![]() |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
OĞUZOĞULLARI
OĞUZOĞULLARI
Gafil hangi üç asır hangi on asır, Tuna ezelden Türk diyarıdır. Bilinen tarihler söylememiş bunu, Kalkıyor örtüler,örtülen doğacak, Dinleyin sesini doğan tarihin, Aydınlıkta karaltı,karaltıda şafak, Yalan tarihi gömüp doğru tarihe gidin. Asya'nın ortasında Oğuzoğulları, Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları, Doğudan çıkan biz,Batıdan yine biziz. Nerede olsa, ne olsa kendimizi biliriz. Hep insanlar kendilerini bilseler, Bilir o zaman ki,hep biziz. Türk sadece bir ulusun adı değil, Türk bütün adamların birliğidir. Ey birbirine diş bileyen yığınlar, Ey yığın yığın insan gafletleri! Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde. Dünya o zaman görecek hakikat nerde Hakikat nerde? Son Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK TERENNÜM Akşam ebediyete elem gözlerle doldu. Zulmette mübarek Tuna’nın gülleri soldu. Serhadde giden erlere bilmem neler oldu. Ak ey Tuna,zulmette yine,sakit-ü gamkin, Serhadde giden erleri hiç görmeyeceksin! Hiç görmeyeceksin bizi…Bak söndü Hilal’in. Emvacının üstünde heyulay-ı melalin. Ah,inledi zulmette o nakusu leyalin! Siz,ey Tuna dilberleri,gül takmayın artık, Düşman geliyor…hep bu harap illere kaldık… Büyük Türkçü Turancı Yolbaşçı Atsız Ata TUNA Toplar gümbür gümbür döver burçları; Burçlar düşer Tuna’ya! İmdada koşarken başı taçlılar; Taçlar düşer Tuna’ya! Taclısı,haçlısı bir olmuş gelir; Haçlar düşer Tuna’ya! Gazadır…arada bizim saftan da Koçlar düşer Tuna’ya Arif Nihat Asya Tuna Kıyısında Evimden uzakta, annemden uzak; Kimsesiz kalmışım yad ellerinde. Bir vefa ararım kalbe dolacak Gurbetin yabancı güzellerinde. Tuna'nın üstünde güneş batarken Sevgili yurdumu andırır bana. Bir hayâl isterim Boğaziçi'nden Bakarım "İstanbul!" diye her yana. Bu gece gökyüzü ne kadar süslü Bir mavi kıvılcım sanki her yıldız. Başımda sırma tül,göklerin gülü, Doğan ay ne güzel Turanlı bir kız! Bak, ’’Tuna’’ karanlık parıltılarla Titreyen siyah elmas yok olmuş. Üstünde,bir altın kürekli sala Binerek,tarihim yola koyulmuş… Önümde bu atlas,muhteşem ’’Tuna’’ ; Karşıda göz kırpan ’’Budin’’ evleri. Baktım da ’’Peşte’’ nin ufuklarına, Gördüm ki her Macar yurdunun eri. Enis Behiç Koryürek Tarih Tuna’yı görmedim fakat tanırım, Bir ümit önünde koştuğum zaman; Geçmişi anarak coştuğum zaman, Kendimi Budin’in beyi sanırım. Hamit Macit Selekler Estergon Kalesi Bir serhat türküsüdür dökülür, Alabildiğine dudaklardan… Kalelerden Estergon Kalesi, Mavi mavi tüter uzaklardan. Destur almış nice küheylandır, Zafer ala gözlü bir ceylandır. Tuna,Tuna değil tekmil kandır. Akar durur şehit topraklarından. Fevzi Halıcı Estergon’da Bir Mezar Mezarın Tuna’yı görür dört bir yandan, Akıncılar başı mıydın ne? Erzurum’dan Belgrad’a,Tuna’ya, Devker düşün müydün ne? İsmail Gerçeksöz Estergon ’’Estergon Kalesi,su başı durak’’ Bre şahin aman, Nallar altında sipahilerin, Kösnük bir hayvan gibi kıvranıyordu toprak, Geçiyordu Estergon’a Tuna’dan Hayalimde bir sürü zorlu kahraman… Mustafa Şerif Onaran ALİŞ’İMİZ VAR!... Sorma buralarda ne işimiz var ! Tuna boylarında Aliş’imiz var ! Yemen Türküsü’ne ağlayışımız, Nasrettin Hoca’ya gülüşümüz var !... “Alı var” diyorlar “kırmızı güle” Hasan’ım martini alıyor ele, Ramizem’in evi kapılmış yele... Yusuf’la Arda’ya dalışımız var !... Sevda yalan derler, sakın inanma! Tuna’dan geliyor ince donanma! Koca Yusuf seni unuttuk sanma! Deli Ormanlar’da güreşimiz var!.. Malkoçoğlu eyerler mi kıratı ? Eser zaman, yakın eder serhati Mostar imiş şu dünyanın Sırat’ı Yıkık köprüsünde bir taşımız var !... Kızanlar hatıra getire bizi ... Balkanlar koynuna yatıra bizi ... Yıllardır yaşatır hatıra bizi ... Üsküp’te beş yüzyıl kalışımız var !... Orhan Seyfi Şirin Tuna Boyu A be kızan il’in nere? Neren kök saldın bu yere, Hangi ırmak hangi dere?... Tuna boyu Tuna boyu, Tuna’daki Türkmen soyu… A be kızan hoş gelişin, Balkanlar’da neydi işin? Gözyaşların yaşın yaşın. Tuna boyu Tuna boyu, Tuna akar koyu koyu… A be kızan kop Kırım’dan, Dağıstan’dan,Deşt-i Rum’dan, Belki taa Karakurum’dan, Tuna boyu Tuna boyu, Tuna yaşar,hayı huyu… A be kızan dur kenare Kaşın çatma kare kare, Yüksel minare minare, Tuna boyu Tuna boyu, Tuna hudutların suyu… A be kızan gel ağlama, Yaralı gönlüm dağlama, Gurbet ellerde eğlenme, Tuna boyu Tuna boyu Tuna çekerken oy-oyu… A be kızan kal’adan bak, Uzak yakın,yakın uzak… Karadeniz,Kırım,Azak… Tuna boyu Tuna boyu Tuna geç Altın Ordu’yu… Kul Ozan Tuna’yı geçti, Hasret badesini içti, Gurbet ele kanat açtı, Tuna boyu Tuna boyu. Kul Ozan HEY TUNA, TUNA Kaybolmuş kardeşlerim ve sen işte yan yana... Gönül yangınlarını her su söndürmez, Tuna, Derdim ne, sevincim ne, sen en iyi bilensin; Tuna! İç ateşime serpilecek su sensin! Sana hiç yakışmıyor durgunluk böyle, Tuna, Somurtma, açıl artık: Ben geldim söyle Tuna! Beni tanır kıyında her yer, her sûr, her kovuk, Yok başımda suyuna gölgesi vuran kavuk! Kafamda bilgi ama ruhumda hep o erlik, Gönlüm eder her sene sularında askerlik! Nasıl kan ağlamıyor, dile gelmiyor neden, Suyun neden taşmıyor geçerken Plevne'den? Nasıl sessiz durursun görür de Türk'ü Tuna? Tuna! Her çağıltısı Mohaç’a türkü Tuna!.. Hâlâ var güllerinde, şafağında al kanım, Suyunda batan güneş, suya düşerken kalkanım, Kıyında her fırtına bir eski akın sesi!.. Suya atılacağım kesilse çarkın sesi! Hançerim dişlerimde, başım açık - yalın ayak, Şehzade Süleyman'ın salındayım sanarak! Batan günün sudaki yangını, kızıl-ipek, Yeni düşmüş bir sancak, kurtarıp dikmen gerek! İçimde kartal günleri çırpınıyor tek kanat. Kıyıdan bize doğru koşuyor bir sürü at; Gemiye bir göz atıyor sonra dönüyor geri Düşen sipahisini bekler gibi her biri. Ne fayda! İstediğim gibi şair değilim, Tutmalı mıydı şimdi sadece kalem elim? Bir elimde kamçılık bir yeşil söğüt dalı, Bu atlardan birinin sırtına atlamalı, Ayağının dibinde aktıkların sağ, Tuna, Derdine yan, buhar ol, gel bozkıra yağ, Tuna! Bulut ol göğümüzün üstünde ağla bu yaz, Türk'ten ayrı düşenler ne yapsa avunamaz! Bize hasret çektikçe geldikçe dara Tuna; Döküldüğün denizde git onu ara, Tuna! Orda seni anlayan, Sakarya var... Siz Türk'sünüz dünyanın sonu gelene kadar! Hasretsin, yatağında dön, çarpın, dövün Tuna! Türk'ü gördükçe seslen, Türklükle övün Tuna! Behçet Kemal ÇAĞLAR Tuna Tuna çocuklar çocuğu Ta Bohemya’dan başlar akmağa Ta Karadeniz’de bulur kendini Tuna çocuklar çocuğu Toplar sevinçleri Avusturya,Yugoslavya,Macaristan,Bulgaristan,Romany a Yavruları türküler söylerken Toplar sevinçleri Maviyle karıştırır yeşili Eflatunla kırmızıyı azıcık Pembeyle sarıyı daha Maviyle karıştırır yeşili Kör oyunlarına benzer Akar dağ bayır ova Flüt sesleri,davul sesleri akar içinden Kör oyunlarına benzer Fazıl Hüsnü Dağlarca Tuna Tuna mavi: gökler gibi, Bir ufuktan bir ufka eser gibi, Koşuyor…Koşuyor Tuna. Coşuyor Tuna! Tuna yeşil: bahar gibi Bir ufuktan bir ufka rüzgar gibi Akıyor…Zorlu akıyor Tuna Yürek yakıyor Tuna Tuna kızıl: kan gibi Duygulu bir insan gibi Yanıyor…İçinden yanıyor Tuna. Anıyor Tuna Eski günleri hıçkırarak. Tuna ak,Tuna berrak Benim göz yaşım gibi Tuna dertli bugün hummalı başım gibi Dalgalarda köpükleniyor ak Kısrakların yeleleri İçimde bir yıldız… Bir hız; İçimde çırpıntılar var. İçimde gür bir ses haykırıyor: İleri ! Halide Nusret Zorlutuna Tuna’da Gece Göz kapaklarım inik…Bir rüya görüyorum Koyu mavi sularda yıldızlanıyor gece. Sessiz soluklarımla sessizlik örüyorum; Kendini gönlüm gibi,yalnız sanıyor gece Burası çok sevdiğim,özlediğim bir diyar: Gökte ay yok;havada beyaz bir karanlık var Ve uzak ufuklarda kıpkızıl parıltılar Yaralı bir kalp gibi kanıyor gece. Yıldızlar düşüyor gönlümden süzülerek; Suda kımıldanıyor ışıklar çiçek çiçek… Kuytu kıyılar sanki bir yığın siyah ipek! Tuna dalgalarında sönüp yanıyor gece. Sonra birden gülüyor göklerde gümüşten ak Bir ay,ki ince yüzü bir güneş kadar parlak! Tuna’nın kollarında yanarak tutuşarak Bizi anıyor gece,bizi anıyor gece! Halide Nusret Zorlutuna |
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| oĞuzoĞullari |
| Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|