HESAP BÖYLE VERİLİR

 
 

 

 

8

"bizle ahbap oldular", "hıyanetlik etti" gibi Ermeni vatandaşlarımızın kullandığı ifadeler Reha'nın yazılarında bol bol geçer.

Şimdi, Türkçülüğe sonradan dönen Reha'nın, Gök Börü de "İsmet Rasi-ni, Çınaraltıcıları Banmanı ve Atsızı aramızdan attık" diyerek yaptığı iddianın teşrihine geliyorum:

1- ismet Rasin ile Reha'nın anlaşamamasının sebebi, Reha'nın iddia ettiği gibi, İsmetin "Bozkurta menşei meçhul paralar bulması ve Arna-vut olması" değildir. İsmetin metin ahlâkını ve ailesini bilenler onun Türk olduğunu pek kolay kestirebilirler. Kendisine şecere düzmeğe mecbur olmayan İsmet, hiçbir şey olmasa bile, tarihimizin ebedî övünçlerinden biri olan Pilevne müdafaası şehitlerinden birinin toru-nudur. Bundan başka İsmetin yüzüne bakmak da ırkı hakkında bir hü-küm vermek için kâfidir. Çünkü İsmetin yüzü Türk yüzüdür. Şahsî me-selelerden dolayı kızdığımız her insanın Türk ırkından olmadığını söy-lersek doğru bir iş yapmış olmayız. Reha Oğuz eski arkadaşlarından Hikmet Tanyu ile bozuştuktan sonra onun Abaza olduğunu ilân etmiş-ti. İsmet Rasin’e kızınca da ona Arnavut diyor. Bu yoldan gidilirse za-rarlı çıkacak olan yine Rehadır. Çünkü ana cihetinden atalarını bağla-dığı Gencenin "Kendek" köyü halis bir Ermeni köyü olduğu gibi(4) gerek Reha, gerekse kardeşi Orhan'ın yüzleri de tıpkı Ermeni'ye benzer. Re-ha'nın evvelce sık sık gidip geldiği bir müessesenin memurlarından bi-ri, adını bilmediği Reha'nın gelip gittiği müessese sahibine anlatmak için "Ermeni geldi", "Ermeni gitti" demeği mûtat edinmişti. Keza, Reha birçok yazılarında ve mektuplarında İstanbul Ermenileri gibi "ikna ol-mak", "hıyanetlik etti", "bizle ahbap oldular" gibi tâbirler kullanır. Ke-za, Yusuf Kadıgil’e kendisinin Gürcü olduğunu da bir gün söylemiştir. Fakat bunlara bakarak nasıl bir kendisine Ermeni demiyorsak o da gayrı ilmî bir ansiklopedinin kaynağı meçhul ibaresine dayanarak İsmete Arnavut dememelidir. İsmetin ataları Pirzirinlidir. Bu kasaba ise Rumeli de bir Türk kasabasıdır. İçindeki tek tük Arnavutlar civar köylerden gelmişlerdir. İstanbul da bu kadar Pirzirinli vardır. Hiçbiri Arnavudum demez. Hepsi de Türküm der. Pirzirin kasabasını iyi bilen Sayın Erkilet Paşa da kasabanın Türk kasabası olduğuna tanıklık et-mektedir. Hakikatte Reha'nın, İsmet Rasin’e düşmanlığı, İsmetin Boz-kurta yazı yazmağa başlamasından sonra, fikrî kuvveti dolayısıyla Re-ha'yı gölgede bırakması yüzündendir. Türkçeye hâkim olan ve üç ya-bancı dil bilen İsmet Rasin kuvvetli mantığı, zekâsı ve ilmî ırkçılık üze-rindeki derin bilgisiyle birdenbire ön safa geçmiş, bu da Reha'nın kıs-kançlığını ve sonunda düşmanlığını çekmiştir. İsmetin Arnavut oldu-ğunu iddia etmesi bundandır. Hâlbuki İsmet tam ülkücü ve fedakâr bir arkadaştı. Reha'nın menşei meçhul dediği paraları, zengin bir aileye mensup olduğu için, cebinden veriyordu. Bozkurt, İsmet Rasin saye-sinde onun çizdiği programla canlanmıştı. Hattâ Reha'nın Bozkurta yazdığı bir yazı için aleyhine dâva açılınca İsmet Rasin bunu kendi üzerine alarak Reha'yı cezadan kurtarmıştı. Fakat Reha bunları dü-şünmeden yapma bir Arnavutluk bahanesiyle İsmetle bozuştu. Darıl-dılar. İsmet ayrıca çalışmak üzere çekildi. Birbirleri aleyhine hiçbir şey söylememek için benim hakemliğimde söz verdiler. Bu sözü bozan da Reha Oğuz oldu. İşte, İsmeti attık demesinin sebebi budur.

2- Reha Oğuz, Çınaraltı sahipleri olan Orhan Seyfi ile Yusuf Ziyayı da aralarından çıkardıklarım söylüyor. Bu büsbütün tuhaftır. Çınaraltıcılar zaten onların arasında değildi ki çıkarsınlar. Ziya Gök Alpın şakirtleri olan Çınaraltıcıların Türkçülük tarihinde epeyce eski hizmetleri vardır. Dergilerinin adı da Ziya Gök Alp damgasını taşımaktadır. Ziya Gökalp-'tan feyz almış olan şairlerin Rehadan bir şey öğrenmeğe ihtiyaçları yoktur. Hakikatte Reha'nın onlara düşmanlığı da yine şahsî bir sebep-ten ileri geliyor: Bozkurt’un kapalı bulunduğu sırada Reha Oğuz, Çınar-altı'ya üç makale vermişti. Çınaraltıcılar bu üç makalenin ikisini pek zayıf buldukları için basmadılar. Üçüncüsünü Reha'nın ısrar ve ricası üzerine - o da biraz düzelterek ve birçok yerlerini çıkartarak - bastılar. Hâlbuki bütün Türkçülerin yazıları Çınaraltı da çıkıyordu. Onlar çıkar-ken, kendisini bütün Türkçülerden üstün gören Reha'nın yazılarını neşretmemek her halde kendisince büyük bir suçtu. İşte Çınaraltıcı-lara düşman olmasının, onları jurnalcilikle itham etmesinin sebebi bu-dur. Hâlbuki ben onu kaç kere Çınaraltıcıların yanında gördüm: Pek müeddep oturuyordu. Söze pek karışmıyordu. Yusuf Ziyaya ve Orhan Seyfiye pek saygılı ithaflarla kitaplar hediye ediyordu [5]. Böyle oldu-ğu halde Gök Börü de onlar için "... Hakikî maksatlarım

Devamı

 

<< Nihâl Atsız'ın Kitapları

Anasayfa

Düşünce Alanı >>