![]() |
|
|||||||
| Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs.. |
![]() |
|
|
Konu Bağlantısı | Seçenekler |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
YEŞİLE ÇALAN KARANLIK
YEŞİLE ÇALAN KARANLIK
“Bundan doksan sene önceydi.Yani 1920’li yıllar.Bir Dünya Savaşından yenik çıknış olan milletimiz umutsuzdu,çaresizdi.Silahları toplanmış,ordusu dağıtılmış,iktidarı ise baskı altına alınmış bir millet vardı.Önce milletin bağımsızlığı elinden alındı.Bağımsızlığın yitmesiyle başlar tüm kayıplar… Önce bağımsızlık gider,sonrasında namus,dil,bayrak,vatan gibi milletin tüm kutsal değerleri bir bir ayaklar altına alınır.İşte Türk milleti de doksan sene önce böyle bir durumdaydı.Sonra kahramanlar ortaya çıktı.Kahramanlar ordusuz kalmış milletin adına ordu kurdu.Düşmanlarla savaştı ve sonunda düşmanları yenip milletin bağımsızlığını geri kazandı.” Öğretmen söylediği sözlerin öğrencileri üstündeki etkisini anlamak için bir süre-hareketsiz bir biçimde-öğrencilerine baktı.Öğretmen ders boyu Kurtuluş Savaşı’nın kahramanlarını anlattı.Evet!Çok önemli bir kurtuluş savaşı kazanılmıştı.Ama kimlere karşı!Öğretmen çocuklarına sadece yabancı kuvvetlerin Türk yurdunu fiziki olarak işgal etmesinden oluşmuş olan tehlikeden kurtuluşu anlatmıştı. Oysa bu savaş bir yönüyle diğer kurtuluş savaşlarından ayrılıyordu.Bu savaş;sadece toprak işgalinden değil,beyin işgalinden de kurtuluşun savaşıydı.Yabancı kültürlerin etkisiyle Türklüğün aleyhine gelişen gerici zihniyete karşı kazanılmış bir zaferdi.Bir bakıma bu savaş karaçarşaflılarla kalpaklıların savaşıydı. Mustafa Kemal Paşa savaşın fiziki tarafını kazandıktan sonra savaşın en önemli tarafı olan-gerici,arap özentisi zihniyete karşı-düşünsel tarafına yönelmişti.Mustafa Kemal Paşa bizi gerileten-yabancı kültürlerin etkisinde kalmış-zihniyete karşı ileriye dönük ”Türkçü Devrim”i uygulamaya koymuştu.Bu yenilikçi hareketler her yönden kendini göstermişti.Medreselerin yerini üniversiteler almış,Arapça terk edilmiş,kadının toplumdaki yeri-Türk kültüründe olması gerektiği gibi-erkekle eşitlenmişti.Bu değişimlerden biri de karaçarşafın ve türbanın çıkarılıp bunların yerini uygar giyimlerin almasıydı.Bu iyi yöndeki değişimlerin kalıcılığı için bir takım önlemler alındı.Bu önlemlerin sonucunda zamanla bir takım yasaklar getirildi. Fakat bu yasaklar iyi yöndeki değişimlerin tam olarak yerine oturmasına yetmedi. Mustafa Kemal Paşa’nın uçmağa varışından sonra Türkçü Devrim’e karşı devlet kurumlarında dahi gözle görülen bir meydana geldi.Bastırılmış olan gerici zihniyet hortladı.Bir bakıma Kubilay’ı kesenler-sonuçta da ceza olarak asılanlar-dirildi.Atatürk’ün kurduğu yenilikçi devletin içine sızmaya başladılar.Devlet içinde önemli yerlere yükseldiler.Kimileri Atatürk’ün koltuğuna oturdu.Bu gelişmeler olurken Türk milleti gaflet uykusu içindeydi.Milleti uyutmak için bahaneler hazırdı:”Biz sadece dinin gereklerini yerine getirmek istiyoruz.” Milleti uykuya yatırdıktan sonra aydınlıktan karanlığa uzanan bir yol izlendi.Bu hareketlerin yöneticisi ise iktidar partisi idi.Yanlarına sözde milliyetçi gerçekte ise arap özentisi,ruhunu arap’a satmış ülküsüz insanların yönettiği; bugünün yeniçeri ocağı durumundaki oy avcısı bir partiyi yollarına yoldaş seçtiler. Bugün”Atatürkçü Devrim”in emaneti olan türban yasağını kaldırmaya çalışıyorlar. Amaçları önce Türk okullarına arap örtüsüyle girilmesini sağlamak,sonra bu uygulamayı tüm kamusal alana yaymak ardından da emelleri olan eski düzeni diriltme çabalarını başarmak,ülkeyi birkaç yüzyıl önceki haline döndürmek. Hiç kimse bize türbanla kamusal alanlara girilmesinin elde edilmesi gereken bir hak,özgürlük olduğunu söylemesin.Türban masum bir hak değil,gerici zihniyetin simgesidir.Eğer türbana izin verilirse,kamusal alanlarda bir gruplaşmanın oluşacağı,türbanlıların türbansızları baskı altına alacağı unutulmamalıdır.Toplumda bu şekilde ortaya çıkacak olan bir bölünmüşlük ülkemize ,milletimize,devletimize zarar verecektir. Atatürk’ün”Türkçü Devrim”i emanet ettiği Türk genci uyuma!Harekete geç artık! Gözlerimin önünde bu durum sürdükçe Kubilay’ın başını Atatürk’ün dizlerine dayadığını görüyorum.Kalbinden kanlar sızarak şöyle diyor:”Acı çekiyorum.Ey Atam!” Ey Türk milleti silkelenip titre!Üstündeki geri kalmışlığı üzerinden dök. Büyük kurtarıcın Mustafa Kemal’in ulu hatırası için mücadeleye geç! Şanlı şehidin Kubilay’ı unutma!İntikamını al! |
|
|
|
|
|
#2 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
Eline sağlık ırkdaş;
Kanla kazanılanlar işbirlikçi köpeklerle ayaklar altına alınıyor. Türk'ün kutlu değerleri yok sayılıyor. Şu an bir dönemeçteyiz. Tanrı Türk'e sabır versin. |
|
|
|
|
|
#3 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Yazının kaynağı kimdir?
|
|
|
|
|
|
#4 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
kendim yazdım
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| çalan , karanlik , yeŞİle |
| Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Otağ | Yanıtlar | Son İleti |
| Yavrularını çalan köyün kábusu oldu | karatay | Doğada Yaşayan Hayvanlar | 4 | 17.06.2008 12:17 |
| Türkümüzü çalan it soylari | Irkci_Turk | Türkçü Bakış | 8 | 25.01.2007 11:35 |
| NURCULARIN KARANLIK NURU | İLTERİŞ | Türkçü Bakış | 2 | 12.02.2006 00:23 |