Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı > TÜRKÇÜ BAKIŞ > Türkçü Bakış
Kayıt ol Yardım Bozkurt Listesi Andaç Arama Bugünkü İletiler Otağları Okundu Kabul Et

Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs..

Cevapla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 17.08.2007, 02:15   #1 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Turak - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 11.06.2007
İletiler: 720
Turak Rss Beslemesi
Turkesin Arusilerlen iliskisi

<o:p></o:p><u1:p></u1:p>

<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
“Türkeş Arusilerle gizlice görüşürdü”<o:p></o:p><u1:p></u1:p>

<o:p></o:p><u1:p></u1:p>


Küçük Hüseyinci Turkes.<o:p></o:p><u1:p></u1:p>

Ali Arslan veya Alparslan beyin ailesi<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Kıbrıs’a göçünce akrabalarının bir kısmı Kayseri’de<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
ve Adana’da kalıyor. Soyadı kanunu çıkınca, anakarada<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
kalan akrabalar “Türkiş” soyadını tercih<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
ediyor. “eş”likte bir yarar görmüyorlar ve “iş”in<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
daha yararlı olacagını düşünüyorlar.<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Dönelim konumuza, “eş” olan Ali Arslan bey<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
babası tarafından daha kısa donluyken elinden<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
tutulup bu Küçük Hüseyin’e götürülüyor. Rivayet<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
odur ki, Küçük Hüseyin bey o mübarek parmagıyla<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
bu ismi henüz olgunlaşmamış çocugu gösterip,<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
“Bu çocuga dikkat edin...diyor.<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Niye diyor, onu da siz düşünün. <o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Bu durumda Ali Arslan adlı çocuga yeni bir<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
isim bulmak şart oluyor. Alparslan bulunuyor ve<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
fakat bütün iddiasına ragmen biz bu ismin “Ali<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Arslan”a benzesin diye seçilmiş oldugunu anlıyoruz.<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Demek, o tarihlerde Küçük Hüseyin’in<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
karizması da henüz yeterince olgunlaşmamış. Öyle<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
anlıyoruz. Ayrıca bir tarikat şeyhinin kendisini hiç<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
de ilgilendirmeyen “ırk” konularında böyle ileri<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
geri konuşması belli ki pek makbul ve pek mantıklı<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
bulunmamış.<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Yani sözün özeti, Alparslan adının alınmasında,<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Türkçülükle ilgili bir uygunluk yok.Tamamen dini hocasi
tarafindan verilmis bir isim.<o:p></o:p><u1:p></u1:p>

<o:p></o:p><u1:p></u1:p>Hele, küçük Ali Arslan’ı Harp Okuluna<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
göndermek isteyen bir aile için bu haddinden fazla<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
yararlı görülmüş olmalıdır.<o:p></o:p><u1:p></u1:p>

<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
<u1:p></u1:p>“Türkeş Arusiler’le gizlice görüşürdü<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
25 Agustos 2001 günü, Musevi kökenli<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
ünlü iş adamı Üzeyir Garih Eyüp Mezarlıgı’nda<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
bıçaklanarak öldürüldügünde, herkes Garih’in<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Müslüman mezarlıgında ne işi oldugunu tartıştı.<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Garih’in cesedinin Mareşal Fevzi Çakmak’ın<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
kabrinin yanı başında bulunması çeşitli komplo<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
teorileriyle yorumlandı. Cesedin yakınlarında bir<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
kabir daha vardı: Küçük Hüseyin Efendi’nin kabri.<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Ilk gün gözden kaçan bu küçük ayrıntı, ertesi gün<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Garih olayının göbegine oturdu. Garih’in Eyüp<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Mezarlıgı’nda yatan Nakşibendi Şeyhi Küçük<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Hüseyin Efendi’nin kabrini düzenli olarak ziyaret<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
ettigi ortaya çıktı. 1930 yılında vefat eden Nakşi<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Şeyhi Küçük Hüseyin Efendi’nin Garih’in babası<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
ile yakın dost oldukları, hatta iki kişi arasında<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
neredeyse şeyh-mürit ilişkisi oldugu iddiaları<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
gündeme geldi. Üzeyir Garih’in Küçük Hüseyin<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Efendi’nin mezarını yaptırttıgı da ortaya çıktı.<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Iddialara göre Garih’in babası gizlice Müslüman<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
olmuştu. Öte yandan yaptığımız araştırmalar<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
sonucunda Musevi işadamı Üzeyir Garih ile<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
yakın ilişkisi bulunan MHP’nin lideri<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
Alparslan Türkeş’in Küçük Hüseyin Efendi’nin<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
müritlerinden Ömer Fevzi Mardin’in kurucusu<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
olduğu Arusilik’le yakın ilişkisini ortaya<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
çıkarmış, hazırladığımız bir kitapta bu bilgileri<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
kamuoyuna aktarmıştık. Böylece kamuoyu<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Arusilik adıyla anılan tasavvufi akımın varlıgına<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
tanık oldu...<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
<u1:p></u1:p>...Türkeş’in siyasi kimliğinin yanı sıra ruh<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
dünyası da ilginçti. <u1:p></u1:p><o:p></o:p>
Türkeş”in bazı cemaat liderlerini ve tarikat şeyhlerini gizlice ziyaret<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
ettiği ülkücü camia içerisinde konuşuluyordu.<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
Türkeş’in çok yakın çevresinin bildiği bu<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
ilişkiler vefatından sonra parça parça da olsa<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
ortaya çıktı. Türkeş’in büyük yakınlık duyduğu<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
tarikatlardan biri de Arusilik’ti. Türkeş, Küçük<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
Hüseyin Efendi’nin müritlerinden Ömer Fevzi<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
Mardin’in kurduğu Arusiliğin şeyhleriyle<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
1960’lardan vefatına kadar görüştü.<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
<u1:p></u1:p>İlk adı Hüseyin Feyzullah<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
Hüseyin Efendi’nin Türkeş’in ailesi ile tanıştıgı<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
da ortaya çıktı. Ailenin tanışıklıgını açıklayan<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
sıradan bir kişi degil, Türkeş ailesinin yakından<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
tanıdıgı ve saygı duydugu Mehmet Faik Erbil’di.<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Erbil, Arusiler’in en önde gelen isimleri arasında<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
yer alıyor. Erbil, Türkeş’in saglıgında sık sık ziyaret<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
ettigi bir kişi. Erbil, yıllardır dile getirilen bir iddiaya<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
da açıklık getiriyor. Iddia, Alparslan Türkeş’in<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
ilk adının Hüseyin Feyzullah oldugudur. Hüseyin<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Küçük Hüseyin Efendi’ye, Feyzullah ise Küçük<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Hüseyin Efendi’nin şeyhi Feyzullah Efendi’ye nispettir.<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Bu ismi Türkeş’in babası Ahmet Hamdi Bey<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
ve annesi Fatma Zehra Hanım koydu. Türkeş’in<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
dedesi Tuzlalı Arif Aga da Şeyh Feyzullah Efendi<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
ile aynı dönemde Sultan Abdulaziz tarafından sürgün<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
edildi. Arif Aga Kayseri’den Kıbrıs’a, Nakşi<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Şeyhi Feyzullah Efendi ise Istanbul’dan Midilli’ye<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
gönderildi.<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
<u1:p></u1:p>‘Bu çocuğa dikkat edin’<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
Türkeş’e Hüseyin Feyzullah ismin verilmesinin<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
hikayesini Mehmet Faik Erbil şöyle anlatıyor:<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
“Bildigim kadarıyla rahmetli Hacı AlpArslan<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Türkeş’in nüfus kaydındaki ismi Hüseyin<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Feyzullah’tır. Bunun aslı şudur: Biz işin aslını biliyorduk<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
ama vesile teşvik etmişken kendisinin 1989<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
senesinde bize söyledigi bir sözü burada nakledelim:<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
‘Ankaralı Büyük Evliyâ’dan Küçük Hüseyin<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Efendi Hazretleri’nin huzuruna kendisi 7-10 yaşları<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
arasında iken ebeveyni tarafından getirilmiş ve<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
mübârek zât kendisine bakarak, şahâdet parmagı<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
ile işaret eyleyip ‘Bu çocuk... Bu çocuga dikkat<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
edin. <o:p></o:p><u1:p></u1:p>
diye buyurmuşlardır. Buradaki incelik şudur:<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Alâkaları sebebiyle daha önce ebeveyni ogullarına<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
huzuruna getirdikleri mübâregin ve mürşidinin<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
ismi şeriflerini koymuşlar.”<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Arusi Şeyhi Mehmet Faik Erbil’in sözünü ettigi<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Küçük Hüseyin Efendi 1930”da Istanbul’da vefat<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
ederek Eyüp Sultan Mezarlıgı’nda topraga verildi.<o:p></o:p><u1:p></u1:p>

<o:p></o:p><u1:p></u1:p>



MHP lideri Alparslan Türkeş, 27 Mayıs<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
1960’daki askeri darbede yer aldıgı için 1970’li<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
yıllarda Demokrat Parti’nin devamı olarak bilinen<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Adalet Partisi’nin mensupları tarafından hep<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
eleştiriye maruz kaldı. Ikinci bir eleştiri konusu da<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Said-i Nursi’nin naaşının askeri idare tarafından<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Urfa’daki mezarından bilinmeyen bir yere nakledilmesiydi.<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Bu iki eleştiri de MHP lideri Türkeş’i<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
hep rahatsız etti. Türkeş, 27 Mayıs ve Said-i Nursi<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
olayı hakkında çeşitli açıklamalar yaptı. Başbakan<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Adnan Menderes’in idamına karşı çıktıgını, Saidi<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Nursi’nin naaşının ise kendisinin sorumlulugu<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
dışında nakledildigini belirtti. <o:p></o:p><u1:p></u1:p>
<u1:p></u1:p>Said-i Nursi’nin mezarını ikinci Kabe<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
<u2:shape id="_x0000_s1028" type="#_x0000_t75" alt="" style=""><u2:imagedata src="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CComputer%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cm sohtml1%5C04%5Cclip_image005.jpg" href="http://www.risale-inur.org/yeni7.jpg"><u5:wrap type="square"></u5:wrap></u2:imagedata></u2:shape>olmasın diye naklettik<u1:p></u1:p><o:p></o:p>
Türkeş bu konuyu Arusilerin önde gelen isimlerinden<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Mehmet Faik Erbil’le de konuştu.<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Mehmet Faik Erbil, Said-i Nursi’nin naaşının<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
bilinmeyen bir yere nakledilmesi hususunda MHP<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Lideri Türkeş’ten bilgi alıyor. Erbil, Said-i Nursi’nin<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
naaşının nereye nakledildigini belirtmekten kaçınıyor.<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Erbil, Said-i Nursi Olayı’nı da Türkeş’in<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
agzından şöyle aktarıyor: “Said-i Nursi bahsine<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
gelince; Urfa’da Makam-ı Ibrahim’den naaşını<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
alıp..... nakletmemiz belki de dogru degildi. Kabir<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
nakli gece uçakla üç kişi tarafından yapılmıştır. (...)<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
Ikinci bir Kâbe yapılmasından korktugumuz için<o:p></o:p><u1:p></u1:p>
böyle davranmak zaruretini duymuş olduk. <o:p></o:p><u1:p></u1:p>
<u1:p></u1:p>
Iste bundan da anlasilacagi gibi feyzullah beyler tamamen ailece tarikatci olup Said i Nursi denen kisilerin etkisi altinda kalmislardir.
<u1:p></u1:p>
__________________
TURKCU; başı dik, onurlu, korkulan, güçlü, saygın bir Türk devletini savunur. Türkiye'yi çaresiz, zavallı, güçsüz bir ülke olarak görmek isteyenlerle ve yanaşma-besleme-tetikçi-figüran bir ülke yapmak isteyenlerin karşısında her zaman Türkçüler olacaktır. Bu emanet bizim.. Bu emaneti sonsuza kadar koruyacağız.
Turk Oguz begleri, budun, esidin uze tenri basmasar asra yir telinmeser Turk budun ilinin, törüngün kim artati udaçı erti
Turak adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17.08.2007, 08:51   #2 (İleti Bağlantısı)
Çapulcu ülkücü olduğu için atılmıştır
 
Üyelik tarihi: 17.08.2007
Yaş: 18
İletiler: 3
ulusaldurus1989 Rss Beslemesi
Bu paylaşımından dolayı teşekkürler...
ulusaldurus1989 adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17.08.2007, 08:54   #3 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
KARAMANOĞLU - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 04.07.2007
İletiler: 635
KARAMANOĞLU Rss Beslemesi
ulusalduruş1989 eğer laik biriysen ve gerçek Türkçü isen aramıza hoş geldin...
__________________
TANRIMIZA HAMD OLSUN
MİLLETİMİZ VAR OLSUN
TÜRK IRKI SAĞOLSUN
TANRI TÜRK'Ü KORUSUN
KARAMANOĞLU adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni ileti yazma yetkiniz etkindir.
İletilere cevap verme yetkiniz etkindir.
Eklenti ekleme yetkiniz etkindir.
Kendi iletisinizi değiştirme yetkiniz etkindir.

İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı


Otağ Saati: 22:55 .




Atsızcılar @ 2005