![]() |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
![]() |
ERGENEKON DESTANI...
ERGENEKON DESTANI...
Kaçiniz bilirsiniz, biz nerelerden geldik Atamiz Kayan gibi, daglardan akan seldik Bugün anlatacagim, geldigimiz yerleri O daglari, taslari, ovayi, nehirleri Iyi dinleyin beni, ki yasayin o ani Öyle anlatayim ki, unutmayin o ani Iyi bilin, ögrenin, anlatin unutmadan Tek sözü eksiltmeden, bir kelime katmadan Il Han Kagan bastaydi, kuvvetliydi Gök Türkler Savasa doymuyordu, heyecanli yürekler Okunun ötmedigi, kilicin yetmedigi Millet kalmis miydi ki, tek maglup etmedigi Bir de Sevinç Han vardi, Mogollarin basinda Yasini da bilirim, Il Han Kagan yasinda Dis geçirememisti, yigit Türk çerisine Ilerlemisti Türkler, Mogol içerisine Sevinç Han dayanamaz, mektup yollar dört yana Der ki: "Türkler düsmandir, hem bana hem de sana." Toplanip çevre beyler, varirlar bir karara Birlesmeli hep birden, açmali Türk`te yara Haber alir Il Han`im, geldi savasin çagi Bes bin ordu birlesse, sönmez Türk`ün ocagi Gök Türkler yener yine, sasirir karsi beyler Hele bir görün bakin, Sevinç Han simdi neyler Birakip hayvanlari, kaçar Mogol ordusu Bu ne anlama gelir, sorulmamis sorgusu Türkler baslar sölene, hem yeyip hem içmeye Ama Mogol uyumaz, gelir kanim içmeye Ani bir baskin olur, bir bir düser Türk eri Her yan cesetle dolar, ayrik gövdeyle seri Iki alp er çarpisir, adlari Kayan, Tukuz Unutma biz bir yaydan, atilan dokuz okuz Kayan, kagan ogluydu, dagdan akan sel gibi Tukuz, kagan yegeni, gökten esen yel gibi Gözlerinin önünde, yok oldu budunlari Atlayip da atlara, kaçtilar kadinlari Kaçtilar dediysem ben, sanmayin ki korkudan Beyleri emretmisti, ar denilen duygudan Almila idi biri, Bengül de ötekisi Gittiler Kutlu Dag`a, at üstünde ikisi Kayan ve Tukuz, bitik; yigildilar topraga Türk`ün bu helal kani, feda olsun bayraga Sevinç Han geri döndü, Türkler öldü sanarak Bir kahkaha patlatti, manzaraya kanarak Derken bir kipirdanma, Tukuz kalkti ayaga Tasidi Kayan`i da, kuytuda bir oyuga Almila ile Bengül, döndüler sonraki gün Ama kaçmaliydilar, öz vatanindan sürgün Yigitleri yarali, halleri yok ölmeye Ne ölmeye hal kaldi, ne de bir tek gülmeye Kutle Dag`a vardilar, kaldilar bir kaç gece Iyilesti yigitler, gezdiler gündüz gece Aradilar o kadar, sonunda da buldular Bu korkulu yasamdan, sonunda kurtuldular Lakin bu yerin yolu, geçit vermez pek kolay O anda oluverdi, o ne muhtesem olay Bir bozkurt peyda oldu, düstü dördün önüne Yol gösterdi onlara, bu cennetin içine Öyle bir yer ki ora, Kök Tanri`dan hediye Kapattilar geçidi, yagi bulmasin diye Dediler buraya ad, koyalim "Ergenekon" "Ergene": "dag kameri"; ve "diklik" demektir "kon"... Asena`nin kurtlari, girdiler güzel yurda Hepsi duaciydilar, o yol gösteren kurda Kagan soyunda gelen, Kayan önderleriydi O demirden kurt basli bayrak gönderleriydi Ergenekon onlara, yurt oldu tam dört yüz yil Hatirla o günleri, sarhoslugundan ayil Dört yüz yil çogaldilar, yaslilari ölürken Boy boy oldu Tukuzlar, Kayat ve de Türülken Tukuzlar ve Türülken, atalaridir Tukuz Sonra da bu iki kol, oldular Dokuz Oguz Kayat; soyu Kayan`in, kaganlar hep bu boydan Çikmadilar töreden, hepsi de ayni soydan Sölen yaptilar her yil, anarak kutlu günü Unutmadilar bir an, ne yagiyi ne dünü Dört yüzüncü sölende, kagandi Börte Çine Türk`ün öç duygulari, bir baska costu yine O savasta olanlar, Gök Türk`üme ar gelir Sigmaz oldu tümenler, Ergenekon dar gelir Ama burdan çikmanin, bir çaresi yok muydu Demirden dagi gören, o tarihte yok muydu Bütün halk arar oldu, kurtulusun yolunu Gözler hep tarar oldu, hem sagini solunu Bir çocuk çoban vardi, yigit Tirek adinda O ne kaval çalardi, bu on yedi yasinda Bu Tirek çalmaz sanki, kavaliyla inlerdi Çalmaya baslayinca, bütün oba dinlerdi Kavaliyla dosttu o, üflerdi sevdasini Katti Ergenekon`dan, bir çikis arzusunu Gök gözlü bir kök böri, varip geldi önüne Sonra yavaaas yürüdü, bir çiplak dag yönüne Tirek eve dönünce, anlatti demirciye Dedi: "Ey bilge kisi, bu kurt gelir de niye?" Demirci hazirlandi, sabah Tirek`le gitti Düstü kurdun pesine, dag önünde yol bitti Anladi ki demirci, bu dag saf demirdendir Ve bu gök tüylü böri, ulu Kök Tengri`dendir Dönüp anlatti Han`a, bütün bu olanlari Demir dagi eritip, yol açmak planlari Yigdilar odun, kömür ve devasa körükler Bu son umutlariydi, çikmaliydi Gök Türkler Dualar esliginde, yakildi koca ates Sonunda eridi dag, sevindi bacikardes Bir öncü yolladilar disariya bakmaya Sabirsizdi Gök Türkler, öz yurduna akmaya Öncü giden dönünce, mutlu haber verince Tuglar kalkti havaya, bu erege erince Çikip Ergenekon`dan, dost ile dost oldular Varip atayurduna, yigitçe öç aldilar Yüzlerce yil solmadan, hep tomurcuk verdiler Dirlik düzen içinde, yasayip yeserdiler Ateste demir dövüp, her yil hiç unutmadan Yasattilar o günü, hem de hiç aksatmadan... .......... Ozan Çu-çu anlatti, size kutlu destani Siz de anlatasiniz, gence dostu düsmani Sözümüz uzun oldu, lakin gönülden oldu Giden bir kaç dakika, yine ömürden oldu... NE MUTLU TURKUM DIYENE, TURK IRKI SAGOLSUN!
__________________
|
|
|
|
|
|
#2 (İleti Bağlantısı) |
![]() |
SEIRIM
SEIRIM SINIQ BIR TURK SAZI,AGLADARAQ TELLERINI, ADAQ-ADAQ GEZMEK ISTER KÖNLUM TURAN ELLERINI! BEN BIR TURAN YOLCUSUYAM,ELIMDE BIR SÖNUK MESAL, AMAN,SEIRIM,HUMMET EYLE,AMAN TEBIM,BIR QAMAD CAL! ACIN QELBIM QUBARINI,BAXIN NEDIR BAS YAZISI? TURAN ÖYLE BIR MUQEDDES KI,HER BIR DASI, KÖLGESINDE DUSER YERE YUCE TURKUN EYILMEYEN BASI! NE MUTLU TURKUM DIYENE, TURK IRKI SAGOLSUN!
__________________
|
|
|
|
|
|
#3 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
Cok guzel bir paylasim.Tesekkur ederiz.
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| destani... , ergenekon |
| Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Otağ | Yanıtlar | Son İleti |
| ŞU DESTANI | YÜZBAŞI YAMTAR | Türk - Turan Tarihi | 0 | 28.05.2008 12:59 |
| C* ERGENEKON DESTANI | Süyünbike | Türk Dili ve Edebiyatı | 2 | 30.04.2008 20:30 |
| C* GÖÇ DESTANI | Süyünbike | Türk Dili ve Edebiyatı | 0 | 03.02.2006 03:33 |
| C* ŞU DESTANI | Süyünbike | Türk Dili ve Edebiyatı | 0 | 02.02.2006 04:52 |
| C* YARADILIŞ DESTANI | Süyünbike | Türk Dili ve Edebiyatı | 0 | 02.02.2006 03:43 |