Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı > TÜRKLÜK VE TÜRKÇÜLÜK ÜZERİNE HER ŞEY > Türklük ve Türkçülük İle İlgili Her şey > Türk Kültürü > Türk Kültürü
Kayıt ol Bozkurt Listesi Buluşma Arama Yeni İletiler Otağları Okundu Kabul Et

Yeni Konu aç  Yanıtla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 05.03.2006, 18:32   #1 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik Tarihi: 23.12.2005
İletiler: 15
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alevi-Bektaşilik’te Türklük

Alevilik-Bektaşilik bir Türklük olgusudur. Törenler sırasında kullanılan dil Türkçe’dir ve nefesler tümüyle Türk diliyle okunur. Bu da Türklük öğesinin genelce benimsenişinin kanıtıdır. Bektaşilik, dönemin diğer önemli tarikatlarından Mevlevilik ve Nakşibendiliğe benzemez. Mevlevilik’te Fars (İran) dil ve kültürünün, Nakşilik’te Araplığın derin etkisi olmasına karşın, Bektaşilik tümüyle Türkler’e özgüdür. Kültürü, dili, duygusu, vezni, edebiyatı Türk’tür ve Türkçe’dir. Bir Türk tarikatıdır. Genel anlamda ulusçudur ve yurtseverdir. Hacı Bektaş, bir “ulusal kültür, dil, düşünce ve eylem akıncısı”dır. Bektaşilik, filizini eski Türk geleneklerinden almıştır. Gıdası Türk’tür, Türklük’tür. Tohumu doğrudan Türk gelenekleri ve yaşantısıdır. Tarikat özbeöz Türk kaynaklıdır. Kurucusu Türk’tür. Bir Türk inancıdır. Bir yerde bir Türkçülük ve Türkçecilik akımıdır. Eğitmenleri Türk halk ozanlarıdır. İslamlık Hacı Bektaş ve Hacı Bektaş’a bağlı, O’nun okulunda yetişmiş Sarı Saltuk, Yunus Emre, Kızıl Deli gibi ozan, düşünür ve mutasavvıf dervişler yoluyla bir “Türk dini biçimi”ne sokulmuştur. Bektaşilik ulusundan, halkından kopuk değildir. Bu kaynakları ve değerleriyle doğrudan ilgilenir. “Türklüğünü unutmamak” koşuluyla “İslamı benimseme” yanlısıdır. Bu tutumu yaşama geçirir. Bektaşi söylenceleri Türk ulusçuluğunu canlı tutarlar.

Hacı Bektaş, Anadolu’da “din Türkçülüğü” hareketinin ilk temsilcisi olmuştur. “Türk evren yaratılışı” ile İslam inanış ve erkanını birleştirmeyi başarmış bir “din Türkçüsü”dür. Bektaşilik inançta, dilde, sanatta, ahlakta ve felsefede bir Türkçülük yaratır. Hz. Muhammed’in Türk toplumu ve Anadolu için temsilcisi, Türk İslamlığının mürşididir. Hacı Bektaş, Mevlana’nın Konya’yı Farsçılar’ın merkezi durumuna getirmesine karşın, O, Muhlis Paşa, Süleyman Türkmani, Aşık Paşa, Ahi Evren, Seyyid Mahmut Hayrani gibi Türkçüleri ve Türkçecileri Kırşehir’e toplamış ve Konya Farsçılığı karşısında bir Kırşehir Türkçülük merkezi yaratmıştır. Çeşitli baskılar ve sınırlamalara karşın Türk toplumunun benliğini, kimliğini, varlığını duyurmuş, Türk halkının ümmet değil, ulus olduğunu anlatmaya çalışmıştır.

Türkçe bilmeyen ve Türk olmayan Bektaşi toplumları da törenlerini Türkçe yürütürler. Gülbenkleri tümüyle Türkçe’dir. Yeniçerileri Türkleştiren ve Bektaşileştiren etken bu giz dolu gülbenklerde yatar. Töresine, ulusuna bağlı Türkler kökeni karışık Arapça’ya alışamazlar. Arap’ın uluslararası ümmetçilik ülküsüyle Türk’ün ulusal ülküsü bağdaşamaz. Bu nedenle töreci Türkler, Yörükler, Türkmenler Alevi- Bektaşi dergahlarına girer, ulusal özgürlüğü buralarda bulurlar. Araplığa ve Arapçılığa dayanan Yavuz’un Türklüğe ve Türkçeciliğe dayanan Şah İsmail’in Türk halkı arasında tutunmasının nedeni de buralarda yatar. Alevi- Bektaşiler, Türk diline ve Türk ulusçuluğuna sarılarak Araplaşma karşısında dillerini, soylarını ve kanlarını korurlar. Oğuz töresi böylece korunur, Alevi-Bektaşiler bugünlere ulaştırırlar. Yoksul Kırşehir, sıcak bir Türk ocağı olur. Orada bilim, din, dil Türkleşir.

Doğallıkla Hacı Bektaş doğrudan Türklüğü, ulusçuluğu kendine iş edinmiş biri değildir. Anadolu’ya da yalnızca Türkleştirmek amacıyla gelmemiştir. O’nun birincil işi inancını halka yaymaktır. İnancı Türklük, ve ulusçuluk değerleri ve ilkeleri taşımaktaydı. İnancını ve ideolojisini halka yaymada da ulusçuluk, Türklük ve amaç değil, araç durumundadır. Anadolu Türk halkına kendi dillerinden seslenerek ve kendi değerlerini öne çıkararak yararlı olabileceği kanısındadır. Böyle yaparken de edebiyata ve dile büyük yararlılıklar sağlanmış ve bir “Bektaşi edebiyatı” doğmuştur. Yunus Emre gibi “Türkçe’nin en büyük sanatkarları” Bektaşilik çığırı içerisinde yetişmişlerdir. Türk yazını, bir yerde Bektaşi yazını olmuştur.

Hacı Bektaş Türkçe’yi “halleşme” dili, aracı olarak görür ve “Türkçe ile halleşir”. Bu anlayışın çığırını açar. Kendisinden sonraki Bektaşiler ve Bektaşi yazını alanında ürün verenler Hacı Bektaş’ın açtığı bu çığıra ve çağrıya bağlı kalırlar. Ürünlerini bu anlayış doğrultusunda verir, Türkçe yazar, Türkçe söylerler. Ehlibeyt inancını Türkçe ile işler, Hacı Bektaş yolunu Türkçe ile aydınlatırlar. Çünkü Hacı Bektaş, “dil” ile “gönül” arasında sıkı bağ görür. Dili, “zahirin”, gönülü “batın’ın resulü” olarak görür. “Dili”, Muhammet’e, “gönlü” Cebrail’e benzetir. “Dil”i, “gönlün” anlatımı, açıklanması olarak düşünür. “Makalat”ta bu yollu şu anlatım vardır:

“Halen sözden terk yok. Ağız, datlıyı, acıyı bilir. Göz, görmek dil, söylemek; burun, yelemek el, dutmak; ayak, yürümek; gönül, hoşluk-nahoşluk bilir. Çünkü, gönül ne fetva verirse, dil onu söyler”.

Anadolu ve Balkanlar’da bu çalışmalar ve sosyolojik oluşumlar yaratılırken Türkçe önemli bir toplumsal, kültürel ve eğitsel araç olmuştur. Türkçe, aynı zamanda bu “yad ellere” yerleşmiş Türk topluluklarının kültürel ve etnik kimliklerine bağlı kalmalarında, köken kimliklerini ayakta tutmalarında tek dayanak görülmüştür. Otman Baba (öl. 1478)’nın “Vilayetname”sinde bu sosyolojik olgu, anlayış ve Türkçe tutkusu yalın Türkmen (Oğuz) Türkçesi’yle şöyle dile getirilir:

“…Oğuz dilin söylerdi. Gayri dil konuşanı hoş görmez: - Bre Yörükoğlu! Kendi öz dilin bırakıp, gayrı dil kullanmak ayıbı neden? diye azarlardı. Oğuz dilin öğer, ‘nasıl ki Horasan erleri cümle alemin baş tacı ise, Oğuz dili de cümle dillerin atasıdır’. Bizim desteğimiz Oğuz dili konuşanadır. Yad illerde yitmemek için, tek dayancımız Oğuz dilidir”.
Baba İshak Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 05.03.2006, 21:43   #2 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik Tarihi: 05.03.2006
İletiler: 7
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alevi-Bektaşiler Kurandaki birçok ayetin zamana göre inmiş olduklarına inanıp Kuran'ın sadece özüne inandıkları için şeriatçilikten uzaktırlar.Ben Alevi değilim.Sünnileşmiş bir Alevi ailesinden de gelmiyorum.Ama Aleviler bu memleketin asıl ve asil sahiplerindendirler. Çember sakallı yobazların "Yedi kızılbaş öldüren cennete girer" diyen dillerini kesmek lazım...

Yönetici uyarısı: Ülkenin asıl ve asil sahibi genel anlamda TÜRK IRKIDIR... Birazcık dikkat.
OğuzBala Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 05.03.2006, 22:16   #3 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik Tarihi: 05.03.2006
İletiler: 7
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Değerli Yönetici;

Elbette öyledir.Ama benim dikkat ettirmek istediğim onlar Türk kültürünün öz taşıyıcıları ve buna rağmen 1000 yıldır asimilasyona zorlanıyor.Kürtler de aleviliği sahiplenmeye çalışıyor.Bu durumda biraz alevi kayırıcılığı yapmak lazım.Elbet bize her dinden kimse eşittir ama burada durum biraz farklı..
OğuzBala Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 06.03.2006, 00:23   #4 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
TürkOğuz adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 13.12.2005
İletiler: 739
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Sayın Oğuzbala beğ, Alevi kültürünün değeri ve önemi konusunda her Türkçü'nün düşünmesi gerektiği gibi hem fikiriz. Fakat kayırmak konusunu tehlikeli bulmaktayım. Her ne olursa olsun TÜRK IRKI hiç bir şekilde sınıflandırılamaz.

Siz onu kayıralım deyin , öbürüde ordan çıksın ''öbür tarafa hücum mu ediliyor, acaba yarın öbür gün fikir ayrılığına düşer miyiz'' derse ne diyeceksiniz?

İlk önce TÜRK IRKI ve menfaatleri dediğimiz için buradayız. Konuyu uzatmamanız için size rica ediyorum. Saygılar.
TürkOğuz Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 06.03.2006, 01:25   #5 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
BÖRÜ YABGU adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 14.12.2005
İletiler: 494
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
OğuzBala adlı Üyeden Alıntı
Değerli Yönetici;

Elbette öyledir.Ama benim dikkat ettirmek istediğim onlar Türk kültürünün öz taşıyıcıları ve buna rağmen 1000 yıldır asimilasyona zorlanıyor.Kürtler de aleviliği sahiplenmeye çalışıyor.Bu durumda biraz alevi kayırıcılığı yapmak lazım.Elbet bize her dinden kimse eşittir ama burada durum biraz farklı..
ALEVİ KAYRICILIĞINI YAPACAĞIN YER BURASI DEĞİL.EĞER BİR DİNİ KAYIRACAKSAN TÜRKLÜK DİNİNİ KAYIR.TÜRKLÜK HİÇBİR DİNİN KALIPLARINA İNDİRGENECEK KADAR SIĞ,HİÇBİR DİNİN KİTABINA SIĞDIRILACAK KADAR DA DAR DEĞİL.15000 YIL ÖNCE ALEVİLİK Mİ VARDI?NEDEN TÜRKLÜĞÜ HERHANGİ BİR DİNİN İNANIŞLARI İÇİNE SOKMAK ZORUNDA HİSSEDİYORSUN KENDİNİ?
KANIM TÜRK,DİNİM TÜRK,MEZHEBİM DE TÜRK VAR MI ÖTESİ?
__________________
ARKADAŞLAR! GİDİP, TOROS DAĞLARINA BAKINIZ, EĞER ORADA BİR TEK YÖRÜK ÇADIRI GÖRÜRSENİZ VE O ÇADIRDA BİR DUMAN TÜTÜYORSA, ŞUNU ÇOK İYİ BİLİNİZ Kİ BU DÜNYADA HİÇ BİR GÜÇ VE KUVVET ASLA BİZİ YENEMEZ. Mustafa Kemal ATATÜRK
BÖRÜ YABGU Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 07.03.2006, 20:01   #6 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik Tarihi: 05.03.2006
İletiler: 7
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Meramımı anlatırken biraz sarp yollara saptım ama haklısınız tabi esas olan Türklüktür.
OğuzBala Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Yanıtla



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Yanıt Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Yanıtlar Son İleti
İSLAM FAŞİZMİ VE TÜRKLÜK Gök Yeleli Bozkurt Türkçü Bakış 20 17.08.2008 13:45
Atatürk'ün Türklük Hakkındaki Sözleri ilteriş_1944 Başbuğ Atatürk'ün Özdeyişleri 3 23.04.2008 16:55
Dinci yobaz öğretmenin alevi düşmanlığı. Aybala Türkçü Bakış 22 04.04.2008 03:40
alevi oylarına göz diken ülkücüler kürt siteleri dururken Alevi sitesini hacledi. Tuna Türkçü Bakış 28 19.03.2008 02:47
Alevi oyları MHP yolunda Gökhan Türkçü Bakış 18 18.10.2007 17:06


Atsızcılar @ 2005