Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı > TÜRKLÜK VE TÜRKÇÜLÜK ÜZERİNE HER ŞEY > Türklük ve Türkçülük İle İlgili Her şey > Türk Dili Ve Edebiyatı > Türk Şiiri

Yeni Konu aç  Yanıtla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 28.02.2006, 01:24   #1 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
Süyünbike adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 23.12.2005
İletiler: 159
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
TÜRK DÜNYASINDA YENİGÜN KUTLAMALARI

TÜRK DÜNYASINDA YENİGÜN KUTLAMALARI

Kazakistan :
Kazaklar, Nevruz törenlerinde Mevlit okuturlar. Evler baştan başa temizlenir, herkes en iyi elbiselerini giyer. Nevruz törenleri sırasında ev duvarlarına veya çeşitli eşyalar üzerine kil kaplar atılarak parçalanır. Ateş üzerinden atlanır. Ateşten atlamaların, eski yılın kötülüklerinden ve hastalıklarından sıyrılmak, yeni yıla sağlıklı bir şekilde girmek için yapıldığı tespit edilmiştir. Kazaklar, Nevruz'da yaptıkları yemeğe "Nevruz-köcö" adını verir. Nevruz çorbası veya lapa adı verilen başka bir yemek de yaparlar ki, bunları o gün komşulara dağıtırlar.

Kırgızistan :
Kırgızlar, yeni yılın ilk gününe Nooruz adını vermekte ve bugün "Nooruz köcö" denilen özel bir yemek yemektedirler. "Köcö", darı yarması yahut bulgur konulmak suretiyle yapılan bir nevi tirittir. "Auz köcö" denilen "kavut" da bu günün özel yemeklerindendir.
Kırgız yılı, gece ile gündüzün bir olduğu günde yapılan Nevruz Festivali ile başlamaktadır.
Yılbaşı bayramı 21 Mart'tır.

Özbekistan :Özbekistan'ın Semerkant, Buhara, Andican taraflarında Nevruz törenleri, Nevruz günü başlamakta ve bir hafta devam etmektedir. Halk, bu Nevruz eğlencelerine "Seyil Eğlenceleri" adını vermektedir. Halk bu Nevruz eğlencelerine "Seyli Eğlenceleri" adını vermektedir. Seyil yerleri dönme dolaplar, çalgıcılar, beççeler, seyyar satıcılarla dolar. Nevruzun birinci günü, halk çadır çadır gezerek birbirlerinin bayramını kutlar. Bu ziyaretler sırasında ikram edilen yemek, "aş" adı verilen pilavdır. Ayrıca çay ve çeşitli meyveler de sunulur. Köpkari, güreş, at yarışları ve horoz dövüşleri gibi spor gösterileri düzenlenir. Nevruz kutlamalarından esinlenmiş tiyatro eserleri sahnelenir.

Türkmenistan :
Türkmenler, yeni yılın ilk gününe Novruz adını verirler. Novruz'dan beş altı gün önce, her Türkmen ailesi temizlik yapmaya başlar. Novruz için Türkmen çöreği, Türkmen petiri, külce, yağlı börek, şekşeke, koko, bovursak, Türkmen palovu hazırlanır. Ne kadar çok yiyecek hazırlanırsa, yeni yılın o denli iyi geçeceğine inanılır. Semeni, Novruz'un özel yiyeceğidir.
Birkaç aile birleşip büyük bir kazanda buğday özüne, un, su ve şeker ekleyerek hazırlarlar. Bir gün önceden pişirilmeye başlanan semeni, 21 Mart sabahı hazır olur.

Azerbaycan :
Azerbaycan'da Nevruz, üç gün sürmektedir. Her yıl Mart ayının 21-23'üncü günleri, büyük törenle kutlanır. Nevruz'dan sonraki en önemli gün, "ahir çerşenbe/son çarşamba" dır. Bu güne, "ılin ahir tek tek" günü de denir. Bayram ayı içindeki dört haftanın Çarşamba günleri de önemlidir. Buna "üskü" denilmektedir. "Ahir çerşenbe"den önceki Salı günü mezarlığa giden erkekler, Fatiha okuyup dönerler. Kadınlar ise mezarlığa, hazırladıkları helva, pilav ve daha başka yiyecekler ile gitmektedir. Kur'an-ı Kerim okunur, Fatihaların ardından yemekler fakirlere dağıtılıp, 1-2 saat sonra mezarlıktan ayrılınır. Kabir-üstü uygulaması da sona erer.

Azerbaycan'da salıyı çarşambaya bağlayan gece "ahir-çerşenbe" denir. "Ahir çerşenbe" de yapılması gerekli işlerin başında evin, eşyanın, kap kacağın yıkanması ve temizlenmesi işi gelmektedir. Pülenberi adı verilen üzerliğin yakılması adetinin yanısıra, en az yedi yemişten oluşan "yeddi-levin" gecesi yapılmaktadır. "Gapı Pusma" adeti gençlerin niyet tutarak komşu kapılarını dinlemeleri ile ilgilidir. İlk duyulan söz, yeni yılın lehine veya aleyhine yorumlanmasına neden olur.

"Ahir çerşenbe" nin diğer bir âdeti de, "suya yüzük atma" oyunudur. Odanın ortasına su dolu leğen getirilir, leğenin etrafını saran kızlar yüzüklerini leğenin içine atarlar. Üstü bezle örtülü leğenden, kızlardan birisi bayatı söyleyerek leğenin içinden yüzük çıkarır, çekilen yüzük kime aitse, bayatı da onun olur.

Su-başı âdetleri: Ertesi gün, gün doğmadan su kaynağına gidilir, el yüz yıkanır. Kızlar iki ellerinin başparmaklarını ip ile bağlayarak, suyun üzerinden atlarlar. Daha sonra parmaklarındaki ipi keserek suya atarlar. Böylece kısmetlerinin açılacağına inanırlar.
Su başına gidenler, kaynağın gözünden yedi küçük taş alarak, su kabının dibine koyarlar. Bu taşlar, bir dahaki âhir çerşenbeye kadar kabın dibinde kalır. Su dönüşü, üç böğürtlen dalı koparılarak eve getirilir. Bunlar da bir sonraki âhir çerşenbeye kadar takıldığı yerde kalır.
Nevruz'dan bir gün öncesine, "baca-baca" denir. Çeşitli renklere boyanmış, suda pişirilmiş yumurtalar, kapı kapı dolaşan çocuklara verilir. Çocuklar o gün gruplar halinde dolaşarak;

Nevruz, Nevruz bahara
Güller güller nahara
Bağçamızda gül olsun
Gül olsun, bülbül olsun

şeklinde bayatılar, maniler söylerler. Çocuklar yeşil alanlarda boyalı boyalı yumurtalar ve aşıklarla oyun oynarlar.
"Baca-baca" gününün gecesi "bacadan şal atma" âdeti görülür. Akşam üzeri yine tongallar yakılır, üzerinden atlanır, gece olunca çocuklar uçlarına uzun ip bağlı heybeleri, hısım ve akrabalarının bacalarından sallandırırlar, gençler bellerine bağladıkları şalı bacadan sarkıtırlar. Ev sahibi şalı sarkıtan tahmini kişi için, en uygun armağanı şala bağlar.

Yeddi-levin gecesinin sabahında, bir ağaca kalın bir iple küflen (salıncak) asılır. Genç kızlar ve delikanlılar sıra ile sallanır. Bu oyuna küfdibi, küfyeli gibi adlar verilir. Küflende sallanan kişi, mani okur, etrafındakiler ona cevap verir.
Bayram günü erkekler ve kadınlar, ayrı ayrı toplanarak bayramlaşırlar. O yıl ölenlerin, evleri ziyaret edilir. Bu gün yas tutulması günah sayılır. Evler dolaşılarak şeker, pirinç, yumurta vb. yiyecekler fakirlere dağıtılır. Hasta ve dost ziyaretleri önemlidir.

Nevruz: Karapapaklar'da Nevruz, Kırım Türkleri'nde Navrez, Gündönümü;

Batı Trakya Türkleri'nde: Mevris, Makedonya ve Kosova Türkleri'nde Sultan-ı Navrız adlarıyla kutlanmaktadır.

Uygurlarda:
Günümüz Uygurları arasında “Nevruz( Yenigün) Şöleni” ile ilgili faaliyetler şu şekilde cereyan eder:
Nevruz başlamadan önce insanlar, yeni yılın şerefine sevinç duygusunu ifade eden çeşitli şiirler, şarkılar (Nevruzname) yazıp hazırlarlar. Nevruz günü insanlar bayramlık elbiselerini giyerek tüm evleri, kutsal yerleri, mesire yerlerini, alış veriş merkezleri kısaca vb. yerleri ziyaret ederler. Bu arada meydanlarda şiir atışmaları, millî oyunlar icra edilir. Şarkılar söylenir, danslar edilir, güreşler tutulur...

Kısaca herkes kendine has becerisini ortaya koyar. Bu faaliyetlere büyük küçük herkes katılır. Ayrıca bu günde herkes gücü yettiği oranda birbirine çeşitli hediyeler verir. O gün büyük bir coşkuyla kutlanır. Diğer taraftan bu gün’de okunan “Nevruz-nameler”de gençleri ilim öğrenmeye teşvik, ahlâklı ve faziletli olmak gibi çeşitli temalar işlenir. Buna ilişkin örnek verecek olursak:

Keliptur huş mubârek uşbu kün yarânler-yarânler
Acâb muzluk darahlâmi yarar kün-tünda borunlar,
Târiaddüt birla mâktâptâ okup, oglanlar-oglanlar
Bolup bir kürıi alâmda zor insanlar - oglanlar.
(Ey yarenler işte hoş ve mübarek gün gelmiştir
Boralar ağaçlardaki buzları günden güne eritir
Okulda tereddütle okuyan oğlanlar,
Birgün âlemde büyük insan olurlar.)

Yine Nevruz-name ile ilgili diğer bir örnekte:

Kâldi noruz kâldi bu gün, ârişi bina âtkili
Barça adâm könlini şad - huram âtkili
Hâr kişi mollisidin alsun dua könlini,
Mâripatkâ toldurup güli-gülzar âtkili.
(Bu gün Nevruz gökyüzünde bir cennet yaratmak için geldi.
Bütün insanların gönlünü şad etmek için geldi.
Her insan hocasından dua alsın..

Böylece gönlünü marifetle doldursun ve gönlünü gül bahçesine döndürsün)
Nevruz’da icra edilen faaliyetlerin dile getirildiği bir diğer şiir de şöyledir:

At binip oğlak alıp meşrep kılur kündür bu kün
Keldi noruz yılbaşı ketdi könlinin çirkini
Noruz diban kilürler hatunlarının Türkini
Güller kısup kız ogul eyri koyar börkini
Meclis kılup oynaşur açar könül mülkini
Kaygu mihnetler ketip oynaşır küntür bu gün
(At binilip oğlaklar alınan, çeşitli şölenler düzenlenen gündür bu gün
Nevruz geldi gönüldeki çirkinlikler gitti.
Hanımlar Nevruz ile ilgili şarkılar söyleyip geliyorlar.
Kız ve oğlanlar kulaklarına güller kıstırıp, takkelerini yana kaydırıp geliyorlar.
Kurulan meclislerde oynanır oyunlar açılır gönüller
Kaygı ve mihnetin dağıldığı gündür bu gün.)

Bazı bölgelerde, Pamir eteklerinde Uygurlar arasında Nevruz şölenlerinde “Kaplan oyunu”, “Aslan oyunu” gibi geleneksel oyunlar da icra edilir. Kaplan oyunu: Bir kişi kaplan kılığında bir maske takıp iki Hoten şapkasıyla kulaklarını örter. Elleriyle yere çöküp, dört ayaklı olur ve kaplan hareketlerinin taklidini yapar. Elinde kırmızı bir gül tutan bir diğer kişi de onun hareketlerine yön vererek onu dans ettirir. Bu arada çoban ravabı6 ile balman7 ve tef ahenkli olarak çalınır. Oyunun sonunda kaplan kılığına giren kişi maskesini çıkarır ve ona kırmızı bir gül takdim edilir.

Yine bazı bölgelerde “Argımak”8 oyunu oynanır. Yeni elbiselerini giymiş olan bir kimse, tahta bir at ile meydana girer. O anda sazla tempo tutulur. Bu oyunlarda kötü kış şartlarını kovma baharı karşılama ana temadır.

“Nevruz’da törenler tamamlandıktan sonra, insanlar bir araya gelir ve arpa, buğday, mısır, nohut, fasulye, kurutulmuş erik, iğde, şalgam, sarmısak, et gibi malzemeler karıştırılarak ve göce ya da un katılarak pişirilmiş olan “Nevruz Aşı”nı yerler. “Nevruz Aşı” genelde “Abesan” adıyla anılır ve herkes gücü yettiği oranda hu aşın hazırlanmasına katkıda bulunur. Bu aş meydanda bulunan herkese ikram edilir.

”Nevruz Aşı”nın hazırlanması ile ilgli şiirde bu durum şöyle dile getirilir:

Tapkını koy keltürür
Tapalmıgan çoçe horuz
Tapkını gül keltirür
Tapamıgan bir baş piyaz.
(Bulursan koyun getir
Bulamaz isen piliç getir
En güzelini bulabilen getirir
Bulamazsan bir baş soğan getirir)

Nizameddin Hüseyin’in belirttiğine göre: Uygurlarda Nevruz kutlamaları ile ilgili düzenlemeler “Tokuz kılık” ya da “Tokuz Ogul” ananesi çerçevesinde gelişmektedir. Eskiden beri bu ananeler devam etmektedir. Bu ananeler aşağıda toplu olarak verilmiştir.
Birinci anane:

Nevruz günü her misafire sofra kurulur. Bu günde misafirlere yemek ikram etmenin önemi çok büyüktür. Yemekten sonra Nevruz ayini yapılır. Ayin bittikten sonra “yeni yaşın kutlu olsun denilerek insanlar birbirlerini tebrik ederler. Birlikte yenilip, birlikte içilen, birlikte dua edilen ve saygı ve sevgi içerisinde gerçekleşen bu durum “Nevruz Ayinine Çıkmak” olarak tabir edilir. Bu “Tokuz kılık”ın ilkini oluşturur.

İkinci Anane:

İnsanlar, aralarından ayrılmış olan büyüklerinin kabirlerini ziyaret ederler.

Üçüncü Anane:

İnsanların birbirini ziyaret etmeleri, yardıma muhtaçlara yardım etmeleri, hastaları ziyaret etmeleri kötü iş ve hareketleri olanlara nasihat etmeleridir. Buna “Nevruz Gezisi” adı da verilir.

Dördüncü Anane:

Bütün yerleşim birimlerinde, Nevruz oyunları çocuk, genç, yaşlı, orta yaşlı insanların temsilcileri tarafından sergilenir. Herkes bildiği nispette hünerini gösterir. Kimi şiir okur, kimi dans eder.
Nizameddin Hüseyin’in belirttiğine göre, Uygurlar arasında 50’den fazla “Nevruz gösterisi türü’, 70’ten fazla da “Nevruz Nâmesi” vardır. Nevruz’da oynanan oyunların içinde: Böri ile Koy (Kurt ile Kuzu), Oglak, Küçüng yetse al (Top Kapmaca), Oyunçu Şîr (Oyuncu Arslan) Heyyar (Komedyen) od atlaş (Ateşten atlama), Talaşma (Köpek Düğüşü), Üşüşme (Koç dügüştürme), Çokuşma (Horoz, keklik vb. döğüşü) Çepiç (yarış), Gül meşuk (Gül ile aşık), Koglaş (Kız kovalama), mükümüküş (Saklambaç) Kökleş (uzun atlama.) Koş Koklaş (Koşup kovalama). Doram. (Taklit) Çelişiş (Güreş) Tatışmak (İp çekme yarışı), Darbazlık (Camlıazlık), Suret (Taklit), Düm-Düm (Bir tekerleme oyunu) gibi oyunlar asıl oyunlar olarak sayılıyordu. Nevruz nameleri ise Köklem Ay Keldi Noruzgül, anam-anam, Hızır-Noruz, Cihan Canan gibi nağmelerden oluşmaktadır. Nevruz ayının ilk yedi günü bu tür çeşitli etkinliklerin yer aldığı törenler, şölenler düzenlenir.

Beşinci Anane:

Uygurların Nevruz ananeleri içinde Nevruz gezmelerinin ayrı bir değeri vardır. Her Nevruz’da at seylisi (At gezisi), Bezme seylisi (Müzikli oturma gezisi), dağ seylisi (Dağ gezisi) gibi çeşitli faaliyetler düzenlenir.

Altıncı Anane:

Nevruz’da “Hikaye-Destan” günü tertip edilir, sarayda, avluda meydanda toplanan halka Bilim adamları Nevruziye destanlarını anlatır. 1983 yılında Yarkend’in Telebağ kasabasında düzenlenen bir Nevruz şöleninde şiir okuyan edebiyat meraklısı Ahdurrahman Emin’in “Nevruziye”sine ait bir bölüm şöyledir:
Yaşlık her kişinin gülistan çağı
(Gençlik her kişinin Gülistan cağı)
Her tanda bülbülün navakeş çağı
(Her sabah bülbülün inlediği zaman)
Bir kaça süt bolsa bu ömür digen
(Bir tahal süt olsa bu ömür dediğin)
Yaşlkın şu sütün kaymakı yağı
(Gençlik şu sütün kaymağı yağı)

Bahit yamgur emes köhten yagarga
(Mutluluk yağmur değil ki gökten yağsın)
Tehi yerdin çıkıp sudek akarga
(Üstelik yerden Çıkılp su gibi akmaz)
Behit şunda ne kelse öz kolindin
(Mutluluk her zaman insanın kendi elleri ile yaratılır.
Tiriş Tirmaş yengilme öz yolundın
(Çalış çabala yenilme kendi yolundan cayma)

Yedinci Anane:

Nevruz kırgınların barıştırıldığı anne babaya, eşe dosta, ahbaba karşı saygının, hürmetin ve sevginin ifade edildiği bir gündür. Bu günde parçalanmak üzere olan aileler mahallenin ileri gelenleri tarafından barıştırılırlar.

Sekizinci Anane:
Nevruz aynı zamanda ekonomik faaliyetlerin plânlanıp programlandığı bir gündür. Yol, köprü gibi yerlerinin elbirliğiyle gerçekleştirildiği ekim hazırlıklarının yapıldığı bir gündür.

Dokuzuncu ve Son Anane:
Fakirlere, kimsesizlere, yaşlılara, kısaca ihtiyaç halinde bulunanlara maddi ve manevi yardım eli uzatılır. Yardım elini uzatacak durumda olanlar, hâlleri vakitleri yerinde olanlar bunu bir borç olarak telâkki ederler.
Nevruz’da yapılan bütün bu 9 ananenin hepsinin toplumun maddî ve manevî olarak refahının arttırılması yanında sosyal ve kültürel bir yönü de vardır.
Yukarıda belirtildiği üzere, Uygurlar da diğer Türk toplulukları gibi çok eski devirlerden başlayarak yeni yıl kutlamalarını mart ayında düzenlemektedirler. Bu gelenek daha sonra dinî, mitolojik ve folklorik bir özellik kazanmış ve Uygur Türklerinin vazgeçilmez âdetleri arasına girmiştir.


Türkiye :
Anadolu'da "Sultan-ı Nevruz", "Nevruz Sultan", "Mart Dokuzu" ve "Mart Bozumu" gibi adlarla bilinen Nevruz, gelenekleriyle bütün Türk toplumu içerisinde yaşamaya devam etmektedir.
Ağaç işleriyle uğraşmaları nedeniyle tahtacı olarak isimlendirilen Tahtacı Türkmenleri'nde; Nevruz Bayramı eski Martın dokuzudur ve Sultan Nevruz olarak adlandırılmaktadır. Nevruz, Tahtacı Türkmenleri'nin yaylaya çıkışında; 22-23 Mart tarihlerinde kutlanmaktadır. Tahtacı, Türkmenlerinde Nevruz; ölülerin yedirilip içirildiği gün olarak kabul edilir. Burada eski Türk inanç sisteminin atalar kültü kendini göstermektedir.

22 Mart, Nevruz'dan bir gün önceyi karşılamaktadır. Bu gün Nevruz hazırlıkları yapılır. Çamaşırlar yıkanır, yemekler hazırlanır. Nevruz günü yenilen yemekler arasında ıspanaklı börek, soğan kabuğu ile boyanmış yumurtalar, yufka, sarı-burma, şeker, leblebi, lokum sayılabilir. Bu arada yakın akraba ve komşular, birbirlerine Nevruz ziyaretine gidip gelmeye başlarlar.

23 Mart sabahı erken kalkılır. Yeni ve temiz elbiseler giyilerek, önceden hazırlanan yiyeceklerle birlikte mezarlığa gidilir. Mezarlığın başında bulunan ocaklarda kahve pişirilir, sohbet edilir. Herkes komşu mezarları ziyaret etmek ve çay, kahve içmek zorundadır. Daha sonra topluca yemek yenir. Bu arada sazlar çalınır, şarkılar, türküler söylenir. Ağaçlara salıncaklar kurulur. Çocuklar "bayrak" adı verilen uçurtmaları uçururlar.

Öğleden sonra kadınlar geniş bir tabağa çerezler koyarak, "hak üleştirir" ler. Yiyecekler gelen geçene dağıtılarak, "ölünün ruhuna değsin" dileğinde bulunur.
Yemekten sonra aile fertleri teker teker mezar taşını öperler, daha sonra mezarlıktan dönülür.
Akşam komşu ve akrabalar, eğlencelerini ve sohbetlerini, yeme ve içmelerini sürdürürler. Sohbetler sabaha kadar devam eder.
Bu bayramda herkes güler yüzlüdür. Suçlar bağışlanır. Bayrama katılmak zorunludur, katılmayan köy halkınca dışlanır.
__________________
SEN GURBETTE KALIRSAN, BEN ÖLÜRSEM NE ÇIKAR?
RUHLARIMIZ BULUŞUR ELBET''TANRI DAĞI''NDA...
TANRI TÜRKÜ KORUSUN!...
Süyünbike Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 05.03.2006, 21:34   #2 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik Tarihi: 05.03.2006
İletiler: 7
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Kültür kavramından bihaber Kürtler bu bayramı nevroz diyerek kendilerine mal etmeye çalışır.Cemşid Memşid hikayesinden de millet buna inanır.Yazık...
OğuzBala Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Yanıtla

Etiketler
dÜnyasinda , kutlamalari , türk , yenİgÜn



Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Yanıt Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Yanıtlar Son İleti
TÜRKLERDE YENİ YIL KUTLAMALARI TANHAN Türk Dili ve Edebiyatı 0 29.12.2006 23:25
TÜRKLERDE YENİGÜN BAYRAMI Süyünbike Türk Kültürü 0 28.02.2006 00:49


Otağ Saati: 13:37


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.