(özellikle bilgisayarda oturma pozisyonu)muzdarip olduğum bir durumdu.verdiğiniz bilgiler işime yarayacak...çok teşekkürler....
ferengis adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.01.2008, 01:02   #26 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik tarihi: 15.11.2007
Yaşadığı Yer: Afyonkarahisar
Yaş: 22
İletiler: 46
KıtayTürk Rss Beslemesi
ellerine sağlık abi çok sağol.gerçekten ihtiyacımız olan bilgilerdi
KıtayTürk adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni ileti yazma yetkiniz etkindir.
İletilere cevap verme yetkiniz etkindir.
Eklenti ekleme yetkiniz etkindir.
Kendi iletisinizi değiştirme yetkiniz etkindir.

İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Cevaplar Son İleti
Son Başbuğ Atatürk'ten anılar ve Atatürk'ü doğru anlamak ÇİKİ_ŞAD En Büyük Türkçü Atatürk 59 09.07.2008 19:37
CEM UZAN İLK DEFA DOĞRU KONUŞTU TemüçiN Türkçü Bakış 8 27.08.2007 16:50
DİLİMİZDEKİ BAZI SÖZCÜKLERİN DOĞRU KULLANIMI Gök Yeleli Bozkurt Türk Dili ve Edebiyatı 5 10.07.2007 22:54


Otağ Saati: 16:58 .




Atsızcılar @ 2005