İSTANBUL KÜTÜPHANELERİNDE

TANINMAMIŞ OSMANLI TARİHLERİ

 
 

 

 

3

 

Hacı Mahmud

Hacı Mahmud

Hacı Mahmud Esad Efendi
6321 6310 2017 2422
I. Mustafa 1026 1026 1017
II. Osman 1027 1027 1027 1026
I. Mustafa (tekrar) 103I 1031
IV. Murad 1033 1032 1032 1032
İbrahim 1049 1049 1049 1049
IV. Mehmed 1058 1058 1058 1059
11. Süleyman == atlanmış 1055[1] =
II. Ahmed atlanmış 1102
II. Mustafa 1106 atlanmış
III. Ahmed 1115 atlanmış
I. Mahmud 1143 1143
III. Osman 1168 1171
III. Mustafa 1171 1171

Bu listelerden ilk  ikisi birbirlerine çok benzemektedir 1. Ahmed ve IV, Murad'ın cülûs yıllarındaki bir yıl fark ile ikincisinin III. Mustafa'ya kadar olan padişahları da ilâve etmesinden başka bir ayrılık yoktur. Esad Efendi nüshası da I. Murad'ın cülûs yılı bakımından on yıllık ve Çelebi Mehmed için de iki yıllık fark gösteriyor. Dört nüshanın birden mukayesesiyle göze çarpan başlıca hususiyet ise Fatih Sultan Mehmed'den itibaren tarihlerin aşağı yukarı birleşmelidir. Zaten Osmanlı tarihin hâlâ ihtilaflı olan bölümü de Fatih'ten önceki zamanıdır.

Birçok yanlışları ve atlamaları da olan bu listelerde Orhan Gazi'nin 701 veya 717 yılında hükümdarlık tahtına çıkmış gösterilmesinin bir mânası olsa gerektir. Bu listeleri hazırlayanlar, demek ki bizim bugün bildiğimiz kaynaklardan değil, başka eserlerden faydalanmışlardır. Bu listelerden iki tanesinin Hicrî on birinci asır ortalarında, İkisinin de on ikinci yüzyılın ortalarından epeyce sonra kaleme alınmış olması da mühimdir. Demek ki bir asır öncesine kadar, İstanbul'da klâsik kaynakların dışındaki tarihî eserler elde ve revaçta idi. Maksadım, bugün elde bulunmayan kaynaklar hakkında mütalâa yürütmek olmadığı için bu konuya sadece temasla iktifa ediyorum.

Listelerin birincisinde, yani Hacı Mahmud'da 6321 numarada olanında, listenin bulunduğu 16b den sonraki 17a yüzünde "Evsâf-ı Belde-i Kostantiniyye-i Devlet-i Al-i Osman" başlığı altında yine mühim bir liste bulunmaktadır.

1 1099 olacakken 1055 yazıldığı belli. Eski rakkamlarda dokuzun kuyruğu kalkınca kolaylıkla beş olacağı düşünülsün.

Devamı



 

<< Nihâl Atsız'ın Çevirileri

Anasayfa

Düşünce Alanı >>