Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı > TÜRKÇÜ BAKIŞ > Türkçü Bakış
Kayıt ol Bozkurt Listesi Buluşma Arama Yeni İletiler Otağları Okundu Kabul Et

Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs..

Yeni Konu aç  Yanıtla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 25.07.2007, 14:34   #1 (İleti Bağlantısı)
Turk ırkçısı
 
KurtcebeNoyan adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 20.04.2007
İletiler: 145
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Yılmaz Erdoğan denen kürde mektup.

YILMAZ ERDOĞAN'A
Tarih: 3 Ağustos 2006 Perşembe

Bir mektup yazdım Yılmaz Erdoğan'a. Zarfa koymadan önce sizlere de yüksek sesle okumak istedim.

Yılmaz Erdoğan
BKM/İstanbul

Bir mektubu okuduktan sonra beğenmeyip, zarfa tekrar koyup gönderircisine iade etmenin hoş olmadığını bilmediğimi sanma. Ama bu sefer böyle oldu ve ben yazdığın mektubu, bu mektubumun ekinde sana iade ediyorum.


Benim hiçbir zaman senin gibi romantik bir dilim olamadı. Edebi lafları arka arkaya dizip şiir yazmasını ise hiç bilmem. Ama bu benim hassas olmadığım veya duygusuz olduğum demek değildir. Seni anladım. Hem de çok iyi anladım.
Aman!
Sakın! Mütareke basının anladığı enteller gibi seni anladığımı sanma!
Allah beni o durumlara düşmekten saklasın!

Eğer bir gün görseydim seni bir şehidimizin cenaze töreninde, elinde al bayrakla en önde yürürken,

"Bu Vatan Bölünmez" diye bağırken, yazdığın mektubun içindeki maddi hataların hepsini görmezden gelir, sana iade etmezdim. Derdim ki en nihayetinde; " Sanatçı kafasıdır, karışmış biraz."
Ama;
Gönderdiğin kanamalı güvercindi silâhı eline alıp ilk dağa çıkan. Terörü başlatan ve devam ettiren de o oldu. Hatta terörden ekmek dahi yedi. Senin savaş dediğinin adı terördür. Savaş iki devlet arasında olur. Topraklarımız içinde ayrı bir devlet kuruldu da bizim mi haberimiz olmadı?
Senin kanamalı güvercininin elindeki keleşten çıkan mermi ile kıpkırmızı
bir gül yaprağı olup düşerken Mehmetçik sahi sen ve mektupların
nerdeydiniz?

Biliyor musun; öz be öz Türkçe olarak kaç ana, kaç eş, kaç evlât bağırdı;
"Söyleyin Güneşe Bu Sabah Doğmasın!" diye. Sen, sahi o zamanlarda da nerelerdeydin?
O Mehmetçik'lerin yüzlerine bakmaya kıyamazdın. Bahar kadar güzeldiler. Ay kadar güzeldiler. Ecelleri senin mektubunda siyasallaşmasını resmen istediğin PKK'nın ta kendisi oldu.
Bak sen bir mektup yazdın. Herkes sesini duydu. Peki; sen geçen hafta Gül Hanımın sesini duydun mu? Gül Hanım bir şehit eşi. Senin bahsettiğin o mayınlarda geçtiğimiz günlerde şehit olan binbaşının ardından annesinin "Artık vatan sağ olsun demeyeceğim" demesi üzerine "Hiç kimsenin bu anayı kınamaya hakkı yoktur" başlıklı bir yazı yazdı.
Tabii Gül Hanım senin gibi ince zanaatkâr olmadığından, sesini ancak bizler duyabildik. Ne mütareke basının başköşelerine çıktı, ne de dantel misali entellerden destek alabildi.

"Zemheri soğuğunda ateşler içinde yandım" dediğinde, biz onu çok iyi anladık. Yazdıkları öz Türkçe idi. Sade Türkçe idi. "Elimde kelimeler var" deyip alt alta dizerek şiirimsi havalar katarak, senin gibi satır arası
mesajlar iletmeye çalışmadan, açıkça, mertçe yazdı.

Gerçek bir Türk kadını idi yazarken. Kaçak güreşmedi senin gibi. Ağırbaşlı, vakur, efendi, sözünün ardında duran cesur bir Türk kadını Gül Hanım.
Ateşin düştüğü yer Gül Hanım.
Yani senin anlayacağın, şehit eşine lâyık bir Türk kadını Gül Hanım.

Sahi, senin bahsettiğin şu kürtçe ağıtlardan birini, birebir tercüme edip
yollasana bana. Yayınlayalım! Gül Hanımın feryadını okuduğumuz gibi onları da okuyalım! Birkaç tanesinin çevirisi bana denk geldi, biliyorum.
Onlardan olsun ama. Sakın kıvırtma! Çok iyi kürtçe bildiğinin dersini de vermişsin mektubunda.

Uzun uzun mektubunda yer ayırdığın mayınlardan sadece son bir ayda kaç asker, kaç subay şehit oldu bilir misin? Dağın tepesine helikopterle indirme yaparken aşağıya atlayan asker, mayının üstüne bastığında, ölüm nasıl gelir bilir misin?

Her şeyi hayal eden beyin gücün, onu da hayal etsin bir kere. Dağın tepesine o mayınları kim döşedi?

Ya da asfalta? Veyahut kuş uçmaz kervan geçmez patikalara kimler döşedi o mayınları?
Mektubunda mayınları döşeyenlerin adını koymayarak, mayınlarla gelen ölümlerde orduyu da ne kadar net suçlamışsın!

"Dağa çıkmak yazgı" dediğin an mektubunda, sen de onlardan olmadın mı?

Ya da yazgının mı tarifini bilmezsin? Aynı cümle içine "kışlada olmak yazgısı" kelimelerini de katarak, kelimelerinle yaptığın oyunu görmedik mi?

Kanlı terör örgütünün eşkıyaları ile bu ülkenin şerefli askerini aynı
kefeye koymak seni "aydın -sanatçı" yapıyorsa ve mütareke entellerinden de destek alıyorsan eğer; senin de, entellerinin de boynunadır bu işin vebali. Masumiyetten bahseden güya masum(!) mektuplar yazarak bu vebale de bizi ortak etmeye kalkma.

Edebiyatçılardan(!) çok büyük destek alan bu mektubu, açık olarak Türk milletine yazana kadar neden dağdaki kızlarınıza bir mektup yazmadın? Senin aşk ve sevgi dilinin çok iyi olduğunu söylerler.

Yazsaydın ya o kızlara;
-" Yakışır mı size âşıktaşlık etmek! Bir erkek evleneceği kadının yapısında asalet arar! Nezaket arar! Namus arar! Hangi erkek, soğuk dağ gecelerinde eşkıya yatağı ısıtmış, yorgun yosmayı alır ?
Bakın bana, evlenmek için sizler gibi dağdan bir kızı mı seçiyorum?"

Cesaretin varsa Yılmaz Erdoğan bu mealde bir mektup yaz. Senin kahramanlığını ben o zaman göreyim.


Önceden gerekli mihraklara haber verilerek desteği sağlanmış, kendi kendine sipariş ettirilmiş mektuplar yazarak, Türk Milletini ve Türk Ordusunu suçlayarak kaybeden sen oldun. Tarih senin gibi kaybedenlerle dolu.


Velhasıl Yılmaz Erdoğan. Yıktın perdeyi, eyledin viran.
A. Asuman ÖZDEMİR

Yorum yapmıyorum..Daha söylenecek çok şey var ama bu özeti niteliğinde.
KurtcebeNoyan Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 25.07.2007, 15:37   #2 (İleti Bağlantısı)
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 24.07.2007
Yaş: 34
İletiler: 21
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Anlayana davul zurna...

Anlayana davul zurna dedik de gerisini getirmedik, bilerek görmediklerini, görmeyeceklerini, hayatlarını bu yolla kazandıklarını bildiğimiz için...

Elinize, yüreğinize sağlık...
Manastırlı Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Yanıtla



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Yanıt Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Yanıtlar Son İleti
Yılmaz Erdoğan Berkin Türkçü Bakış 1 03.08.2008 02:39
Bazı kişilerin hayran olduğu Yılmaz Özdil'in kürtler hakkındaki düşünceleri Babakurt Türkçü Bakış 3 17.11.2007 06:48
Yılmaz Özdil güzel yazdı. Irkçı Türkçü Bakış 0 14.07.2007 12:50
DOĞUKAN'A MEKTUP Özge Terken Türkçü Bakış 3 13.04.2006 02:07


Atsızcılar @ 2005