![]() |
|
|||||||
| Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs.. |
![]() |
|
|
Konu Bağlantısı | Seçenekler |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
![]() |
Sıcak Takip Soğudu
ABD Irak’a girdi gireli bu bölgede huzur hiç kalmadı. Elbette ondan daha önce de tam olarak huzurlu olduğumuz söylenemez ama Irak işgalinden sonra olanı da kayboldu gitti. ABD, varlığının başlangıcından bu yana izlediğinden farklı bir politika izlemedi ve Irak’ı hiçbir sebep yokken birbirine katarak çoluk çocuk demeden katletti. Türkiye’nin yanı başında büyük bir yangın çıkmıştı ve bu yangının Türkiye’ye de sıçramamasını sağlamak gerekmekteydi. Bunun için her ne kadar uğraşılmışsa da muvaffak olunabildiği söylenemez. Bu konuda muvaffak olunamadığının en açık delili, AKP iktidarından hemen sonra gerçekleşen Irak işgalinin hortlandığı terör örgütü PKK belasıdır. Bu bela, 84’ten bu yana bizi uğraştırdığı yetmezmiş gibi şimdilerde Irak’ın kuzeyine konuşlanarak yurdumuzdaki terör eylemlerine tekrar başlamıştır. Bu sefer terör örgütü PKK’nın zaman geçmeden ve tekrar büyümesine izin verilmeden derhâl etkisiz hâle getirilmesi ve bunun için de çelik gibi bir siyasi irade gerekmektedir. Aksi takdirde terör örgütü PKK, yine bildiğini okuyacak ve çok geçmeden de terörün önü alınamaz bir hâle gelecektir. Geçmişte PKK teröründen çektiklerimiz unutulmamalı, o çektiklerimizden ders çıkarılarak bu kez teröre hemen müdahale edilmelidir. Çünkü bu kez terör örgütü PKK, Irak’tan beslenmektedir. Bunu, yani terör örgütü PKK’nın Irak’tan beslendiğini artık 7’den 70’e herkes bilmektedir. Bu besleniş gizli değildir. O hâlde sivrisinekle uğraşıp durmaktansa bataklığı kurutmak daha mantıklı olacaktır. Bu bataklığı kurutacak olan da siyasi iradedir. Fakat işin korkunç tarafı şudur ki; bizdeki siyasi irade değil bu bataklığı kurutacak, bir tek sivrisineği bile öldürebilecek güce kadir görünmüyor. Hiçbir güç, ateşi eliyle karıştırmaz, maşayla karıştırır. ABD’nin de bu bölgede (Ortadoğu’da) bir maşaya ihtiyacı vardı. Bu maşa, olayları muhakeme edemeyen, sebep – sonuç ilişkisi kuramayan, ileriyi göremeyen, düşünemeyen ve yargılayamayan, empati kuramayan ve yediği ekmeğe kolayca ihanet edebilen bir yapıya sahip olmalıydı. Diğer bir deyişle ABD’nin her söylediğini kabul etmeli, getireceklerine bakmadan şartsız uygulamalıydı. Bu maşa çok geçmeden bulundu: Terör örgütü PKK… ![]() Terör örgütü PKK’nın eşkıyalarından olan Barzani ve Talabani uydurma birer Başkanlıkla mest edilerek akılları başlarından alındı. Bunlar Irak’ın yönetiminde söz sahibi oldular. Tabi ABD adına… Görünüşte Irak bağımsız bir devlet olarak kalacaktı ama ABD tarafından o bağımsız(!) devletin başına konulan kuklalar sayesinde ülke (Irak) ABD tarafından yönetilecekti. İşte şimdi de uygulamada bulunan ve geçerliliğini devam ettiren plan bu. Gelelim Türkiye tarafına; Türkiye’de durum, Irak işgali gerçekleştiğinden beri hiç durulmadı. Son dönemde, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından sınırötesi operasyonlarla Irak’a girilmek istendiyse de hükümet onay vermediğinden girilemedi. Genelkurmay Başkanımız Sayın Yaşar BÜYÜKANIT Paşa, yapmış olduğu açıklamalarla Irak’a girilmesi gerektiğini, terörü bitirmenin tek yolunun bu olduğunu açıkladı fakat başını kuma saklayanlar bu açıklamaları bir türlü duymadı. Onlar, tıpkı az önce bahsetmiş olduğum Irak’ın bağımsız(!) yöneticileri gibi ABD’nin söylediklerini her şeyden önemli ve üstün görmeye devam ettiler. Hâl böyle olunca akıllara Türkiye’nin bağımsızlığı takıldı. Tamam, tıpkı Irak gibi Türkiye’de kâğıt üstünde bağımsızdı ama ya yönetimde? Konuya dönelim; Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ısrarla Irak’a girme taleplerine hükümetin olumsuz cevap vermesi üzerine sınırötesi operasyonla PKK terörünün bitirilmesi hayâl oldu. Bunun üzüntüsü içimizdeyken dün bir toplantı yapıldı. Bu toplantı Irak yetkilileri ile Türk(!) yetkililer arasında oldu. Yapılan bu toplantıda, Irak ile Türkiye terör konusunda bir uzlaşıya varacaktı. Bu toplantı yapılmadan önce kendi kendime şunu dedim; “Irak ile terör konusunda hiçbir uzlaşıya varılamaz. Çünkü Irak’ın yöneticilerinden âlâ terörist zaten yok.” ‘Bölgesel Kürt Yönetimi’ denen uydurma ve suni yönetim, hiç PKK’yı Türkiye’ye karşı etkisiz hâle getirmek için çalışır mıydı? Elbette hayır! O hâlde bu, boşuna bir toplantıydı. Nitekim öyle oldu. Toplantıyı önemli yapan, “sıcak takip” tartışmasıydı. Söylenen göre bu toplantıda sıcak takip, yani askerlerimizin terör örgütünü etkisiz hâle getirmek için Irak sınırları dahiline girmesi kabul edilecekti. Bayağı da umutlanılmıştı ama elifi görse mertek sanacak kadar cahil, sığ ve geri düşünceli bir kadrodan bunu yapması beklenemezdi. Nitekim yapamadılar da. Türk Milleti’nin umudu, Türk(!) Hükümetinin sıcak takip anlaşmasını Irak heyetine kabul ettirmesiydi ama Türk Milleti’ni her zaman hayal kırıklığına uğratmaya alışan AKP hükümeti, yine yapacağını yapmış ve Türk Milleti’ni bir kez daha hayal kırıklığıyla baş başa bırakmıştı. ![]() Ordumuz, çok kere çıkıp terör örgütü PKK’nın bitirilmesinin tek yolunun sınırötesine geçmek, Irak sınırlarına girmek olduğunu bildirmiş olduğu hâlde hükümet ısrarla ve inatla buna karşı çıkmıştır. Bunun, makul ve mantıklı bir sebebi yoktur. İzahatı olamaz. Bahanesi dahi olamaz. Çünkü hiçbir bahane başarının yerini tutamaz. Doğru düzgün konuşmayı beceremeyen, iki cümle kurmaktan aciz ve zavallı insanları, devlet yetkilisi olarak karşımıza aldığımıza mı yanalım, yoksa bu cahil adamların kendi istediklerini bize yaptırmalarına mı yanalım bilemiyoruz. Emin olun karşımıza Irak yetkilisi diye çıkan o heyetin üyelerinin her birisini sokakta yalnız görsem adam yerine koyup selam vermem. Ama bizim hükümetimiz ne kadar acziyet içine düşmüş ki bu adamlar karşısında vakur bir duruş sergileyemediler. Irak heyeti, elbette sıcak takibe karşı çıkacaktır. Çünkü onlar da biliyor ki; Türk Askeri Irak sınırını geçtikten sonra terör örgütü PKK’nın esamesi okunmayacak. Bunun için sıcak takip, terör örgütü PKK’nın sonu olacak. Bunu bilen Irak yetkililerinin sıcak takibi kabul etmeyeceği normaldir. Fakat bizim yetkililer, PKK’nın günden güne büyümesinin sağlanmasına nasıl göz yumdular onu anlayamıyorum. İşte görüyorsunuz; el alemin emperyalist güçleri ta nerelerden gelip Ortadoğu’yu işgal ediyor ama bizim hükümet ağzını açıp da PKK’yı bitirecek bir tek maddeyi anlaşmaya ekleyemiyor. Sizce böyle bir hükümet ile ne kadar yol alınabilir? Ne yapılabilir? En büyük hakim vicdandır. Kendi hakimini emperyalist güçlere satanlardan onurlu davranmalarını beklemiyoruz. Beklediğimiz; Türk Milletinin ayağa kalkması ve kendisine ihanet edenlerden hesap sorması. Çünkü unutulmamalıdır ki; Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. |
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| soğudu , sıcak , takip |
| Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|