|
SİYASET VE TÜRKÇÜLER
Sayın otağ yöneticileri ve deyerli ırkdaşlarım.kısa bir zamandır aranızdayım.bu kısa zamanda sizlerin düşünceleri bana ışık tuttu.Bende uzun zamandır yazmak istediğim bir konuyu yazarak sizlerle fikirlerimi paylaşmak ve fikirlerinizi öğrenerek sitemizi takip eden dost ve düşmanlarımızı bilgilendirmek istedim.
Siyaset denen daha tam bir tanımı yapılamayan bizlerin çokta içinde bulunmayı tercih etmedimiz olgu giderek dünya çapında birleşme yolundadır.Buna genel anlamda küreselleşme deniliyor.Ulus devletler bu gelişim in karşısın da ülkemizde dahil olmak suretiyle var olma savaşı veriyor ve neyazıkki bu savaşı millet sevgisi olgusu olmayan insanların elinde giderek daha fazla zarar görüyoruz.Ele almak istediyim konu ise burda başlıyor.neden herkesin öyle yada böyle siyasette bir yeri varken bizler bunun dışında kalıyoruz sorusu.Neden bir yol haritamız yok?
Benim yapmak istediyim bu düşüncenin gerçek olmadını göstermek.(türkiye ab/türkiye abd/ türkiye ortadoğu/türkiye dünya siyasetini nacizane fikirlerimle anlatarak sizlerle paylaşacağım sizlerinde fikirlerinizi yazarak katkıda bulunmanızı istiyorum.
İlk ele almak istediyim konu TÜRKİYE ab ilişkileri eksikleri en önemlisi türkiye nin avrupa siyaseti ne olmalıdır? soruları üzerine olacak.Bilindiyi gibi ülkemiz asya ve avrupa kıtalarının kesiştiyi yerdedir bu durum ister istemez ülkemizi devletler arası ilişkilerde dış siyaseti önemli bir yerde tutuyor.İlişkilerde bulundumuz ve kafamızı baya ağrıtan en önemli ülkeler avrula ülkeleridir.Bu kıtada varlıklarını sürdüren ülkeler sanayi teknoloji siyaset anlamında ileri düzeydedirler.Bu ülkelerle ilişkilerimiz bir çok yönlüdür bumlar okonomik sesiyasi ortaklıklar olarak belirlene bilinir.Günümüzde bu iki ilişkiyi bir arada yürütmek yoluyla ülkemizde etkileri fazlasıyla hissedilir haldedir.Melesef bu etki neredeyse bu ülkelerin SÖMÜRGESİ durumuna getirme durumundadır.Ülke siyasetcileri bu durumu anlamamak içinse ellerinden geleni yapmaktadır.Hal böyle iken neden bu durum düzeltilememektedir.Düzeltileblinecekse neler yapılmalıdır.Herkesce malum şu artık sıkmaktan gına getiren avrupa birliği macerasın dan ayrınılmalıdır.Bizim yerimiz tabiki avrupadır ama ne şekilde avrupa birliği üyesi olan bir TÜRKİYE güdüme alınmış bir TÜRKİYE demektir.avrupa birliği üyelinden çekilen bir TÜRKİYE kararlarında özgür bir TÜRKİYE demek olacaktır.Katbetmek üzere oldumuz devletcilik anlayışımız tekrar sahiplenilmelidir.Böylelikle kanun yapma olsun ticaret yapma olsun gerekse bölücülerle mücadelemiz olsun bu konularda rahat bir nefes alacağızdır.Avrupanın bize yapmak istediyi tüm ihanet planlarının karşılını verme gücümüzü ele almalıyız.Onların ermeni katliamı yalanına karşın tarihi kayıtlarla saptanmış fransa almanya ispanyanın yaptıkları katliamlar gündeme getirilmrli mecliste onaylanmak la beraber katliam anıtları dikebiliriz Bütün bunlar sadece durumu eşitlendirmek için yapılacaklardır.Ancak ne avrupanın bizi görmezden gelebileceni nede bizim onları yok sayacamızı bende dahil olmak üzere kimse söyleyemez ama ilişkilerimiz iki eşit düzeyde ülkelerin ilişkileri olmalıdır.KİMSE bize ne ekmemiz gerektini neyi üretmemiz gerektini söyliyememeli kendi otomobilimizi üretecek teknolojiye sahip olmamıza rağmen üretememizin nedenlerini saptamalı mücadele edebilmeliyiz.yani türkiye ÜRETEN bir ülke olma gücüne sahipken tüketici olmamalıyız.bunu yapmanın yolu kararlı bir sanayileşme politikasından geçer. Sağlam politikalar ÖZGÜR Ükelerin sahip olduğu bir lükstür.avrupa ile siyasi ortaklıklarımızın kesilmesinin yanlısı deyilim hatta dahada ilerletilmelidir 3.5 ermeni lobilerinin esiri olan ülkeler avrupa TÜRK lerinin oluşruracağı lobilerle dengelnmelidir.toplumsal örgütlenme desteklenme yoluna gidilerek zengin kartellere artarnetif örgünlenmeler yapılarak iş adanların siyasetcisi veya politikalarından kurtulunulmalıdır.güçlü bir ülke demek dünyanın her yerin de SÖZ sahibi bir ülke demektir bunu yapacak dış nifuza sahibiz bu kullanılmalıdır.
devamını daha sonraya bırakarak fikirlerinizi yazmanızı bekliyorum
|