Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı > TÜRKLÜK VE TÜRKÇÜLÜK ÜZERİNE HER ŞEY > Türklük ve Türkçülük İle İlgili Her şey > Türk Dili Ve Edebiyatı > Türk Şiiri

Yeni Konu aç  Yanıtla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 13.05.2006, 01:57   #1 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Özge Terken adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 06.03.2006
İletiler: 228
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
SEHENDİM

SEHENDİM

Şah dağım, çal papağım, el dayağım, şanlı Sehend’im,

Başı dumanlı Sehend’im, başı tufanlı Sehend’im

Başda Heyder Baba tek garla, gırovla garışıpsan

Son ipek telli buludlarla ufugda sarışıpsan



Savaşırken barışıpsan

Göyden ilham alalı sirri semâvata deyersen

Hele ağ kürkü bürün, yazda yaşıl don da geyersen

Goradan halva yeyersen

Döşlerinde sonalar sinesi tek şuh memelerde

Ne şirin çeşmelerin var

O yaşlı telleri yel hörmede, ay nazlı Sehend’im

İşveli eşmelerin var

Goy Yağış yağsa da, sel olup ahsa da ahsın,

Yanlarında dereler var



Goy gelemgaşların uçsun ferelerle, hamı bahsın

Başlarında hereler var, sıldırımlar, sereler var

O eteklerde ne gızlar yanağı lalelerin var

Guzular otlayarak neyde ne hoş lalelerin var

Guzular otlayarağ neyde ne hoş nalelerin var

Ay kimi hâlelerin var



Gül çiçekten bezende, ne gelinler kimi nâzın,

Suların zemzemesinde, ne derin râz-ı niyâzın

Oynayar güllü gotazın

Titreyir saz telli tek şahanelerin çayda, çimende,

Yel o tellerde gezende, ne Köroğlu çalı sazın



Ördeyin helvet edip gölde perilerle çimende

Gol ganaddan ona ağ hövle açar gezmeli ağzın

Gış gedir, goy gele yazın.

Hele novruzgülü var, gar çiçeyin var, gelecekler

Yel yağışda yuyunurken güneşiyle gülecekler



Üzlerin tez silecekler

Gışda keklik hevesiyle çöle gaçdığda canavarlar

Garda gaggıldayarag nazlı gelemgaşların olsun

Yaz o döşlerde nahar mendesin açdıgda çobanlar

Bollu, südlü sürüler, daldı gavutmaçların olsun

Ad alıp senden o şair ki, sen ondan ad alarsan

Ona her dad veresen yüz o mugabil dad alarsan

Tarıdan her zad alarsan

Adag oldugda sen onlar daha artıg ucalırsan

O celaletle Demavend dağından bac alırsan



Şir elinden tac alırsan

O da şe’rin, edebin şah dağıdır, sanlı Sehendi,

O da sen tek atıp ulduzlara şe’riyle kemendi

O da Simurgdan almagdadır fendi

Şe’r yazanda geleminden görisen dürr sepelendi



Sanki ulduzlar elendi

Söz deyende görisen gatdı gülü, püsteni, gendi

Yaşasın şair efendi

O ne şair ki, hıyal merkebine şav şığıyanda

O neneg at ayağın tozlu bulutlarda goyanda



O ne şair ki, dağın vesfine misdağ onu gördüm

Men senin tek ucalığ meşgine meşşag onu gördüm

Eşge, eşg ehline müştag onu gördüm

Lülelenmekdedi yer-göy nece tümer sarıyanda

Göreceksen o zamanda



Ne zaman varsa, mekan varsa kesip biçdi bir anda

Geçecekler, gelecekler, ne bu yanda, ne o yanda,

Ne bilim galdı ha yanda

Bah ne hörmet var O’nun öz demişi tek papağanda

Şirin’in tacı eyilmiş, gaşı durmuş gabağında



Başına savrulan inci, çarığ olmuş ayağında

Vehy edir şe’ri meleklerdi pıçıldır gulağında

Arzulardır dodağında

O da dağlar kimi Şe’ninde ne yazsam yaraşandır,

O da zalım goparan, gar küleğiyle duruşandır



Guduza, zalıma garşı sine germiş vuruşandır

Guduzun kürküne zalım bireler tek daraşandır

Emma vechinde fağır helgi eğilmiş soruşandır

Gara millet, hüneri bilse hünerle araşandır

Garalarla garışandır, sarışandır



Gece hekgın gözüdür tur töretmiş ocağında

Eriyip yağ tek üreklerdi yanırlar çırağanda

Mey mehebbetden içip lale bitipdir yanağında,

O bir oğlan ki, periler su içerler çanağında

İnci gaynar bulağında



Teb’i bir sevgili bülbül ki, ohur gül budağında

Sarı sünbül gucağında

Sular efsaneni söyler, o’nun efsunlu bağında

Seher’in çenli çağında

Şairin zövgü, ne efsunlu, ne efsaneli bağlar



Ele bağlar ki “Elifleyli” de, efsanede bağlar

Od yahıp dağları dağlar

Gül gülerse, bulağ ağlar

Şairin alemi ölmez, ona alemde zeval yoh

Arzular orda ne hatirliye imkandı, mahal yoh



Bağ-ı cennet kimi orda bu haramdır, bu halal, yoh

O mehebbetde melal yoh

Orda haldır, daha gal yoh

Geceler orda gümüşdendi, gızıldan ne günüzler

Ne zümürrüd kimi dağlardı, ne mermer kimi düzler



Ne sarı telli inekler, ne ala gözlü öküzler

Ay! Nece ay kimi üzler

Gül ağaçları ne tavus kimi çetrin açıp elvan

Hille kervanındı çöller, bezenir sürse bu kervan

Deve Kervanıdı, çöller, bezenir sürse bu kervan

Deve kervanıdı, dağlar yükü etlesdi bu heyvan



Sabir’in şehrine doğru gatari çekmede Servan

O hıyalımdaki Şirvan

Orda gar da yağar emma daha güller sola bilmez

Bu tebiet o teravetde mahaldır ola bilmez

Ömür peymanesi orda dola bilmez



O ufüglerde baharsan ne denizler, ne boğazlar

Ne periler kimi gu guşları uçmagda, ne gazlar

Gölde çimmekde ne gızlar

Balıg ulduz kimi göllerde, denizlerde parıldar

Yel güşuldar, su şarıldar



Gesrler vardı gızıldan, galalar vardı egigden

Rafeel tablosu tek sehneleri ehd-i etigde

Doymasın köhne refigden

Cennetin bağları tek bağlarının hûr-ü gusuri

Düzülüp gurfede balgundan cevahir kimi hûri



Elde Hurilerinin tüng-i bülûri

Tüngünün gül kimi sehba-ye tehuri

Ne meraglar ki, ayığ gözlere rö’yadı deyersen

Ne şefaglar ki, derin bahmada deryadı deyersen

Uyduran cennet-i me’vadı deyersen



Zöhrenin gesri brilyan, hisarı incidi, yagut

Gesri cadudu, mühendisleri Harut ile Marut

Orda mani dayanıp galmış o suretlere mebhut

Gapı gullugçusu Harut

Ordadır şe’r ü müzik menbeyi, serçeşmedi gaynar



Ne periler kimi fevvarelerden efşan olup oynar

Şair ancağ onu anlar

Dolu mehtab kimi istehrdi fevvareleriyle

Meleke orda çimer ay kimi mehpareleriyle

Güllü güşvareleriyle



Şe’r ü musigi şabaş olmada efşandı, perişan

Sanki ağşahıdı olmağda gelin başına efşan

Ne gelinler ki, ne ennik üze sürtelle ne kirşan

Yaha ne tülkü ne dovşan

Ağ periler sarı köynekli buludlardan enirler



Süd gönülde melek ile çimerken sevinirler

Sevinirler, öyünürler

Govzananda here elde dolu bir cam aparırlar

Sanki çengilere, şairlere ilham aparırlar

Derya gızlarına peyğam aparırlar



Denizin örtüyü mavi, ufügun segfi semavi

Aynadı her yana bahsan, yer olup göyle müsavi

Gerg onun şe’rine ravi

Gurfeler ay bulud altında olar tek görünüller

Göz açıp yumma çırağlar kimi yandıgda sönüller



Sehneler Çerh-i felek tek durulup gah da çönüller

Kölgelikler sürünüller

Zöhre balgunda ilahe şinilinde görünürken

Bahısan Hafiz-i de orda celaletle görürsen

Ne seversen



Gâh gören Hafiz-i Şiraz ile balgunda duruplar

Gâh gören ortada şetrenc gurupken oturuplar

Gâh gören söz ile, avaz ile eylence guruplar

Sanki sager de vuruplar

Hace elhan ohuyanda hamı işden dayanırlar



O nevalerle periler, gâh uyup, gâh oyanırlar,

Laleler şö’lesi elvan şüşe rengi boyanırlar

Ne humar gözlü yanırlar

Ganad ister bu feza, goy gala terlanlı Sehendim

Eşit öz gissemi, destanımı, destanlı Sehendim



Seni Heyder Baba ol ne’releriyle çağıranda

O sefil, darda galan tülkü govan şir bağıranda

Şeytan’ın şıllığa galhanda gatırı nohda gıranda

Dede gorgud sesin aldım, dedim arhamdı, inandım

Arha durdugda sehendim, Savalan tek havalandım



Sele garşı gavalandım

Çoşgunun da ganı coşdu, mene bir haylı ses oldu

Her sesiz bir nefes oldu

Baki dağları da hay verdi sese, gıy ha ucaldı

O tayın ne’releri sanki bu taydan da bac aldı



Gurd acıldıhda gocaldı

Rahim’in ne’resi govzandı deyen toplar atıldı

Sel gelip nehre gatıldı

Rüstem’in topları seslendi, deyen bomlar açıldı

Bize gül gonca saçıldı



Gorhma geldim deye sesler de mene, can dedi gardaş

Mene can can deyerek, düşmene gan-gan dedi gardaş

Şehriyar söylemeden gâh mene sultan dedi gardaş

Men de canım çığırıp can sene gurban dedi gardaş

Yaşa oğlan! Size dağdaş deli ceyran dedi gardaş



El size gaflan dedi gardaş

Dağ size aslan dedi gardaş

Dağlı Heyder Baba’nın arhası her yerde dağ oldu

Dağa dağlar dayağ oldu

Arazım ayna çırağ goymada aydın şefeg oldu



O tayın ne’resi govzandı ürekler gulag oldu

Yene gardaş deyerek gaçmada başlar ayağ olduk

Gaçdıg üzleştik Araz’da yene gözler bulağ oldu

Yene gemler galağ oldu

Yene gardaş sayağı sözlerimiz bir sayağ oldu



Vesl iyin almada, el çatmada aşgim damağ oldu

Helelik gem saralarken gayalar döndi ağ oldu

Araz’ın süd gölü daşdı, gayalıglar da bağ oldu

Sarı sünbüllere zülf içre, oraglar darağ oldu

Yoncalıglar yene bildirçine yay-yaz yatağ oldu



Gözde yaşlar çırağ oldu, lale bitdi yanağ oldu

Gonca güldi dodağ oldu, ne sol oldu ne sağ oldu

Elimi arhamı gördükde zalım ovçu gısıldı

Sel kimi zülmü basıldı, zine arh oldu kesildi

Özü getdi yeri galdı



Tor guran ovçu atın govmada sındı, geri galdı

Emma Heyder Baba da bildi ki, biz tek hamı dağlar

Bağlanıp gol gola zencirle buludlar, odur ağlar

Ne bilim, belke tebiet özü, namerde gün ağlar

Ne bilim, belke tebiet özü namerde gün ağlar



Eyri yolları açarken, düz olan golları bağlar

Saf olan sineni dağlar

Dağların her goçu terlanı, ceyranı maralı

Hamı düşgün hamı pozgun, sineler dağlı, yaralı

Gül açan yerde saralı



Mehşer olmagdadı bunlar, daha vulgan olacagdır

Zülm dünyası yanarken de tilit gan olacagdır

Vay! Ne tufan olacagdır

Dedin Azer eli’nin bir yaralı nisgiliyem men

Nisgil olsam da gülüm, bir ebedi sevgiliyem men



El meni atsa da öz gülşeniminin bülbülüyem men

Eliminin Farsıca da derdini söyler diliyem men

Diye doğru, ne garanlıg ise el meş’eliyem men

Ebediyyet gülüyem men

Nisgil ol çariye galsın ki, ceahir nedi ganmır

Medeniyyet Debin eyler bedeviyyet, bir osanmır

Gün gedir, az gala batsın, gecesinden bir oyanmır

Bir öz ehvalına yanmır

Atar insanlığı, emma yalan ensabı atammaz

Fitne govzatmazsa bir gün, gece asude yatammaz



Başı başlara çatammaz

Emma menden sarı sen arhayın ol, şanlı Sehend’im

Deli ceyranlı Sehend’im

Men daha erş-i ela kölgesi tek başda tacım var

Elde Musa kimi Fir’ona genim bir ağacım var



Herecim yoh, ferecim var

Men, Eli oğluyam, azadelerin merdi, muradi,

O garanlıglara meş’el, o işiglıglara hadi

Hakga, imana münadi


Beşda sınmaz siperim, elde kütelmez gılıcım var.

ŞEHRİYAR

Saygılar..
Özge Terken Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 13.05.2006, 02:20   #2 (İleti Bağlantısı)
 
Cx GOKTURK Cx adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 13.12.2005
İletiler: 1,080
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
ESENLIKLER! SAYIN MELIKETERKEN SOYDASIM GERCEKDEN COK GOZEL SIIRLERI BIZLERLE PAYLASIRSIN, COK SAGOLUN,ELLERINIZE SAGLIK, VAROLUN.

NE MUTLU TURKUM DIYENE,
TURK IRKI SAGOLSUN!
__________________
Cx GOKTURK Cx Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Yanıtla

Etiketler
sehendİm



Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Yanıt Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodu Kapalı


Otağ Saati: 20:27


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.