![]() |
|
|||||||
| Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs.. |
![]() |
|
|
Konu Bağlantısı | Seçenekler |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
|
Yeni Üye
|
TÜRK DÜSMANLARI BIZLERDEN KORKUN
Bomba sırtı Olayı (14 Mayıs 1915) çok önemli ve dünya harp tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir hadisedir. Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiç birisi kurtulmamacasına şehit düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz. Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok Okuma bilenler Kuran-ı Kerim okuyor ve Cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenler ise, Kelime-i Şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. 20 düşmana karşı her siperde bir nefer süngü ile çarpışıyor. Ölüyor, öldürüyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren, dünyanın hiç bir askerinde bulunmayan, tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur."
Mustafa Kemal ATATÜRK Avrupa Birliği denen şer kümesi, Türkiye’deki işbirlikçilerine yeni talimatını verdi: Türk Silahlı kuvvetlerinde yeni düzenlemeye gidin, mecburi askerlik görevini kaldırın, bireylerin “askerlik yapmak istemiyorum” deme hakkı olsun ve bu kişiler istemezlerse askerlik yapmasınlar. Türk’ün başına binbir belayı açan Avrupa, bu belalarla canı pahasına mücadele eden ve şer odaklarına aman vermeyen Şanlı Ordumuzla baş edemeyeceğini anladı ve Türk ordusunu yerli işbirlikçileri kanalıyla etkisizleştirmek için talimatlar vermeye başladı. Ordudaki asker sayısının azaltılmasını, sayı olarak azalan askerlerin de daha az askerlik yapmasını, paralı askerliğe geçilmesini, askerlik yapmak istemeyen kişilerin askerlik görevinden muaf tutulmasını, ordunun elindeki ağır silahların azaltılmasını ve zaman içinde tamamen kaldırılmasını, vb. istiyor. Basını, bürokrasisi, siyasetçisi, sözde aydını, tüm yerli işbirlikçiler de efendilerinin talimatlarını yerine getirmek için hazırlık yapıyor. Bu kararı savunan ve emirleri yerine getirmekte zarar görmeyen gafillere, başımızdaki belaları tekrar hatırlatalım: 1. Kıbrıs: Türk vatanının en önemli parçalarından birisi olan Kıbrıs, Avrupa Birliği için müzakere tarihi almak uğruna (buraya dikkat: AB’ye girmek değil, sadece görüşme için tarih almak) gözden çıkartılabiliyor. Atatürk’ün adını dillerinden düşürmeyen sahtekarlara Ulu Önder’in bu konudaki fikrini hatırlatalım. Misak-ı Milli sınırları içinde olmamasına rağmen, Güney’de yapılan bir tatbikat sonrası, masa üzerindeki haritada parmağını bu adanın üzerine koyan Mustafa Kemal, “Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece, bu bölgenin ikmal yolları tıkanmıştır. Kıbrıs’a dikkat ediniz, bu ada bizim için önemlidir” demiştir. Son gelişmeler göstermiştir ki, Türk ordusu olmasa hemen ecnebiye teslim edilecektir. 2. Ege Sorunu:devsirme Tayyip Erdoğan, Atina’da Yunan Başbakan Karamanlis ile yaptığı görüşmede Ege’yi Yunan gölüne çevirecek 12 mil iddiasına kapı araladı. Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarması halinde bunu savaş gerekçesi sayan Türkiye’nin 1976’da aldığı kararı kaldıracağını söyledi. Yani İzmir Kordon’da gezerken denize bakmak için bile Yunan’dan izin alacağız. Nefes dahi alamayacağız. Üç tarafımız denizlerle çevrili olacak ama biz karada hapis kalacağız. Bu konuda, hainlerin önündeki en büyük engel Türk Ordusudur. 3. Kuzey Irak: Zengin enerji kaynaklarını ele geçirmek için işgal ettikleri Irak’ta parçala-yok et taktiği uygulayan şerefsizler(Amerika,Fransa,İngiltere,Almanya vs.), kürt devleti kurabilmek için faaliyetlere başladılar ve mağarada yaşayan kürtlere devlet bahşetmeye çalışıyorlar. Bu konuda net tavır koyan, “Irak’ta benim soydaşlarım yaşıyor” diyen ve Türk’e sahip çıkan, “kürt devleti kurmanıza izin vermem” diyen tek kurum Türk Ordusudur. 4. Kafkaslar: Çarlık Rusyası’ndan bu yana Anadolu topraklarında gözü olan Ruslar (ki Kavimler Göçü gibi dünyanın tarihini ve Avrupa’nın ırk yapısını değiştiren bir olayı başlatan Atalarımızın, bir grup insan diye yorumladığı ve millet olarak görmediği için uğraşmaya dahi gerek duymadığı Ruslar), sıcak denizlere inmenin ilk basamağı olan Kafkaslarda kan akıtmaya ve hakimiyet kurma çabasına devam ediyor. Bu konuda da vatan savunması adına tavır koyan tek kurum Türk Ordusudur. 5. Harran Ovası ve İsrail’in Talebi: Binlerce yıllık Yahudi hayalini gerçekleştirmek için çırpınan İsrail, Kenan İlleri arasında kabul ettiği Harran Ovası’nı, sözde tarımı geliştirmek ve tarımsal faaliyetlerde bulunmak amacıyla 100 (yüz) yıllığına kiralamak istiyor. Türk sermayesine dahi ufacık bir araziyi ya da maden alanını en fazla 49 yıllığına kiralayanlar, İsrail’in bu talebine sıcak bakabiliyorlar. Dünyanın en büyük projelerinden birisi olan GAP Projesi tamamlanır tamamlanmaz, yani ekmeğini yemeye başlayacağımız sırada, Türk’e layık görülmüyor ve amacı ve binlerce yıllık hedefi en cahil insan tarafından dahi bilenen Yahudi’ye verilmeye kalkılıyor. “Topraklar yabancıya verilemez” diyen tek kurum yine Türk Ordusudur. 6. ABD’nin Askeri Üs Talebi: ABD, kendisinden on binlerce kilometre uzaktaki toprakları sömürmek amacıyla kendisine askeri üs arıyor ve tabi hemen aklına Türk toprakları geliyor. Akdeniz, Karadeniz, Balkanlar, Ortadoğu, Kafkaslar ve İç Asya’nın göbeğinde bulunan ve tüm bu alanlara hakim olabilecek bir nokta olan Türkiye uygun bir yer Amerikan yankeeleri için. Bu konuda da net tavır koyan ve “Türkiye NATO ve Birleşmiş Milletler teşkilatı üyesidir, gerekirse biz buradayız, size daha fazla gerek yok, zamanı gelince İncirlik’i de boşaltacaksınız” diyen ve Amerikan işgalinin karşısında duran tek kurum Türk Ordusudur. 7. Orta Asya’da Çin ve Rus Faaliyetleri: Orta Asya Türk Topraklarına gözünü diken Rus ve Çin saldırganlığını kontrol altında tutan ve bu bölgenin Türk toprağı olduğu ve ırkdaşlarımızın yaşadığı fikrini canlı tutmaya çalışan, bu konuda taktikler geliştiren tek kurum olarak karşımıza yine Türk Ordusu çıkıyor. 8. İslamcılık ve İslamcı Terör: Yüzyıllardır Türk’ün başına bela olan Siyasal İslam ve İslamcı terörün karşısına dikilen ve bu şer odaklarına gereken dersi veren, siyasilerin oy uğruna ses çıkartmadıkları, hatta destekleme aptallığı ve hainliği gösterdiği bir ortamda, silahlı mücadelenin yanında, kamuoyunu bilinçlendirme görevini de üslenen tek kurum yine Türk Ordusudur. 9. Kürt Terörü: Osmanlı Devletinin tökezlediği dönemden bu yana, fırsat buldukça devlete ihanet eden bu it sürüleri, son 30 yıl içindeki eşkiyalıkları sonucu sivil ve asker 30 binin üstünde insanımızı katletmiş, iç ve dış destekçilerinin de şımartması sonucu başa bela olmuştur. Bu belayla da uğraşan ve kökünü kazımaya azmetmiş en önemli kurum Türk Ordusudur. 10. Ana Dilde Eğitim ve Yayın Hakkı İsteyen Devşirilememişler: Zaman içinde Rus, Sırp, Bulgar, İspanyol, Yunan, Ermeni, Fars, vb. işkence ve soykırımlarından kaçarak Türk Topraklarına yerleşmiş, Türk bayrağı altında ve Türk Ordusu sayesinde asırlardır huzur içinde yaşama şansı bulmuş devşirilememiş etnik özürlüler, kendi dillerinde eğitim ve yayın hakkı verilmesini istiyorlar. Milli birliği bozmaya yönelik ve Anayasaya aykırı bu talep vatan hainliği olmasına rağmen, milleti bilinçlendirmesi gereken kurumlar susarken ve hatta destek verirken, Türk Birliği’nin bozulmaması, Devletin ayakta kalması için çabalayan tek kurum Türk Ordusudur. 11. Siyasi İmamlar: Milletin inancı doğrultusunda hizmet vermek üzere imam yetiştirmek ve ihtiyaç kadar olması gereken İmam Hatip Liseleri’ni, amacı dışında kullanmak ve siyasi emellerine alet etmek üzere çoğaltan ve kendi arka bahçesi ve militan ordusu yetiştirme ocağı olarak kabul eden, buradan yetişen yandaşlarını laik devlet kadrolarında görevlendirmek ve Atatürk’ün emanetini dervişler ve yobazlar ülkesi yapmak için yasa teklifleri hazırlayan zihniyetin karşısına çıkan tek kurum Türk Ordusudur. 12. Mezhepçilik: Atsız Ata’nın da üzerinde önemle durduğu, tarihten ders alarak engellenmesi gerektiğini söylediği mezhepçilik sapkınlığını, milli birliğimize zarar veren bir akım olmasından dolayı reddeden ve samimi olarak mezhepçilerin karşısına çıkan, Birleşme zemininin Türk Kültürü ve Töresi olduğunu belli eden tek kurum Türk Ordusudur. Daha yüzlerce alanda, Türk’ün menfaatlerini koruyan, Türk’ün yaşam alanını daraltmaya çalışanların karşısına dikilen, siyaseti bilmeyenleri siyaseti öğreten Türk Ordusu, hainlerin ve düşmanların önünde en büyük engeldir. Bu sapık zihniyetliler biliyorlar ki, Türk Ordusu güçlü olduğu sürece amaçlarına ulaşmaları hayaldir. Kendi topraklarını koruyabilmek için, en üstün ve öldürücü kitle imha silahlarını da bünyesinde bulunduracak bir Avrupa Ordusu kurmaya kalkanlar, Türk ordusunun zayıflatılması için yerli işbirlikçileriyle yine omuz temasına geçtiler. Yerli işbirlikçilerine destek amacıyla, “Askerin hükümete bakış açısı merak ediliyor, demokratikleşme için askerin siyasetten uzak durması ve hükümetin işlerine karışmaması esastır, Generaller halkı yanlış yönlendiriyor, gerçekleri anlatmıyorlar” türünden birçok safsatayla dünya ve Türk Kamuoyunu istedikleri yöne çekmeye ve Türk Ordusuyla Türk’ün arasını açmaya çalışmak gibi bir garip faaliyetin içine girmiş durumdalar. Türk’e düşman AB, Tarihten ders almayan AB, Ataları Ege’nin ve Çanakkale Boğazı’nın dibinde gebermesine rağmen Türk’le uğraşılmayacağını anlayamayacak kadar gözü dönmüş AB, Kafalarını, fikirlerini ve tüm enerjilerini AB’li efendilerinin hizmetine sunan satılmışlar, Türk Birliği fikri yerine, kendilerini adam yerine koymayan AB’nin kapısında kemik bekleyenler, Türk Irkını safsatalarla oyalamaya çalışan ve bu şekilde Türk Birliği’ni engelleyebileceğini sanan gafiller, Türk Birliği içinde kendisine uygun yeri araması gerekirken, Küreselleşme ve Yeni Dünya Düzeni içindeki yerlerinin neresi olacağını efendilerine soran hainler, Ve tüm sapık fikirliler, O ahmak kafalarınız almıyor ama tekrarlayalım: • Öleceğini bile bile Çin Sarayını basan Yiğitler, TÜRK Yiğitleriydi. • 1918’de ordusunu dağıtmanıza rağmen çok kısa bir süre içinde Lideriyle beraber ordusunu toplayan ve sizi topraklarından atan Millet, TÜRK Milletidir. • Babasıyla Cephede helalleşen köylü, TÜRK Köylüsüdür. • Çocuklarına “paşam” diye hitap eden analar, TÜRK Analarıdır. • Ecnebi yaşıtları altını ıslatırken, ben asker olacağım diyen ve oyuncak olarak babasından tüfek isteyen çocuk, TÜRK Çocuğudur. • Üç oğlum vardı, ikisi şehit düştü, üçüncüsü de vatana feda olsun diyen kadın, TÜRK Kadınıdır. • Zihinsel özürlü olduğu için askerlik yaptırılmayan, zihinsel özürlü olmasına rağmen bunu gurur meselesi yaparak Paşa’nın karşısında göz yaşı döken ve bir gün bile olsa o şanlı üniformayı giymek için Paşa’ya yalvaran Genç, TÜRK Gencidir. Siz, Irak’taki çöl bedevileriyle uğraşırken, kendi salaklıklarından dolayı geberen üç beş askerin ailelerini zaptedemezsiniz ve iktidar koltuklarınız sallanır, BİZ savaşı düğün kabul eder, kalanlarla savaşa devam ederiz... Siz, ölen oğlunun arkasından “ben oğlumu para kazanması için orduya gönderdim, savaşması için değil (!)” diyen kadınlarla uğraşırsınız, BİZ, yeni askerler doğuracak analar yetiştiririz... Siz, yüreksiz olduğunuz için, sömürdüğünüz ülkelerden zenci ve anzak getirip savaştırmaya kalkarsınız, BİZ kadınımız, kızımız, çocuğumuzla askerimizin yanında savaşırız... Siz, savaşmak için, sömürdüğünüz ülkelerden çalacağınız altınlarla hesap yaparak savaşa girersiniz, biz bebeğimizi yağmurun altında bırakır, onun kundağında gülle taşırız... Siz, en modern silahlar elinizdeyken bile siperden çıkamazsınız; BİZ kazma, kürek, çapa, orak, taş, sopa, daha olmadı yumruğumuzla üzerinize akarız... Siz, parayla savaşacak adam bulamazsınız; BİZ ASKER DOĞARIZ, ÇÜNKÜ BİZ TÜRK’ÜZ. |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|