Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı > TÜRKÇÜ BAKIŞ > Türkçü Bakış

Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs..

Yeni Konu aç  Yanıtla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 04.05.2007, 15:02   #1 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Üyelik Tarihi: 21.04.2007
Bulunduğu yer: CUMHURİYET BAŞKENTİ ANKARA
Yaş: 25
İletiler: 261
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
VATAN UĞRUNDA YAŞAMAK

"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak uğrunda ölen varsa vatandır."


Dönemin talihsiz olaylarının verdiği acıları yüreğinin derinliklerinde hisseden şair, bu dizelerle sesleniyor o yıllardan günümüze. O yıllar... Vatan uğrunda ölmenin, yaşamayı sevmek kadar güzel olduğu, o zor yıllar. Çilelerle dolu, kederli günlerde memleket insanlarının tek tesellisi ise, sıcacık yüreklerindeki tükenmez vatan sevgisidir.

Vatan sevgisi; bülbüle, altın kafesleri dar edecek kadar taşkın; bir hilal uğruna güneşler batıracak kadar deli dolu; her türlü cefa ve eziyeti peşine takıp gelen feleğe karşı, toprağı vatan yapan millet uğrunda bir azimetten dönmeyi, kahpelik sayan nesiller yetiştirecek kadar asil bir duygudur.

Leyla ile Mecnun'un birbirlerine karşı hissettiklerini anlatan "aşk" kelimesi bile kifayetsiz kalır, vatan sevgisini ifade ederken. Bir annenin evladını nasıl sevdiğini belki sadece anne olanlar bilebilir. Ancak birer evlat olarak hepimiz, çocuğun annesine karşı neler hissettiğinden yola çıkarak bir annenin evladına karşı duyduğu sevgiyi tahmin edebiliriz. İşte o bizim bildiğimiz yüce sevgiden daha ulu bir tutkudur vatan sevgisi. Buna tarih de şahittir.

Türk kadınının unutulmaz bir destan yazdığı kurtuluş yoluna gidiyoruz bir an. Fedakar Türk anasının kahramanlığına tanık oluyoruz. Kağnısıyla cepheye taşıdığı mermiler, ıslanıp hasar görmesin diye, dondurucu kış soğuğunda, sırtında taşıdığı biricik evladının üzerinden yorganı alıp, cephanenin üstüne örtüyor. Cepheye varılıyor nihayetinde. Mermiler sağlam ancak evladının zayıf ve narin vücudu dayanamıyor soğuğa. Biricik yavrusunu kaybeden ve yüreğine taş basan acılı ananın çehresinde ise üzüntüden eser yok. Çünkü vatan, onun "VATAN SAĞOLSUN" deyişindeki asaletle kurtuluyor. Düşman, bu sarsılmaz iradeyle bozguna uğratılıyor.

Çanakkale’deki Kınalı Ali Destanı’dır, vatan sevgisi. Gelibolu’ya olanca gücüyle saldırmaktadır düşman. Cephedeki vatan evlatları bir bir şehit düşmektedir. Durum vahimdir. Bu vahameti fark eden Kınalı Ali ve arkadaşları, daha savaşa hazır olmamalarına rağmen komutanlarına, cepheye gitmelerine izin vermeleri için yalvarırlar. Dayanamaz komutanları ve gönderir yiğitleri. Kimse sağ kalmaz Kınalı Ali'nin bölüğünden. Hepsi şehit düşer. Kınalı Ali’dir bu evladı vatanın ismi çünkü anası askere gelmeden önce kına yakmıştır oğluna. Onların köyde üç şeye kına yakılırmış meğer; kurbanlık koça, Allah'a kurban olsun diye; gelinlik kıza, kocasına ve çocuklarına kurban olsun diye; bir de askere giden yiğitlere, vatana kurban olsun diye. Kurban olur, Kınalı Ali ve gönüllerine kına yakılmış arkadaşları. Vatanı kurtaranlar, bu ‘Kınalı Kahramanlar’dır.

Ölmenin, yaşamak kadar sıradan olduğu o acılı yıllardan, günümüze döndüğümüzde, farklı bir tablo çıkıyor karşımıza. Savaşın cephelerden laboratuvarlara taşındığı, silahların yerini bilginin aldığı bu yıllara geldiğimizde ölmek, vatan uğrunda yapılabilecek en kolay iş oluyor. Çünkü artık vatan ölecek değil, hayatının her anını bu yurt için yaşayacak insanlar istiyor.

Bugün vatan sevgisini, uykusuz gecelerde, sınır boylarında nöbet tutan bir askerin göz kırpmayışında; bir annenin gecenin ortasında, uykusu kaçmış yavrusunun başında sabırla bekleyişinde; memleketin herhangi bir köşesindeki, herhangi bir lâboratuvarda sabahlayan bilim insanımızın özverisinde bulabiliriz.

Vatan toprağını tırnaklarıyla işleyen çiftçimizin azminde, yerli malı kullanan ve vergisini eksiksiz veren vatandaşın duyarlılığında, sabahları sokakları temizleyen çöpçünün işiyle ilgili ciddiyetinde, mutfakta yemek israf etmeyen ev hanımının titizliğinde vatan sevgisinin yansımalarını görürüz.

Kutsal vatan toprağını kaderine terk etmeyip, ağaç dikmeyi ve etrafını yeşillendirmeyi kendine vazife bilen insanları; cehaletin karanlıklarına karşı aydınlık olmak için bir mum gibi yanıp, eriyip, biten öğretmenleri; memleketin zenginleşip kalkınması için gecesini gündüzüne katıp çalışan, gayretli iş insanlarını savaş meydanlarında en önde koşan fedailerden farklı görmek olanaksızdır.

Hayatın yaşanan bütün karelerinde izi olan vatan sevgisini, savaşın ve ölümün hakim olduğu yıllarda en manidar sözlerle ifade eden şair, bugün yaşasaydı eminim dizelerini şöyle değiştirecekti:

"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır
Toprak uğrunda yaşayan ve yaşatan varsa vatandır."
İlteriş Kağan Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Yanıtla

Etiketler
uĞrunda , vatan , yaşamak



Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Yanıt Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Yanıtlar Son İleti
Vatan Yahut Silistre OGEDAY Tiyatrosever Türkçüler 6 11.07.2008 21:08
kültür-vatan milliyetçiliği? Türkçügenç Türkçü Bakış 1 06.09.2007 00:42
''Vatan Bir Bütündür,Parçalanamaz.'' SAFKANTÜRK Kendi Resim Çalışmalarınız ve Çektiğiniz Fotoğraflar 4 26.02.2007 23:13
kürtlerle birlikte yaşamak istemiyoruz. O halde: Ergenekon Türkçü Bakış 2 22.05.2006 17:57
EY VATAN...! Safkan_Türk_Kizi Türkçü Bakış 3 24.03.2006 01:06


Otağ Saati: 05:15


Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.