|
"bizle ahbap
oldular", "hıyanetlik etti" gibi Ermeni vatandaşlarımızın
kullandığı ifadeler Reha'nın yazılarında bol bol geçer.
Şimdi,
Türkçülüğe sonradan dönen Reha'nın, Gök Börü de "İsmet Rasi-ni,
Çınaraltıcıları Banmanı ve Atsızı aramızdan attık" diyerek
yaptığı iddianın teşrihine geliyorum:
1- ismet
Rasin ile Reha'nın anlaşamamasının sebebi, Reha'nın iddia ettiği
gibi, İsmetin "Bozkurta menşei meçhul paralar bulması ve Arna-vut
olması" değildir. İsmetin metin ahlâkını ve ailesini bilenler
onun Türk olduğunu pek kolay kestirebilirler. Kendisine şecere
düzmeğe mecbur olmayan İsmet, hiçbir şey olmasa bile,
tarihimizin ebedî övünçlerinden biri olan Pilevne müdafaası
şehitlerinden birinin toru-nudur. Bundan başka İsmetin yüzüne
bakmak da ırkı hakkında bir hü-küm vermek için kâfidir. Çünkü
İsmetin yüzü Türk yüzüdür. Şahsî me-selelerden dolayı kızdığımız
her insanın Türk ırkından olmadığını söy-lersek doğru bir iş
yapmış olmayız. Reha Oğuz eski arkadaşlarından Hikmet Tanyu ile
bozuştuktan sonra onun Abaza olduğunu ilân etmiş-ti. İsmet
Rasin’e kızınca da ona Arnavut diyor. Bu yoldan gidilirse za-rarlı
çıkacak olan yine Rehadır. Çünkü ana cihetinden atalarını bağla-dığı
Gencenin "Kendek" köyü halis bir Ermeni köyü olduğu gibi(4)
gerek Reha, gerekse kardeşi Orhan'ın yüzleri de tıpkı
Ermeni'ye benzer. Re-ha'nın evvelce sık sık gidip geldiği bir
müessesenin memurlarından bi-ri, adını bilmediği Reha'nın gelip
gittiği müessese sahibine anlatmak için "Ermeni geldi", "Ermeni
gitti" demeği mûtat edinmişti. Keza, Reha birçok yazılarında ve
mektuplarında İstanbul Ermenileri gibi "ikna ol-mak",
"hıyanetlik etti", "bizle ahbap oldular" gibi tâbirler kullanır.
Ke-za, Yusuf Kadıgil’e kendisinin Gürcü olduğunu da bir gün
söylemiştir. Fakat bunlara bakarak nasıl bir kendisine Ermeni
demiyorsak o da gayrı ilmî bir ansiklopedinin kaynağı meçhul
ibaresine dayanarak İsmete Arnavut dememelidir. İsmetin ataları
Pirzirinlidir. Bu kasaba ise Rumeli de bir Türk kasabasıdır.
İçindeki tek tük Arnavutlar civar köylerden gelmişlerdir.
İstanbul da bu kadar Pirzirinli vardır. Hiçbiri Arnavudum demez.
Hepsi de Türküm der. Pirzirin kasabasını iyi bilen Sayın Erkilet
Paşa da kasabanın Türk kasabası olduğuna tanıklık et-mektedir.
Hakikatte Reha'nın, İsmet Rasin’e düşmanlığı, İsmetin Boz-kurta
yazı yazmağa başlamasından sonra, fikrî kuvveti dolayısıyla Re-ha'yı
gölgede bırakması yüzündendir. Türkçeye hâkim olan ve üç
ya-bancı dil bilen İsmet Rasin kuvvetli mantığı, zekâsı ve ilmî
ırkçılık üze-rindeki derin bilgisiyle birdenbire ön safa geçmiş,
bu da Reha'nın kıs-kançlığını ve sonunda düşmanlığını çekmiştir.
İsmetin Arnavut oldu-ğunu iddia etmesi bundandır. Hâlbuki İsmet
tam ülkücü ve fedakâr bir arkadaştı. Reha'nın menşei meçhul
dediği paraları, zengin bir aileye mensup olduğu için, cebinden
veriyordu. Bozkurt, İsmet Rasin saye-sinde onun çizdiği
programla canlanmıştı. Hattâ Reha'nın Bozkurta yazdığı bir yazı
için aleyhine dâva açılınca İsmet Rasin bunu kendi üzerine
alarak Reha'yı cezadan kurtarmıştı. Fakat Reha bunları dü-şünmeden
yapma bir Arnavutluk bahanesiyle İsmetle bozuştu. Darıl-dılar.
İsmet ayrıca çalışmak üzere çekildi. Birbirleri aleyhine hiçbir
şey söylememek için benim hakemliğimde söz verdiler. Bu sözü
bozan da Reha Oğuz oldu. İşte, İsmeti attık demesinin sebebi
budur.
2- Reha
Oğuz, Çınaraltı sahipleri olan Orhan Seyfi ile Yusuf Ziyayı da
aralarından çıkardıklarım söylüyor. Bu büsbütün tuhaftır.
Çınaraltıcılar zaten onların arasında değildi ki çıkarsınlar.
Ziya Gök Alpın şakirtleri olan Çınaraltıcıların Türkçülük
tarihinde epeyce eski hizmetleri vardır. Dergilerinin adı da
Ziya Gök Alp damgasını taşımaktadır. Ziya Gökalp-'tan feyz almış
olan şairlerin Rehadan bir şey öğrenmeğe ihtiyaçları yoktur.
Hakikatte Reha'nın onlara düşmanlığı da yine şahsî bir sebep-ten
ileri geliyor: Bozkurt’un kapalı bulunduğu sırada Reha Oğuz,
Çınar-altı'ya üç makale vermişti. Çınaraltıcılar bu üç makalenin
ikisini pek zayıf buldukları için basmadılar. Üçüncüsünü
Reha'nın ısrar ve ricası üzerine - o da biraz düzelterek ve
birçok yerlerini çıkartarak - bastılar. Hâlbuki bütün
Türkçülerin yazıları Çınaraltı da çıkıyordu. Onlar çıkar-ken,
kendisini bütün Türkçülerden üstün gören Reha'nın yazılarını
neşretmemek her halde kendisince büyük bir suçtu. İşte
Çınaraltıcı-lara düşman olmasının, onları jurnalcilikle itham
etmesinin sebebi bu-dur. Hâlbuki ben onu kaç kere
Çınaraltıcıların yanında gördüm: Pek müeddep oturuyordu. Söze
pek karışmıyordu. Yusuf Ziyaya ve Orhan Seyfiye pek saygılı
ithaflarla kitaplar hediye ediyordu [5]. Böyle
oldu-ğu halde Gök Börü de onlar için "... Hakikî maksatlarım
|