Hocalı Katliamı hocali katliami

HOCALI KATLİAMI

   

Hocalı Katliamı hocali katliamiAzerbaycan toprakları üzerindeki oyunlar eski tarihlere dayanır. Türk düşmanı Gürcü soysuzu Stalin 1937 yılında, bugünkü Ermenistan sınırlarını oluştururken, Azerbaycan ve Karabağ arasında tampon bir bölge oluşturarak, Türk dünyasının, Türkiye ile bağlarını koparmayı amaçlamıştı. Bu amaç gerçekleşince de, Ermeniler, Azerbaycan Türkleri'ne her türlü vahşeti ve kahpeliği yapmak için aradıkları uygun iklimi ve zemini bulmuş oldular.

Ermeniler, Sovyetler Birliği'nin yıkılması ile birlikte de, Tarihsel "Büyük Ermenistan" ideallerini gerçekleştirebilmek için sinsi planlarını uygulamaya koymaya başladılar. Ermeniler'in, ütopya olarak kalmaya mahkum olan bu ideallerinin çerçevesinde, diaspora Ermenileri'nin de verdiği destekle uyguladıkları vahşetler, 80'li yılların ikinci yarısından itibaren artan bir ivme kazandı. Ermeniler'in büyük(!) ideallerine giden yolda ilk atması gereken adım, Dağlık Karabağ bölgesinin Azerbaycan Türkler'inden temizleyerek, Hocalı gibi jeo-stratejik bir öneme sahip olan kenti ellerine geçirmekti. Çünkü Hocalı, Karabağ'ın havaalanının bulunduğu ve demiryolunun geçtiği tek kentiydi.

Ermeniler, tarihler 26 Şubat 1992'yi gösterdiğinde de; bu haince, kahpece ve namertçe olan planlarını uygulamaya koydular. Kahpe Ermeniler; çoluk-çoçuk, genç-yaşlı, kadın-erkek ve asker-sivil demeden resmi verilere göre 613, gayri resmi verilere göre de, 1600 Azerbaycan Türk’ünü hunharca öldürdü.

Ermeniler, Türkler'den kalma tarihsel kuyruk acılarını ve Türk düşmanlıklarını ortaya çıkartırcasına, çağın en vahşice, en namertçe ve en kahpece uygulanan vahşetinin ve soykırımının altına Hocalı'da imza attılar.

Kahpe Ermeniler'in yaptığı bu soykırımın hesabı elbet bir gün sorulacaktır. Fakat, ogün gelene kadar boş durmamak ve bu soykırımı dünya kamuoyuna duyurmak gerekmektedir. Bu konuda, son birkaç yılda biraz kıpırdanmalar olmadı değil; fakat bu yeterli değildir. Ermeniler'in ellerinde somut belgeleri olmamasına rağmen, Türkler'e, dünya kamuoyu önünde "soykırımcı" yaftasını yapıştırmak için nasıl çalıştıkları malumdur. Oysa ki, Hocalı katliamı ile ilgili olarak bizim elimizde; videolardan tutun da, gazete, dergi vb. bu soykırımı ispata yönelik her türlü belge mevcuttur. Tek eksiğimiz, bu tip budunsal konularda, yeterli ve gereken tepkiyi veremememizdir.

Elimizdeki belgeleri iyi değerlendirerek; devamlı, açık hava toplantıları yaparak, konferanslar ve paneller düzenleyerek, belgeseller hazırlayarak, hatta filmler yaparak bu haklı davamızı, acun ülkelerine, uluslararası kurumlara, sivil toplum örgütlerine vs. kuruluşlara anlatarak, sesimizi duyurmalıyız. Böylelikle, Hocalı soykırımı acun ülkeleri tarafından öğrenilmiş, sonucunda da tanınmış olacaktır. Böyle olunca da, soysuz Ermenileri kendi silahlarıyla vurmuş ve acun budunları indinde, soykırımcı yaftasını, onlara biz yapıştırmış oluruz.

KİNİMİZ, DİNİMİZDİR. TÜRK, DİNİNİN VECİBELERİNİ ER YA DA GEÇ YERİNE GETİRİR!

 Gök Yeleli Bozkurt

 
  Hocalı Katliamı hocali katliami