![]() |
|
|
#16 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Aşık ol diye
önce adını sevdim, sonra sana dair anlatılanı iki dudak arasında sevdim seni sonra sesini, sonra meraklı gülüşlerini, sonra hayal gibi geldi her şey ve ben seni sevmeye devam ettim.. ben seni kışın ortasında, iki fırtına arasında, kurak toprağıma bahar diye diktim... bu gece bir düğüm atıyorum, senin yap-boz şuuruna, vücuduna, kan rengi ipliklerle, aşık ol diye, sabah oluncaya dek, yağan zalim yağmurda, yağmura karış diye.. Alpaslan Edgü NE MUTLU TURKUM DIYENE, TURK IRKI SAGOLSUN!
__________________
|
|
|
|
|
|
#17 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Karşı-gece
senin yarınlara inancın benden yüklüydü daha cesaretliydin planı çatılmamış yarınlara ektiğin umutlar er geç açacaktı biliyordun deli sevdalı çocuk ruhumun nicelerinin uğruna kıyametler kopardığı değersiz değerlere sırt dönmüş güvenli saflığında bir sonsuzluk buldun kendine ve hayatımızın resimlerini çizdin duvarlarımıza sonra birden yeşil bir kentte ılık bir yaz gecesine astın beni yıkık bir duvar kadar bile pişman değildin yaşlarımı yanağıma varmadan öldürüyorum sevdalı ömrümün dakikası beş para etmedi ödedim cümlelerim seni taşımaktan yorgun düştü son sözün ve son anın efendisi olmaya bilenmiş yüreğine yenildim geçmişten nefes alıp geçmişe nefes verdim dudaklarımdan dökülen kelimeler aydınlığı getirmiyor... gençliğimde içtiğim sigaraların tek şahidiydin. o gece yüreğimden sağ çıksaydın eğer ölen ben olurdum.. o gece yaşamın lekesiz bir anında, ay ışığı altında, deniz ölümlüydü, bizim gibi. duvara döndü yüzünü ayna, yüzyıllara yenik düşmüştü, toprak ve su, insanoğlu gaddardı. sırlarını savurdu boşluğa. hükmeden vardı, sessizliğe büründü yansıma. ki o süregelendi, devam etmesi gereken. bak şimdi bana, ilerdeki dağa çıkacağım şimdi, yıllardır saklandığı yerde ölecek, “seni seviyorum” ve bu gece başka bir kadında öldüreceğim gözlerini… Alpaslan Edgü NE MUTLU TURKUM DIYENE, TURK IRKI SAGOLSUN!
__________________
|
|
|
|
|
|
#18 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Bana bir tümce yarat.
Uyan, uyan hadi! asi kısrak gibidir yaşam, tutun yelesine, sakın düşme ve bana anlayabileceğim bir tümce yarat. Tanıyorum birkaçını,gözümle gördüm, silemem aklımdan yüzlerini ağımla ördüm.. Tıpkı onların bize güldükleri gibi... Cesaretsizliğin esareti,cahilin hikayesi,zalimin ayak izi... Sıcağı al, siyahı da karıştır birbirine. yanında da Nefret’i sun.. İlk gelensin gözlerime, tek gerçeğim kendim onu da, sana ayırdım... Bana senden, ondan, bundan ama yalın bir tümce yarat. düşün ki yılan dağından iniyoruz dünyada sadece iki kişilik şarkı kalmış onu söylüyoruz. öyle bir şeysin sen Acemiyi al,yorgunu da. bir parça duygu… izle birkaç saniye. İlk aklından geçenleri de kat aramıza, sonra anlat bana; ustanın elindeki nasırı, aceminin çabasını.. Bana işten, güçten, gerçekten, ama senden bir tümce yarat. Yavaşı al, denizi de. içine akıt serinle. Teninde yeni bir umut doğur onu da at içine. Kırılmaya meyilli savaşları beklentisizlik bul bir yerlerden. gör en korkusuz yanını ömrünün. Bulamazsan işin zor, bulursan anlat. Nasıl nefes alır bu yan? Nerede yaşar; kimleri tanır? Bana içinden, dışından, hayatından, ama hissedebileceğim bir tümce yarat. Acıyı al, alnının terini de sefilliği koy bir yana; uzak olsun. Göz ucuyla görebildiğin huzur’u da dokunabilirsen yaz bir yere; anlatabilirsen anlat. ve bekler birkaç martı kanadı. rüzgara rüzgar katan. özler hiç bilmediği insanları… insanın insan olduğunu, gücünün varlığını kanıtla. Bana yürekli, samimi, emekle donanmış olsun ki yaşatabileceğim bir tümce yarat. Alpaslan Edgü NE MUTLU TURKUM DIYENE, TURK IRKI SAGOLSUN
__________________
|
|
|
|
![]() |
| Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|