Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı > TÜRKÇÜ BAKIŞ > Türkçü Bakış

Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs..

Anketimiz: Darbe gereklimi?
Ulkemizin gelecegi icin derhal darbe yapilmalidir. 285 82.85%
hayir, kesinlikle karsiyim 31 9.01%
Kararsizim 28 8.14%
Katılımcı sayısı: 344. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Yeni Konu aç  Yanıtla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 26.06.2008, 23:29   #151 (İleti Bağlantısı)
 
Buğra Şad adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 04.07.2007
Bulunduğu yer: Kemal Paşa'nın Ruhu
İletiler: 2,147
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Şu halk darbesi saçmalığına gerçekten inananlar var mı acaba?

Ordu, disiplin ve hiyerarşinin kaynağıdır. Ordu içerisinde korkunç bir emir komuta zinciri vardır ve bunun dışına çıkmak imkansızdır. Bu yüzden bugünkü TSK, cumhuriyetle birlikte kurulan Kuvay-i Milliye'nin düzenli orduya geçişinden sonraki aldığı son şeklinden hiç bir şey kaybetmeden bugüne dek gelebilmiştir. Ülke yönetimine el koyduğunda da hiç bir aksaklığa uğramayan emir komuta zinciri sayesinde TSK, bugün dünyanın en güçlü ordusu durumundadır.

Fakat halk denen yığın içerisinde bir disiplin söz konusu olamaz. Bu yüzden tabir edildiği gibi bir "halk darbesi" olursa, rejimin değişeceği, çok kan akacağı ve Mustafa Kemal ATATÜRK'ün emanetlerinin yok edileceği aşikârdır. Ve bu halk darbesi bir kere gerçekleşti mi, artık devlet de yıkılır ve bütün fikir/ideoloji grupları birbirine girer. Orada bir daha istikrar sağlanamaz, anarşi olur. İşte 70'li yıllarda komünistler bunun için uğraş verdiler. Tıpkı 60'larda Deniz GEZMİŞ ve arkadaşlarının mücadele ettiği gibi. İstedikleri kaos çıkarıp devleti yok etmek, ülke yönetimini ve rejimini silah zoruyla yıkmaktı.

Ama tabi kendini süpermen sanan bu zibidilere inen yumruk, yine TSK'ya aitti. 12 Mart ve 12 Eylül ile bunların iflahı kesildi, silah zoruyla anayasal düzeni değiştirmenin ne demek olduğu onlara ve onların aracılığıyla herkese çok acıklı bir şekilde gösterildi. Şu saatten sonra hâlâ halk darbesi diyenlere gülmekten başka bir şey yapmak pek mümkün değildir.

Hülasa eğer bir kurtuluş olacaksa, bu kesinlikle Atatürk ilke ve devrimlerinden asla ve asla taviz vermeyen Türk Ordusu önderliğinde olacaktır.
Buğra Şad Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 27.06.2008, 08:13   #152 (İleti Bağlantısı)
Çaşıt, dedikoducu, iftiracı, kahpe dölü ve nankör bir piçtir
 
Üyelik Tarihi: 28.03.2007
Yaş: 26
İletiler: 788
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Aslında bizim istediğimiz bir devrim değil.
Biz ulu Başbuğ'un getirdiği ilke ve inkılapları tam manasıyla yaşamak yaşatmak istiyoruz.Yani bundan önce yapılmış Türk Devrimi'nin tekrarlanmasını istiyoruz.Atatürk devrimleri ise sadece ve sadece onun izinden ayrılmadan ve hiç bozulmadan giden Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılabilir.

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılacak herhangi bir değişiklik veya hamle eminiz ki Atatürk çağını yakalamak için yapılmıştır.
Türk ülkesinin refahı huzuru ve medeniyeti için yapılmıştır.

Bu yüzden Türk Silahlı Kuvvetleri'ni kafamızda hiç bir soru olmadan gönülden destekliyoruz.

Kalbimiz sizinle,Emrinizdeyiz Komutanım
Halil Yıldırım (Altar) Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 27.06.2008, 09:47   #153 (İleti Bağlantısı)
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 15.12.2007
İletiler: 10
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Türkiye Cumhuriyeti Vatandaslarinin boynuna gecirilen esaret zinciri ve karsi karsiya birakildigi bu durumun tek secenegi var DARBE.
Gökyay Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 27.06.2008, 10:29   #154 (İleti Bağlantısı)
Yeni Üye
 
TARDU KAĞAN adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 24.06.2008
İletiler: 4
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Türklük için,Atatürkçülük için darbe kesinlikle gereklidir
__________________
Yok sayıp sen de bu ruhsuz sürüyü
Kılavuz yap ebedi Gök Börü’yü.
Çıkarıp Ergenekon’dan ulusu
Türk’ü kılsın yine dünya ulusu.
ATSIZ ATA
TARDU KAĞAN Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 28.06.2008, 17:31   #155 (İleti Bağlantısı)
 
NoyanHan adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 21.02.2008
Yaş: 22
İletiler: 249
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Darbe son derece gereklidir ancak bunu şekli, zamanı ve sonuçları çok iyi düşünülmeli, hesaplanmalıdır. Bundan önceki yaşananlar iyi gözlemlenip değerlendirilmeli ve aynı yanlışlar yapılmamalıdır. Darbe iyileştirici değil çözümleyici olmalıdır. En kötü olasılık olsa bile, darbe yaptıktan yıllar sonra, ulus Türk olmayan birine emanet edilmeyecek şekilde, bilinçlendirilmeli ve uyandırılmalıdır.

Tanrı'nın eli üzerimizde olsun.
Tanrı ordumuzu korusun.
TTK
__________________
Saraylarda süremem dağlarda sürdüğümü,
Bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü.
H.N.Atsız

Düşmana merhamet acz ve zaaftır. Bu insaniyet göstermek değil, insanlık niteliklerinin sonunu ilan etmektir.
K.Atatürk
NoyanHan Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 29.06.2008, 12:46   #156 (İleti Bağlantısı)
 
Araz Akçora adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 23.10.2007
İletiler: 369
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Darbeler Türkiye'yi her zaman geriye götürmüştür ve bir getirisi olmamıştır. Birçoğunda yabancı güç odaklarının parmağı vardır ve kendimize özgü bir darbe anlayışı geliştirememişiz. Orduya sızıp söz sahibi olan başka ülkelerin maşaları ülkemizi geriye götürecek olan darbelerin arkasında olmuşlardır. Türkiye'de darbecilik artık bir hakaret haline gelmiş durumda. Orduyu savunduğunuzda işte darbeci zihniyet, militarist anlayış gibi zırvalar duyuyorsunuz. Ordumuz pretoryen ordu anlayışına sahiptir ve rejimin en büyük bekçisidir, güvenilir bir savunucusudur. Siyaseti siyasetçilere bırakmak gerekir diye bir anlayış dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Çok demokratik oldukları söylenen ABD'de, İngiltere'de ve birçok gelişmiş ülkede ordu siyasete dolaylı veya dolaysız olarak müdahale etmektedir. Kaldı ki Türkiye çok tehlikeli bir coğrafyada yaşamakta. Bu durumda Türk ordusunu etkisizleştirmeye çalışmak da başkalarının işine gelecektir. Darbe halkın da destek vermesi durumunda başarıya ulaşacaktır, fakat iki paket makarnaya, bir file patatese, bir çuval kömüre el avuç açarak ülkesinin geleceğini yönlendiren bu toplumun bunu yapması şu aşamada imkansızdır. O bakımdan Türk ordusunun her zaman yanındayız ve verdiği kararlara saygılıyız.
Araz Akçora Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 29.06.2008, 19:10   #157 (İleti Bağlantısı)
 
Buğra Şad adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 04.07.2007
Bulunduğu yer: Kemal Paşa'nın Ruhu
İletiler: 2,147
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Araz Akçora adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Darbeler Türkiye'yi her zaman geriye götürmüştür ve bir getirisi olmamıştır. Birçoğunda yabancı güç odaklarının parmağı vardır ve kendimize özgü bir darbe anlayışı geliştirememişiz. Orduya sızıp söz sahibi olan başka ülkelerin maşaları ülkemizi geriye götürecek olan darbelerin arkasında olmuşlardır.
Burada neyi kast ettiğini anlayamadım. Eğer darbeyle ülkeler geri gitseydi, 27 Mayıs ve 12 Eylül'den sonra bizim yok olmamız gerekirdi. Hele 28 Şubat'ı da sayarsak Türkiye diye bir devlet olmazdı. Şu Türk Ordusuna sızanlar konusuna gelince; hiç kimse TSK bünyesine sızamaz. En küçük rütbeden bile bir askeri TSK'ya alırlarken, bin bir elekten geçirirler ve sadece o eleğin üstünde kalanlar asker olmaya hak kazanırlar.

Yani her asker, aslında seçilmiş kimsedir.

Ülkeye darbelerin zarar vermesi konusu ise inandırıcı değildir. Nitekim her daim Atatürk ilke ve devrimlerinin izinde yürüyen ordumuz, elbette ülkeye Amerikan çaşıtlarından daha bağlıdır.
Buğra Şad Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 30.06.2008, 20:01   #158 (İleti Bağlantısı)
 
Araz Akçora adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 23.10.2007
İletiler: 369
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Buğra Şad adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Burada neyi kast ettiğini anlayamadım. Eğer darbeyle ülkeler geri gitseydi, 27 Mayıs ve 12 Eylül'den sonra bizim yok olmamız gerekirdi. Hele 28 Şubat'ı da sayarsak Türkiye diye bir devlet olmazdı. Şu Türk Ordusuna sızanlar konusuna gelince; hiç kimse TSK bünyesine sızamaz. En küçük rütbeden bile bir askeri TSK'ya alırlarken, bin bir elekten geçirirler ve sadece o eleğin üstünde kalanlar asker olmaya hak kazanırlar.

Yani her asker, aslında seçilmiş kimsedir.

Ülkeye darbelerin zarar vermesi konusu ise inandırıcı değildir. Nitekim her daim Atatürk ilke ve devrimlerinin izinde yürüyen ordumuz, elbette ülkeye Amerikan çaşıtlarından daha bağlıdır.
Aslında çok muğlak bırakmışım yazdıklarımı. Örneğin 12 Eylül darbesi Türkiye'nin yaşadığı anarşi ortamını durduğundan dolayı halkın büyük bir kesimi tarafından kabul görmüştür. Bugün kime sorsanız böyle der. 12 Eylül sonuç itibariyle Türk-İslam sentezini devletin resmi ideolojisi haline getirmiş ve cemaatleşmenin önünü açmıştır. Yeşil kuşağın bir parçası olarak sentezi savunanlar hapse sentezci düşünce ise başa gelmiştir. 1960 darbesi ise 80 öncesi çatışma ortamını körükleyen bir anayasayı başımıza getirmiş ve 12 Eylül darbesine meşruiyet sağlamıştır. Bizim çocuklar başardı derken de TSK'nın içindeki ünlü ressamımız ve onun tayfasından söz ediyorum. Yine Deniz ve Hava kuvvetlerinde THKP/C'lilerin yuvalandığı ve bunların ordudan atıldıkları malumdur. Orduya kimse sızamaz diyorsunuz ama her sene irticadan dolayı ordudan atılanlar kim oluyor. Her yerde sıkı bir denetim kuramazsınız. Bir yerden açık verirsiniz. Bu yüce Türk ordusu da olabilir. Bunda alınılacak bir şey yoktur. Hiç bir kurum mükemmel değildir ama mükemmel olmaya çalışır.

Takiyye ile ulaşamayacağınız yer yoktur. Büyükanıttan önceki şahsın Atatürk devrimleri ve ilkeriyle uzaktan yakından alakası yoktu. 1960 darbesinin Menderes'e karşı yapılmasını haklı bulabiliriz ama bu darbenin ülkeyi siyasi kaosa götüren bir olay olduğu da unutulmamalı. 1974 affıyla birçok kızıl köpek dışarı çıkmış ve 12 Eylül'e giden süreci hızlandırmıştır. 12 Eylül2ün yapılması için de zaten çatışmaların zirveye çıkması beklenmiş, çapulcular Maraş ve Çorum'da birçok Alevi vatandaşımızı karınlarını deşinceye kadar katletmiştir. Şimdi sizin 12 Eylül'ü savunduğunuzu belirtmek istediğimi zannetmeyin. Ben bunun ekonomik konjonktür ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Çünkü 24 Ocak 1980 kararlarını uygulamak 1961 Anayasası ile mümkün değildi. Çünkü neo-liberalizme eklemlenme aşamasına girecek bir ülkede işçinin haklarını ön planda tutan bir anayasanın yürürlükte kalması abes olurdu.

Aynı şekilde 28 Şubat darbesi de Anadolu Kaplanları denilen ve çoğunlukla İslami sermayenin içinde bulunduğu grubu tasfiye amacı taşıyordu. İyiydi güzeldi ne oldu? Başımıza akepe çöreklenmedi mi? Kayıp trilyonları kasasına indiren arap kürt partisi yeni bir kimlikle karşımıza çıktı ve sistemle de barışarak işlerini yoluna koydu.

Ordumuzun ululuğuna laf ettirmem ama görüldüğü gibi ordumuz ne kadar iyi niyetli olsa da sonuç olarak darbeler Türkiye'yi ileri bir aşamaya götürmemiştir. Tahsin Bekir Balta'nın da dediği gibi Başbuğ Atatürk'ün anayasası olan 1924 Anayasası üzerinde düzeltmeler ve ilaveler yapılabilirdi. 1961 Anayasasına gerek yoktu.
Araz Akçora Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 01.07.2008, 00:00   #159 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
A R S L A N adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 25.03.2008
Yaş: 34
İletiler: 1,093
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Araz Akçora adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Ordumuzun ululuğuna laf ettirmem ama görüldüğü gibi ordumuz ne kadar iyi niyetli olsa da sonuç olarak darbeler Türkiye'yi ileri bir aşamaya götürmemiştir. Tahsin Bekir Balta'nın da dediği gibi Başbuğ Atatürk'ün anayasası olan 1924 Anayasası üzerinde düzeltmeler ve ilaveler yapılabilirdi. 1961 Anayasasına gerek yoktu.
Değerli subaylarımız, sadece askerlik konularında değil tüm pozitif bilimler alanında kaliteli bir eğitim görmelerine rağmen pek tabiki ordumuzun işi ekonomi, sağlık, eğitim v.b. gibi konularda projeler üretip politikalar oluşturarak hükümet etmek değildir, bu konu da da bir darbe olup ordumuz iş başına geldiğinde çok parlak sonuçlar beklemek zaten yanlış olacaktır. Kısacası ordumuzun iyi niyetine rağmen darbelerin Türkiyemizi ileriye götürmediği konusunda sizinle hemfikirim.

Fakat öyle durumlar yaşanıyor ki geçmişte de olduğu gibi bu gün de benzer şeyler söz konusudur, bu işbirlikçiler ülkeyi öyle bir duruma getirmişler sanki devlet altımızdan kayıp gidiyor, işte bu durum da açıkcası darbenin bizi ileriye götürüp götürmeyeceğini düşünmeden bir an önce memleketin vatansever ellere geçmesini istemekten başka çare göremiyorum, başbuğumuzun sözünü hatırlayarak. ''Söz konusu Vatan'sa gerisi teferruattır.''
__________________


A R S L A N Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 01.07.2008, 00:58   #160 (İleti Bağlantısı)
 
Buğra Şad adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 04.07.2007
Bulunduğu yer: Kemal Paşa'nın Ruhu
İletiler: 2,147
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Araz Akçora adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Aslında çok muğlak bırakmışım yazdıklarımı. Örneğin 12 Eylül darbesi Türkiye'nin yaşadığı anarşi ortamını durduğundan dolayı halkın büyük bir kesimi tarafından kabul görmüştür. Bugün kime sorsanız böyle der. 12 Eylül sonuç itibariyle Türk-İslam sentezini devletin resmi ideolojisi haline getirmiş ve cemaatleşmenin önünü açmıştır. Yeşil kuşağın bir parçası olarak sentezi savunanlar hapse sentezci düşünce ise başa gelmiştir. 1960 darbesi ise 80 öncesi çatışma ortamını körükleyen bir anayasayı başımıza getirmiş ve 12 Eylül darbesine meşruiyet sağlamıştır. Bizim çocuklar başardı derken de TSK'nın içindeki ünlü ressamımız ve onun tayfasından söz ediyorum. Yine Deniz ve Hava kuvvetlerinde THKP/C'lilerin yuvalandığı ve bunların ordudan atıldıkları malumdur. Orduya kimse sızamaz diyorsunuz ama her sene irticadan dolayı ordudan atılanlar kim oluyor. Her yerde sıkı bir denetim kuramazsınız. Bir yerden açık verirsiniz. Bu yüce Türk ordusu da olabilir. Bunda alınılacak bir şey yoktur. Hiç bir kurum mükemmel değildir ama mükemmel olmaya çalışır.

Takiyye ile ulaşamayacağınız yer yoktur. Büyükanıttan önceki şahsın Atatürk devrimleri ve ilkeriyle uzaktan yakından alakası yoktu. 1960 darbesinin Menderes'e karşı yapılmasını haklı bulabiliriz ama bu darbenin ülkeyi siyasi kaosa götüren bir olay olduğu da unutulmamalı. 1974 affıyla birçok kızıl köpek dışarı çıkmış ve 12 Eylül'e giden süreci hızlandırmıştır. 12 Eylül2ün yapılması için de zaten çatışmaların zirveye çıkması beklenmiş, çapulcular Maraş ve Çorum'da birçok Alevi vatandaşımızı karınlarını deşinceye kadar katletmiştir. Şimdi sizin 12 Eylül'ü savunduğunuzu belirtmek istediğimi zannetmeyin. Ben bunun ekonomik konjonktür ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Çünkü 24 Ocak 1980 kararlarını uygulamak 1961 Anayasası ile mümkün değildi. Çünkü neo-liberalizme eklemlenme aşamasına girecek bir ülkede işçinin haklarını ön planda tutan bir anayasanın yürürlükte kalması abes olurdu.

Aynı şekilde 28 Şubat darbesi de Anadolu Kaplanları denilen ve çoğunlukla İslami sermayenin içinde bulunduğu grubu tasfiye amacı taşıyordu. İyiydi güzeldi ne oldu? Başımıza akepe çöreklenmedi mi? Kayıp trilyonları kasasına indiren arap kürt partisi yeni bir kimlikle karşımıza çıktı ve sistemle de barışarak işlerini yoluna koydu.

Ordumuzun ululuğuna laf ettirmem ama görüldüğü gibi ordumuz ne kadar iyi niyetli olsa da sonuç olarak darbeler Türkiye'yi ileri bir aşamaya götürmemiştir. Tahsin Bekir Balta'nın da dediği gibi Başbuğ Atatürk'ün anayasası olan 1924 Anayasası üzerinde düzeltmeler ve ilaveler yapılabilirdi. 1961 Anayasasına gerek yoktu.
Doğrudur, 12 Eylül darbesi, yaşanan o kaos ortamını sona erdirmesi bakımından yerinde olmuştur. Yoksa koca ülke komünist serseriler ile ülkücü zibidilerin elinde kaybolup gidecekti. Cahil cühela çocuk tayfası, ülkeyi bilinmez bir kaosa sürüklüyordu. Tabi başlarında da, kendi çocukları yurtdışlarında okuyup yaşayan ağababaları vardı.

Orduya sızma konusunda çok yanlış ve tehlikeli düşünüyorsun. Sen de ağzınla söylemişsin, her sene irticai faaliyetlerde bulunduğu tespit edilenler ordudan tasfiye ediliyor. Yani sızmaya çalışanları etkisizleştiriliyor. Belki askeri disiplinin olmadığı yerlerde sıkı bir denetim kuramazsınız ama askeriyede o bahsettiğiniz sıkı bir denetimden çok daha fazlası mevcuttur. Öyle olmasa yıllardır bu ülkede faaliyet gösteren ve her kuruma sızan Fethullah'ın yeşil ajanları, bugün ordudan da seslerini yükseltirlerdi. Fakat bugün böyle bir şey yoktur. Cumhuriyeti ve Atatürkçülüğü en keskin çizgilerle savunan kurum, elbette Türk Silahlı Kuvvetleri'dir.

Büyükanıt'tan önceki şahıs derken sanıyorum Hilmi ÖZKÖK'ü kast ediyorsunuz. Bu ülkede onca Atatürk karşıtı var ki, sıra Emekli Genelkurmay Başkanına gelene kadar emin olun çok kişiyi elekten geçirmemiz gerekir. Ayrıca bir emekli Genelkurmay Başkanı için "Atatürk devrimleriyle alakası yoktur" demeniz çok yakışıksız. Dilerim bu ifadeye bir daha şahit olmayız.

En saçma bulduğum düşünce, 12 Eylül'ü yapmak için ordunun uğraşması. Kardeşim, sağcı solcu diye birbirini kıran askerler miydi? Hayır. Ağırlığı üniversite öğrencileri olan veletlerdi. Başta siyasiler geliyordu. Açıp biraz okuyun; TSK, darbe yapmadan önce bütün siyasi partilere birer mektup gönderip, ülke istikrarını sağlamak için el ele vermeye davet etmişti. Ama başta Türkeş, Ecevit ve Erbakan olmak üzere kimse burnun kıl aldırmamıştı. En son Genelkurmay Başkanı, Cumhurbaşkanı'na bir mektup yazarak durumun vehametini anlatmış, fakat yine bir sonuca ulaşamamıştı.

Nihayet 12 Eylül'den bir kaç önce bir muhtıra yayınlanmış, tabizi caizse bütün gruplara "aklınızı başınıza toplayın" denmiştir. Fakat asker yumruğu yemeyen kendisininkini batman taşı sanar misali herkes bir de ordu aleyhine tutum ve davranışlarda bulunup, zıvanadan çıkınca, asker de tokadını tepelerine indirmiştir. Yani önce hırsıza, yani 12 Eylül'den önce ülkeyi şimdiki Irak gibi istikrarsızlığa düşürenlere bakmak lazımdır.

İşin özü, orduyu eleştirirken iki kere düşünmek, kimin hırsız, kimin mağdur olduğunu iyi tetkik etmek gerekiyor.
Buğra Şad Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 01.07.2008, 12:16   #161 (İleti Bağlantısı)
 
Ağabay adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 02.12.2007
İletiler: 491
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Darbe kimilerine göre ülkeyi çok geriye götürür kimilerine göre ise çok gereklidir.80 yılında yapılan darbede ülkenin siyasi ve ekonomik yapıdan 90 yıl geriye gittiği söylendi.Tabi çoğu dayanağı olmadan insanların kendi kendine söylediği yorumlardı.Darbe bir nebze ülkeyi geri götürebilir ama şu anda hergün 10 yıl geriye gitmiyormuyuz zaten?Darbe gereklidir ve yapılmalıdır ama önce basından başlanmalıdır.İlk önce ordu ağırlığını hissettirerek zaman vb.ümmet çapulcusu gazateleri abluka altına almalı ve kapattırmalıdır.Bunların sesini kesersek darbeye karşı olan halk çoğunluğunuda yanımıza alabiliriz.Türk ulusu ordusunu yüksek sadakatle sever ve bağlıdır buna karşı çıkıcaklarının sanmıyorum.
ESENLİKLER...
__________________

Uğruna canımız feda,
Var olsun TÜRK IRKI...
Ağabay Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 01.07.2008, 17:20   #162 (İleti Bağlantısı)
 
Araz Akçora adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 23.10.2007
İletiler: 369
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Buğra Şad adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Doğrudur, 12 Eylül darbesi, yaşanan o kaos ortamını sona erdirmesi bakımından yerinde olmuştur. Yoksa koca ülke komünist serseriler ile ülkücü zibidilerin elinde kaybolup gidecekti. Cahil cühela çocuk tayfası, ülkeyi bilinmez bir kaosa sürüklüyordu. Tabi başlarında da, kendi çocukları yurtdışlarında okuyup yaşayan ağababaları vardı.

Orduya sızma konusunda çok yanlış ve tehlikeli düşünüyorsun. Sen de ağzınla söylemişsin, her sene irticai faaliyetlerde bulunduğu tespit edilenler ordudan tasfiye ediliyor. Yani sızmaya çalışanları etkisizleştiriliyor. Belki askeri disiplinin olmadığı yerlerde sıkı bir denetim kuramazsınız ama askeriyede o bahsettiğiniz sıkı bir denetimden çok daha fazlası mevcuttur. Öyle olmasa yıllardır bu ülkede faaliyet gösteren ve her kuruma sızan Fethullah'ın yeşil ajanları, bugün ordudan da seslerini yükseltirlerdi. Fakat bugün böyle bir şey yoktur. Cumhuriyeti ve Atatürkçülüğü en keskin çizgilerle savunan kurum, elbette Türk Silahlı Kuvvetleri'dir.

Büyükanıt'tan önceki şahıs derken sanıyorum Hilmi ÖZKÖK'ü kast ediyorsunuz. Bu ülkede onca Atatürk karşıtı var ki, sıra Emekli Genelkurmay Başkanına gelene kadar emin olun çok kişiyi elekten geçirmemiz gerekir. Ayrıca bir emekli Genelkurmay Başkanı için "Atatürk devrimleriyle alakası yoktur" demeniz çok yakışıksız. Dilerim bu ifadeye bir daha şahit olmayız.

En saçma bulduğum düşünce, 12 Eylül'ü yapmak için ordunun uğraşması. Kardeşim, sağcı solcu diye birbirini kıran askerler miydi? Hayır. Ağırlığı üniversite öğrencileri olan veletlerdi. Başta siyasiler geliyordu. Açıp biraz okuyun; TSK, darbe yapmadan önce bütün siyasi partilere birer mektup gönderip, ülke istikrarını sağlamak için el ele vermeye davet etmişti. Ama başta Türkeş, Ecevit ve Erbakan olmak üzere kimse burnun kıl aldırmamıştı. En son Genelkurmay Başkanı, Cumhurbaşkanı'na bir mektup yazarak durumun vehametini anlatmış, fakat yine bir sonuca ulaşamamıştı.

Nihayet 12 Eylül'den bir kaç önce bir muhtıra yayınlanmış, tabizi caizse bütün gruplara "aklınızı başınıza toplayın" denmiştir. Fakat asker yumruğu yemeyen kendisininkini batman taşı sanar misali herkes bir de ordu aleyhine tutum ve davranışlarda bulunup, zıvanadan çıkınca, asker de tokadını tepelerine indirmiştir. Yani önce hırsıza, yani 12 Eylül'den önce ülkeyi şimdiki Irak gibi istikrarsızlığa düşürenlere bakmak lazımdır.

İşin özü, orduyu eleştirirken iki kere düşünmek, kimin hırsız, kimin mağdur olduğunu iyi tetkik etmek gerekiyor.

Buğra Şad Beğ ordumuzu ve ordu mensuplarını eleştirmek cürretini kendimde görmediğimi öncelikle söylemeliyim. Ben ordumuzun her zaman için ülkemizde saygı gören ve sevilen bir kurum olarak kalmasından yanayım. Türk milletinin en çok güvendiği kurumların başında da TSK'nın gelmesi bunun en büyük göstergesidir. M.Ö. 209'dan bu yana köklü gelenekleriyle varlığını devam ettiren yüce Türk ordusunu ve mensuplarını yıpratmaya kimsenin gücü yetmez. Kişiler eleştirilebilir ancak kurumlar baki kalır. Hilmi Bey de ordumuzun şerefli bir askeridir ona diyecek sözümüz yok. Belki onu eleştirirken haddimi aşmış olabilirim. Bu konuda en başta bahsettiğim kişiden özür dilerim. Fakat şu noktayı da belirtmeden edemeyeceğim. Hilmi Bey görevi süresince siyasi ve askeri olaylarda gerekli tutumu sergileyememiştir. Türk halkı ondan daha radikal bir tutum sergilemesini beklerdi ama kendisi demokratik bir tavır sergilemeyi yeğledi. Onun demokrasiye karşı olan yaklaşımı belki de radikal tavırlar sergilemesi beklenen Türk askeri kalıbına uymuyordu. Burada söylemek istediğim benim askerimizin demokratik olmadığı değildir. Kabul etmek gerekir ki Özkök zamanında TSK, AKP'ye ılımlı yaklaşmıştır, bir diyalog süreci yaşanmıştır. Bu da askere güvenen çevreleri rahatsız etmiştir.


Bir de askerin 80 öncesi anarşi döneminde darbe yapmak niyetinde olmadığını söylemişsiniz. Evet bu nokta da doğrudur. Siyasilere ortamın yumuşaması gerektiğini bildirmiş ve anarşinin durması için elinden geleni yapmıştır. Bu durum karşısında siyasi grup ve zümreler bildiğini okumuş ve iş bu noktaya gelmiştir. Benim burada anlatmak istediğim de ünlü ressam ve dışarıyla bağlantılı tayfasının tutumudur. Bu ressam, son birkaç yılda yapmış olduğu açıklamalarla k.rt sorunu konusunda bölücülerin ağzına sakız olacak sözler söylemiştir. Eyalet sisteminin getirilebileceğini savunmuştur ki, bu görüşlerini daha 1968 yılında dahi taşımaktadır. 1968 yılında eyaleti savunan bir kişi ordunun en başına gelebiliyorsa artık düşünün gerisini. İrticadan her sene atılanlar oluyor ama takiyye yapmayı başarıp yukarı tırmanmaya devam edenler de oluyor.

Eğer başka bir çare kalmazsa son noktada TSK'nın devreye girip gerekli eylem ve işlemleri yapacağına gönülden inanıyorum. Arslan Beğ'in de belirttiği gibi Başbuğumuzun sözü burada karşımıza çıkmaktadır: "Söz konusu vatansa gerisi teferruattır."
Araz Akçora Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 01.07.2008, 18:50   #163 (İleti Bağlantısı)
 
Buğra Şad adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 04.07.2007
Bulunduğu yer: Kemal Paşa'nın Ruhu
İletiler: 2,147
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Araz Akçora, yazdıklarınızı baştan sona okudum ama öyle baştan sona cevap vermeyeceğim. İşte görüyorsunuz; ömrü bu vatana ve millete hizmet etmekle geçmiş bütün emekli Paşalarımızı bir bir tutukluyorlar. Hem de hiç bir suçları olmadığı hâlde, adi bir suçlu gibi.

Artık askeri darbe üstüne ne söylense boş,

Yanılıyor muyum?
Buğra Şad Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 01.07.2008, 18:57   #164 (İleti Bağlantısı)
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 09.07.2007
İletiler: 39
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Buğra Şad adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Araz Akçora, yazdıklarınızı baştan sona okudum ama öyle baştan sona cevap vermeyeceğim. İşte görüyorsunuz; ömrü bu vatana ve millete hizmet etmekle geçmiş bütün emekli Paşalarımızı bir bir tutukluyorlar. Hem de hiç bir suçları olmadığı hâlde, adi bir suçlu gibi.

Artık askeri darbe üstüne ne söylense boş,

Yanılıyor muyum?
Irkdaşlarım,artık tartışılacak bir şey yok.Son noktaya varıldı.Bardak taştı.Ölümüne Ordumuzun arkasındayız,saati yeniden 10 kasım 1938,e çekecek hareketi biricik gözbebeğimiz TSK dan bekliyoruz

Zulümün fetosu var,tayyibi varsa

Hakkında bükülmez kolu,dönmez yüzü vardır.

Göz yumma güneşten,ne kadar nuru kararsa

Sözmez ebedi her gecenin bir gündüzü vardır.

Yaşa cumhuriyet,yaşa ordumuz,yaşa büyük Türk milletim var ol!!!
Topal Osman Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 02.07.2008, 00:35   #165 (İleti Bağlantısı)
 
Araz Akçora adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 23.10.2007
İletiler: 369
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Buğra Şad adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Araz Akçora, yazdıklarınızı baştan sona okudum ama öyle baştan sona cevap vermeyeceğim. İşte görüyorsunuz; ömrü bu vatana ve millete hizmet etmekle geçmiş bütün emekli Paşalarımızı bir bir tutukluyorlar. Hem de hiç bir suçları olmadığı hâlde, adi bir suçlu gibi.

Artık askeri darbe üstüne ne söylense boş,

Yanılıyor muyum?
Sonuna kadar haklısınız, yanılmıyorsunuz. Her yazdığıma cevap vereceksiniz diye bir şey yok. Burada Türkçülüğe yakışır ve güzel bir şekilde fikirlerimizi paylaşıyoruz. Ben eleştirmek için eleştirmem ya da yorum yapmak için yorum yapmam zaten.

Ergenekon operasyonu TSK'yı hedef alan bir operasyondur. Ordumuzu karalamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Aylarca iddianamesi bile hazırlanamayan bir operasyon yönetiliyor. Paşalarımızın duruma el koyması gerekiyor. Buna ahlaksızlık denir. Dediğiniz gibi adi bir suçlu gibi göz altına alındılar. Yazık ki, çok yazık.
__________________
" Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki, başına geçireceği insanların kanlarındaki ve vicdanlarındaki cevheri asliyi tayin etmekten bir an uzak olmasın.� Başbuğ Atatürk
Araz Akçora Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Yanıtla

Etiketler
darbe?



Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Yanıt Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Yanıtlar Son İleti
Teröristlere bir darbe daha Alparslan-Türkçü Türkçü Bakış 10 04.05.2008 20:36
pkk ya ağır darbe:30 ölü ATATÜRKÇÜ GENÇLİK KURT Türkçü Bakış 6 28.10.2007 03:18
Sivil Darbe Anadolu Kurdu Türkçü Bakış 5 26.10.2007 01:18
Darbe kaçınılmazdır. Karahisarlı Türkçü Bakış 23 26.09.2007 20:31
TÜRKLÜĞE DARBE ATATÜRKÇÜ GENÇLİK KURT Türkçü Bakış 7 21.09.2007 19:06


Otağ Saati: 06:54