Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı > TÜRKLÜK VE TÜRKÇÜLÜK ÜZERİNE HER ŞEY > Türklük ve Türkçülük İle İlgili Her şey > Sorun & Öğrenin > Sorun & Öğrenin

Yeni Konu aç  Konu Kapatılmıştır
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 22.11.2007, 12:40   #16 (İleti Bağlantısı)
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 01.11.2007
Yaş: 24
İletiler: 3
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Boy kalıtımla kazanılan genetik bir olgudur.Çevrenin boya etkisi ancak % 5 olabilir.
kara tatar Çevrimdışı  
Alt 22.11.2007, 13:36   #17 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
GöktürkSelimPUSAT adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 28.10.2007
Bulunduğu yer: Adalar Denizi'nden Altaylar'ın daha ötesine kadar Türk'ün yaşadığı heryer!!!
Yaş: 24
İletiler: 102
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
kara tatar adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Boy kalıtımla kazanılan genetik bir olgudur.Çevrenin boya etkisi ancak % 5 olabilir.
Boy gelişiminde genetik sınırlayıcıdır.Fakat beslenmenin önemi büyüktür.
% 5 i neye göre söyledğinizi bilmiyorum fakat asıl mesele şöyledir:

Örneğin genetik olarak alt sınırınız 150cm üst sınırınız 185cm arasında;
eğer yeterli beslenirseniz 185 cm olursunuz; kıtlıkta iseniz, beslenmeniz çok yetersiz ise 150cm kalırsınız.

Türk insanında ekmeğin (karbonhidrat) çok önemli bir yer tutmasını ben çok önemli bir dezavantaj olarak görüyorum.İnsanımız masaya oturunca 1 ekmeği yiyip, protein gıdasını almadan doygunluk hissediyor.
Asıl Atalarımızı düşünün.Tamamen avcılığa dayalı, ET ile beslenme!

Avrupa ve Amerika'da bizde vücut sporuyla uğraşanların aldığı protein tozunu (whey), insanlar günlük kahvaltılarında kullanmaktalar.

Beslenme faktörünü küçümsemeyin.
__________________
Sarı Zeybek şu dağların eridir,
Dağlar onun bütün yoğu varıdır.
Kendi sarı, bindiği at dorudur;
Attan inip şu dağlara yaslanır,
Gözü dalar, bakışları puslanır.
GöktürkSelimPUSAT Çevrimdışı  
Alt 22.11.2007, 13:47   #18 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
Gökhan adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 15.12.2005
Yaş: 30
İletiler: 1,349
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
GöktürkSelimPUSAT adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Boy gelişiminde genetik sınırlayıcıdır.Fakat beslenmenin önemi büyüktür.
% 5 i neye göre söyledğinizi bilmiyorum fakat asıl mesele şöyledir:

Örneğin genetik olarak alt sınırınız 150cm üst sınırınız 185cm arasında;
eğer yeterli beslenirseniz 185 cm olursunuz; kıtlıkta iseniz, beslenmeniz çok yetersiz ise 150cm kalırsınız.

Türk insanında ekmeğin (karbonhidrat) çok önemli bir yer tutmasını ben çok önemli bir dezavantaj olarak görüyorum.İnsanımız masaya oturunca 1 ekmeği yiyip, protein gıdasını almadan doygunluk hissediyor.
Asıl Atalarımızı düşünün.Tamamen avcılığa dayalı, ET ile beslenme!

Avrupa ve Amerika'da bizde vücut sporuyla uğraşanların aldığı protein tozunu (whey), insanlar günlük kahvaltılarında kullanmaktalar.

Beslenme faktörünü küçümsemeyin.
Peki kıtlık içinde yaşayan ve kemikleri sayılan afrikalılar neden uzun oluyor? Bu iş genetiktir bilmediğiniz konularda yorum yapmayın.
__________________
%100 Türk
Gökhan Çevrimdışı  
Alt 22.11.2007, 17:51   #19 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
GöktürkSelimPUSAT adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 28.10.2007
Bulunduğu yer: Adalar Denizi'nden Altaylar'ın daha ötesine kadar Türk'ün yaşadığı heryer!!!
Yaş: 24
İletiler: 102
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Gökhan adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Peki kıtlık içinde yaşayan ve kemikleri sayılan afrikalılar neden uzun oluyor? Bu iş genetiktir bilmediğiniz konularda yorum yapmayın.
Demek Afrikalıların genetik olarak alt sınırı yüksek, onun için uzun oluyor.
Dediklerimi iyi okuyun.
Alt sınır ve üst sınırlar genetik, bu ikisi arasındaki değerler ise çevreyle alakalıdır.
__________________
Sarı Zeybek şu dağların eridir,
Dağlar onun bütün yoğu varıdır.
Kendi sarı, bindiği at dorudur;
Attan inip şu dağlara yaslanır,
Gözü dalar, bakışları puslanır.
GöktürkSelimPUSAT Çevrimdışı  
Alt 24.11.2007, 19:45   #20 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik Tarihi: 15.08.2007
Yaş: 41
İletiler: 21
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Türkler ekvator çizgisinden Kutuplara kadar büyük bir coğrafyada, Deniz seviyesinden 6000 metreye kadar her türlü iklimde yaşayabilen bir ırktır.Dünya nüfusunu kırıp geçiren salgınlar, Türk ırkının yaşam sınırlarına ulaştıkları anda yok olmuşlardır.Dayanıklılık güç ve estetik olarak
ÇEPNİ FİRUZ Çevrimdışı  
Alt 24.11.2007, 19:49   #21 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik Tarihi: 15.08.2007
Yaş: 41
İletiler: 21
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Dünyada kaç tane böyle bir ırk vardır? Bu yüzden Türk ırkı üstündür. Fiziki yapısı tamamen Türk genetiği ıle ilgilidir.
ÇEPNİ FİRUZ Çevrimdışı  
Alt 24.11.2007, 21:09   #22 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
Gökhan adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 15.12.2005
Yaş: 30
İletiler: 1,349
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
GöktürkSelimPUSAT adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Demek Afrikalıların genetik olarak alt sınırı yüksek, onun için uzun oluyor.
Dediklerimi iyi okuyun.
Alt sınır ve üst sınırlar genetik, bu ikisi arasındaki değerler ise çevreyle alakalıdır.

Sonuçta genetikmiş değil mi? Bu işin altı üstü yok. Önce ırsi özellikler etkiler. Bir insanın boyunu, annesinin ve babasının boyu etkiliyor. Diyelim Baba 1.70, anne 1.65 cm boylarında. İstisnai durumlar dışında sen çocuğu istersen laboratuvara sok onu 1.85 cm. yapamazsın.

Madem önce genetik geliyor, o zaman Türkler olarak boyumuz neden şöyle, beslenmiyor muyuz vb. soruların anlamsızlığı ortaya çıkıyor. Ha iyi beslenmek insanın tüm bünyesine olumlu etki yapar ama boy uzunluğu sadece beslenmeyle ilişkilendirilirse söylenenler havada kalıyor.
__________________
%100 Türk
Gökhan Çevrimdışı  
Alt 24.11.2007, 22:30   #23 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
GöktürkSelimPUSAT adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 28.10.2007
Bulunduğu yer: Adalar Denizi'nden Altaylar'ın daha ötesine kadar Türk'ün yaşadığı heryer!!!
Yaş: 24
İletiler: 102
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Gökhan adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Sonuçta genetikmiş değil mi? Bu işin altı üstü yok. Önce ırsi özellikler etkiler. Bir insanın boyunu, annesinin ve babasının boyu etkiliyor. Diyelim Baba 1.70, anne 1.65 cm boylarında. İstisnai durumlar dışında sen çocuğu istersen laboratuvara sok onu 1.85 cm. yapamazsın.

Madem önce genetik geliyor, o zaman Türkler olarak boyumuz neden şöyle, beslenmiyor muyuz vb. soruların anlamsızlığı ortaya çıkıyor. Ha iyi beslenmek insanın tüm bünyesine olumlu etki yapar ama boy uzunluğu sadece beslenmeyle ilişkilendirilirse söylenenler havada kalıyor.
Ben size önceki iletimde bilimsel ve gerçek olanı açıkladım; doğrusu da, eksiksiz fazlasız budur.
"Bu işin altı üstü yok" derken ne kastediyorsunuz bilmiyorum; ben size bilimsel olan bilgileri söyledim, reddediyorsanız herhalde bunu çürütecek bir teziniz var.
__________________
Sarı Zeybek şu dağların eridir,
Dağlar onun bütün yoğu varıdır.
Kendi sarı, bindiği at dorudur;
Attan inip şu dağlara yaslanır,
Gözü dalar, bakışları puslanır.
GöktürkSelimPUSAT Çevrimdışı  
Alt 25.11.2007, 00:21   #24 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
Gökhan adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 15.12.2005
Yaş: 30
İletiler: 1,349
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
GöktürkSelimPUSAT adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Ben size önceki iletimde bilimsel ve gerçek olanı açıkladım; doğrusu da, eksiksiz fazlasız budur.
"Bu işin altı üstü yok" derken ne kastediyorsunuz bilmiyorum; ben size bilimsel olan bilgileri söyledim, reddediyorsanız herhalde bunu çürütecek bir teziniz var.

Bu işin bilimi sana göre bilimdir. Ama gerçekler uygulamadadır. Bir tezi savunan bilimadamları yıllar sonra o tezin geçersiz olduğunu savunuyorlar. Bir kişinin boyunun uzunluğu zaten 16-17 yaşına kadar belli oluyor.

İki kardeş tanıyorum. Aynı evde aynı şekilde beslenerek büyüdüler. Büyüğünün boyu cüce denebilecek seviyede 1.60 cm in altında. Ondan bir yaş küçük olanın boyu da 1.80 in üstünde. Bu örnek beslenin etkisinin öyle belirleyici bir etmen olmadığının yaşanmış ispatı. Kısaca genetik etmenler çevresel etmenlerin önünde.
__________________
%100 Türk
Gökhan Çevrimdışı  
Alt 25.11.2007, 16:27   #25 (İleti Bağlantısı)
 
Asena01 adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 18.09.2007
Yaş: 26
İletiler: 547
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Genetik kesinlikle daha çok etkilidir. Çevresel faktörlerin etkisi daha az oran da değişikliğe neden olur. Uzun boylu ebeveynler arası yapılan evliliklerce artış görülmesi , boyun uzunluğunu nesiller arası sağlar. Konunun başlığını anlamakta zorlandım. Çünkü boy uzunluğu bizim genlerle ve Töremizle sahip olduğumuz özelliklerin yanın da bir hiçtir. Devede de boy vardır. Sanırım anlatabildim. Ne mutlu TÜRK genetiğini taşıyana. Saygılar.
__________________
Hepimiz Tolon ve Eruygur Paşayız, Laikiz, Türk'üz, Atatürkçüyüz!
Asena01 Çevrimdışı  
Alt 25.11.2007, 23:14   #26 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Alpaya adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 24.11.2007
Yaş: 17
İletiler: 3
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Basketbol oynayanların boyu uzun oluyor.
Genetik önemli faktör ama gıda, spor, doğal koşullar boyu önemli oranda etkiler.
Alpaya Çevrimdışı  
Alt 25.11.2007, 23:26   #27 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
Gökhan adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 15.12.2005
Yaş: 30
İletiler: 1,349
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Alpaya adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Basketbol oynayanların boyu uzun oluyor.
Genetik önemli faktör ama gıda, spor, doğal koşullar boyu önemli oranda etkiler.
Basketbol oynayanların uzun falan oldukları yok uzun oldukları için basketbolcu oluyorlar.
__________________
%100 Türk
Gökhan Çevrimdışı  
Alt 25.11.2007, 23:39   #28 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
İsenbike adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 14.12.2005
İletiler: 454
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Dna'larında uzun boy geni yoksa ya da var olupta baskın değilse , istediğin kadar basketbol oyna yine de boy kısa kalacaktır. Çevrenin fiziksel yapımıza etkisini inkar etmiyoruz ama kalıtımla bir takım özellikler bireye geçmedikten sonra çevresel faktörler etki etmeyecektir. Çevre ve kalıtılım ancak çocuğun ya da bireyin sosyalleşmesi esnasında eşit etkilere sahiptir. Örneğin genlerle gelen önderlik özelliği çevrenin de etkisiyle gelişip bireyin karakterine yerleşecektir. Yine aynı şekilde boy veya kilo konusunda uç değerlere sahip bireylere toplumun olumlu ya da olumsuz eleştirisi onun insanlara bakış açısını değiştireceği gibi gelecekte üstleneceği rolleri de değiştirecektir. Anlaşılacağı üzere çevre en çok bizlerin sosyo kültürel özelliklerimizin şekillenmesinde büyük rol oynamaktadır.
İsenbike Çevrimdışı  
Alt 26.11.2007, 04:11   #29 (İleti Bağlantısı)
 
KOCATÜRK adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1,517
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Boy kısalığının nedenleri

1) ailevi boy kısalığı,
2)yapısal boy kısalığı,
3) ergenlik gecikmesi,
4) iskelet sistemi hastalıkları,
5) doğum kilosu düşük olan ve kısa olan çocuklar,
6) beslenme bozukluğu, bodurluk,
7) uzun süreli hastalıklar, (kalp, böbrek, kan vb.)
8) uzun süreli ilaç kullanımı,
9) Turner Sendromu,
10) hipotiroidi,
11) büyüme hormonu eksikliğidir.

Normal boy uzaması genetik, beslenme ve hormonların uygun etkileşimi sonucu olur. Hormonlar içinde özellikle büyüme hormonu önemli olup tiroid hormonu, kortizol, seks hormonları da büyüme üzerine etkileri olan hormonlardır.

Boyun genetik olarak belirlenmesi esas olarak anne ve bebek boylarının ortalamasına dayanmaktadır. Yapılan araştırmalar erkek çocukların bu ortalamanın biraz üstüne kız çocuklarının da biraz altında kaldıklarını göstermektedir.

Büyüme eğrileri doktorlara bebeğin hangi noktada normalden ayrıldığı konusunda, anne ve babanın ölçüleri ( boy ve kilo) çocuğun beslenme durumu ve genel sağlık durumu da dikkate alınarak, inceleme gerekip gerekmediği konusunda yol gösterirler.

İlk yıl boyunca büyüme sıçramalar halinde gerçekleştiği için büyümenin çok az ya da çok fazla olduğunu gösteren tek bir ölçüm önemli olmayabilir. Yine de bir uyarı olarak dikkate almalıdır.

1- Boyun 3. persentil altında olması
2- Büyüme hızının yavaş olması (örneğin 4-10 yaş arasında yılda 5 cm altında olması)
3- Boy büyüme eğrilerinde düşme olması
4- Büyüme hızının
- 2-3 yaşta yılda 8 santimetreden kısa olması
- 3-4 yaşta yilda 7 santimetreden kisa olmasi
- 4-9 yaş arasinda yilda 5 santimetreden az olması
5- Anne baba boyuna göre çocuğun beklenen boyunun kısa olması
"boy kısalığı" olarak tanımlanmaktadır.

Boy kısalıkları genel olarak
1)normal boy kısalıkları
2) normal olmayan boy kısalıkları olarak ikiye ayrılır.

Normal boy kısalıkları ise kendi içinde genetik ve ailesel tipte boy kısalığı olarak iki şekilde görülebilir.
1- İyi beslenen kilosu normal veya normalin üstündeki çocuklarda büyümenin yavaşlaması:
Bunlar genellikle hormonal bozuklukları olan çocuklardır. Bu çocuklarda hormonal tetkiklerin yapılması gerekir.

2- Zayıf çocukta büyüme hızının yavaşlaması:
Kilosu yaşina göre düşük olan çocukta boyun kisa olmasinda tibbi durumlarin düşünülmesi gerekmektedir.

Örneğin:
• Uzun süreli ishal olması
• Sindirim sistemi hastalıkları
• Böbrek hastalıkları
• Beslenme bozuklukları
• Diğer sistemik hastalıklar

• Kısa boylu ama büyüme hızı normal olan çocuk:
Bu çocuklar genellikle ailesel veya genetik olarak boy kısalığı olan çocuklardır.
• Ailesel boy kısalıklarında özellikle ilk 3 yaşta büyüme hızlarında yavaşlama olur, genellikle kilo alımı ve boy uzamasındaki azalma birbirine paralel seyreder. Ergenlik öncesi dönemde normal veya normale yakın büyüme hızı gösterirler. Bu çocuklarda kemik gelişimi ve ergenlik dönemine girme de gecikir. Ergenlikte nihai boylarına ulaşmakla birlikte ebeveyn boyundan daha kısa olurlar. Bu çocuklarda başka hiçbir tıbbi anormallik yoktur. Ailelerinde de benzer büyüme özelliği saptanır. Erkeklerde daha sık olmak üzere kız çocuklarında da görülür.
• Genetik boy kısalıklarında çocukların doğumda boyu ve kilosu normal olup bunlarda büyüme hızı ilk 2 yaşta azalıp daha sonra genetik potansiyellerine uygun büyüme eğrisine paralel gider. Nihai boyları anne baba boylarına uygundur. Ergenlik başlama yaşı normal olup kemik gelişimleri yaşlarına uygun seyreder.

Ailede boy ortalaması uzun değil diye çocuğun boyunun kısa kalmasına seyirci kalmamak gerekir. Doğru tedavi yöntemiyle uzatılması gerekir.

Boyun normal veya kısa olup olmadığının belirlenmesi gereklidir.

Anne-babalar çocuklarının boyunu yaşıtlarıyla karşılaştırarak veya kıyafetlerine göre değerlendirebilirler.

Yıllık büyüme hızı, en hızlı olduğu dönemde yani, ilk bir yaş içinde 25 cm'dir.
İkinci yaşta ise 12 cm, okul öncesi dönemde 6-8 cm, buluğ çağına kadar da ortalama 5- 6 cm olmalıdır.
Ergenlik de hızlı büyüme dönemidir. Bir çocuk ergenlik öncesinde, yılda 5 cm'den az büyüyorsa, büyüme eğrisinde aynı çizgide devam edemiyor ve geride kalıyorsa; 'sorun var' diyebiliriz. Okulların açıldığı bu dönemde çocukların durumuna bakmak gerekir. Törenlerde sıraya girdiklerinde, bu yıl arkadaşlarına göre daha da kısa görünüyorsa bir doktora başvurmakta fayda vardır.

Kemik yaşı boy kısalığı konusunda belireleyici rol oynar.

Esas biyolojik yaşı, kemik yaşıdır.

Erişkinler için kemikleşme noktalarının kapanma sınırı;
- kız çocuklarda 18,
-erkek çocukta 19 yaştır.
Kemik yaşı, el bilek kemiklerinin röntgeni çekilerek belirlenir.
Anne-baba boyuna göre çocuk boyu hesaplanır.

Çocuğun cinsiyetine göre, ideal olarak kaç santim olacağını hesaplamak gerekir. Yine büyüme çizelgesine göre, kız çocuk için hedef boy; annenin boyu aynen yazılır, babanın boyundan 13 cm. çıkarılır ve çizelgenin 18 yaş hizasına bakılarak beklenen ideal boy söylenebilir.

Erkek çocuk için; annenin boyuna 13 cm eklenir..


Çocuklarda büyüme hormonu eksikliğinin tedavisini devlet kurumları karşılıyor. Bu tedaviler günümüzde hem çok basit, hem de çok başarılı sonuçlar veriyor. Fakat daha uzama potansiyeli olmasına rağmen kız çocukları için 1.55, erkekler için ise 1.65 cm gibi bir sınır koyulmuş.
yani ; boyu 1.55 cm'e ulaşmışsa , tedavi hakkı bitiyor.

tabi bunlar ; hormonal bozukluğu olanlar için geçerlidir.

1937 yılında ulu önder Atatürk'ün emriyle Afet İnan tarafından ülke çapında 65.000 kişi üzerinde gerçekleştirilen ve 1947'de yayınlanan çalışmanın sonuçlarına göre:
Türk erkeklerinde boy yüksekliği ortalama 165.2 cm bulunmuştur..
Durgut 1995'teki bir çalışmasında 168.8 cm'lik değere ulaşmıştır.

Trakya Üniv. Tıp fakültesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre ;
Türkiye'de yaşayan TÜRK'lerin normal boy uzunluğu :
-erkeklerde 1.67 cm.
-kadınlarda 1.56 cm.dir.

aynı çalışmada Türk erkeğinin vücut yapısında en üstte ve en altta kalan parçalarının daha iyi, merkezde kalan parçalarının ise daha az geliştiği tespit edilmiştir.

hülasa ; boy uzunluğu esas itibarıyla GENETİK'tir..

çevresel faktörler bir dereceye kadar boyu sınırlı olarak uzatabilir.
ancak bu sınırlıdır. örneğin afrikadaki bir pigme'ye ne yedirirseniz yedirin , hangi sporu yaptırırsanız yaptırın , boyu 1.80 olmaz.
KOCATÜRK Çevrimdışı  
Alt 26.11.2007, 22:33   #30 (İleti Bağlantısı)
Yörük Türk
 
Yörükoğlu adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 15.12.2005
İletiler: 62
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
KOCATÜRK adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Boy kısalığının nedenleri

1) ailevi boy kısalığı,
2)yapısal boy kısalığı,
3) ergenlik gecikmesi,
4) iskelet sistemi hastalıkları,
5) doğum kilosu düşük olan ve kısa olan çocuklar,
6) beslenme bozukluğu, bodurluk,
7) uzun süreli hastalıklar, (kalp, böbrek, kan vb.)
8) uzun süreli ilaç kullanımı,
9) Turner Sendromu,
10) hipotiroidi,
11) büyüme hormonu eksikliğidir.

Normal boy uzaması genetik, beslenme ve hormonların uygun etkileşimi sonucu olur. Hormonlar içinde özellikle büyüme hormonu önemli olup tiroid hormonu, kortizol, seks hormonları da büyüme üzerine etkileri olan hormonlardır.

Boyun genetik olarak belirlenmesi esas olarak anne ve bebek boylarının ortalamasına dayanmaktadır. Yapılan araştırmalar erkek çocukların bu ortalamanın biraz üstüne kız çocuklarının da biraz altında kaldıklarını göstermektedir.

Büyüme eğrileri doktorlara bebeğin hangi noktada normalden ayrıldığı konusunda, anne ve babanın ölçüleri ( boy ve kilo) çocuğun beslenme durumu ve genel sağlık durumu da dikkate alınarak, inceleme gerekip gerekmediği konusunda yol gösterirler.

İlk yıl boyunca büyüme sıçramalar halinde gerçekleştiği için büyümenin çok az ya da çok fazla olduğunu gösteren tek bir ölçüm önemli olmayabilir. Yine de bir uyarı olarak dikkate almalıdır.

1- Boyun 3. persentil altında olması
2- Büyüme hızının yavaş olması (örneğin 4-10 yaş arasında yılda 5 cm altında olması)
3- Boy büyüme eğrilerinde düşme olması
4- Büyüme hızının
- 2-3 yaşta yılda 8 santimetreden kısa olması
- 3-4 yaşta yilda 7 santimetreden kisa olmasi
- 4-9 yaş arasinda yilda 5 santimetreden az olması
5- Anne baba boyuna göre çocuğun beklenen boyunun kısa olması
"boy kısalığı" olarak tanımlanmaktadır.

Boy kısalıkları genel olarak
1)normal boy kısalıkları
2) normal olmayan boy kısalıkları olarak ikiye ayrılır.

Normal boy kısalıkları ise kendi içinde genetik ve ailesel tipte boy kısalığı olarak iki şekilde görülebilir.
1- İyi beslenen kilosu normal veya normalin üstündeki çocuklarda büyümenin yavaşlaması:
Bunlar genellikle hormonal bozuklukları olan çocuklardır. Bu çocuklarda hormonal tetkiklerin yapılması gerekir.

2- Zayıf çocukta büyüme hızının yavaşlaması:
Kilosu yaşina göre düşük olan çocukta boyun kisa olmasinda tibbi durumlarin düşünülmesi gerekmektedir.

Örneğin:
• Uzun süreli ishal olması
• Sindirim sistemi hastalıkları
• Böbrek hastalıkları
• Beslenme bozuklukları
• Diğer sistemik hastalıklar

• Kısa boylu ama büyüme hızı normal olan çocuk:
Bu çocuklar genellikle ailesel veya genetik olarak boy kısalığı olan çocuklardır.
• Ailesel boy kısalıklarında özellikle ilk 3 yaşta büyüme hızlarında yavaşlama olur, genellikle kilo alımı ve boy uzamasındaki azalma birbirine paralel seyreder. Ergenlik öncesi dönemde normal veya normale yakın büyüme hızı gösterirler. Bu çocuklarda kemik gelişimi ve ergenlik dönemine girme de gecikir. Ergenlikte nihai boylarına ulaşmakla birlikte ebeveyn boyundan daha kısa olurlar. Bu çocuklarda başka hiçbir tıbbi anormallik yoktur. Ailelerinde de benzer büyüme özelliği saptanır. Erkeklerde daha sık olmak üzere kız çocuklarında da görülür.
• Genetik boy kısalıklarında çocukların doğumda boyu ve kilosu normal olup bunlarda büyüme hızı ilk 2 yaşta azalıp daha sonra genetik potansiyellerine uygun büyüme eğrisine paralel gider. Nihai boyları anne baba boylarına uygundur. Ergenlik başlama yaşı normal olup kemik gelişimleri yaşlarına uygun seyreder.

Ailede boy ortalaması uzun değil diye çocuğun boyunun kısa kalmasına seyirci kalmamak gerekir. Doğru tedavi yöntemiyle uzatılması gerekir.

Boyun normal veya kısa olup olmadığının belirlenmesi gereklidir.

Anne-babalar çocuklarının boyunu yaşıtlarıyla karşılaştırarak veya kıyafetlerine göre değerlendirebilirler.

Yıllık büyüme hızı, en hızlı olduğu dönemde yani, ilk bir yaş içinde 25 cm'dir.
İkinci yaşta ise 12 cm, okul öncesi dönemde 6-8 cm, buluğ çağına kadar da ortalama 5- 6 cm olmalıdır.
Ergenlik de hızlı büyüme dönemidir. Bir çocuk ergenlik öncesinde, yılda 5 cm'den az büyüyorsa, büyüme eğrisinde aynı çizgide devam edemiyor ve geride kalıyorsa; 'sorun var' diyebiliriz. Okulların açıldığı bu dönemde çocukların durumuna bakmak gerekir. Törenlerde sıraya girdiklerinde, bu yıl arkadaşlarına göre daha da kısa görünüyorsa bir doktora başvurmakta fayda vardır.

Kemik yaşı boy kısalığı konusunda belireleyici rol oynar.

Esas biyolojik yaşı, kemik yaşıdır.

Erişkinler için kemikleşme noktalarının kapanma sınırı;
- kız çocuklarda 18,
-erkek çocukta 19 yaştır.
Kemik yaşı, el bilek kemiklerinin röntgeni çekilerek belirlenir.
Anne-baba boyuna göre çocuk boyu hesaplanır.

Çocuğun cinsiyetine göre, ideal olarak kaç santim olacağını hesaplamak gerekir. Yine büyüme çizelgesine göre, kız çocuk için hedef boy; annenin boyu aynen yazılır, babanın boyundan 13 cm. çıkarılır ve çizelgenin 18 yaş hizasına bakılarak beklenen ideal boy söylenebilir.

Erkek çocuk için; annenin boyuna 13 cm eklenir..


Çocuklarda büyüme hormonu eksikliğinin tedavisini devlet kurumları karşılıyor. Bu tedaviler günümüzde hem çok basit, hem de çok başarılı sonuçlar veriyor. Fakat daha uzama potansiyeli olmasına rağmen kız çocukları için 1.55, erkekler için ise 1.65 cm gibi bir sınır koyulmuş.
yani ; boyu 1.55 cm'e ulaşmışsa , tedavi hakkı bitiyor.

tabi bunlar ; hormonal bozukluğu olanlar için geçerlidir.

1937 yılında ulu önder Atatürk'ün emriyle Afet İnan tarafından ülke çapında 65.000 kişi üzerinde gerçekleştirilen ve 1947'de yayınlanan çalışmanın sonuçlarına göre:
Türk erkeklerinde boy yüksekliği ortalama 165.2 cm bulunmuştur..
Durgut 1995'teki bir çalışmasında 168.8 cm'lik değere ulaşmıştır.

Trakya Üniv. Tıp fakültesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre ;
Türkiye'de yaşayan TÜRK'lerin normal boy uzunluğu :
-erkeklerde 1.67 cm.
-kadınlarda 1.56 cm.dir.

aynı çalışmada Türk erkeğinin vücut yapısında en üstte ve en altta kalan parçalarının daha iyi, merkezde kalan parçalarının ise daha az geliştiği tespit edilmiştir.

hülasa ; boy uzunluğu esas itibarıyla GENETİK'tir..

çevresel faktörler bir dereceye kadar boyu sınırlı olarak uzatabilir.
ancak bu sınırlıdır. örneğin afrikadaki bir pigme'ye ne yedirirseniz yedirin , hangi sporu yaptırırsanız yaptırın , boyu 1.80 olmaz.
Çok güzel özetlemişsiniz.Bundan daha fazla söze gerek yok sanırım.

Bu başlık kilitlenirse gereksiz şekilde bu konu daha fazla sünmez diye düşünüyorum.

Otağımıza yazan genetik mühendisi, biyoloji doçenti arkadaşlar da değerli bilgilerini artık başka konularda bizlerle paylaşırlar.
__________________


Yörük derlerdi bize,
Göçerdik kışlaktan yaylaya..

Asırlar boyunca yol aldık.
Kimimiz atlı, kimimiz yaya…

Mertlik, yiğitlikle tanınırdık.
Temizdi taşıdığımız maya..

Bir zamanlar kök söktürdük.
Haçlılar’a, Doğu Roma’ya..
Yörükoğlu Çevrimdışı  
Konu Kapatılmıştır

Etiketler
avrupalilar'a , boyu , daha , göre , kisa? , nİye , tÜrklerİn



Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Yanıt Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Yanıtlar Son İleti
TÜRKLERİN ESKİ İNANÇLARI VE TANRI İSİMLERİ ATABEK Türk - Turan Tarihi 4 28.11.2008 14:50
TÜRKLERİN ARI SEVGİSİ KOCATÜRK Doğada Yaşayan Hayvanlar 11 18.07.2008 16:02
Dil Yarasi (Kisa Filmli) Motun Türk Dili ve Edebiyatı 0 24.12.2007 03:07
TÜRKLERİN anadoluya hapsedilişi! rumelitürk Türkçü Bakış 5 03.08.2007 20:41
BAS AÇMADIM BOYU BEN YAZIK Özge Terken Türk Şiiri 0 08.05.2006 02:58


Otağ Saati: 18:44


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.