![]() |
|
|||||||
| Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs.. |
![]() |
|
|
Konu Bağlantısı | Seçenekler |
|
|
#166 (İleti Bağlantısı) | |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
Alıntı:
http://rapidshare.com/files/12444540...305_z.pps.html Hepimize ibret olsun, TTK ve Yüceltsin. |
|
|
|
|
|
|
#167 (İleti Bağlantısı) |
|
TÜRKÇÜ TURANCI
|
Kandaşlarım bir kitapta osmanlı ile ilgili bir konuşma geçmişti. osmanlının anlamını tam karşılamasada paylaşmak istedim.Konuşma şöyle: '' Osmanlı dediğin bol islam(arap) soslu bir bizans yemeğidir. Çeşnisinde de azıcık Türklük vardır o kadar.''tam osmanlıya göre bir benzetme olmuş.
__________________
Kısa zamanda Tek millet, tek dil, tek devlet ve tek bayrak esasına dayanan ve sadece Türklerin yaşayabildiği uçmak (cennet) bir devlet kurulması için, devletin hiçbir kademesinde ve idaresinde Türk soyundan olmayanları barındırmayacağıma; bu mevkilere gelmek ve sadece Türk soyluları bu mevkilere getirmek için çalışacağıma, Türklüğüm, Gök Tanrım, kanım, soyum ve tüm kutsallarım adına and içerim. |
|
|
|
|
|
#168 (İleti Bağlantısı) |
|
TÜRK OĞLU TÜRK
|
Kardeşim şu meseleyi artık bir açıklığa kavuşturalım. İkide bir bazı başlıklarda tutturuluyor kan babadan gelir diye. Bence Türkçülük denen uzun ve meşakkatli yolun henüz başında ki kişileri bu tür söylemlere yanlış yola sevk etmektesiniz. Kan babadan gelirse o zaman hiç boşuna yormayalım kendimizi karşımıza çıkan kızın soyuna bakmadan basalım nikahı. Kan babadan falan gelmez. Türk olmanın olmazsa olmaz koşulu Türk babadan olduğu kadar Türk anadan doğmaktır.
|
|
|
|
|
|
#169 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
Senin ataların Türkmeni yok sayıp kürdü bağrına bastı.
Y.N: Bu yazıyı kime yazdın belirtsene, birini eleştiriyorsun ama kim olduğunu senden başka bilen yok. |
|
|
|
|
|
#170 (İleti Bağlantısı) |
|
Türk Irkı Sağolsun...!
|
Padişahların cariyelerine bakarsak o kadar cariyeden ancak 10-15'i Türk'tür diğerleri karışıktır Osmanlı'nın Türk'lüğü buradan anlaşıyor kendi ırkını bir kenara itip başka ırkları bağrına bastı Osmanlı.Bu devşirme denen melet Osmanlı'yı yıkan unsurlardandır bana göre özellikle Osmanlı'nın son dönemlerin de devletin üst kademelerinde ki devşirmeler kendi milletlerinin kurduğu devletlere çalıştılar bir de devşirme komutanlar bu olaylar da Osmanlı'ya büyük zararlar verdi Osmanlı'yı küçülttü ve sonunda YIKTI...
T.T.K
__________________
|
|
|
|
|
|
#171 (İleti Bağlantısı) | ||
|
Türkçü
|
Ben osmanlıyı Türk görmem, görenede şaşırırım. Böylesi ya cahil yada realist ve özgur düşünce meziyetinden yoksundur. Onca karmaşadan sonra osmanlının fiziki olarak Türk soyu olduğunu söylemek bir yana, bunu ruhani olarak bile taşımıyorlardı. Anaduluya yayılmış; nüfus ve mal olarak oldukça güçlü Oğuzlar ve diğer Türk boyları ile Türklerin güçlü, üstün töre ve milliyet anlayışı sayesinde genişlemişler ve güçlenmişlerdir. Bu genişleme sırasında önceki mesajlarda da belirtildiği gibi, birçok Türkmenin de kanını akıtmaktan geri kalmamışlardır. Çöküş osmanlıda kanuni devrinde başlar; tabandan tamamen uzaklaşan varoluş sebebi olan halka, vermeden alan 2. sınıf vatandaş yerine koyan osmanlı bu devirde Türk halkını tamamen asimile etmek için büyük çaba sarfetmesine rağmen genede başarılı olamamıştır. Hürrem sultanın (Leh asıllı Yahudi bir ailede doğan Hürrem Sultan'ın asıl adı Roxelanne'dı (Anastasiya Lisowska)), sarayda yaptıkları zaten osmanlıdaki Türk düşmanlığını açıklayıcı niteliktedir. Osmanlının tamal dayanağı olan ordu başarılarını Türk soylu birlikleri sayeseinde elde ediyordu. Bu devirde, Türk soyluların egemenliğine son vermek için çaba sarfedilmiş fakat gende başarılı olunamamıştır(yeniçeri, devşirme askerin sayısının arttırılması buna yönelik çalışmadır). Çünki orduda savaşan ve geleneği savaşmak olan Türkler olmadan başarı kazanmak imkansızdı. Ordu Akıncılar, Deliler, Sipahiler sayıca fazla olmakla beraber Türk geleneklerine bağlı Türklerin oluşturduğu güçlerdi ve içlerine devşirmeler kabul edilmiyordu. "osmanlının sonunu getiren yahudiler yeniçeri ocağını bozdular ama safkan Türk ve Türkmenlerden oluşan akıncı ocağını bozamadılar...Bozamayınca bitirmeye karar verdiler ve onların adamı olan aynı zamanda askerlikten hiç anlamayan Sinan paşa nın Haçova meydan savaşında bilerek yanlış istikamete gönderilmeleriyle büyük kayıplar verildi...25.000 kişilik bir akıncı grubu Keşif yapmaya çıkarlarken yanlış emir yüzünden bir anda 300.000 kişilik bir orduyla karşı karşıya geldiler...Ama kaçma imkanları varken şanlarına leke sürdürmemek için 25.000 korkusuz kahraman düşmanın üzerine ölüme yürüdü...Çoğunun kanları macaristan topraklarını suladı...Şu anda macaristanda binlerce isimsiz kahraman vatan evladı yatıyor". Bu kısa bilgiden sonra Türk halkının osmanlı hakkında düşüncesini anlatan bazı alıntılara yer verelim
’’ Türk diline kimesne bakmaz idi Türklere hergiz gönül akmaz idi Türk dahi bilmez idi bu dilleri ( Sarayda konuşulan dil kastediliyor ) İnce yolu ol ulu menzilleri.’’ Aşık Paşazade “Fuzuli, gökten yere insen sana yer yok Yürü var gel, ya Arap’tan ya Acem’den” (Türkler gökten Allah tarafından dahi indirilse Osmanlı’nın gözünde makbul olmaz.Arap ve Acem Osmanlı’nın nazarında muteberdir.) Osmanlının Türkler hakkındaki düşünceleri; ‘’Leş ve baş ile dolmuştu ordu yeri Az bulunur çok eşyalar ele girdi Kesti Türkmen boyunu Rum Padişahı Kederlere düşen Uzun(Hasan) haddin bildi.’’ (Hoca Saadettin Efendi Tacü’t-Tevarih/ 3. cilt s. 133, adlı kitabında Otlukbeli Savaşı’nı anlatıyor.) Naima Tarihi’nden; Türk-ü sütürk(azgın Türk) Türk-bed lika(çirkin yüzlü Türk) Etrak-ı bi idrak(anlayışsız,akılsız Türk) Nadan Türk(kaba,cahil Türk) (Tarih ve Toplum sayı 65, s. 10 ) Baki’nin Kanuni’ye sunduğu şiirden; ‘’Her tac olmaz fahr-u fena ehline sertac Türk ehlinüney hace başı biraz kabadır.’’ ( Her taç yoksulluk ve yokluk ehline baş tacı olmaz/Ey Hoca, Türk toplumundan olanın başı kabadır,sultan olma yeteneğinden yoksundur.) Nef’i’den; ‘’Türk’e, Hak çeşme-i irfanı haram etmiştir.’’ (Tanrı Türk’e irfan pınarını yasaklamıştır.) Divan-ı Hümayun katiplerinden Kadimi Hafız Çelebi’nin 1499 yılında yazdığı bir manzume; ‘’Devr-i daldan beri şahım eflak Zem olur alem içinde Etrak Vermemiş Türk’e Hüda hiç idrak Akl-ı evvel de olursa bi bak Uktülü’t-Türk’e velev kane ebak’’ (Önceden beri benim şahım Tanrıdır./(Bilirim ki) tüm dünyada kötülenir Türkler/(Çünkü) Tanrı Türk’e hiç bilinç vermemiştir/Hele birde ukala olursa tümden pis olurlar/Baban da olsa Türk’ü öldür) ‘’Dedi ol kan-i kerem şah-ı celal Türk’ü katleyleyiniz kanı helal Daim oldubunların işi dalal Cümlesinden bunu ahzeyle misal Uktülü’t-Türk’e velev kane ebak’’ (Bağışlar kaynağı ulular şahı olan Peygamber/Türk’ü öldürünüz onların kanı helal/(Çünkü) bunların işi sürekli kötülüktür/Bu yargı yalnız bir Türk için değil tüm Türkler için geçerlidir/Baban da olsa Türk’ü öldür) ‘’Türk’ü zannetme kim ola adem Türk ile durma oturma bir dem Şeker alsa eline Türk ola sem Şer-i Etraki kesüb hiç yeme gam Uktülü’t-Türk’e velev kane ebak’’ (Sakın Türk’ü insan sanma/Bir an bile olsa Türkle birlikte olma/Türk eline şeker alsa o şeker zehir olur/Türk’ün başını keserken sakın gam yeme/Baban da olsa Türk’ü öldür) Hoca Saadettin Efendi Tac-üt Tevarih adlı eserinde anlatıyor; ‘’Padişah(Fatih), Uzun Hasan ile yapılan Otlukbeli Savaşı’ndan sonra ‘’Türkmen kellelerinden oluşan tepeleri dolaşmak üzere,ovayı şereflendirdiği vakit gördü ki,azep eri elinde bir pıçak,ölüler arasında dolaşıyor.’’Ne iş yapıyorsun?’’ diye sorduğunda ,azep ayıttı;’’Sultanım,Türkmen ölülerinin kulaklarında olan küpeleri alırım’’ dedi.Padişah da hafif gülümseyerek ‘’İşine devam et’’ diyerek yoluna gitti.’’ ‘’Osmanlı sarayında ‘’Türk’’ daima olduğu gibi ‘’kaba köylüyü’’ temsil eder.’’ ( S. Yeresimos, Kostantiniye ve Ayasofya Efsaneleri s. 114 ) Henüz kuruluş dönemi olan 1466 yılında yapılan bir derlemede, "Türk iti şehre gelince Farisice ürer" denilmektedir.( Burhan Oğuz'dan aktaran, Şakir Keçeli, a.g.y., s. 118.) Hırvat kökenli, Sadrazam Kuyucu Murat döneminde (1606-1611), 155.000 insan doğranmış ya da diri diri kuyulara doldurulmuşlardır. Aman dileyen insanlara Kuyucu'nun yanıtı "Vurun şu pis Türkün başını" olmuştur. Cellatların bile öldürmeye kıyamadığı çocuğu atından inerek öldüren Kuyucu Murat Osmanlı'nın yetkilisi, öldürülen çocuk da Anadolu'nun evladı Türk’tür.(Naima Tarihi’nden) Osmanlı tarihçisi Naima aynı bilinç içinde şöyle yazmaktadır: "Türkmen çözülüp gitmesi yamandır, cem-ü iltiyamına derman yok." Yani, Türk ulusu ve unsuru öylesine eriyip çözülecektir ki, bir daha birleşmesinin ve bütünleşmesinin ilacı ve dermanı olmayacaktır. Aksaraylı Kerimeddin Mahmud, şunları yazmıştır: "Hunhar Türkler, köpek ve kurt gibidirler, ellerine fırsat geçerse yağmayı ganimet bilirler, fakat düşman kuvvetleri gelirse kaçarlar."( Aktaran, Çetin Yetkin, a.g.y., s.12.) 1912 yılında Sebilürreşat dergisinde çıkan bir yazıda; "Türk" deyiminin kullanılması, dinsizlik, kâfirlik sayılıyordu. 1913 tarihli "Mecmuai Ebuzziya" dergisinin 94. sayısında; "Bizim Türklüğümüz sembolizmden başka bir şey değildir. Bizler yani Türkler Müslümanlık içinde erimişizdir. Türk falan değil, sadece Müslümanız. Buharalı hanlar bile kendilerini Türk saymazlar. Zira onların cetleri de vaktiyle Türkistan'ı zaptetmiş olan Araplardan başka bir şey değildir," Üniversite profesörlüğü de yapmış olan Ahmet Naim, 1913 yılında yazdığı "İslam'da Davai Kavmiye" adlı kitabında, Türk’e karşı savaş açmış ve "Türkün geçmişini bilmesine ve öğrenmesine lüzum ve ihtiyaç yok,gerekli olan şeriatı öğrenmektir," demiştir. 1919-1920 yıllarında Şeyhülislamlık görevine getirilmiş ve Padişahla birlikte ülkeden kaçmak zorunda kalmış olan Mustafa Sabri Efendi ise, Türk’e Türklük benliği vermek isteyenlere "soysuzlar" yakıştırmasında bulunmuştur.( Mustafa Coşturoğlu, a.g.y., s.278, 279.) "Türk" sözcüğü, Anadolu köylüleri için kullanılır olmuştur.( Bozkurt Güvenç, Türk Kimliği, s.22, 23, Cahen'den aktaran, Bernard Lewis, Modern Türkiye'nin Doğuşu, s.1.) Osmanlı yönetiminde, devletin en yüksek yürütme organları Türk’e kapalı tutulmuş, devlet adamlarının yetiştirildiği Enderun okullarına Türkler alınmamışlardır.(Hikmet Bayur, a.g.y., s.15.) İstanbul'un alınmasından 4. Murat'ın ölümüne dek geçen 187 yıl içinde, devşirmelerden 66, Türk kökenlilerden de 10 kişinin sadrazamlığa atanmış, aynı dönemde devşirmeler toplam 167 yıl, Türk kökenli sadrazamlar ise 17 yıl görev yapmıştır.(Hikmet Bayur, a.g.y., s.17.) Osmanlılarda, Ermenilere ’’millet-i sadıka’’, Araplara ’’kavm-i necip’’ denirken,Türklere; "Kaba Türk", "Anlayışsız Türkler", "Pis Türkler" gibi sıfatlar takılıyordu. (Özer Ozankaya, Türkiye'de Laiklik, İstanbul, 1990, s. 253.) Osmanlı yönetiminde Türk’e yaklaşım o denli aşağılayıcıdır ki, o günlerden kalan aşağıdaki şiir bu yaklaşımı özetlemektedir: "Türk değil mi, Merzifon'un eşeği, Eşek değil, köpekten de aşağı." Koçi Bey, 4. Murat'a sunduğu risalesinde (küçük kitap) Türkler hakkında şunları yazıyordu: "...mezhebi bilinmeyen şehir oğlanı, Türk, çingene, tatar, kürt, ecnebi, laz, Yörük, katırcı, deveci, hamal, ağdacı, yol kesen, yankesici ve diğer çeşitli kimseler..." "Harem-i Hümayuna kanuna aykırı olarak Türk ve Yörük, çingene, Yahudi, dinsiz, mezhepsiz, nice kallaş ve ayyaş şehir oğlanları girer oldu." Bu sözler yazılıp Türk olduğu söylenen Padişaha veriliyordu.(Aktaran, Çetin Yetkin, a.g.y., s.145.) Abdülhamit'in Araplara ve İslamiyet’e dayanan siyaseti, Türk’ü, Türkçüleri baş düşman olarak görmekteydi. Onun zamanında "Türk’üm demek, Türk’ten söz etmek büyük suçtu". (Esat Kamil Erkut, a.g.y., s.63) Devletin dayandığı kendi halkına bu denli yabancılaşmasından olsa gerek, Osmanlı Devletinde kamu ile ilgili belgelerde, Türkçe sözcüğe 1876 Anayasasına değin rastlanmadı.( M.Rauf İnan, Atatürk'ün Önder Kişiliği, Eğitimci Kişiliği ve Amaçları, Ankara, 1983, s.198.) 1897 tarihinde, bir İngiliz gezgini şunları söylüyordu: "Türk adı nadiren kullanılır, onun iki yolda kullanıldığını işittim; ya bir ırkı ayırt eden deyim olarak, örneğin bir köyün 'Türk' veya Türkmen' olup olmadığını sorarsın, ya da bir hakaret deyimi olarak, örneğin İngilizce söyleyeceğin '’eşek kafalı'’ anlamında, '’Türk kafa’' diye homurdanırsın."( Ramsay'dan aktaran, Bernard Lewis, a.g.y., s.331.) 1. Selim (Yavuz), Sah İsmail'e; "... ben Sultan Beyazıt oğlu Sultan Selim, sen ki ey eşek Türk .." ( Sahabettin Tekindağ'dan aktaran, Baki Öz, Osmanlı'da Alevi Ayaklanmaları, Ant Yayınları, İstanbul 1992, s.;15. (Osmanlı vakanüvislerinin -zamanın olaylarını saptamakla görevli devlet tarihçilerinin- Türk’ü aşağılayan belgeleri için adı geçen yapıtın 69 uncu sayfasında kaynakları ile birlikte bir çok örnek bulunmaktadır.) Mekteb-i Sultaniye’ye Osmanlı’nın son yıllarına kadar Türk soylular alınmazdı. (M. Rauf İnan, Atatürk'ün Evrenselliği, Önder Kişiliği, Eğitimci Kişiliği ve Amaçları, Ankara, 1983, s.198.) Son Padişahı Vahdettin'in yayımladığı bu bildirilerden birisinde su tümceler yer almıştır; "Türkler dini, kavmiyeti, vatanı meşkuk (kuşkulu...) ve mahlud beş-altı milyonluk cahil bir kitledir." Türkçe'si; "Türkler; dini, soyu sopu, yurdu belirsiz karmakarışık bir cahiller sürüsüdür". (Vahdettin'in El Ahsam Gazetesinin 16 Nisan 1923 günlü sayısında Osmanlıca ve Arapça yayınlanan bildiriden.) Çöküş ve dağılma döneminde Türklüğe yakınlaşmanın sebepleri; II. Abdülhamit döneminde; Çünkü ümmetçilik politikası iflas etmişti.(arap ayaklanmalarI) Osmanlıcılık politikası da iflas etmişti. Geriye ne kalan? Yüzyıllar sonra aslında devletin asli ve kurucu unsuru Türkler. Şehzadelere tekrar Ertuğrul gibi isimler verilmeye başlandı.Saray muhafızları yüz yıllardır Arnavutlardan seçilirken ne hikmetse Karakeçililerden müteşekkil bir muhafız müfrezesi oluşturuldu. Osmanlı gayri-Türklere güvenilmeyeceğini çok geç anlamıştı. Alıntı:
Tüm bunların yanında büyük hoca Prof. Dr. Faruk Sümerin Oğuzlar kitabından alıntıyıda kaynak ve görüş oluşturması açısından aşağıda veriyorum. Alıntı:
Birçok kaynak gösterip alıntılar ve kendi edindiğim görüşleride ekleyerek durumu anlatmaya çalıştım. Yukarda yazılanlar ve örnekler kısa zamanda biraraya getirebildiklerim; bazıları konu içinde zaten verilmiş. Bütünlüğü sağlamak adına tekrarlarda bulunmak zorunda kaldım kusura bakmayın. Tüm bunların karşısında osmanlı hanedanını Türk olarak adletmek pekte mantığıma sığmıyor. Ben bir Türk soylu olarak kendini benden ayrı gören bu hanedana her halükarda Türk diyemiyorum. Sadece İmparatorluğun adı Türk olabilir ki oda bence Türk Kağanlığıdır, çünki bu kağanlık Türkün üstün Töresi ve gayreti ile ortya çıkmıştır.
__________________
"Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındığında ikisi arasında kişioğlu kılınmış (yaratılmış). Kişi oğlunun üzerine ecdadım, dedem Bumın Kağan, İstemi Kağan (kağan olarak) oturmuş. Oturarak Türk milletinin ilini töresini tutuvermiş, düzenleyivermiş." Bir arap atasözü derki : Vahidun Karamani elfun yemani |
||
|
|
|
|
|
#172 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Osmanlı'nın ilk zamanları her ne kadar iyise de daha sonra Türklükle alakaları kalmadı. En büyük askeri gücü olan Türkleri daha sonra işbilmez insanlar olarak aşağılamaya kalktı. Binlerce Türk soyluyu alevi diye katletti. Dilini bırakıp Farsça denen ağız eğme sanatını kendine resmi dil kabul etti.
Kimdir bu Osmanlı? Osmanlı dediğimiz şey Yunanlılar, Ermeniler, Araplar, Sırplar, Kürtler vesaire değil midir? İşte atalarımız Osmanlı dediğimiz bu mahlukları yenip kurmadı mı bu laik, Atatürkçü Cumhuriyeti? Herkes aklını başına toplasın, düşünsün. Bilge Kağan'ın dediği gibi iyice düşünsün. Biz Osmanlı'ya karşı savaştık. Osmanlı'nın rumunu, ermenisini, kürdünü, arabını eze eze yendik ve adında TÜRK geçen bu ülkeyi kurduk. Bunu iyice anlamak, anlatmak gerekir. Bizler asla Osmanlı'nın asli unsuru olmadık. Olamadık. Ancak dış kapının dış mandalı olabildik. |
|
|
|
|
|
#173 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
Birinci maksadı islamı yaymak, şeriatı daim kılmak olan ve bunu yaparken etnik ayrımlara önem vermeyen bir devlet, her ne kadar toprak fethetmiş olursa olsun, Türk' ün adını ne kadar uzaklara götürmüş olursa olsun, ku-sur-lu-dur. Heceleyerek yazdım çünkü bunu üstüne basa basa söylemekte fayda görüyorum. Karluklar' ın Talas Savaşı (751) sonrası islamlaşmasından beridir Türk' ün öz kültüründeki bu asimilasyon devam etmekte. Şu an kendi öz dilimiz Göktürkçe' yü kullanamıyor, istemesek de arap ve fars kökenli kelimeler kullanarak kendimizi ifade edebiliyorsak (evet yine tanımlamak yerine ifade etmek diyorum istemeden), bu bizden önce bizim kültürel mirasımızın talan edilmesine olanak tanıyan osmanlının suçudur.
|
|
|
|
|
|
#174 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Osmanlı devleti kuruluş aşamasına ve hatta Bursa' nın fethine kadar Türk gelenek ve göreneklerine sahip çıkmıştır. Orhan Beg zamanında başlayan yabancılaşma daha sonra artarak devam etmiş ve bir zaman Türk adı anılmaz olmuştur.
Bakınız Türk olmayanlarla ilk ilişkiler Osman Beg zamanına rastlar ancak Osman Beg yabancı azınlıkların nüfuslanıp devlete söz sahibi olmasına mani olmuştur. Orhan Beg ise başta Bizans tekfurları olmak üzere rum ve ermenilerle yakın ilişkiye girmiştir. Bu kişileri yönetime getirmiştir. Hatunlarından en kıymetlisini ( Nilüfer ) hıristiyan rumlardan seçmiştir. Bu ilk taviz dönemi Osmanlı nın sonuna kadar sürmüş ve ülkenin yıkılmasına sebep olan ümmetçilik + hümanizm = saflık denkelmini oluşturmuş ve malum sona gidilmiştir. Ben sadece ilk dönemki tesbitlerle yetindim. Daha sonra zaten iş çığrından çıkmıştır bırakın Türk olmayı bu kelimeyi kullanmak dahi kötü karşılanır olmuştur. Bilinir ki '' Türk'' kelimesi bir deyim halini almış ''dağlı, yabani, pislik'' anlamlarında kullanılmıştır ki Karatay kandaşım ayrıntıları ile anlatmıştır. Dönemin edebiyat alanında da Türklük yoktur. Sadece halk edebiyatının alanlarında gerçek Türkler söz söylemişlerdir. Zira Türklük ten nefret eden hakim Divan Edebiyatçıları halk şiirini daima dışlamış ve aşağılamışlardır. Hatta şimdi bizim malum kişilere söylediğimiz '' çapulcu '' kelimesini layık görmüşlerdir. Amma ve lakin hakir görülen Halk Edebiyatçılarının hemen hepsi hala dillerde ( Köroğlu, Karacoğlan, Dadaloğlu, Sümmani vb.) ama padişah yalakası Divancılar tarihe gömülmüşlerdir. Edebiyat sahasında bu ümmetçilere halk edebiyatı dışında ilk ve ciddi karşı duruşlar Namık Kemal, Mehmet Emin Yurdakul, Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin tarafından gösterilmiştir. Başbuğ devrimi ile Osmanlı ümmeti tarih olmuş Türk Irkı sanatıyla, kültürüyle yeniden doğmuştur. Velhasılı Osmanlı yı Türk görmek aptallıktır. O ümmetçidir. Herkes yerini bilmelidir. Osmanlı yı Türk olarak gören ve ona tapan ülkücüleri biliyoruz. Onlar biraz tarih okusalar zekaları elverirse gerçekleri görürler. Hoş zekaları elvermez, elverse de anlamazdan gelirler. Kandaşlarım Tanrı hepimizi korusun ve yüceltsin. Olaya kısaca edebiyat sahasından da değindikten sonra
__________________
|
|
|
|
|
|
#175 (İleti Bağlantısı) |
|
Otağ Yöneticisi
|
Farsça Osmanlı 'nın değil Selçukluların resmi dilidir.
__________________
"Boyun eğmeyeceğiz. Çünkü öteden beri Hunlar kuvveti takdir eder, bağımlı olmayı aşağı görürler. Savaşçı süvari hayatımızla adı yabancıları titreten bir ulus olduk. Çünkü bilirler ki ,savaşta savaşanların yazgısı ölümdür. Biz ölsek de , kahramanlığımızın ünü kalacak, çocuklarımız ve torunlarımız diğer kavimlerin efendisi olacaktır." Çİ-Çİ YABGU |
|
|
|
|
|
#176 (İleti Bağlantısı) |
|
Yeni Üye
|
Osmanlı konusunda kafası karışık ırkdaşlarımız (yukarıdaki açıklamalara rağmen) hala varsa, şöyle bir tanımı akıllarında tutmalarını öneririm:
Osmanlı bir siyasi rejimin adıdır. Bir devlet yönetim biçimidir. Bu siyasi rejim; saltanatçı, kozmopolit ve ümmetçidir. Hükümdar: Osmanlıyı savunmak Osmanoğlu ailesinin hanedanlığını savunmak anlamına gelir. Osmanoğlu ailesi devletin başı olarak, kuşaklar boyu slav-yahudi-rum vb bilimum etnik gruplarca kanı bozulmuş, melez bir ailedir. Hükümet ve Askeriye: Osmanlıyı savunmak devlet yönetiminde devşirmelere (müslüman yapılmış gayri türkler) yer açmak, Türkü dışlamak demektir. Osmanlının kuruluş yıllarını ayırırsak yüzyıllarca uyguladığı devşirme sistemi budur. Devlet yönetimi gayri Türklerin işidir. Toplum: Osmanlıyı savunmak ümmetçi siyasi düşünceyi savunmak anlamına gelir. Osmanlıcılık, ümmetçi siyasi anlayışla, toplumun müslüman çoğunluğu içerisinde Türklerin asimilasyonunu savunmak demektir. Türklük aşağılanır, müslümanlık yüceltilir. Böylece toplumda çoğunluğu oluşturan kurucu unsur Türklerin milli bilinçleri yok edilmeye çalışılır. Kısaca Osmanlıcılık; Türkler tarafından kurulup, kan pahasına ayakta tutulmuş ama zamanla önce ona yabancılaşan sonra da ona açıkça düşman kesilen Osmanlı devletinin resmi ideolojisidir. Türkü uyuşturmanın, onu gayri Türk etnik gruplara köle etmenin siyasi adıdır. Atatürk Cumhuriyeti'nin siyasi anlayışı ise Mahmut Esad Bozkurt'un şu sözlerinde tüm çıplaklığıyla görülebilir: "Türk bu memleketin yegane efendisi, yegane sahibidir. Salt Türk soyundan olmayanların bu memlekette bir tek hakları vardır; hizmetçi olma, köle olma hakkı. Dost ve düşman dağlar bunu böyle bilsinler." Bir Türkçü'nün devletin başına melez bir aile geçmesini, devlet yönetiminin gayri türklere tahsis edilmesini, Türklüğün toplumda unutturulmaya çalışılıp aşağılanmasını kabul etmesi mümkün müdür? Devleti gayri Türk ve melezlerin yönetmesini isteyenler ancak ve ancak gayri Türk ve melezler olabilir. Öyleyse, Osmanlıcılığı savunan ya gayri türk bir melez, ya da dangalak bir mankurttur. Kendi soyunun devlet yönetiminden uzaklaştırılıp, etnik döküntülere köle kılınmasını arzuladığını göre aşağılık bir pçtir. Soyca Türk olsa da kafaca soysuz bir haindir.
__________________
Tanrı Türk'ünü Koruyacaktır! |
|
|
|
|
|
#177 (İleti Bağlantısı) | |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#178 (İleti Bağlantısı) |
|
Deli Kurt
|
Soydaşım Fatih'in anası Türk'tür.Bu konuyla ilgili bilgiler Türk Uluları bölümünde otağ yöneticilerimiz tarafından verilimiştir.
__________________
'' Köylü Milletin Efendisidir.'' Başbuğ Atatürk |
|
|
|
|
|
#179 (İleti Bağlantısı) |
|
Yeni Üye
|
Neyin tartışmasını yapıyoruz? Osmanlı devletin adıdır, bilmem hangi padişahın anası Türktür ya da değildir..
Osmanlı Türklük adına kaç savaş yaptı? Doğuya mı yoksa batıya mı sefer düzenledi? Padişahlar gelinlerini orta asyadaki soydaşları arasından mı yoksa avrupadaki soyu kırık topluluklardan mı seçti? Birkaç tane istisna padişah olması gerçeği değiştirmez. Ümmetçilik osmanlıyla birlikte içimize işlemedi mi? Türk'ün dilini, anlayışını devşiren osmanlının kendisi, osmanlıcılık anlayışı değil midir? Gerisi boş.. |
|
|
|
|
|
#180 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
Kardeşlerim öyle güzel şeyler sözlemişsiniz ki söyleyecek laf bulamıyorum.Ağzınıza sağlık
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| osmanlı! |
| Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Otağ | Yanıtlar | Son İleti |
| Osmanlı, Türklük ve Mehter Marşları | Gök Yeleli Bozkurt | Marşlar | 3 | 28.08.2008 13:14 |
| Osmanlı Hanedanının Soy Kütüğü | erbayhan | Türk - Turan Tarihi | 23 | 06.04.2008 20:48 |
| Osmanlı Cumhuriyeti - Ata Demirer | Jöntürk | Yerli Filmler | 0 | 16.02.2008 22:43 |
| Osmanlı nın TÜRK katliamları... | ATABEK | Türk - Turan Tarihi | 22 | 10.02.2008 00:42 |
| Osmanlı torunu sarko | İlteriş Kağan | Türkçü Bakış | 3 | 27.12.2007 01:19 |