Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı > TÜRKLÜK VE TÜRKÇÜLÜK ÜZERİNE HER ŞEY > Türklük ve Türkçülük İle İlgili Her şey > Türk Kültürü > Türk Kültürü

Yeni Konu aç  Yanıtla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 14.10.2008, 03:05   #1 (İleti Bağlantısı)
 
KOCATÜRK adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1,472
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
AVRUPAYA YIKANMAYI, TÜRKLER ÖĞRETTİ

AVRUPAYA YIKANMAYI, TÜRKLER ÖĞRETTİ

Aşağıdaki satırlar 1552 yılında Türklere esir düşüp, üç yıl boyunca Kaptan-ı Derya Sinan Paşanın yanında kölelikten en bilgili ve gözde hekimleri arasına yükselen İspanyol Pedro'nun kaleme aldığı, "Kânunî Devrinde İstanbul" isimli kitaptan alınmadır..…

"… Türklerin bize haklı olarak yönelttikleri tenkitlerin başlıcası, kirli oluşumuzdur. İspanya'da ömrü boyunca iki kere yıkanmış hiçbir kadın ve erkek yoktur. Türk hamamlarında çok su harcanır. Dünyada İstanbul kadar çeşmesi olan hiç bir şehir yoktur, her sokakta muhakkak bir çeşmeye rastlanır."

Bu garip durum İspanya'ya has bir şey de değil üstelik, o dönem Avrupa'sında yaşanan sıradan bir vaka.

Sebebi ise o dönemki doktor ve din adamlarının Avrupa toplumu üzerinde bıraktığı etki, daha doğrusu baskıların bir sonucu.

Zira o dönem doktorlar banyoyu tavsiye etmedikçe yıkanmanın sağlık açısından tehlikeli olduğu inancı yaygındı.

"Günlük Sağlık Bakımı" isimli kitabın yazarı olan doktor John; "Kulaklara kaçırmamak şartıyla başınızı yıkayabilirsiniz." diyordu.

Fakat Jean de Renoe adlı başka bir doktor ise aynı fikirde değildi. "Ellerinizi yıkayabilirsiniz. Ayaklarınızı da yıkamanızda bir mahzur yoktur. Fakat başa su sürmek, son derece tehlikelidir. Unutmamalıdır ki başa sürülen su, her türlü derdin kaynağıdır." görüşünü savunuyordu.

Bu gibi konularla yakından ilgili bir yazar olan Theophrashe Renaudot da bir kitabında aynı konuya temas etmişti:
"Doktorlar tavsiye etmedikçe banyo yapmak sadece lüzumsuz bir hareket değil, tehlikelidir de… En büyük zararı da müstakbel annelerin karınlarındaki hayat meyvelerini yok etmesidir."

XVI. yüzyılda Aziz Benedik, dindarlara ve özellikle gençlere; "Banyo, ancak bazı durumlarda izne tâbidir." diye seslenirken,
Aziz Francis ise; "Yıkanmamış vücut dindarlığın işaretidir." şeklinde sözler ediyordu. İspanya Kraliçesi İzabel, hayat boyu sadece 2 defa, biri doğumunda ve diğeri gerdeğe girerken banyo yapmış olmakla övünüyordu.

İşte su dan bu denli korkulduğu dönemde Avrupa toplumunda pislik almış başını gidiyordu. Öyle ki uzun süredir yıkanmayan, hatta silinip temizlenmeyen insanlar, üzerlerindeki pis kokuyu örtmek için ağır parfümler kullanıyorlardı.

Haçlı Seferleri sırasında TÜRKLERİN hamamlarını tanıyan avrupalılar , ülkelerine döndüklerinde bu fikri Avrupa'da canlandırmaya çalıştılar.

Nihayet bu karanlık dönem Pasteur'un sağlık kurallarına verdiği önemden sonra düzelmeye başladı. 19. yüzyıla gelindiğinde temizlikle ilgili önemli adımlar atıldı Avrupa'da. 1860'ta, Londra'da sayısı 10 olan halka açık yıkanma evlerinin sayısı artırıldı. Bu hareket Amerika'ya da yayıldı.

Avrupa'da bütün bunlar olurken, TÜRKLER'de şehrin her mahallesinde sıcak ve soğuk banyoları, çeşmeleri, kubbeli mermer odalarıyla, haftanın belirli günlerinde de sadece kadınlara açık olan bir hamam mutlaka bulunurdu.

Evliyâ Çelebi'nin aktardığına göre, 17. yüzyılda İstanbul'da 4536 özel hamam ve 300 adet halka açık hamam bulunuyordu. Bu durum yabancı seyyahların da dikkatini çekmiş olacak ki; yazdıkları seyahatnâmelerde bu konuya sık sık değindiler.

M. de Thevenot 1665 yılında Paris'te yayınladığı " Relation d'un voyage fait an Levant" isimli eserinde, "Türkler çok yaşarlar ve az hasta olurlar. Bizim memleketlerdeki böbrek hastalıkları ve daha bir sürü tehlikeli hastalıkların hiçbirini bilmezler. Öyle zannediyorum ki, Türklerin bu mükemmel sıhhatlerinin başlıca sebeplerinden biri de sık sık hamama gitmeleri ve yiyip içmedeki itidalleridir. Çünkü az yemek yerler, avrupalılar gibi karma karışık şeyler yemezler ve daima idman yaparlar." der.

Uzun yıllar ülkemizde kalan bir başka seyyah Edmondo de Amicis, 1883 yılında Paris'te yayınladığı "Constantinople" isimli eserinde temizlikle ilgili olarak Türkler hakkında şunları yazar:

"… Yüzler, eller, ayaklar tertemiz, yamalı kıyafet pek az ve hele kirlisi hemen hiç yok…"

Hülasa ; bütün İnsanlığa yıkanmayı öğreten toplum , en üstün ırk olan "TÜRK IRKI " olmuştur.
KOCATÜRK Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 14.10.2008, 09:42   #2 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Gökçen06 adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 07.07.2007
İletiler: 128
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
KOCATÜRK Ağabeğimin bu nükteli yazısına fıkraları geride bırakacak bir hikaye yi eklemek istedim.
Zamanın fransız kralı hastalanmıştır. Derdine derman bulanamaz, ülkenin bütün hekimleri muayene eder derdine çare olmaz. Sonunda TÜRK hekimler davet edilir. Bizim Titiz TÜRK hekimler fransız kralının yanına kokudan yaklaşamazlar. kralın yıkanmasını şart koşarlar yoksa muayene edemeyeceklerini söylerler. fransız kral yıkanır TÜRK hekimler derdine de çareyi bulup ülkeden ayrılırlar.
fransız kral halkına emreder bu yıkanma işini 6 ayda bir yapmak lazım çok rahatladım.
(kralın adını şuan hatırlamıyorum bilen varsa eklesin)
BENİ TÜRK HEKİMLERE EMANET EDİNİZ.
BAŞBUĞ KEMAL ATATÜRK!!!!!!!!!!!!!
Gökçen06 Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 14.10.2008, 14:34   #3 (İleti Bağlantısı)
 
Ergenekon adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 14.12.2005
İletiler: 126
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Bu arap piçleri de çok pis insanlardır. Oğlancılık, torbacılık, iftiracılık, pedofili ve her türlü şerefsizlikde Avrupalılarla yarışacak durumdalar.
Ergenekon Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 14.10.2008, 19:16   #4 (İleti Bağlantısı)
 
KOCATÜRK adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1,472
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Ergenekon adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Bu arap piçleri de çok pis insanlardır..
Bu ayrı bir mesele...

Aşağıda yemek yiyen arapları göreceksiniz..

Herhangi bir hayvan....

Köpek , kedi , fare veya inek..

Hiç böyle yemek yiyen bir hayvan gördünüz mü ?





KOCATÜRK Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 17.10.2008, 14:27   #5 (İleti Bağlantısı)
Kök Böri
 
ErgenekoN_06 adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 07.09.2008
Yaş: 21
İletiler: 51
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Bu pislikler nereden bilecek yıkanmayı.Ne pislik varsa onlarda.
__________________
Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
Bunun için ölüme bir atılış gerekir.
Atıldıktan sonra bir daha dönmemektir...

TTK
ErgenekoN_06 Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 23.10.2008, 00:24   #6 (İleti Bağlantısı)
ÖTÜKEN DELİSİ
 
Böğü Alp adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 17.10.2008
İletiler: 33
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Ayrıca şu an aklıma gelen bu vahşiler mendil kullanmayı vb. birçok şeyi de bizden öğrenmişlerdir. Ama işlerine gelmez bunları açıklamak. Medeniler ya.

""Bizler ulu bir çınarız, sizler sarmaşık!
"General"ler "Paşa" larla atamaz aşık!...""


TANRI TÜRKÜ KORUSUN!!!
Böğü Alp Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Yanıtla

Etiketler
avrupaya , türkler , yikanmayi , ÖĞrettİ



Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Yanıt Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Yanıtlar Son İleti
Avrupaya Gore En Buyuk Komutanlar Cesur Bozkurt Türkçü Bakış 34 31.10.2008 20:17
Bati Trakyadaki Türkler BatiTrakyaliTürkmen Batı Trakya 3 26.07.2008 15:09
En uzaktaki Türkler Bataçi Han Doğu Türkistan 2 08.04.2008 19:37
Kızılderililer ve Türkler serdar Sorun & Öğrenin 14 14.10.2007 18:25
EY TÜRKLER (2) burak Türkçü Bakış 2 18.07.2007 21:25


Otağ Saati: 13:01


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.