![]() |
|
|||||||
| Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs.. |
![]() |
|
|
Konu Bağlantısı | Seçenekler |
|
|
#196 (İleti Bağlantısı) |
|
Çapulcu ülkücü olduğu için atılmıştır
|
verecek parti olmadığı için bende mecburiyetten mhp ye basıcam
|
|
|
|
|
|
#197 (İleti Bağlantısı) | |
|
Çapulcu ülkücü olduğu için atılmıştır
|
Alıntı:
Şimdilik bunların sözünün geçiyor olması hep böyle olacağı anlamına gelmez. Biz bu ülkenin kurucu unsurlarıyız, azınlıkların değil bir partiye bir kürdana bile iye olma hakları yoktur! |
|
|
|
|
|
|
#198 (İleti Bağlantısı) | |
|
Otağ Yöneticisi
|
Alıntı:
__________________
Hulâgû'nün Adaleti
|
|
|
|
|
|
|
#199 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
MHP için net bir örnek vereyim...
Prof.Dr Mithat Melen ( üstad.!!) kendisi SKYTURK'de sorulan bir soruya "özelleştirmeleri gözden geçirip millileştirme sürecine geçecek misiniz ? " sorusuna karşılık verdiği cevap ; "Bu devlet istikrarıdır öyle birşey söz konusu olamaz." Daha dün Tuğrul TÜRKEŞ aynı televizyona çıktı ve dedi ki "Özelleştirmeler gözden geçirelecek ve kamulaştırma yapılacak" Şimdi bu kişilerin ikiside aynı parti içinde.. Yahu hiç mi biraraya gelmediniz bari söylemleriniz tutsun.. İşte MHP.. |
|
|
|
|
|
#200 (İleti Bağlantısı) |
|
Yeni Üye
|
IRKDAŞLARIM ASLINDA FAZLA SEÇENEĞİMİZ YOK.ÖNÜMÜZE GAZETELER MEDYA VS. 3 TANE PARTİYİ GEÇECEK DİYE GÖSTERİYO ONDAN SONRADA 3 PARTİ ARASINDA MECBUR SEÇİM YAPIYORUZ.BEN ÜÇ PARTİ ARASINDAN YA CHP YE YADA MHP YE OY VERECEM
|
|
|
|
|
|
#201 (İleti Bağlantısı) |
|
Çapulcu ülkücü olduğu için atılmıştır
|
Bence yanılıyorsunuz.
CHP de düzelir, MHP de düzelir. Düzelmelidir. Bunu da yapacak olan Türkçülerdir. Öteki türlü, Türkçü parti de kurulsa, yine "meydan soysuz çapulculara kalır". |
|
|
|
|
|
#202 (İleti Bağlantısı) | |
|
Otağ Yöneticisi
|
Alıntı:
O zaman sana Atsızcılar'ın forumunda fazla vakit kaybetme derim . Git ülkü ocaklarında biraz çay demle.
__________________
Hulâgû'nün Adaleti
|
|
|
|
|
|
|
#203 (İleti Bağlantısı) |
|
Yüzsüz
|
Neyseki çapulcu Türk-İslam ülkücüsü değilim, bu söze alınmadım.
Bir anda atmak, git ülkü ocağına gibi bir söz yerine en azından yanıt verebilirdiniz. Ben size, siz de bu partilerin azınlıkların denetimine geçmesine gizliden gizliye destek veren birisiniz, desem, güzel olur mu? En az sizinki gibi kötü bir söz olurdu. Böyle karşılıklı komplolarla birbirimizi yer dururduk. Çok da ayrı düşünmüyorduk. Hüseyin feyzullah konusunda yazdıklarınız zaten doğruydu. Ne diyeyim, sağlık olsun. |
|
|
|
|
|
#204 (İleti Bağlantısı) | |
|
Otağ Yöneticisi
|
Alıntı:
Bu otağda ülkücü propaganda yapmak yasaktır. Bizlere her türlü hakareti eden bu soysuzların reklamını gidin çapulcuların sitelerinde yapın. Türkçü parti kurulmasının soysuzlara hizmet edeceğini düşünüyorsanız zaten sizinle bir işimiz olamaz.
__________________
Hulâgû'nün Adaleti
|
|
|
|
|
|
|
#205 (İleti Bağlantısı) | |
|
Türkçü
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#206 (İleti Bağlantısı) |
|
Otağ Yöneticisi
|
|
|
|
|
|
|
#207 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Kararsızlar..
Tüm iletileri okudum ve içlerinde en mantıklı akla yatkın olan "Korkut Kam" ve çok sevdiğim kardeşim "Gök Yeleli Bozkurt"un iletileri idi. Fakat bu arada yine çok sevdiğim Balbal kardeşimin Genç Parti ile ilgili iletisi beni oldukça şaşırttı ancak daha sonra herhalde bir yanlış anlaşılmadan meydana geldiği için ilerleyen iletilerde tekrar düzeltme yoluna gitti.
Bu seçimler belki de Türk siyasi tarihinde bir ilk olacak. Çünkü partilerin seçim çalışmalarına baktığımızda herhangi bir siyasi program, geleceğe dönük problemlerin çözümüne ilişkin projeler, bu projeleri başarı ile gerçekleştirmek üzere oluşturulan aday kadrolar, diğerlerinden farklı olarak hangi açılımlarda bulunulacağına, sosya-kültürel anlamda getireceği yenilikler, uluslararası ilişkiler, yeni kalıcı stratejiler ve daha sayamadığım nice konular hakkında hiç bir partinin elle tutulur bir hazırlığı, çalışması bulunmamaktadır. Bu şekilde olmasının sebebi, AKP’nin tutumu ve Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ortaya çıkan durumdan kaynaklandığı söylenebilir ama tabii ki bu da tartışılabilir. Durum böyle iken gelinen nokta iş, aş derdinden çıkıp; yüce önderimiz Atatürk'ün mirasına sahip çıkılması ve korunması aşamasına gelmiştir. Bu seçim çok kritik ve ülkemizin geleceğini çok derinden etkileyecek bir seçimdir. Özellikle biz Türkçülerin aşırı hassas olduğumuz konularda daha kötüye gidilmemesi, AKP gibi planlı programlı bir şekilde bu ülkeyi yok etmek üzere iktidara getirilmiş bir partiden kurtulmaya çalışılması ve bunun için de herkesin tehlikenin farkına varıp; ne olursa olsun oy kullanması gerekmektedir. Kısacası, ülkenin tam bağımsızlıktan iyice uzaklaştırılıp; rejim değişikliği ve küçültme planlarına yeşil veya kırmızı ışık yakılacağı bir seçim olacaktır. Bazı arkadaşlar, bu durumda “o zaman AKP olmasın da hangisi olursa olsun” diyebilir. Fakat bu tip bir yaklaşım bizi yanlışlara sürükleyebilir, ileriyi görmemizi engelleyebilir. Bu konuya farklı bir açıdan yaklaşarak partilerin seçim bildirgelerini inceleyelim. Her ne kadar gerçekçilikten uzak olsa da bu seçim bildirgelerinin içinde bazı yerlere mesajlar olduğu kanaatindeyim. Bu en önemli mesaj yerlerinden birisi de bu bildirgeleri inceleyip, Amerika’nın menfaatleri açısından değerlendirmeye alarak Amerika’daki istihbarat birimlerine gönderen Amerikan elçiliği ve dolayısıyla Amerikan yönetimidir. Seçim bildirgelerini seçimden önce Amerika’ya verilen mesaj anlamında incelersek partilerin ABD’ye seçim öncesi yaklaşımlarında az da olsa bir fikir sahibi olabiliriz diye düşünüyorum. Genç Parti: Genç Parti ilginç bir şekilde seçim bildirgesi hazırlamamıştır. Onun yerine Cem Uzan’ın şahsına ait 11 kısa paragraftan oluşan manifestosu bulunmaktadır ki ben çok basit ve açıkçası dikkate bile alınmaması gereken yuvarlak ifadelerden oluşan bir açıklama olduğunu düşünüyorum. Neyse kendisinin manifestosunda ABD ile ilgili tek bir kelime geçmemektedir. DP: İlginç bir şekilde ABD kelimesi sadece bir yerde geçmektedir, o da ABD’yi eleştirmek yerine onlara verilen sözleri tutamadığı için AKP’yi eleştiren ifadelerdir: “50 yıllık müttefikimiz Amerika, gerek Fransa ve Almanya başta olmak üzere, Avrupa Birliği üyesi ülkeler nezdinde Türkiye, önce her türlü sözü veren ancak sonra da verdiği sözlerin hiçbirini tutmayan güvenilmez bir ülke konumuna düşmüştür.” MHP: ABD ile uzun bir geçmişe sahip geleneksel ilişkilerimizde bugün yaşanan sıkıntıların karşılıklı güven ve saygı esasına dayalı olarak karşılıklı çabalarla aşılması büyük önem taşımaktadır. İlişkilerimizin her iki tarafın çıkarlarına hizmet edecek şekilde siyasi güvenlik ve ekonomik boyutlarıyla gerçek anlamda bir stratejik ortaklığa dönüştürülmesi ortak hedefimiz olmalıdır. CHP: CHP iktidarında, bütün ülkelerle karşılıklı menfaatlere ve saygıya dayalı işbirliği politikaları izlenecektir. Amerika'yla ilişkilerde de aynı yaklaşım benimsenecek; başta Irak konusu olmak üzere, Amerika'nın izlediği bazı politikalar değişmediği sürece bu politikalara karşı tepkimiz sürdürülecektir. CHP iktidarında, bölgede barışın ve istikrarın sağlanmasına yönelik bir siyasetin benimsenmesi için azami özen gösterilecektir. Her nedense Türkiye’deki seçimlerden önce (daha seçim kelimesi telaffuz edilmeye başlanmadan) Amerika Türkiye’ye bir heyet gönderir ve bu heyet tüm parti genel merkezleri ile değişik bölgelerdeki parti il ve ilçe teşkilatlarını ziyaret edip; buralardan bilgi edinmeye çalışırlar. Ve her defasında “eğer seçilirseniz ABD ile ilişkilerinizde nasıl bir yaklaşım söz konusu olacaktır?” sorusunu yöneltirler. ABD için AKP veya MHP olmasının hiçbir önemi yoktur, hatta medyada kendileri için söylenenlerin (iç politika maksatlı) de önemi yoktur. Onlar kapılar arkasında alacaklarını aldıkları ve Türkiye üzerindeki planlarını ve çıkarlarını engelleyecek herhangi bir oluşum olmadığı sürece partilerin misyonu ile de ilgilenmezler. Bunlardan niye bahsediyorum. Bu anlamda bugüne kadar ABD’yi en fazla CHP kızdırmıştır. Birincisi “yapmayacaksınız” diye emir verdiği halde Kıbrıs Barış Harekatını (koalisyon ortağı ile birlikte) yapmış olması ikincisi de savaşmadan ülkeyi işgal edecekleri tezkere krizinde, CHP’nin öncülüğünde ABD’nin 65.000 tam teçhizatlı asker, 100 parça silahlı jet,helikopter ve tank araç gereçleri ile neredeyse tüm havaalanları ve limanları almalarına karşı çıkılmıştır. Şimdi objektif olmak gerekirse CHP’nin de sinir bozucu bir sürü uygulaması ve yaklaşımı vardır ama ABD, CHP’yi bu bağlamda desteklemez. Bunu da çok değişik bir şekilde göstermiştir. Nasıl mı ? Baykal’ı bitirmek için ilk önce parasal kaynağı nereden geldiği belli olmayan ve Amerika’ya icazet almaya giden başka bir zat-ı muhterem olan Mustafa Sarıgül’ü karşısına çıkararak (kendisi AKP’nin icraatlarını da övmekteydi) göstermiştir. Daha sonra Kemal Derviş ben başkanlığa aday değilim diyerek CHP’ye girmiş ve misyonu gereği ilk önce Mustafa Sarıgül’ü daha sonra da Zülfü Livaneli’yi Baykal’ın yerine başkan olmaları için açıkça desteklemiştir. Sonra bazı çevrelerin yaptığı gibi yıpranması için Bülent Ersoy mahlukatı, Baykal’ın üzerine salınmıştır ve ondan da bir şey çıkmamıştır. Tabii bu arada Baykal hep kavgacı, konuşunca borsayı düşürdüğü ve ülkeye zarar verdiği gibi başlıklar hep medyada yer almıştır. Bu arada belirtmekte fayda görüyorum ben kesinlikle Baykalcı veya CHP taraftarı değilim ama objektif olmaya çalışıyorum ve şunu gözlemliyorum. Tezkere krizinden dolayı ABD’nin CHP’ye bakışı soğuktur fakat seçimlerden sonra ne olur, onu hep birlikte göreceğiz. Bunları anlatmamdaki diğer bir sebep; seçimler ülkemizde kanımca büyük oranda ABD’nin gölgesinde (işbirlikçilerinin marifetiyle) cereyan etmektedir. Eğer gerçekten tam bağımsızlığı ve Atatürk’ün devrimlerinin korunmasını istiyorsak bugün için en büyük düşmanlarımızdan biri olan ABD ile dostluk kurmaya çalışan veya ABD’ye göz kırpıp; “ben gelirsem seninle iyi anlaşacağım AKP’nin yaptığı hataları yapmayacağım” diyen partilerden uzak durmak gerekmektedir. Diğer bir düşüncem de, iktidara ABD’ye karşı ulusal/milli çıkarlarımızı koruyacak, sonuna kadar savunacak bir parti gelse bile, maalesef AKP’nin aldığı direktiflere istinaden kurduğu sıcak para düzeni yüzünden fazla uzun ömürlü olmayacağıdır. Çünkü ülkemizde hali hazırda 30 milyar dolar sıcak para bulunmakta ve seçimler problemsiz ve huzurlu bir şekilde son bulsa dahi, ABD herhangi bir şekilde iktidarı değiştirmek ve ülkeyi yeni ekonomik krize sokup; yeni borçlanmalara sebep olmak istediğinde yapması gereken tek şey bu sıcak parayı çekmektir. İşte savaşmadan ülkelere zarar vermenin en kolay yollarından biri ! İktidara gelecek dürüst ve milliyetçi bir partinin şunu şimdiden söylemesi lazım: “Sayın vatandaşlarım biz ülkemizin çıkarları için tam bağımsızlık anlamında söylemlerimizin arkasında sonuna kadar duracağız ama sizlerin de bize karşı yapılan dış kaynaklı operasyonlarda bizim arkamızda durup bizi desteklemenizi istiyoruz aksi taktirde sözlerimizi yerine getirememekten dolayı tüm sorumluluk sizlerde de olacaktır.” Diğer bir nokta da iktidara gelecek parti işbaşı yaptıktan sonra kontrolündeki tüm kurumlardaki eski işbirlikçi, tarikatçı ve AKP zihniyetindeki tüm kadroları tasfiye işine acilen başlaması gerekmektedir ki, bu bazı çevrelerin söylediğine göre 10-20 yılı alabilecek bir süreçtir. Yoksa 4-5 yıl sonra aynı kadrolar tekrar başa gelecek ise tüm emekler boşa gidecek demektir. Sonuçta, kandaşlarıma tabii ki şunu seçin bunu seçmeyin diyemem ama yukarıda bahsettiğim hususları dikkate almalarını dileyebilirim. Ben genel olarak kime oy verilebilir diye düşündüğümde maalesef üzüntü verici şekilde bazı kandaşlarımın kullandığı “kötünün iyisi” ifadesini kullanmak zorunda kalıyorum. Bu bağlamda; Soysuz bir aileden gelen ve soyundan gelenlerin Türkiye ve dışında yaptığı hırsızlıklar ve dolandırıcılıkları ile belgelenmiş bir ailenin yalancı ve üçkağıtçı üyesi Cem Uzan’ın tamamen aşırı para ve güç hırsından siyasete atılmaya karar vermesinin sonucu olarak ortaya çıkan Genç Parti’ye oyların verilmesi taraftarı değilim. Bence kendisinin tek amacının tekrardan kaybettiği gücü elde etmeye ve dokunulmazlık kazanmaya çalışması olduğunu düşünüyorum. Hatta, belki de ailesinin tekrar Türkiye’nin başına bela olması için bir af çıkarmayı düşündüğüne bile ihtimal veriyorum. DP ve Mehmet Ağar’a gelince Mehmet Ağar çok ilginç bir şekilde gittiği her yeri dağıtan ve kendisini liderliğe getiren bir özelliğe sahip. Fakat PKK ile ilgili olarak Amerika ile aynı politikayı güttüğünü belirterek Amerika’ya göz kırpıp; “ben seninle sorunsuz çalışırım” diyenlerden olduğu için desteklemiyorum. MHP için ise burada uzun uzun anlatmaya gerek yok zaten kandaşlarımın hepsi konuya hakim. CHP için ise, en azından bünyesinde dış ilişkiler ile ilgili konularına son derece hakim insanların mevcut olması, ABD'ye karşı direnebilmesi, Atatürkçülüğü savunması, laiklikten hiçbir şekilde feragat etmemesi, TSK ve diğer devlet kurumları ile barışık olması gibi hususlar CHP'yi “kötünün iyisi” yapmaktadır diye düşünüyorum. Sağlıcakla kalınız…
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC] Konu BOZ-OK tarafından (21.07.2007 Saat 18:19 ) değiştirilmiştir.. Sebep: imla hatası |
|
|
|
|
|
#208 (İleti Bağlantısı) |
|
Çapulcu ülkücü olduğu için atılmıştır
|
afedersiniz burayi okurken aklima geldigi icin burada yazdim.burada tanisa bileceyim bi arkadas varmi?Turkculuk ile ilgili bazi sorularim vardi. veya sorulai sorabileceyim uygun bolum gostere bilirmisiniz?
|
|
|
|
|
|
#209 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
Seçimlere birkaç gün kala MHP birinci sıra adaylarından eski büyükelçi Gündüz Aktan kürtlere yönelik ırkçı ve ayırımcı söylemlerde bulundu.
Kürtçüleri Barzaniye yollamak ve Türkmen kardeşlerimizin ise anavatana gelmesi gibi söylemlerde bulundu. Aynı Gündüz Aktan ezanın Türkçe olması gerektiğini söyledi. MHP yönetiminden izin almadan konuştuğu söylenemez. Acaba MHP genel görüşlerine uymayan bu gibi söylemlerinde samimi midir. Yoksa seçimlere birkaç gün kala Türkçü-soycu seçmenin önüne 'yem' mi koyuyor? Andalarımız bu konuda ne düşünüyorlar? |
|
|
|
|
|
#210 (İleti Bağlantısı) |
|
Göktürk
|
cok önemli Cem Uzan Türk mü???????
__________________
|
|
|
|
![]() |
| Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Otağ | Yanıtlar | Son İleti |
| Akp'nin kime neyi sattığının listesi | Mengü | Türkçü Bakış | 34 | 20.02.2008 00:19 |
| Avrupada;Türkçüler var mı? | karamanturku | Sorun & Öğrenin | 0 | 16.09.2007 13:23 |
| İsviçre(de) Türkçüler | Turan1000 | Türk Dili ve Edebiyatı | 1 | 14.09.2007 19:58 |
| Türk Türk´e destek verecek! | Tulgahan | Marşlar | 18 | 30.05.2007 01:34 |
| Kimin toprağını kime satıyorsunuz? | TürkOğuz | Türkçü Bakış | 7 | 04.11.2006 22:32 |