![]() |
|
|||||||
| Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs.. |
![]() |
|
|
Konu Bağlantısı | Seçenekler |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Şırnak'ın İdil İlçesindeki Polis Memurlarının Tercüman Gazetesi'ne Yazdıkları Mektup
Mevcut iktidarın yaptıkları bir - bin derken sınır tanımaz oldu. Adil ve eşit olması gereken devlet idarecilerin uyguladığı korkunç işler, insanı çileden çıkarak duruma getirmiştir. Bunun son örneği, Şırnak'ın İdil İlçesindeki bir grup polis memurunun kaleme alıp Tercüman Gazetesi'ne göndermiş olduğu mektuptur. Bu mektup hakkında İçişleri Bakanlığı kesinlikle soruşturma başlatmalı ve sorumlular hakkında ciddi yaptırımlar uygulamalıdır.
İşte bahse konu mektup: ŞIRNAK'IN İdil İlçesi Emniyet Müdürlüğü'nden gazetemiz Tercüman'a bir grup vatansever milliyetçi polisin ortak yazarak gönderdiği mektuptaki dehşet satırlar, "2007'de yapılan tayin sonucu buraya geldik. Şu anda kadronun yüzde 70'i bizimle birlikte yeni gelen arkadaşlar. Bizimle birlikte ilçeye Kom.Yrd. M.G. de tayin oldu. İlk aylar burada emniyet içinde birlik ve beraberlik vardı. Ama birden, Fethullah Gülen cemaati ortaya çıktı. Tabi ki bunun başını, Kom. M.G. çekiyordu. İlçe emniyetinde gruplaşmalar başladı cemaatçiler- karşıtları ve tarafsızlar şeklinde. İlçemizde görev yapan ilçe emniyet amir vekili olan Bşk. O.Z. cemaatçileri pasif görevlere vererek sindirmeye çalıştı. Ama Kom. M.G., ilçe kaymakamı F.S ile birden çok yakın oldular. Ve her akşam bizim amir lokaline gelen kaymakamı, evine kaymakamlık konutuna kadar bırakmaya başladı. Muhteşem üçlü: Kaymakam, komiser ve Süryani R.T Bu ikiliye, ilçede yaşayan ve zengin olan Süryani asıllı olan R. T de eklendi. Komiser her gün R.T ile dolaşmaya ve onun cipi ile gezmeye, her akşam onu emniyet amir lokalinde ağırlamaya başladı. Ve bu üçlü, beraber takılmaya başladı. Bize vatandaşlardan gelen duyumlara göre R.T'nin ilçede misyonerlik faaliyetleri yaptığı ve Avrupa'dan bunun için kendisine yüklü miktarda para geldiğini belirtiyorlar. Komiser, Başkomiser O.Z'yi kaymakama şikâyet etmeye başladı. Kaymakam da konuyu giden valiye, vali de emniyet müdürüne söyleyerek O.Z'yi Şırnak merkeze çektirdi. M.G böylece önündeki engeli kaldırmış oldu. İlçe emniyetinde bütün yetkileri eline aldı. Kendi cemaat üyelerini kollamaya başladı. Emniyette adeta bu komisere yalakalık için ispiyonlar başladı. Burada mağdur olanların tamamı, ne cemaatçiler ne de karşıtları...Sadece, tarafsız kalanlar. Tarafsızların hepsi de milliyetçi ve ülkesini seven insanlar. Süryani ilçeyi korkutmuş Süryani R.T ilçenin ve çevre arazilerini zamanında usulsüz yollardan kendi üzerine tapulamış. Vatandaş sıkıntıda şikayet için kaymakamlığa gittiğinde, R.T'yi makamda, emniyete geldiğinde komiserin yanında görüyorlar. Vatandaş devleti elinde oynatan R.T'yi şikâyet etmekten çekiniyor ve korkuyor. R.T, devlet yanlısı süsü verip ve gayrimüslim olmasını kullanarak, devlet kurumlarını elinde oynatıyor. 2007'de R.T'nin emniyet içine girmesini istemeyen ve bu yüzden kendisiyle tartışan 6 polis memuru, başka ilçelere sürüldü. İlçe emniyetinin yakında binalarının bakım ve onarımı için ihale açılacak. Gelen duyumlara göre ihaleye girecek şahıslardan birine R.T'nin 10 bin YTL borcu var. Bu şahıs R.T'ye komiserle konuşarak bu ihaleyi kendisine verdirirse borcunu sileceğini belirtmiş. Bunun araştırılması lazım. Ama herkes komiserin gazabından korkuyor. Bizi PKK'ya yem edecek İlçe tam bir terör merkezi. Buradan PKK'ya bugüne kadar 2 bin 500 terörist katılmış. Her evden 5-6 kişi dağda. İlçede örgütün iki mezarlığı bulunuyor. Geldiğimizden beri yapılan her düğünde bile bölücü slogan atılıp PKK çaputları açıyorlar. İlçede 80 polis var. 50'ye yakın polis 300-350 YTL kira vererek dışarıda oturuyor. Can güvenlikleri olmadan. Burada 2007'de 2 polisin şehit edilmesi, polis aracının roketlenmesi, astsubayın aracının uçurulması ve emniyete taciz atışları gibi olaylar olmuş. Terörün yoğun olduğu yıllarda öğretmenin asılması, askeri taburun basılarak rütbelilerin ve askerlerin şehit edilmesi, güpegündüz ilçe merkezinde nöbetteki askerin kaçırılarak ilçe merkezinde kafasının kesilmesi ve 5 özel harekatçı polisin ilçe merkezinde şehit edilmesi gibi çok sayıda olay yaşanmış bu ilçede. Bu olaylar unutulmuş olmalı ki Kom. M. G., geceleri ilçe merkezinde polisleri yaya devriyeye çıkarmaya başladı. Arkadaşlarımızın üzerine 5 el ateş açıldı. Bu olaydan sonra arkadaşlar gece yaya devriye gezmeyeceklerini belirtince, Kom. M.G. çıkmayanlar hakkında rapor tutacağını sözlü olarak beyan etmiştır. Ve bazı gece çalışan arkadaşlarımız zorla gece çeşitli saatlerde yaya devriyeye çıkartılmaktadır. Bizim kendi aramızda yapmış olduğumuz tespitlere göre; bunların arkasında PKK'nın olduğu. Amaçları bizi yaya devriyeye çıkartıp pusuya düşürmek. Bu birkaç hafta boyunca ilçede garip bir sessizlik var. Dükkânlar erken kapanıyor ve polisin işe gidiş geliş saatleri vatandaş tarafından dikkatli bir şekilde takip ediliyor. Bu uyarılar komisere söylenmesine rağmen halen bir vurdumduymazlık hakim. Komiserin amacı ne anlayamadık. Ama insanın aklına şu da gelmiyor değil. Düzenine karşı geldiğimiz için fırsattan istifade ederek bizi örgüte yem yaparak ortadan kaldırmak da olabilir ki bunu düşünmek bile insanın kanını donduruyor. Ya da bilgisizlik ve cahillik de olabilir. Bu komiser burada kaldığı sürece Allah korusun birimizin canının yanmasından korkuyoruz." Halk'a ve Olaylara Tercüman |
|
|
|
|
|
#2 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Burada 2007'de 2 polisin şehit edilmesi, polis aracının roketlenmesi, astsubayın aracının uçurulması ve emniyete taciz atışları gibi olaylar olmuş. Terörün yoğun olduğu yıllarda öğretmenin asılması, askeri taburun basılarak rütbelilerin ve askerlerin şehit edilmesi, güpegündüz ilçe merkezinde nöbetteki askerin kaçırılarak ilçe merkezinde kafasının kesilmesi ve 5 özel harekatçı polisin ilçe merkezinde şehit edilmesi gibi çok sayıda olay yaşanmış bu ilçede.
Gerçekten bu olaylar insanın kanını donduruyor.Bu mektup emniyettede delikler olduğunu açıkça kanıtlıyor.Kaymakam komiser,sözde bu insanlar bizim can güvenliğimizle mükellef ama adamlar bırakın can güvenliğini dürüst namuslu insanları yem edicek kadar ihanet içindeler.Yazık hemde çok yazık. Emniyetteki fethullahçı liste krizinin gerçek yüzü! İyi hatırlıyorum... Bundan 7-8 yıl I evvel çalıştığımız Gözcü gazetesinde "Emniyette Fethullahçı operasyonu" başlığıyla bir haber yayınlandı. Bu haberden sonra ortalık ayağa kalkmıştı. Vay efendim emniyet içerisinde Fethullahçı polis mi olurmuş. Yok efendim, emniyet teşkilatınının adını tarikatlarla bir arada telaffuz etmek çok büyük bir hataymış. Bunlar ve bunlara benzer bir yığın eleştiri almıştık. Oysa yazdığımız A'dan Z'ye doğru bir haberdi. Rahmetli Prof. Dr. Necip Hablemitoğlu, "Köstebek" adlı kitabında, Fethullahçı polislerin saklanma yöntemlerini bile yazmıştı. Fethullahçı polisler, dış kapı açıldığında giriş kapısının görünür yerine Atatürk fotoğrafları asmaya başlamış, evlerindeki Risale-i Nur Külliyatları'nı kaldırıp yerlerine "Nutuk" türü kitaplar koymaya başlamıştı. İşyerlerine giderken Zaman gazetesi, Sızıntı ve Aksiyon dergileri yerine Sabah, Milliyet ve Cumhuriyet gibi gazeteler alıyorlardı. Yıllardır kandırıyorlar Telefonlar MİT tarafından dinlendiğinden telefonlarda kesinlikle dini konuşmalar yapılmıyordu. Selam verilmiyor, hatta hayırlı sabahlar bile denilmiyordu. Eğer herhangi bir yerde buluşma olacak ise telefonlarda kodlu konuşulacak. Mesela: 'Bu akşam maçı nerede seyrediyoruz?' veya 'Bu akşam bizde okey oynayalım mı? Gelirken şu isimleri de çağır' gibi... Cuma namazına 3 hafta üst üste gitmek yerine elemanlar 3 gruba ayrılıp, her hafta bir grup gizlice Cuma namazına gidiyordu. Diğer kalan iki grup birimlerinde kalıyordu. Bu kandırmaca yıllardır sürdü. Şimdi emniyet teşkilatı içerisinde Fethullahçı kadrolar çiçek gibi açmaya başladı. Çünkü devir artık onların devriydi. Teşkilat içerisindeki Fethullahçılar'dan rahatsızlık duyan bir Emniyet Genel Müdür Yardımcısı ile bir daire başkanı ve iki şube müdürü oturup 57 kişilik Fethullahçı kadroyu liste haline getirip ilgili makamlara göndermiş. Listenin bir örneği de üst yazının okunduktan sonra imha edilmesi notu düşüldükten sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na da gönderilmiş. Önceki gün sevgili dostum Saygı Öztürk'ün yazısını okudum. Emniyet içerisindeki Fethullahçılar arasında 4 daire başkanı, 11 daire başkan yardımcısı, 32 şube müdürü, 3 başkomiser, 3 öğretim üyesi olmak üzere toplam 57 kişinin ismi geçiyor. Ancak bunlar yönetici kadro... Bir de alt kadroda Fethullahçılar var. Bunların sayısı da küçümsenmeyecek derecede çok. İşte o dönemde, dış kapıdan girdiğinde evinin görülür yerine Atatürk fotoğrafı asan, Risale-i Nur Külliyatları'nı kaldırıp yerlerine "Nutuk" türü kitaplar koyan, işyerlerine giderken Zaman gazetesi, Sızıntı ve Aksiyon dergileri yerine Sabah, Milliyet ve Cumhuriyet gibi gazeteler götüren, dikkat çekmemek için 3 haftada bir cuma namazına giden o polisler, devir gelince daire başkanı, daire başkan yardımcısı veya şube müdürü yapıldılar. Şimdi de teşkilatın en stratejik noktalarında görevlendirilerek, adeta emniyet teşkilatı kuşatma altına alınıyor. Emniyetin bazı birimlerine işiniz düştüğünde "Merhaba" diyerek girdiğinizde başka muamele görüyorsunuz, "Selamünaleyküm" diye girdiğinizde daha itibarlı muameleye tabi tutuluyorsunuz. İşiniz hemen hallediliyor. Uyarılar dikkate alınmadı Birçok kesim, hâlâ Türkiye Cumhuriyeti'nin ne kadar büyük bir tehlikenin içinde olduğunun farkında değil. Bizim 7-8 yıl evvel "Emniyette Fethullahçı operasyonu" başlığıyla yaptığımız haberler dikkate alınsaydı, rahmetli Prof. Dr. Necip Hablemitoğlu'nun yazdığı "Köstebek" adlı kitabındaki gerçekler gözardı edilmeseydi, bugün teşkilat içerisinde "şeriat" sevdalısı daire müdürleri, daire müdür yardımcıları veya şube müdürleri olmayacaktı. Çünkü eğer o uyarılar dikkate alınmış olsaydı, bu adamların tek tek kökleri kazınacaktı. Dolayısıyla, bugün emniyet teşkilatı içerisinde tehlike olarak görülen Fetullahçılar, belki bugün sokakta simit satıyor olacaklardı. Mehmet ŞEHİRLİ Gözcü,08.05.2008 |
|
|
|
|
|
#3 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Yazık memleketi ne hale getirdi bu uğursuz herifler, memleketini milletini seven memurlarımız gazeteye mektup yazarak çare arıyorlar.
Bu haber hala bazı gerçekleri anlamayanlara ders olsun, işte bunların olacağını 80 sene önce gördüğü için Başbuğ Atatürk laiklik ilkesini getirdi, laikliğe sahip çıkmassak olabileceklerin küçük bir örnneğidir bu olaylar.
__________________
"Ben ve milletim Tanrı'nın kırbacıyız. Tanrı yoldan çıkan milletleri cezalandırmak için bizi gönderir." BAŞBUĞ ATTİLA |
|
|
|
|
|
#4 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
ne yazıkki emniyet teşkilatının ve yargının büyük bölümü bu cemaatin eline geçmiştir.
__________________
"Yendiklerinizle dost olamazsınız" Cengiz Han |
|
|
|
|
|
#5 (İleti Bağlantısı) |
|
Yeni Üye
|
Devletin kurumlarını uyarmak bizlerin yani Türk gençliğinin görevidir, yapamıyorsa bu devlet görevini hesap sormak bizim için öncelik olmalı... Polisler isyan ettikleri için artık konuşuyorlar, bu inanılmaz olayın gerçek olabileceğine ihtimal vermek istemiyorum ama burası Türkiye.. Herşey olabilir... Teröre canı yanmış, yüzlerce şehit vermiş bir ülkenin insanların bu kadar duyarsızlığı karşısında ne diyeceğimi bilemiyorum.. Yazıklar olsun diyeceğim ama muhattabım kim bilmiyorum. Bu millet hesap sormalı artık..
Bu olaylar devletin acizliğini açıkca sergiliyor, terörle ancak terör yaparak savaşabilirsin çünkü seni vurup, senin şehirlerine saklanan insanlar var terör zaten budur adamlar içindedir, her zaman terörü yenmek için şu ucuz progadanlarar kullanılır.. İllaki yurtdışından, ülke dışından gelir terör... Ama asıl kaynak her zaman içerdedir. Amerika, iraktaki direnişin dış destekli olduğunu söyleyip duruyor. Sokaklarda amerikan askerlerinin dolaşabilmesi değişik nedenlere dayanıyor. Bir para karşılığında kendini satan insanlar, iki güc karşısında tepki vermekten korkan aciz ve hayatını tatlı bulan insanlar topluluğu. Üç mecburiyetten dolayı onları destekleyen kesimler. Ama terörist dedikleri insanları iste amerikan askerlerinin yanından geçen insanlardan çıkıyor. Aynı bizdeki gibi Türk askerlerinin yanından geçtiği insanlardan terörist çıktığı gibi.. Farklı bir milleti elinde tutamayacağın aşikardır, yolları gül ile bile çevirsen kendini farklı hissedenler kendi egemenliklerini arayacaklar en azından çoğunluğu böyle hisseder. Gerilla hareketlerinin amacı nedir; orayı askerlerden, ve kendinden olmayan insanları temizlemek hareketidir. Yani seni orda istemeyen insanlar ile mücadele ediyorsun. |
|
|
|
|
|
#6 (İleti Bağlantısı) |
|
Konuk
|
Emniyetteki Fethullahci yapiyi bozmanin tek yolu, Kibrista oldugu gibi Emiyet Genel Mudurlugunu, Guvenlik Kuvvetleri Komutanligina benzer bir askeri kuruma devrekmektir.Bunu yapmaktan baska care de kalmamistir. Mevcut eminiyetteki fethullahci yapi, ic guvenligi ve vatandasin mal ve huzuru koruma gorevi birakip; Turk milletinin gozbebegi Turk Silahli kuvvetlerine karsi yipratma ,karalama ve istihbahrat calismasi yapmaktadir.Devletin her turlu imkanlarini cemaatin cikarlarina icin kullanan bu vatan haini orgutlenmenin cezasi hic suphesiz bugun olmasa bile Turkcu Devrim gerceklestiginde idam edilerek goreceklerdir.
|
|
|
|
#7 (İleti Bağlantısı) |
|
Atsızın Öğrencisi
|
bunlar sırf akp havalanlarını falan onarttı diye bunu görmezden geliyorlar.
Eh...ne diyelim? Tadı güzel zehirli kımız :D
__________________
Türk ırkı sağolsun!! |
|
|
|
|
|
#8 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
|
|
|
|
|
|
#9 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Günümüzde maalesef polis teşkilatının büyük bir bölümü fettoşun eline geçirmiştir. Eğer bir komiser veya komiser yardımcısı tanıdığınız varsa gidin sorun. Her cuma günü namaza gitmek için hepsi sıraya girip tek tek izin almaya çalışırlar. Öyle olunca da komiser polislere izin vermezse adı dinsiz, imansıza çıkar; izin verirse de şehir tamamen savunmadan uzak her türlü tehlikeye hazır hale gelir. Veyahut bu fettoşcular sırf üsttekilere yalakalık olsun diye 5 aylık bir bebeğe sıkmabaş giydirip fotoğrafını herkese göstermeye çalışırlar.
Ama adamlar bu kadar güçlü olmayı çalışmalarına ve ideolojilerine bağlılıklarına borçlular. Tanıdığım fettoşcu bir profosör sırf "abla" diye nitelendirdikleri fahişelerin evlerinin musluğu bozulduğundan dolayı tamir etmeye gidiyor. Veya adam sırf fettoşcu okullara hizmet için hayatını, evini, barkını bırakıp afrikalara gidip sözde eğitim veriyor. Ya bizimkiler ne yapıyor? Bir ev adresi, bir ev telefonu vermekten korkuyorlar. Kendi benimsedikleri görüşleri paylaşan kişilerle konuşmak için bir sohbet odasına bile gelmiyorlar. Kimse ağlayıp sızlamasın. Emek olmadan yemek olmaz. Herkes kendi görevini yaparsa ancak bunların kökü kurur. Burada serzenişte bulunmak ancak soysuzları sevindirir...
__________________
Eskiden Ergenekon yurdun adı, asena kurdun adıydı. Günümüzde ise Ergenekon örgütün, asena dansözün adı olmuş... |
|
|
|
|
|
#10 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
Fettoşçular,nurcular birlik içerisinde bu ülkenin asli unsuru Türkçüler bir araya toplanamıyoruz buda vahim bir durum burda emniyetçi arkadaşın yazdıgı mektup hepimize bir örnek olsun GÖKTÜRKALP kandaşımın fikirlerine katılmamak elde degil Türkçü Birlik için safları sıklaştıralım ve elimizi çabuk tutalım esenlikler.
|
|
|
|
|
|
#11 (İleti Bağlantısı) |
|
Yeni Üye
|
Yıl 1925. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk, "Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz" diyor.
Yıl 2002. Dr. Necip Hablemitoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olma yolunda, devrimlerden dönüş sürecinin sancılarını yaşıyor" diyerek endişelerini dile getiriyor, bulgularını ortaya koyuyor: "Yeni binyılın şeyhlerinin, dervişlerinin, müritlerinin ve meczuplarının amaçlarının da değiştiği gözlemleniyor. Artık amaç, bir şeriat devleti kurmak değil. Şeriat, iktidarı, parayı, her türlü gücü ele geçirmenin sadece simgesel, klişeleşmiş adı. Mürtecilik yani gericilik de artık salt dinsel anlamda kullanılmıyor." "Bunlara karşı olmak, onaylamamak artık yetmiyor... Her gerçek kamu görevlisinin mağdur olma pahasına, elini taşın altına koyması; devletimizin, tam bağımsızlığımızın geleceği açısından inisiyatif kullanırken canının yanmasını, bedel ödemesini göze alması gerekiyor. Çoğunluk seyrettikçe, mücadele etmek yerine mücadele eder gibi yaptıkça, faraza Fethulllah Gülen'den, Müslüm Gündüz'den, Metin Kaplan'dan daha çok cesur ve namuslu olmadıkça, bilelim daha çok Asteğmen Kubilaylar, Uğur Mumcular, Ahmet Taner Kışlalılar, Bahriye Üçoklar, Muammer Aksoylar, aramızdan yitip gidecekler." "Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz; en doğru, en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyedir; medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak, insan olmak için kâfidir..." Mustafa Kemal Atatürk "Necip Habletimoğlu ne yaptı? Bize yabancıların oyunlarını anlattı. Yabancılarla işbirliği yapan yerli hainleri tanıttı. Tek ışıklı yolun Atatürk yolu olduğunu gösterdi. Bizlere düşen görev Hablemitoğlu'nun yolundan yürümek, bayrağını daha ilerilere götürmek ve hainlere fırsat vermemektir." Nuh Mete Yüksel YUKARIDAKİ PARAGRAFLAR DÜŞÜNCELERİMİZİ NE KADAR NET ANLATIYOR |
|
|
|
|
|
#12 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
İstanbul adliyesi tamamiyle bunların elinde, mesela Damattayip mahkemeye vereceği kişileri, ankaraya değil istanbul adliyesine yolluyor. En kısa zamanda polis teşkilatının içerisinde karşıtlar ve tarafsızlar bir araya gelip örgütlenmeli. Gerekirse çatışmayı göz önüne alıp örgütlenmeliler, nereden incelirse kopsun derim. Nasılki soysuz kürt kabilesi sözde kurtarılmış bölge ilan ediyorsa, bu fettoşçularda kurtarılmış bölge ilan ediyorlar. Yüce Türk polisi kendisini yanlız hisstmesin. Türk Ordusu dimdik ayakta ve sadece bir kıvılcım beklemektedir.
|
|
|
|
|
|
#13 (İleti Bağlantısı) | |
|
Otağ Yöneticisi
|
Alıntı:
Kesin bilgilere sahip olmadan, varsayımlara dayanarak koskoca İstanbul adliyesi şunun elinde bunun elinde diyerek yüce Türk yargısına leke sürecek saçma iletiler ekleme, otağ kurallarını bir kez daha oku, Atsızcılar otağı Türk yargısına saygılıdır. Otağ yönetimine adresini telefonunu ver, gerçekliğin ortaya çıksın sanallıktan kurtul, ondan sonra gel elinde bilgin belgen varsa kurumlara karşı böyle ciddi eleştirilerde bulun. Bizde diyebilelim bu düşünceler bu arkadaşa ait diye, dava konusu falan olursa elindeki belgeleri sunarsın o zaman mahkemeye.
__________________
|
|
|
|
|
|
|
#14 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
ister kabul edelim ister etmeyelim ama gerçekler ortada.Güzel ülkemin bir çok kurumu malesef okyanusun karşı tarafında yaşayan kürt saitin çömezi fetoş tarafından kontrol edilmektedir.hatta fetoşun kendi derin devletini de meydana getirdiği inkar edilemez bir gerçektir.fetoş ve destekçileri YÜCE TÜRK MİLLETİNDEN TÜRKLÜK bilincini yok etmeye çalışmaktadırlar.Amaçları TÜRK kimliğini kafalardan kazımaktır.Ama yanılıyorlar,yanlış hesaplıyorlar.YÜCE TÜRK MİLLETİ yunanlıları denize döktüğümüzü hilafet ordusu denilen çapulcu sürüsü devşirmelerini çil yavrusu gibi dağıttığımızı beynimizden kazıyamacaklardır.TÜRKÜZ TÜRKÇÜYÜZ ATATÜRKÇÜYÜZ
|
|
|
|
|
|
#15 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Polisler kendi canları tehlikeye girince mi akıllandılar.Yazık çok yazık...Necip Hablemitoğlu'nun kemikleri sızlıyor.Hiçbirşeyi araştırmaya gerek yok polislerin yanında fetoşa sadece fetoş diye hitap edin her şey ortaya bakın nasıl çıkıyor...
__________________
ASİL TÜRK KEDER ETME GÖNLÜNE BAK GÜNEŞ YİNE YÜKSELİYOR DOĞUDAN BİR HAYKIRIŞ GÜRLEMİŞ GELİYOR ASYADAN EY VATAN TOPRAK ALTINDA YATAN BAK TÜRKLER GELİYOR YİNE AVRASYADAN |
|
|
|
![]() |
| Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Otağ | Yanıtlar | Son İleti |
| İsrail'den Taraf Gazetesi'ne Gizemli Ziyaret! | Tunç Topuz | Türkçü Bakış | 3 | 11.07.2008 21:52 |
| Tercüman Gazetesini kutluyoruz! | Türk Genci | Türkçü Bakış | 9 | 30.01.2007 08:51 |
| Çömez'den şok MEKTUP | YALINSAK | Türkçü Bakış | 0 | 26.05.2006 21:08 |
| DOĞUKAN'A MEKTUP | Özge Terken | Türkçü Bakış | 3 | 13.04.2006 02:07 |