![]() |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Yemen türküsü hakkında
YEMEN TÜRKÜSÜ
HAVADA BULUT YOK, BU NE DUMANDIR ? MAHLEDE ÖLÜM YOK, BU NE ŞİVANDIR ? ŞU YEMEN İLLERİ NE DE YAMANDIR. AH O YEMENDİR, GÜLÜ DİKENDİR, GİDEN GELMİYOR, ACEP NEDENDİR ? BURASI MUŞ'TUR, YOLU YOKUŞTUR; GİDEN GELMİYOR, ACEP İŞTİR ? KIŞLANIN ÖNÜNDE REDİF SESİ VAR, BAKIN ÇANTASINDA ACEP NESİ VAR ? BİR ÇİFT KUNDURASI, BİR DE FESİ VAR. AH O YEMENDİR... KIŞLANIN ÖNÜNDE GEZİYOR KAZLAR, ELİM, KOLUM AĞRIR, YÜREĞİM SIZLAR, YEMEN'E GİDENE AĞLIYOR KIZLAR. AH O YEMENDİR... KIŞLANIN ÖNÜNDE BİR BİNEK TAŞI, YOKLAMA YAPIYOR BİZİM BİNBAŞI, SEFERE GİDERLER ÇAVUŞ, ONBAŞI. AH O YEMENDİR ----------------------------------------------------------- Ümmetçi çapulcu takımı Muş yazan kısmın Huş (Yemen'de bir dağ) olduğunu iddia eder. Hatta derler ki Muş düz bir ova, yokuş yolu yok. Ama daha sonra Muş'un o yıllarda yollarının yokuş olduğu ispatlandı. Üzerinde durmak istediğim nokta, Türk'e ait olan herşey karalanmaya, lekelenmeye çalışılıyor. O yıllarda Yemen'deki dağı kim biliyor ki türkü sözü yapacak. Türkünün içinde geçiyor "Giden gelmiyor." diye. Kim gelmiş te türküyü yazana Yemen'de Huş diye bir dağın olduğunu söylemiş? Bunun gibi birçok mantıksızlık söz konusu. Bu türkü Yemen cephesine yollanan, geri dönmelerinin zor olduğu bilinen ~130.000 asker için yazılmış. Türküyü yazan da Muş'luymuş ve kendi bölgesini anlatmış. Türkümüze sahip çıkalım, böyle saçmalıklara inanmayalım! |
|
|
|
|
|
#2 (İleti Bağlantısı) |
|
Otağ Yöneticisi
|
Başbuğ Atatürk'ün en sevdiği sanatçıların başında gelen Safiye Ayla da yıllar önce, bu konuya değinmiş ve Yemen türküsünün , "Burası Muş'tur yolu yokuştur" diye söylenen nakarat bölümünde yanlış olarak, "Muş" sözcüğünün kullanıldığını, doğrusunun ise "Huş" olduğunu, "Huş"un da, Yemen de bir tepe olduğunu söylemiş ve genç kuşak sanatçılara bu türküyü doğru okumaları konusunda uyarıda bulunmuştu.
__________________
Türk, Tanrı'nın; Atsızcılar da Türk'ün öfkesinden yaratılmıştır. |
|
|
|
|
|
#3 (İleti Bağlantısı) | |
|
Türkçü
|
Alıntı:
Emekli Kurmay Albay Oğuz Kalelioğlu, Muş-Yemen Türküsü Gerçeği adlı kitabında ünlü türkünün hikayesini anlattı. Kalelioğlu, 117 sayfalık kitabın, “Muş-Yemen Türküsü’nün Tarih İçindeki Yeriö başlıklı bölümünde Ahmet Zeki Özdemir’e dayandırdığı bilgiler verdi. Birinci Dünya Savaşı’nda Muş’a asker toplamaya gelen İstanbullu, Askerlik Şubesi Başkanı ve Müzisyen Yüzbaşı Selahattin Ethem’in ilk defa geldiği Muş’un rampalı yokuş yolunu çıkarken dudaklarından “Burası Muş’tur, yolu yokuşturö mısralarının döküldüğünü, şehrin dağların arasında sisli ve dumanlı görüntüsü nedeniyle de, Yüzbaşı’nın “havada bulut yok, bu ne dumandır" mısralarını söylediği anlatılan kitapta ayrıca şu bilgiler yer aldı: “Şehrin içinde kadınlar ve genç kızlar ağıt yakmaktadırlar. Yüzbaşı soruyor: ‘Hayrola bacılar, hanımlar bu ağıtlar niye? Bir cenazeniz mi, acınız mı var?’ ‘Kumandan Bey, erkeklerimiz, oğullarımız askere gitti, senelerdir dönmedi.’ ‘Nereye gittiler?’, ‘Yaman illerine’, ‘Yemen neresidir, bilir misiniz?’, ‘Bilmeyiz, ancak orada gül-çiçek yoktur, çemen (çimen) vardır, erkeklerimiz mektuplarında çiçek yerine çemen gönderiyorlar.’ Bir müzisyen olan İstanbullu Yüzbaşı Selahattin Ethem Bey, hüzünle bir köşeye oturur, küçük defterini çıkarır ve Muş-Yemen Türküsü’nün ilk mısralarını kaleme alır." Kalelioğlu, kitabında türküde geçen yerin Muş değil, Yemen’deki “Huş" olduğu iddialarına da cevap verdi. Kalelioğlu, “Türkünün Muş’ta yazıldığı kesindir. Muş’tan Yemen’e giden askerlerin yakınlarının elemli ağıtlarını gerçek olaylarla birleştirip kağıda dökülmesiyle ortaya çıkmıştır" dedi.(ANKA) ------------------------------------------------------------------------ Huş olduğunu nurculardan duyuyorum genelde. Zaten Zaman gazetesinde de 1-2 kere haber yapılmıştı. Türkü anonim olduğu için kesin birşey diyemiyorum. |
|
|
|
|
|
|
#4 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Konuyla alakalı bir başka yazı:
İstanbul Teknik Üniversitesi Müzikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Songül Karaosmanoğlu Ata, ANKA’ya yaptığı açıklamada, ilk olarak 1944 yılında Ankara Devlet Konservatuarı adına Muzaffer Sarısözen, Halil Bedii Yönetken ve Rıza Yetişen tarafından oluşturulmuş derleme ekibi tarafından Duriye Keskin adlı mahalli bir sanatçıdan derlenen türküdeki “Burası Muş’tur" sözlerinin 90’ların ortasında kaynağı belirsiz söylentiler sonucu “Burası Huş’tur" şeklinde değiştirildiğini ifade etti. Ata, TRT’nin bile söylentilerden etkilenerek türkünün sözlerinde tahrifat yaptığını belirtti. “HUŞ YEMEN’DE İSE TÜRKÜ MUŞ’TA NASIL DERLENDİ?" TRT’nin değiştirdiği sözlerin altına “Huş; Yemen’in başkenti Sana ile Taiz kentleri arasında bulunan bir Türk Kalesinin ismidir" açıklamasını yaptığını hatırlatan Ata, “Türkünün sözlerini dikkatli bir şekilde okursak, Anadolu toprakları üzerinde bir yerlerde söylendiğini anlayabiliriz. Bu sözlerin ‘hüküm sürülmeye çalışılan bir toprakta’ yakılması mümkün değildir" dedi. “TÜRKÜ YEMEN’E GÖNDERİLEN ASKERLERE YAKILAN BİR AĞIT" Ata, türkünün Osmanlı döneminde Yemen’e yollanan askerlerin arkasından yakılan ağıtlara bir örnek teşkil ettiğini vurgulayarak, “Türkünün sözleri arasında rastladığımız birkaç kelime dahi, Anadolu topraklarında yakıldığını ispatlamak için yeterli olacaktır. Örneğin ‘Kışlanın önünde redif sesi var’ derken yedek askerlerin bile savaşa çağrıldığından söz ediliyor. Topraklarında savaşmaya gidilen Yemen’den nasıl olur da yedek asker toplanabilir ki?" yorumunu yaptı. “TRT ORJİNAL DERLEMEDE TAHRİFAT YAPTI" Buna rağmen, TRT yetkililerinin türkünün sözlerini değiştirmenin yanı sıra, değiştirilen notanın sanki Muş ilinden derlenmiş gibi gösterildiğine dikkat çeken Ata, 2001 yılında Ankara Radyosu’na konuya ilişkin hazırladığı bir rapor gönderdiğini kaydetti. TRT YANLIŞINDAN DÖNDÜ AMA İŞ İŞTEN GEÇTİ Ata, TRT’den raporuna ilişkin herhangi bir cevap alamadığını, ancak Ekim 2002 tarihinde İstanbul Radyosu’na yaptığı bir ziyarette “Huşöun değiştirilerek yeniden “Muş" yapıldığını gördüğünü söyledi. Ata, “TRT yaptığı yanlışı o tarihte gördü ve değiştirdi. Ancak o dönem araştırmadan, uydurma ve aceleci bir yaklaşımla yapılan değişiklik kamuoyunda kanıksandı" diye konuştu. “UZMANLARA DANIŞILMADAN DEĞİŞİKLİK YAPILDI" TRT’nin Türkiye’de Halk Müziği’ne büyük hizmetlerde bulunmuş saygın bir kurum olduğunun altını çizen Ata, ancak edebiyat bilimcilere, müzik bilimcilere ve dil bilimcilere danışılmadan yapılan değişiklikle genç nesillerin çok bilinen bir türküyü yanlış şekilde öğrendiğini belirtti. “KONSERVATUAR ÖĞRENCİLERİ BİLE YANLIŞ BİLİYOR" Uzun yıllar “Muş" şeklinde söylenmiş, sevilmiş, birçok caz ve klasik müzik icra eden müzisyene esin kaynağı olmuş bu türkünün, son zamanlarda birçok müzisyen tarafından “Huş" şeklinde söylendiğine dikkat çeken Ata, “Söylentilere dayanarak yapılan tahrifat halk kültürünün önemli eserlerinden birinin yanlış icra edilmesine neden oldu. Konservatuar öğrencileri bile türküyü yanlış sözlerle okuyor. Bundan sonra TRT ve ilgili kurumların böylesi konularda daha özenli davranması gerekiyor" diye konuştu. Çok tartışılan “Havada Bulut Yok" türküsünün orjinal sözleri ise şöyle: “Havada bulut yok bu ne dumandır, Mehlede ölüm yok bu ne şivan dır, Şu yemen elleri neden yamandır, Anom yemendir, gülü çemen dir, Giden gelmiyor acep nedendir. Kışlanın önünde bir sürü kazlar, Ayağım yalnayak yüreğim sızlar, Yemen’e gidene ağlıyor kızlar, Burası Muştur, havası hoştur, Giden gelmiyor acep ne iştir. Kışlanın önünde redif sesi var, Açın bakın çantasında nesi var, Bir çift kundurayla birde mesi var, Burası Muştur, havası hoştur, Giden gelmiyor acep ne iştir. (ANKA) |
|
|
|
|
|
#5 (İleti Bağlantısı) | |
|
Otağ Yöneticisi
|
Alıntı:
Sen Atatürk'ün sanatçısına inan. Bazı komutan müsvvedelerinin neye ve kime hizmet ettikleri malumdur ve bu zevatların her dediğine inanacaksak, o zaman, bugün Orgeneral emeklisi olacak adam olan Aytaç Yalman'ın da Alpertunga'nın kürt olduğunu zırvalamasına da inanmamız gerekecektir. Türkü, sonuçta Türklerin ezgisidir ve türkünün neresi için veya nerede yazıldığının hiçbir önemi yoktur.
__________________
Türk, Tanrı'nın; Atsızcılar da Türk'ün öfkesinden yaratılmıştır. |
|
|
|
|
|
|
#6 (İleti Bağlantısı) |
|
Otağ Yöneticisi
|
ALINTI:
Sana şehri ile Şehare arası yol çok sarp dağlardan, derin vâdilerden geçen ve hayvanla altı günde varılan belalı bir yoldur. Dağın eteğine varıldıktan sonra tepeye virajlı yoldan dört, beş saatte çıkılabilir. Hele bu dik dağın eteğine varıncaya kadar geçilen vâdiler ve üstünden aşılan dik yamaçlı dereler âsî ve şakîlere o kadar müsâit yerlerdir ki kayalar arasına saklanan üç beş silahlı bir taburluk kuvveti istediği yerde durdurabilir... Şehare denizden 3000 metre kadar yüksek ve düz kenarlı dağın üstündeki düzlüğe kurulmuş olduğu halde etrafı ayrıca sur ile çevrilmiş askerî bir merkezdir.7 Sana’dan hayvanla altı günde gidilirdi. Burası denizden 6000 metre yüksekliktedir. Sana kuşatması Şehara’daki kaleden yönetilirdi. Burası Yemenli imamların sığınağıydı. Dimdik duvar gibi yamaçların arasından korkunç uçurumların kenarından buraya çıkılır, imamın bulunduğu yere ulaşabilmek için 800 metre derinlikten geçmek gerekirdi. Buraya ulaşmak için de küçük kemerli bir köprüden geçilirdi. Yola devam eden insanlar denize düşmüş gibidir. Kuvvet ne kadar çok asker ne kadar fedâkâr olursa olsun bir arada manevra yapamazlar. Bulunduğu yere saplanıp kalırlar. Keçiden bile çevik Yemen askerleri askerlerimizin üzerine saldırır, askerimizin üzerine kurşun ve kaya yağardı. Bu bölgede sel yerine kan aktı demişlerdi bana. Şehara felaketini hiç unutamadık. Şeharaya giderken Huş’tan geçilir. Buraya gidenler dönmediler. O yaygın olan Yemen Türküsü’nde geçen bir çoğumuzun Muş olarak bildiği ve bu şekilde telaffuz edilen yer aslında Huş’tur. Türkülerin Gerçekleri ve Yemen Türkülerinin Arka Planı Hüseyin ÖZCAN
__________________
“Beni olağanüstü bir kişi olarak yorumlamayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir.” Mustafa Kemal ATATÜRK |
|
|
|
|
|
#7 (İleti Bağlantısı) |
|
Otağ Yöneticisi
|
Türküyü seslendirenlerin önemli bölümü yanlış seslendirmiş. Barış Manço da bunlardan biri:
http://www.box.net/shared/ajki8omgny |
|
|
|
|
|
#8 (İleti Bağlantısı) |
|
Alman ve Nazi özentisi olduğu için atılmıştır
|
|
|
|
|
|
|
#9 (İleti Bağlantısı) |
|
Otağ Yöneticisi
|
|
|
|
|
|
|
#10 (İleti Bağlantısı) |
|
Alman ve Nazi özentisi olduğu için atılmıştır
|
O zaman ben bu sarkiyi artik dinlemiyeyim sevdigim bir sarkiydi yalan degil , ama icinde yabanci kelimeler barindiran sarki ve türkülerden uzak durmali diye düsünüyorum.
Bilgilendirme icin sagol balbal. (not : Balbal ben senin icin özellikle SORU CEVAP otagina bir baslik actim ama silinmis , konuyla alakasi olmasada burdan sorayim , avatarindaki kim?) esenlikler |
|
|
|
|
|
#11 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
ESENLIKLER! BEN DE BU ŞARKININ AZERBAYCANA AID OLDUGUNU ESITMIŞEM. BU HAKDA OKUDUGUN KAYNAGİ BULURSAM SİZLERLE DE PAYLAŞARAM. BURDA SIVAN KELIMESI ISE kurd KELIMESI DEYIL. SIVAN - ŞİVEN AZERBAYCANDA BIR HUZUNDE, YANİ BİRİSİ OLDÜKDE INSANLARIN AGLASMASINA, AGIT DEMESİNE DERLER. .
http://www.youtube.com/watch?v=H2TRC-LYr4k BURDA DA AYNEN HUŞ DIYOR.
__________________
|
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Otağ | Cevaplar | Son İleti |
| Sarı Gelin Türküsü Hakkında | AzerbaycanTurku | Türk Elleri Ezgileri | 5 | 28.12.2007 22:06 |
| Bostorgay. Harika Bir Kırım Türküsü. | Emin Deha Sönmezışık | Türk Elleri Ezgileri | 7 | 11.09.2007 13:15 |
| TÜRKLER'İN TÜRKÜSÜ | Özge Terken | Türk Şiiri | 0 | 18.05.2006 01:30 |
| YEMEN TÜRKÜSÜ | Özge Terken | Türk Şiiri | 1 | 14.05.2006 03:34 |
| TÜRKİSTAN İHTİLALCİLERİNİN TÜRKÜSÜ | Özge Terken | Türk Şiiri | 1 | 10.05.2006 01:11 |