![]() |
|
|||||||
| Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs.. |
![]() |
|
|
Konu Bağlantısı | Seçenekler |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
Türk'ü dünyaya tanıtan destan..
![]() Cumhuriyetimizi kuran Büyük Önderimiz ATATÜRK’ün aziz hatırası önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, vatan topraklarının kurtarılmasında canlarını feda eden şehitlerimizi rahmetle ve minnetle, gazilerimizi şükranla anıyoruz. Mustafa Kemal 3. Ordu Erkanı ile Düsman Çıkarmasını önledikten sonra Anafartalar Grup Komutanlığına getirilen Albay M. Kemal Gr.Kh. önünde arkadaşları ile birlikte Anafartalar Kahramanı M. Kemal, İstanbul'dan gelen milletvekillerine muharebelere ilişkin bilgi veriyor ![]() 1915 Kurmay Albay Mustafa Kemal, Çanakkale’de ![]() 1915 Kurmay Albay Mustafa Kemal, Gelibolu Yarımadası Mustafa Kemal Çanakkale'de 18 Mart 1915, Çanakkale deniz savaşlarında 215 okkalık (275 kg) top mermisini taşıyan Edremit-Havanlı Mehmet oğlu Seyit Onbaşı ![]() Bir Yolcuya Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,Bir vatan kalbinin attığı yerdir.Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,Gördüğüm bu tümsek, Anadolu’nda,İstiklal uğrunda, namus yolunda,Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.Bu tümsek, koparken büyük zelzele,Son vatan parçası geçerken ele,Mehmed’in düşmanı boğuldu sele,Mübarek kanını kattığı yerdir.Düşün ki, hasrolan kan, kemik, etinYaptığı bu tümsek, amansız, çetin,Bir harbin sonunda, bütün milletin,Hürriyet zevkini tattığı yerdir. NECMETTİN HALİL ONAN ![]() Çanakkale'yi simgeleyen "Şehitler Abidesi" Çanakkale Savaşları sırasında büyük cesaret gösteren şehit olan birlikler ve şahıslar adına bugün Gelibolu Yarımadası'nda çok sayıda şehitlik vardır. Her biri ayrı bir kahramanlık örneği olan bu şehitliklerin en önemlisi Morto Koyu'nda, Hisarlık Tepe üzerinde tüm şehitlerimizin anısına dikilen Çanakkale Şehitler Abidesi'dir. ![]() ![]() Çanakkale Zaferi'nin 90. Yıldönümü ![]() Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi Çanakkale Savaşı 1936 - Atatürk'ün, akşamüzeri ismet İnönü'yle beraber Gazi Orman Çiftliği'ne gidişi, akşam Çankaya'ya dönüşü. 1934 - İçişleri BakanıŞükrü Kaya'nın, Çanakkale şehitleri için yapılan törende, hayatlarını kaybeden diğer millet askerlerine de hitap edilmek üzere Atatürk'ün yazdırdığı söylevi okuması: "...Bu memleketin topraklan üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlâtlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz, evlâtlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizin evlâtlarımız olmuşlardır."(Kaynaklarda bu olayın yılı belirtilmesine rağmen ayı ve günü gösterilmemiştir. 1934 yılına ait gazetelerde de -Şükrü Kaya'nın başka bir görevle Gelibolu'ya gidişi dışında- açıklayıcı bir bilgi bulunmamaktadır. Biz gerçek tarih tespit edilinceye kadar bu konuşma tarihini ihtiyatla- 18 Mart 1934 olarak kabul ediyoruz). [Kocatürk] 1923 - Atatürk'ün, Tarsus Çiftçiler Yurdumda konuşması: "...Memleketimiz şu iki şeyin memleketidir; biri çiftçi, diğeri asker. Biz çok iyi çiftçi ve çok iyi asker yetiştiren bir milletiz, iyi çiftçi yetiştirdik; çünkü topraklarımız çoktur. İyi asker yetiştirdik; çünkü o topraklara kasteden düşmanlar fazladır." Atatürk'ün, Tarsus Gençlik Yurdu'nda konuşması: "...Muhterem gençler, hayat mücadeleden ibarettir. Hayatta yalnız iki şey vardır: Galip olmak, mağlup olmak. Size, Türk gençliğine bıraktığımız vicdanî emanet, yalnız ve daima galip olmaktır ve eminim daima galip olacaksınız!" 1922 - Atatürk'ün, Akşehir'de, posta ile gelen İstanbul ve Avrupa gazetelerini okuması. 1921 (17-18) - Gürcü Hükümeti'nin Batum'u terk etmesi ve Albay Kazım Bey'in Batum Mutasarrıfı olarak göreve başlaması. Diyarbakır'a gelen Şeyh Sunusî'nin, Atatürk'e teşekkür telgrafı: "Salimen Diyarbakır'a vardım." Ermeni Misak Torlakyan, Azerbaycan İçişleri Bakanı Cevanşir Han'ı, Tepebaşı'ndaki Pera Palas Oteli önünde öldürdü. 1920 - Meclis-i Mebusan'ın son toplantısını yaparak çalışmalarına ara verme kararı. Meclis-i Mebusan, bir kapanış toplantısı yaparak ebediyen faaliyetlerine son verdi. Meclis-i Mebusan reisi Celalettin Arif, Halide Edip (Adıvar), Dr. Adnan (Adıvar) ve Çerkez Reşit gibi kişiler ise kılık değiştirerek, Anadolu'ya kaçmaya başladı. Atatürk'ün, komutanlara Ankara'da bir meclis toplanması hakkında acele görüş isteyen telgrafı: "...Görüşünüzü makine başında bekliyoruz. Bu konuda acele karar vermek ve hemen gereğine başlamak zorunluğunu hissediyoruz."[Kocatürk] İngilizler tarafından tutuklanan 30 kadar Türkün İstanbul'dan Malta'ya gönderilmesi. İngilizler aralarında Rauf Bey, eski Harbiye nazırı Mersinli Cemal Paşa, Çürüksulu Mahmut Paşa, Esat Paşa, Galatalı Şevket, Vasıf Bey ve Numan Usta gibi kişilerin olduğu mebusları bir gemi ile Malta'ya götürdü. Balıkesir'de, Kastamonu'da, İstanbul'un işgalini protesto mitingleri yapıldı. 1917 - Mustafa Kemal, Diyarbakır'daki 2. Ordu Komutanlığı'na asil olarak atanması. 1916 - Diyarbakır'a gitmekte olan Atatürk'ün, trenle sabah Pozantı'ya gelişi, trenin saat 11.00'de Pozantı'dan hareketi, saat 17.00'de Gülek istasyonuna gelişi, burada diğer bir trene aktarma yaparak saat 18.20'de Mamure'ye hareketi ve 18/19 Mart gecesi saat 01.00'de Mamure'ye gelişi. 1915 - Çanakkale Boğazı'nı geçmeye teşebbüs eden Amiral J.de Robeck komutasındaki İngiliz ve Fransız donanmalarının, ağır zayiat vererek başarısız kalışı (Düşman donanması 7 saat süreyle tüm boğaz tahkimatını ateş altına almışsa da, bu girişim, kıyı topçusunun etkili karşı ateşi sayesinde sonuçsuz kalmıştır. Bugünkü deniz savaşında Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlar düşman donanmasına ağır kayıplar verdirmiştir). Atatürk'ün, Maydos (Eceabat)'a gelen Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Cevat (Çobanlı) Paşa ile -Seddülbahir kıyı bölgesinin korunmasında aldığıönlemleri göstermek üzere- Kirte'ye gidişi, daha sonra tekrar Maydos'a dönüşleri (Kirte'de iken düşman donanmasının boğaz girişini ateş altına aldığını görmüşlerdir). |
|
|
|
|
|
#2 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
92 yıl önce yazılan destanda Çanakkale’de karşı cepheden savaşanların tarihe düştükleri notlar; yokluk, açlık ve hastalık pençesindeki Türk askerinin savaşta nasıl devleştiğini gözler önüne seriyor. Çanakkale Destanı’nı kanıyla yazan şehitlermizin cepheden gönderdiği mektuplar ve tuttukları günlükler ise savaşın korkunçluğunu anlatıyor.. İşte kanlı savaşın iki cephesinden yürek burkan mektuplar...
Anneciğim yamaca saplandık çıkamıyoruz Saat onbirde hareket ettik. Tek sıra halinde, açık bir arazideydik. Birden önümüze çıkan bataklığı geçmemiz emredildi. Türklerin müthiş ve öldürücü ateşiyle çok kayıp verdik. Görünürlerde hiçbir siper yoktu. Türkler makineli tüfekleri çok iyi bir şekilde gizlemişlerdi. Korkunçtu. Her hamleden sonra daha az sayıda asker doğrulabiliyordu. Biz ise körlemesine ilerlemeye çalışıyorduk. Ancak hiçbir şey değişmedi. Her yönden ateş ediliyor ve biz ise ne bir siper, ne de bir Türk görebiliyorduk. Eğer bir Türk görebilseydik, hiç değilse gidebileceğimiz yönü belirleyecektik. * İngiliz asker Ernest Hotpoint, Gelibolu, 26 Nisan 1915 Askerlerimiz kaçıyor sağda solda saklanıyor Askerler, birlikler artık savaşma ruhuna sahip değil. Ağır bombardıman ya da tüfek ateşi karşısında ilerlemiyorlar. Hücum için atılganlık göstermedikleri gibi, en basit bir düşman saldırısında geri dönüp, uzun süre kaçıyorlar. Askerlerin çoğu da sağda, solda saklanmaktalar. * General Stophord’dan Hamilton’a mesaj, Anafartalar, 11 Ağustos 1915 Ölülere basmadan kıyıya çıkılamıyordu Gözlerimin önündeki manzarayı anlatmak olanaksızdı. Filikalar şimdi hemen hemen birbirlerine yanaşmış olarak kıyıya kadar uzanıyordu. İçleri parçalanmış cesetlerle doluydu. Sonuncu filika ile kıyı arasında cesetlerden oluşmuş bir iskele vardı. Ölülere basmadan kıyıya çıkmak mümkün değildi ve koyun suları kandan kıpkırmızı kesilmişti. * Anzak Teğmen R.B., Anzak koyu, 25 Nisan 1915 Kazanmak bu mu? 4/5 METRE ötemde bizim çocuklardan 14 tanesinin taşlaşmış cesetlerini görüyordum. Soğumuş vücutlar, cam gibi gözler. Kim bilir kimin yavrusu. Tanrıya şükürler olsun ki sevenleri onları bu halleri ile görmüyorlar. Yanımda duran Binbaşı bana ’işte kazandık’diyor. Ulu Tanrım... Kazanmak; elimi uzatsam dokunabileceğim kadar yakınımda yatan cesetlerin yanında ne anlamı var kazanılan bu zaferin. * Anzak askeri Thomas Ernest, Gelibolu, 28 Nisan 1915 Türkler bana su verdi Kendime geldiğimde semada yıldızlar parlıyordu. Türk siperinin içinde ve etrafımda şefik ve rahim yüzlü Türk evlatlarını gördüm. Bana su verdiler ve omuzlarında taşıyarak müdavat-ı evveliye mevkiine getirdiler. * William George Stewart Fawkes Yaşım 21, saçım ağardı “Yaşım 21. Fakat saçım sakalım ağardı. Bıyıklarıma ak düştü. Suratım buruştu ve vücudum çürüdü. Artık eskisi gibi felaketlere ve sıkıntılara tahammül edemiyor, müteessir oluyorum.” Mehmet Fasih Ölürsem üzerimden geçin “Kimse yaralı ve şehitlerle uğraşmayacak. Ben ölürsem üzerime basıp geçin. Yaralanırsam yine önem vermeyin. Ben de size öyle yapacağım. Şehit ve yaralıların yerine geçecekler tayin edilmiştir. Savaşta hiçbir ödül beklemeyin. Bunu vaat etmem ve edemem.” * Yüzbaşı Mehmet Hilmi (Sanlıtop) Çanakkale’yi geçmek zor İstemeyerek te olsa, Çanakkale Boğazı’nın savaş gemileriyle zorlanamayacağı sonucuna varıyorum. Belki bir zamanlar bu mümkün olabilirdi. Eğer benim birliklerim buna katılacaklarsa, bu beklendiği gibi destek verme şeklinde olmamalıdır. Ordunun rolü, yalnızca tabyaları yıkacak bir çıkartma birliğinden fazla olmalı. Kararlı, hazırlıklı, donanmaya yolu açacak ve tüm gücüyle savaşacak bir operasyon olmalı. * Hamilton’dan Harbiye Nazırı Kitchener’e telgraf, Çanakkale, 18 Mart 1915 Sahil ceset dolu “Ertuğrul Koyu sahili bir anda balık istifi gibi düşman cesetleriyle doldu. Tekrar kayıkları doldurarak sahile sevk ettilerse de, teşebbüs bu sefer de başarısızlığa uğradı.” Mahmut Sabri Sebepsiz kurşun atmam “Ne ben şu İngilizler’i tanırım, ne onlar beni. Ah bizi böyle karşı karşıya getirmeye sebep olanlara ne diyeyim bilmem ki! Ahdettim sebepsiz bir kurşun atmam.” İsmail Hakkı 3 bin 274 Kocaeli Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. İbrahim Güran Yumuşak’ın derlediği bilgilere göre Çanakkale Savaşı’nda en fazla şehit veren il 3 bin 274 kişi ile Bursa. Bursa’yı sırasıyla Balıkesir, Konya, Kastamonu ve Denizli izliyor. Güzlük köyü En fazla şehit veren köy ise 25 kişi ile Kastamonu’nun Güzlük köyü. 279 Mehmet Denizlili şehidinin 279’unun adı Mehmet, 203’ünün Ali, 132’sinin Hüseyin. 16-25 yaş Denizlili 315 şehidin yaş dağılımları incelendiğinde yüzde 35’inin 26-30, yüzde 27’sinin 31-35, yüzde 26’sının 16-25, yüzde 12’sinin 36 yaşın üzerinde olduğu görülüyor. Bu sonuç, her 4 kişiden birinin 25 yaşın altında olduğunu gösteriyor. 97 bin Değişik kaynaklara göre 150 bin ile 300 bin Türk askerinin şehit olduğu belirtilirken Osmanlı kaynaklarında şehit sayısı 56 bin 643 olarak geçiyor. Sakat kalanların sayısı 97 bin 7, kaybolanların 11 bin 178 olarak açıklanıyor. 589 Çanakkale Boğaz Komutanlığı tarafından yayınlanan resmi bilgi ve belgelere göre ise cephede şehit olanların sayısı 589’u subay olmak üzere 57 bin olarak geçiyor. 787 Suriye ve Filistin’den 787, Lübnan ve Irak’tan 117, Kosova’dan 65, Yunanistan’dan 45, Makedonya’dan 31, Arnavutluk’tan 27, Bulgaristan’dan 21 kişinin şehit olduğu da belirtiliyor. 13 yaşındaki bombacı Savaşın isimsiz kahramanlarından biri de 13 yaşındaki bu çocuk. Cephede “Gönüllü Bombacı” olarak görev yapan bu çocuk gibi yüzlercesi vardı. Onun hatırası bu fotoğrafta kaldı, ama adı ise bilinmiyor. GELDİKLERİ GİBİ GİTTİLER... Anzak birlikleri 25 Nisan’da Seddülbahir, Arıburnu ve Kumkapı’ya çıktı. Anzak günü olarak anılan bu tarih yeni bir hezimetin başlangıcı oldu. İşgalciler hem sayıca hem ekipman olarak Türk birliklerinden üstündü. Ancak bu üstünlükleri sulara gömüldü. CENAZE MERASİMİ TÜRKLER’DEN Deniz zaferinde batırdığımız Safir denizaltısının mühendislerinden biri, Bone... Türk askeri denize atlayarak onu kurtarmaya çalışır. Ancak Mühendis Bone kanlı sularda hayatını kaybeder. Türk askerleri Mühendis Bone’ye bir cenaze töreni düzenler, hatta papaz bile çağırır. Bone’nin esir arkadaşları da bu küçük törene katılır. |
|
|
|
|
|
#3 (İleti Bağlantısı) |
|
Yeni Üye
|
Bizim için canlarını veren yürekli türk evlatlarının ruhları şad olsun.
|
|
|
|
|
|
#4 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
ULU BAŞBUĞ ATATÜRK VE CANLARINI BU VATAN İÇİN VEREN TÜM ŞEHİT VE GAZİLERİMİZE SONSUZ MİNNETTARIZ
|
|
|
|
![]() |
| Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Otağ | Yanıtlar | Son İleti |
| BU SABAH BIR KURPE QELİB DÜNYAYA!! | Cx GOKTURK Cx | Türk Şiiri | 2 | 06.01.2007 00:23 |
| DESTAN!! TURKUM BEN, OGUZ NESLI BENIM NESL-I VAKURUM... | Cx GOKTURK Cx | Türk Şiiri | 0 | 06.07.2006 01:34 |
| DESTAN..... UTANSIN,YOLUNA CIKAN TURKOGLU!!!!!! | Cx GOKTURK Cx | Türk Şiiri | 0 | 05.07.2006 22:17 |
| GÖKALP-ALTIN DESTAN | Özge Terken | Türk Şiiri | 1 | 10.06.2006 14:28 |
| (((( DESTAN!!!!!!! )))) | Cx GOKTURK Cx | Türk Şiiri | 0 | 17.05.2006 02:33 |