Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı > TÜRKÇÜ BAKIŞ > Türkçü Bakış

Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs..

Yeni Konu aç  Yanıtla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 01.08.2008, 08:26   #1 (İleti Bağlantısı)
ırkçı
 
ırkçıbozkurt adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 14.05.2008
İletiler: 11
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
YOKSA RUMLARLA AYNI ÇATIDA MI YAŞIYACAGIZ!!Tek Egemenliği Kabul Ettik

“Tek Egemenliği Prensip Olarak Kabul Ettik”
(25.07.2008 - Kıbrıs Postası)


Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik başlayan son süreç çerçevesinde bu yıl sonuna kadar çözüm bulunacağına dair umutlu olduğunu söyledi.

Talat AA'ya verdiği demeçte, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas ile başlattıkları son süreç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyareti, Türkiye'deki iç siyasi gelişmelerin sürece olası etkileri ve egemenlik tartışmalarına ilişkin görüşlerini aktardı.
Son süreçten eskiye kıyasla daha umutlu olduğunu belirten Talat, çünkü eski Rum lider Tasos Papadopulos'un tavrının Kıbrıs sorununda herhangi bir ilerlemeye izin vermediğini, Papadopulos'un müzakereye dahi yanaşmadığını hatırlattı.
“Şimdi durum öyle değil. Ama unutmamak lazım Sayın Hristofyas eskiyi de omuzlarında taşıyor” diyen Talat, bunun birçok nedeni olduğunu, Rum toplumu içinde “Annan planının şeytanlaştırılması” döneminde çok iyi hazırlık yapmak gibi birçok metodun ilkeselleştiğini, Hristofyas'ın seçim kampanyasını bu ilkeleri öne çıkartarak yürüttüğünü, aynı zamanda Papadopulos'un partisi ile ortak olduğunu ve dolayısıyla onun da desteğini almak durumunda olduğunu kaydetti.
Talat, bu nedenlerden ötürü, daha önce başlatmayı planladıkları tam teşekküllü müzakerelerin hala başlayamadığını söyleyerek, yarınki görüşmede bu süreci artık başlatacaklarını belirtti. Tam teşekküllü müzakerelerin “gerçek müzakereler” anlamına geleceğini ifade eden Talat, müzakerelerin yöntemini henüz belirlemediklerini, bunun ya yarın ya da müzakerelerin başında belli olacağını kaydetti. Talat, yönteme ilişkin kendi öngörüsünün, konuları bir sistematik içinde adım adım ele almak, anlaşılan konuları bir tarafa, anlaşılmayanları diğer tarafa koymak ve bilgi ihtiyacı olduğunda çalışma gruplarına görev vermek şeklinde olduğunu bildirdi.
Cumhurbaşkanı Talat, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunun da makul bir süre olması lazım. Tam teşekküllü olmasının anlamı, bütün konuları bütün unsurlarıyla ele alacağız demektir. Hedefimiz erken zamanda çözüme ulaşmak. Aylarca, yıllarca sürecek bir görüşmeden söz etmiyorum. Ben 2008 yılı sonuna kadar bunun yetişebileceğini düşünüyorum. Çünkü eylül, ekim, kasım, aralık; 4 ay var. Annan planı 1,5 ay müzakere edildi. Dolayısıyla bu zaman yetebilir, eğer olmazsa biraz daha uzar. Ama sonuçta Kıbrıs sorununu kısa zamanda çözmek temel hedefimiz olmak zorundadır.”
Talat, Türkiye'deki iç siyasi gelişmelerin bu takvime muhtemel etkileri konusunda da Türkiye'de olan her şeyin kendilerini etkileyeceğini belirterek, çünkü kendilerini tam anlamıyla destekleyen tek ülkenin Türkiye olduğunu hatırlattı. Talat, şunları söyledi:
“Dolayısıyla Türkiye'de olacak her olumsuz ya da olumlu şey, bizi etkileyecektir. Ama bu demek değildir ki Türkiye'deki olumsuz bir gelişme doğrudan doğruya Kıbrıs'a da yansıyacak. Hayır, burası başka bir ülke. Buraya yansıması doğrudan bizi destekleyen tek ülke oluşu nedeniyledir.”
Talat, Başbakan Erdoğan'ın son KKTC ziyaretini de değerlendirerek, Erdoğan'ın verdiği “Kıbrıs'ın Türkiye için bir milli dava olduğu ve Türkiye'nin her zaman, siyasi istikrarsızlık olabilecek bir durumda bile Kıbrıs Türklerinin yanında olduğu” mesajlarının önemine dikkat çekti.
Kıbrıs Türklerinin pek çok açıdan, özellikle psikolojik olarak Türkiye'nin desteğine çok büyük önem verdiğini belirten Talat, Türkiye'yi eleştirenlerin bile bu durumda olduğunu bildirdi.
Cumhurbaşkanı Talat, Rum lider Hristofyas ile tek egemenlik konusunda vardıkları uzlaşmanın tartışmalara yol açtığının hatırlatılması üzerine, “Biz yeni bir politika yürütüyoruz. O nedenle eski politikaların, 'çözümsüzlük çözümdür" düşüncesinin sahiplerinin bizi eleştirmesi kadar doğal bir şey yok” diye konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın “bir adım önde olma” politikası ile kendilerinin çözüm politikası birleşince Annan planının kabulüyle başlayan sürecin yaşandığını hatırlatan Talat, yüzde 65 oranla Kıbrıslı Türk halkı tarafından kabul edilen Annan planında da egemenliğin ve vatandaşlığın tek olduğunu belirtti. Talat, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ama bu ortak egemenliktir. İki tarafın eşit katılımıyla ve her bir kurucu devletin kendi yetkileri dahilindeki fonksiyonlarını egemen olarak yürüttükleri bir egemenliktir. İşte bu nedenle biz tek egemenliği prensip olarak kabul ettik. Uygulaması ve ayrıntılarını tam teşekküllü müzakerelerde görüşeceğiz.”
Talat, tek egemenliğin “Rum egemenliği” olarak görülmesinin kendisini tedirgin ettiğini de söyleyerek, “Yani ortak olarak kullandığımız veya kullanacağımız ne varsa Rumların. Eğer bu düşünce söz konusu ise biz teslim olduk demektir. Çünkü asgari düzeyde de olsa ortak kurumlarımız olacak. Ortak kurumlar ortaktır. İki taraf eşit olarak ortaktır” diye konuştu.
Talat, bir başka soru üzerine de Hristofyas'la varacakları olası bir çözümün Annan planı gibi yine referanduma götürüleceğini belirterek, bunun BM'nin en temel ilkelerinden biri olduğunu kaydetti.
Annan planını kabul eden Kıbrıslı Türklerin AB'nin bazı vaatlerini tutmaması nedeniyle yeni bir referandumda çözüme daha az destek vermesini bekleyip beklemediğinin sorulması üzerine Talat, şöyle konuştu:
“Mümkündür. Nasıl bir anlaşma yapacağınıza bağlı. Eğer halkı memnun eden iyi bir anlaşma yaparsanız yüzde 75 oy da alırsınız. Bugün ortalığı toz duman edenlere bunu da söylemek lazım, sonuçta karar verecek olan halklardır. Ben bugün halkın nabzını yanlış tutuyor olabilirim, ama sonuçta halkım bunu onaylamaz ve bu iş çöker. O nedenle her aşamada halkın nabzını tutmak zorundayım ve tuttuğuma inanıyorum.”
ırkçıbozkurt Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 01.08.2008, 16:54   #2 (İleti Bağlantısı)
 
C* Ergenekon C* adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 26.02.2008
Bulunduğu yer: Antalya
Yaş: 30
İletiler: 445
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Benim konu üstüne düşüncem de rumların hiç bir şekilde Türkler'le bir arada yaşamayacağıdır. Ne yazıktır ki, birleşme olmayacağı konusundaki umudumu rumların bu düşüncesine bağlamış bulunuyorum. ( Bu yazım Kıbrıs'lı asil Türk soydaşlarımı gücendirmesin, lafım rum-ingiliz hayranı, ne olursa olsun birleşelim taraftarı Türkleredir)
__________________
BÜTÜN TÜRKLER BİR ORDU, KATILMAYAN KAÇAKTIR.
C* Ergenekon C* Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 01.08.2008, 22:26   #3 (İleti Bağlantısı)
 
Buğra Şad adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 04.07.2007
Bulunduğu yer: Kemal Paşa'nın Ruhu
İletiler: 2,147
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Ah Ecevit ah...

Sağlığında seni eleştiriyordum ama senin yaptığın kaleleri bile yıkıyor bu hainler. Tek kalkıp gelsen de yine seni eleştirsek, vatana ihaneti eleştireceğimiz yerde...
Buğra Şad Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 02.08.2008, 20:25   #4 (İleti Bağlantısı)
 
KOCATÜRK adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1,508
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın kızı Ayşenur, Tunuslu nişanlısı Rauf Zrilli ile dün akşam evlendi.

Kızını bir bedevi araba dölleten kişi , zaten TÜRK değildir.

O halde "TÜRK" için önemli olan değerlerden habersiz olan bir cumhurbaşkanının vatan toprağını rumlara peşkeş çekmeside gayet normaldir.

Rauf DENKTAŞ 'ın kıymetini bilmeyen , anlayamayan bir topluma bunlar müstehaktır.
KOCATÜRK Çevrimiçi   Alıntı ile yanıtla
Alt 02.08.2008, 21:40   #5 (İleti Bağlantısı)
 
C* Ergenekon C* adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 26.02.2008
Bulunduğu yer: Antalya
Yaş: 30
İletiler: 445
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
KOCATÜRK adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Rauf DENKTAŞ 'ın kıymetini bilmeyen , anlayamayan bir topluma bunlar müstehaktır.
Teker teker ne kadar sembolümüz varsa hepsine saldırıyorlar. Yenemediklerini karalıyorlar. Mahkemelere , orduya, polise hepsine saldırdılar. Diğerleri Türk milliyetçiliği için nasıl bir sembolse Rauf DENKTAŞ'ımızda öyle bir sembol. Çok doğru bir laf olmuş. Türkiye adadan çıksın diyen rumlaşmış Kıbrıslılar Rauf Denktaş'ın kıymetini bilemedi, bundan sonra olacak herşey onlara müstehaktır. Bunları her 30 yılda bir rumlara bırakmak gerekiyor galiba.
__________________
BÜTÜN TÜRKLER BİR ORDU, KATILMAYAN KAÇAKTIR.
C* Ergenekon C* Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 02.08.2008, 23:20   #6 (İleti Bağlantısı)
Aptal olduğu için atılmıştır
 
Üyelik Tarihi: 10.06.2008
Yaş: 20
İletiler: 119
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Ecevit ne insanmış ki Dünyayı karşısına aldı da Kıbrıs'a barış götürdü,

ama bu el tayyip döneminde haklı olduğumuz davamızda Irağa girdik abd çıkın dedi de çıktık dedikodularına cevap bile veremedi,Üniter yapıyı bozmak isteyen bölücülere biz şu cevabı vermesini beklerdik... Gerçek TÜRKİYE Cumhuriyeti Başbakanından
-TÜRKİYE CUMHURİYETİ'inin üniter yapısını bozmak isteyenler bilmelidirki
82 Kerkük 83 Musul 84 Kıbrıs.
Gerçek bir başbakan bunları konuşmalı,

Bugün ah ecevit ah diyebiliyoruz sadece,ah Denktaş ah Denktaş tek başına savunduğun TÜRK'lük davasının Kıbrıs Davasının Yaşıyan dava adamı.
TÜRK'lük davasının TÜRK Siyasetindeki Son Örneği.

TÜRK Ulusunda yaşıyorsak ,en zor dönemlerimizde bi Bozkurt gelecektir kurtaracaktır Türk Ulusunu Türklüğü Türk Yurdunu.
Türk Ulusunda Kür-Şad'lar Mustafa Kemal'ler Osman Batur'lar bitmez.

Esenlikler.
KaramanOğlu70 Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 03.08.2008, 00:30   #7 (İleti Bağlantısı)
 
Buğra Şad adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 04.07.2007
Bulunduğu yer: Kemal Paşa'nın Ruhu
İletiler: 2,147
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Her zaman söylüyorum; yine ne varsa ordumuzda var.

Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Yaşar BÜYÜKANIT, KKTC Silahlı Kuvvetler Günü münasebetiyle Merkez Orduevi'nde düzenlenen resepsiyonda, kendisine gazeteciler tarafından yöneltilen "kıbrıs sorunu" ile ilgili bir soruya, "KIBRIS'TA SORUN 1974 YILINDA ÇÖZÜLMÜŞTÜR" cevabını vererek, Türk Askerinin Kıbrıs konusundaki kararlı duruşunu bir kere daha göstermiştir.

Amerika diyince korkudan dimağları dolaşanlara kapak olsun!
Buğra Şad Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 03.08.2008, 01:02   #8 (İleti Bağlantısı)
Türkçülüğün Savunucusu
 
Kağan_MT adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 11.05.2008
Yaş: 16
İletiler: 75
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Yaşar BÜYÜKANIT çok güzel soylemiş."KIBRIS'TA SORUN 1974 YILINDA ÇÖZÜLMÜŞTÜR"
__________________
"İstanbul'da çıkan bir gazeteyi Kaşgar'da ki TÜRK de anlayacaktır."
M.K.ATATÜRK
Kağan_MT Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 03.08.2008, 20:58   #9 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Ogedei Han adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 16.11.2007
Yaş: 19
İletiler: 142
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Ne Türkler ne de rumlar birbirinin egemenliğini kabul etmezler.Orada canını veren Türk askerlerinin mirasına hakaret ediliyor.Büyükanıt sorun zaten 1974'te çözüldü demişti.
Ogedei Han Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 03.08.2008, 21:30   #10 (İleti Bağlantısı)
 
Ferengis adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 18.10.2007
İletiler: 125
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Tanrı;Türklüğünü,,tarihini,uğradığı soykırımı unutan tüm Türk soylu Kıbrıslıların ve buna gözyumanların en kısa zamanda belasını versin.

Kıbrıs Türk'tür, Türk kalacak!...
Ferengis Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 04.08.2008, 13:17   #11 (İleti Bağlantısı)
Ümmet çapulcusu olduğu için atılmıştır
 
Üyelik Tarihi: 25.06.2008
İletiler: 47
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Farkında mısınız bilmem ama AB kıbrısın AB toprağı olduğunu ve Türk ordusunun da orada bulunmasının işgal olduğunu söylüyor. Ordunu çek diyor Türkiye'ye. Bizim hükümet bunu seve seve yapar ama ordu bu konuda hükümeti dinlemeyeceği için hükümette askere çekil diyemiyor.

AB'de bu nedenden dolayı, Genel Kurmayın milli savunma bakanlığının emrine girmesini istiyor. İşte bu çok büyük ve çok yaman bir tehlike olacaktır. Eğer bu gerçekleşirse, kıbrısta askeri hükümet canı istediği andan itibaren çeker, yunanistan denizdeki sınırları 12 mil yapsa kimseden çıkmaz. Irakta bağımsız kıro devleti kurulsa ses çıkmaz. Tanrı askerimizin bağımsızlığını kaybettirmesin!
Umudum Türk Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 04.08.2008, 20:13   #12 (İleti Bağlantısı)
 
Buğra Şad adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 04.07.2007
Bulunduğu yer: Kemal Paşa'nın Ruhu
İletiler: 2,147
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Umudum Türk adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
AB'de bu nedenden dolayı, Genel Kurmayın milli savunma bakanlığının emrine girmesini istiyor.
Bunu AKP'de çok istiyor. Bu sayede çok korktuğu ordudan kurtulmuş olacağını düşünüyor ama işte bu mümkün değildir. Orduyu, Milli Savunma Bakanlığı'nın emrine alamaz. O zaman koca TSK, herhangi bir Bakanlık müsteşarlığından farksız olacaktır. Ya da Bakanlıkların merkez daire başkanlıkları gibi çalışmalarını yürütecektir. Protokolde bile bulunmayacaktır. Ama zaten buna hiç kimsenin gücü yetmez. Orduyu doğrudan Milli Savunma Bakanlığına bağlayamazlar.

Polislerin hiç bir zaman bir tutumu, görüşü ve tarafı yoktur. Polis, hükümet ne derse onu yapar ve iktidar partisi kimse ona çalışır. Polis için şu veya bu ideal yoktur. Polis için sadece iktidar partisi ve onun arzu ve istekleri vardır, bunlar önemlidir. Oysa jandarma (asker) böyle değildir. İktidar kim olursa olsun ve ne isterse istesin, jandarma her zaman Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda çalışmalarını yürütür, bu ilkeler ışığında yürür ve Atatürkçülük yolundan asla ayrılmaz. Jandarma, günübirlik hesaplar yapmadığı için hükümete yaranma çabasında da değildir.

Bunu bilen hükümet, TSK'nın, olduğu gibi Milli Savunma Bakanlığı emrine girmesini çok istiyor ama bunun mümkün olmadığını da biliyor.
Buğra Şad Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 04.08.2008, 21:27   #13 (İleti Bağlantısı)
Yeni Üye
 
Bilgekan_20 adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 04.08.2008
Yaş: 20
İletiler: 10
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
"Kıbrıs davası ergeç bir çözüm yoluna girecektir. Nasıl gireceğini bilemiyoruz. Çünkü bizim için Kıbrıs davasının çözümü, ancak Kıbrıs'ın Türkiye'ye katılmasıyla mümkündür. Bugün bu kadarı olamayacaktır ama, Türkçülük ülküsüyle yetişen bir gençlik var ki, onlar yarın bu ülküyü gerçekleştirirler." Atsız Atamızın söylediği gibi tek çözüm Kıbrıs'ın Türkiye'ye katılmasıdır. Şerifi olan insan taviz vermez ama burayı ve orayı yöneten kişilerde şeref ve Türkçülük olmadığı için kendilerini rum akrebine teslim etmişlerdir. Talat kızını tunuslu birine vermiş zaten başı bozuktan ne beklenir.
Atsız Atam mekanın uçmağ olsun.
Bilgekan_20 Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Yanıtla

Etiketler
ayni , Çatida , egemenliği , ettik , kabul , mi , rumlarla , yaŞiyacagiz!!tek , yoksa



Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Yanıt Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Yanıtlar Son İleti
Köpek dili k.rtçe yayın kabul edildi. KUBİLAY KAĞAN Türkçü Bakış 21 20.06.2008 23:10
YİNE AYNI HABERLER buminkaan Türkçü Bakış 3 20.05.2008 21:47
Genel Kurmayımız...Anayasa değişikliği kabul edilemez Bozkurtun-Oğlu Türkçü Bakış 0 23.02.2008 16:11
TURKCE IBADET NASIL KABUL EDILDI? okan Türk Kültürü 12 24.12.2007 23:56
İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ YOKSA??? Ayban Toygar Türkçü Bakış 0 12.10.2007 11:49


Otağ Saati: 02:54


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.