Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı > TOPLUMSAL KONULAR > Toplumsal Konular > Sağlık > Sağlık
Kayıt ol Yardım Bozkurt Listesi Andaç Arama Bugünkü İletiler Otağları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 09.01.2008, 15:37   #1 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
Buğra Şad - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 04.07.2007
Yaşadığı Yer: Kemal Paşa'nın Ruhu
İletiler: 1.429
Buğra Şad Rss Beslemesi
Sinüzit ve Faranjit

Merhaba arkadaşlar...

Dün akşam, aşırı baş ve boğaz ağrısı sebebiyle hastaneye gittim. KBB doktoru beni enine boyuna muayene ettikten sonra burnumun her iki tarafında da hafif sinüzit olduğunu söyledi. Bademciklerimde de muhtemelen bir zedelenme olduğunu söyledi. Sanıyorum bu zedelenmeye de faranjit diyorlar.

Bu işlerden anlayan arkadaşlar, bir zahmet bana bu sinüzit ve faranjit hakkında bilgi verebilirler mi? Bu yıl üç oldu aynı hastalığı çekiyorum. Boğazım ağrıyor ama bademciklerim şişmiyor. Sanıyorum sigaranın da büyük etkisi var. Zaten bu yüzden sigara da içmiyorum artık. Bu durumdan kurtulmanın ya da en aza indirmenin yolu ve çaresi nedir?
Buğra Şad adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09.01.2008, 18:00   #2 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Üyelik tarihi: 16.08.2007
İletiler: 217
Kür Şad Rss Beslemesi
Sevgili kardeşim geçmiş olsun. Tanrı şifâ versin. Sen bana haber verince rahatsızlığından, ben de bu hastalıktan muzdârip birkaç arkadaşla konuştum. Sigara konusu önemli. Bundan başka bilhassa yaz aylarında duştan sonra saçlarının ıslak kalmamasına ihtimâm göstermen gerektiğini söylediler.
Kür Şad adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09.01.2008, 22:58   #3 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
KOCATÜRK - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1.030
KOCATÜRK Rss Beslemesi
Sinüsler kafatasının ön bölümündeki boşluklar sistemidir.Sinüslerin yüz kemiklerine hafiflik verdiği ve netice olarak başta dengeyi sağladığı savunulur.
Sinüslerin çıkış kanalları genellikle çok dardır.Bunlara ostium adı da verilir.

Nezle ya da grip gibi durumlarda ostiumları çevreleyen mukoza şişer ve çıkış kanalları tıkanır ve sinüslerin içine hava giremez,sinüs içindeki sıvılar dışarıya atılamaz.
Sinüsler içinde kalan bu sıvılar bakteriyel bir enfeksiyon meydana getirirler.İşte bu hava dolu boşlukların içini örten mukoza tabakasının iltihaplanmasına sinüzit denir.

Lokalizasyonuna göre maksiler,etmoidal,frontal ya da sfenoidal sinüzitlerden bahsedilir.

Sinüzitleri Akut ve Kronik olarak ikiye ayırmak gerekir.
Kronik sinüzitler ; KBB uzmanlarını oldukça sıkıntıya soktuğu gibi hastaları da fazlasıyla rahatsız eder....Hatta umutsuzluğa iter.

Sinüslerin normal çalışmasını sağlayan ostiumların ve hücrelerin tıkanıklığı nedeniyle meydana gelir.Bu durumlarda ,sinüslerin içinde,uzun süreli,sık tekrarlayan bir havalanma ve boşalma yani temizleme sorunu vardır.

Hastalarda rastlanan en önemli bulgu,geceleri şiddeti artan burun tıkanıklığıdır.
Bu yüzden hastalar hemen her muayenede burun mukozası için çok zararlı ve alışkanlık meydana getiren burun damlalarını uzun süredir kullandıklarını söylerler. ayrıca göz çevresinde ve alın hizasında kuvvetli olmayan sinsi baş ağrısı vardır.

Geniz akıntısı da denen postnazal akıntı boğazda yanma,ağrı,gıcık hissi,ses kısıklığı ve öksürüğe neden olur.Bu enfeksiyonun aşağıya doğru yayıldığını gösterir.


Kronik Sinüzitlerin teşhisine gelince....

Klasik radyolojik tetkikler önemini kaybetmiştir.Günümüzde sinüs hastalıkları ile ilgili en güvenilir bilgiler bilgisayarlı sinüs tomografisi ile elde edilmektedir.Teşhise yardımcı olan ve uygulanırken hastaya acı vermeyen bir yöntemdir.

Teşhis edilen her kronik sinüzitle önce ilaç tedavi denenmelidir.

Sinüs mukozası kemik üzerinden beslenir.Kemik kanlanması diğer yumuşak dokulara oranla daha zordur.Bu nedenle uzun süreli en az 10-15 gün antibiyotik tedavisi uygulanır.

Buğu yapmanın,sinüslerdeki sıvıyı sulandıracak ve daha rahat atmasını sağlayacak ilaçların faydası vardır.

Böyle kombine bir tedaviden sonra hasta tekrar kontrol edilir. Hastanın şikayetleri geçmemişse ,burada endoskopik yöntemler ortaya çıkar.

İlk yapılacak,doktorlar için çok değerli ve çok önemli olan ”DİAGNOSTİK” yani teşhis amaçlı endoskopidir.

Böylece sinüzitin devam ettiğini ve bu duruma yol açabilecek anatomik değişiklikleri ortaya koyarlar.

Burun kemiği eğriliği ve burun etlerindeki büyüme sinüzit nedenlerinin başında gelir.

Alerjik reaksiyonlar ve diş enfeksiyonları mutlaka tedavi edilmelidir.

Düne kadar sinüs fizyolojisinin tam bilinmemesi ve sinüs anatomisinin tanınmamasından dolayı uzun yıllar boyunca kronik sinüzit tedavisinde çok başarılı olunamamıştır.

Halk arasında kesin tedavisi olmadığı söylenen kronik sinüzit artık kader meselesi değildir.

Sinüs kanallarındaki ve burun boşluklarındaki daralma ve tıkanıklıklar günümüzde “ENDOSKOPİK YÖNTEMLE” ortadan kaldırılarak fizyolojiye uygun sinüs havalanması ve direnajı sağlanıyor,dolayısıyla kronik sinüzitin tedavisinde büyük başarı elde ediliyor.

Sağlam hiçbir dokuya zarar vermeden,sadece hastalığa neden olan lezyonlar çıkartılıp,hücreler temizlendiğinde FESS (Fonksiyonal Endoskopis Sinüs Cerrahisi) veya ESC ( endoskopik sinüs cerrahisi ) ile artık kronik sinüzit vakalarının %90 ına yakın tedavi edilebiliyor.

Sinüslere ve sinüslerin burun içindeki açıklıklarına yönelik ameliyatlarda kullanılan modern yönteme endoskopik sinüs cerrahisi (ESC) adı verilir.

ESC yöntemi ile sinüs ameliyatlarının %90’ı gerçekleştirilebilir ve en sık şu nedenlerle uygulanır:

1- Sekiz haftadan uzun süreli şikayetlere neden olan müzmin sinüzitlerin tedavisi için,
2- Sık tekrarlayan sinüzitlerde, sinüslerin buruna olan açıklıklarının genişletilmesi için,
3- Burun içindeki dokularda, şikayete neden olan, doğuştan veya sonradan gelişmiş bazı şekil bozukluklarının düzeltilmesi için.

ESC, burun delikleri içinden, endoskop adı verilen kameralı optik görüntüleme sistemleri kullanılarak yapılan bir ameliyattır.
Yüz bölgesinde iz bırakacak herhangi bir kesi yapılmasına gerek yoktur. Ameliyatlar genel anestezi, veya bazıları lokal anestezi ile yapılabilir.
ESC ameliyatı geçiren hastaların çoğunun hastanede yatması gerekmez. Yapılan ameliyatın özelliğine göre, az sayıdaki hastanın ameliyattan sonraki 1-2 gün hastanede kalması gerekebilmektedir.

Ameliyat sonrasında, sıkıntı yaratacak derecede ağrı olmaz. Ameliyat bölgesinin tam olarak iyileşmesi 6 haftaya kadar sürebilir. Hastalar, ameliyatın türüne göre değişmel üzere, 3-10 gün içinde günlük aktivitelerine dönebilir ve çalışabilirler. Ancak, tam iyileşme bitene kadar, hekimin belirleyeceği aralıklarla kontrol edilmeleri gerekir.

Eski yöntemler ise ; fizyolojik olmamalarından dolayı bütün önemini yitirmiştir.

eğer kronik sinüzitinizi tedavi ettirmezseniz ;

periorbital (göz çevresi) komplikasyonlar denilen bir risk taşırsınız.
Bu durum gözlerin şişmesine,tamamen kapanmasına ve görme bozukluklarına yol açabilir.

ayrıca sinüslerin beyne yakın organlar olması nedeniyle beyin iltihaplarına kadar gidebilecek riskleri vardır.Bu tür ciddi sorunlarla karşılaşmamak için kronik sinüzitlerin mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

hülasa benim size önerim ;
düzenli bir şeklde duyarlı ilaç kullanmanıza rağmen şikayetleriniz devam ediyorsa iyi bir merkezde kbb uzmanı tarafından ameliyat edilmenizdir.
geçmiş olsun dileklerimi sunar , acil şifalar dilerim.
KOCATÜRK adlı üye şu anda çevrimiçi konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10.01.2008, 03:35   #4 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
GÜLER TÜRK - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 07.07.2007
Yaş: 28
İletiler: 390
GÜLER TÜRK Rss Beslemesi
KOCATÜRK Irkdaş,
Ben bu sıkıntıyı çocukluğumdan beri çekerim. Hatta burnum kanardı durduramazdık. Doktor Sami Ulus Çocuk Hastanesi evim gibi olmuştu. Doktorum bunu sinüzite bağlamıştı. Neyse bunu zamanla atlattım.
Yalnız damlamaların etkisi kısa oluyor ve koku alma duyusu yok gibi oluyor. Bunun yerine tuzlu su tavsiye ettiler. Yağış olmadığı sürece sinüziti daha sık yaşarım.
Peki bahar aylarında yaşadığım saman nezlesinin bağlantısı var mı?
__________________
“Beni olağanüstü bir kişi olarak yorumlamayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir.”
Mustafa Kemal ATATÜRK
GÜLER TÜRK adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10.01.2008, 05:16   #5 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
KOCATÜRK - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1.030
KOCATÜRK Rss Beslemesi
Alıntı:
GÜLER TÜRK´adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Peki bahar aylarında yaşadığım saman nezlesinin bağlantısı var mı?
Esasen “saman nezlesi” tanımı yanlış bir deyimdir. Çünkü saman bu olaya neden olmaz.

Hastalık;
-akan ve kaşınan burun ve göz,
- hapşırma,
-boğaz kaşıntısı ve burun,
-boğazda çok miktarda akıntıdan oluşmaktadır.

Havayla solunan parçaçıklara karşı gelişen allerji buna neden olmaktadır.

Hastalığın mevsimlerle yakın alakası bulunmaktadır.
İlkbaharın erken dönemlerinde saman nezlesine polenler yada çevrede sıklıkla rastlanan ağaçlar neden olmaktadır.
İlkbaharın geç dönemlerinde ise polenler çayırlardan kaynaklanmaktadır. Renkli süs bitkileri nadir olarak allerjiye neden olmaktadır. Çünkü onların polenleri havayla taşınamayacak kadar ağırdır. Bu bitkilerin polenleri bir yerden bir yere böcekler . (arılar, kelebekler) tarafından taşınmaktadır .

Bazı bitkiler ise Ağustosun sonunda polen vermeye başlarlar. Bu eylül ayı boyunca devam eder. Kimi zaman ekim ayına kadar veya ilk soğuklara kadar polen verdiği olur.
Allerji kışın sıcak hava sistemlerinin açılmasıyla ev tozunun etkisi altında artmaktadır.

Allerjik kişilerin soğuk algınlığına, sinüs enfeksiyonu ve kulak enfeksiyonlarına olan hassasiyetleri artmıştır....bu kişiler daha çok ve daha sık hasta olurlar.

Benim size önerim ;
1) Evde bulunan bitki ve hayvanlardan uzak durun.
2) Kuş tüyü yastıkları, yün battaniye ve yün örtüleri pamuk veya sentetik maddeden yapılmış olanlarla değiştirin.
3) Sigarayı bırakın ve diğer hava kirliliğine neden olan şeylerden uzak durun.
4) Dengeli beslenin karbonhitratları aza indirin.
5) Dietinizi vitaminler ve özelliklede C vitaminiyle destekleyin.
6) Isıtma ve havalandırma sistemlerindeki filtreleri aylık olarak değiştirin yada bir hava temizleme aygıtı kullanmaya başlayın.
7) Yatağınızın baş tarafı yukarı kaldırılmış bir şekilde uyuyun. Bunun için yatağınızın baş tarafındaki ayakların altına birer tuğla koyabilirsiniz.
8) Hergün egzersiz yapın.
9) Kış aylarında iyi bir nemlendirici kullanın. Çünkü kuru ev içi havası birçok allerjik kişinin kötüleşmesine neden olmaktadır. Ancak nemlendiricide mantar üreme şansına da dikkat edin.
10) Polenlerin çok yoğun olduğu dönemlerde kapıları ve pencereleri kapalı tutun.

Öncelikle detaylı bir hikaye ve iyi bir muayeneden sonra hangi maddeye karşı allerjiniz olduğunun tespit edilmesi ve buna göre tedavinin yapılması gereklidir.

Allerji araştırmaları ya kan tahlili yada deri testi şeklindedir.
Modern testlerle sadece hangi maddeye karşı allerjiniz olduğu değil , aynı zamanda bu allerjinin düzeyininde ortaya çıkmasını sağlar....
o nedenle gelişmiş iyi bir merkezde allerji tetkiklerini yaptırmanızı öneririm.
Geçmiş olsun...GÜLERTÜRK ıkktaşım..
KOCATÜRK adlı üye şu anda çevrimiçi konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22.07.2008, 16:52   #6 (İleti Bağlantısı)
Türk Irkçısı
 
TÜRKÇÜ EMRE - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 13.06.2008
Yaş: 14
İletiler: 143
TÜRKÇÜ EMRE Rss Beslemesi
Faranjit benim sürekli olan bir hastalığım.

Faranjit süresi içerisinde , Çay ve Kola asidoz oranını arttırarak iltihaplanmayı artırır.ve Kesinlikle Peynir yemeyin. Peynir İltihaplanmayı hat safhaya çıkarır.
__________________


TÜRKÇÜ EMRE adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.07.2008, 11:35   #7 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Türk_28 - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 25.07.2007
Yaşadığı Yer: İstanbul
İletiler: 33
Türk_28 Rss Beslemesi
Sinüzit bende sıklıkla görülür.
Buğra Şad ağabeyim sana tavsiyem;
1)Dışarıda hava rüzgarlıysa saçını ıslayarak çıkma.
2)Enfeksiyon kapma.
3)Soğuk içecek içme.
4)Birde mümkün olduğu kadar sigar içme ve üşütmemeye bak.

Yardıcı olabilmişimdir,umarım.
__________________
Ne Mutu ki;Türk,Türkçü ve Atatürkçü olana!!!
Türk_28 adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.07.2008, 23:06   #8 (İleti Bağlantısı)
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 27.06.2008
Yaş: 20
İletiler: 2
Oğuz Tunca Rss Beslemesi
Arkadaş aynı sorun bende de var.Yaklaşık 3 yıldır boğazım da kötü sinüzitim de var.Ayrıca dilim de bembeyaz oluyor.Birkaç doktora gittim.Derdime çare bulamadım.İnşallah sen bulursun
Oğuz Tunca adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

« Sivri Sinek | - »


Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni ileti yazma yetkiniz etkindir.
İletilere cevap verme yetkiniz etkindir.
Eklenti ekleme yetkiniz etkindir.
Kendi iletisinizi değiştirme yetkiniz etkindir.

İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı


Otağ Saati: 01:09 .




Atsızcılar @ 2005