Macahel eski Osmanlı idarî
teşkilâtında "Çıldır = Ahısha" eyaletine bağlı bir
sancak merkezi idi.
Hicrî 1046 (= 1636) yılında
sadırazam Kemankeş Mustafa Paşa tarafından padişaha
sunulan lâyihada ve eski coğrafya kitaplarında bu ad
hep Macahel şeklinde geçmektedir.
Mehmed Paşa'nın verdiği bu
malûmattan öğreniyoruz ki Fatih zamanında Osmanlı
orduları şimdiki Batum'un yanına kadar olan toprak
parçalarını Osmanlı sınırlan içine almışlardı. Bu
hususta aşağıda metnin notlarında daha geniş bilgi
verdik.
Mehmed Paşa, Fatih zamanında 884
(= 1479) yılında Çerkcezistan topraklarından Kuban
vilâyetinin de fethedildiğini söylüyor. Bazı
tarihler Fatih zamanında Çerkezistan topraklarından
Anapa'nın fethedildiğini söylüyorlardı. Fakat
Kuban'ın fethini bize Mehmed Paşa öğretmektedir.
Şimdiye kadar doğulu ve batılı hiçbir tarihçi bundan
bahsetmemiştir.
Mehmed Paşanın verdiği
haberlerden, başka tarihlerde bulunmayan birisi de
877 (= 1472) yılında Otluk Belinde Fatih'in Uzun
Hasan'la yaptığı savaşta yakalanan esirler arasında
bulunan ve Temü'rün torunlarından olan Emîr Mehmed
Bâkır'ın Istanbul'da ölmesidir. Bazı tarihler bu.
savaşta yakalanan birçok esirin Istanbul'a
getirildiklerini, sonra bunların kendilerini satın
alarak serbest bırakıldıklarını yazarlar. Fakat Emîr
Mehmed Bâkır'ın Istanbul'da öldüğünü hiçbirisi
söylemez.
Mehmed Paşanın Torul fethi
münasebetiyle verdiği malûmat Heşt Behişt gibi
tarihlerin, Torul hâkiminin sefer esnasında Uzun
Hasan'a sığındığı hakkında verdikleri haberin
düzeltilmeğe muhtaç olduğunu göstermektedir. Çünkü
Uzun Hasan bu fetihten iki yıl önce ölmüştü. Hasan
Bey Rumlu da Mehmed Paşa'nın verdiği doğru haberi
tarihine geçirmiştir.
Mehmed Paşanın Tarihinden Faydalananlar:
Mehmed Paşa tarihini
tamamladıktan ve Fatih'e sunduktan bir yıl kadar
sonra şehit edildiği ve bundan sonra da yapılan
cinayeti haklı göstermek maksadıyla başta
Âşıkpaşaoğlu olduğu halde aleyhinde geniş
propagandaya girişildiği için paşanın kitabı fazla
istinsah edilmemiş ve daha geniş muhite yayılma
imkânını bulamamıştır. Bu da şimdiye kadar
kütüpanelerimizde ancak iki nüshasının meydana
çıkmasıyla sabittir. Eğer Mehmed Paşa'nın tarihi
fazlaca yayılmış olsaydı kendisinden sonara yazılan
Osmanlı tarihlerinde görülen yanlışlıkların birçoğu
olmazdı.
Edirneli Ruhî ve Kemalpaşaoğlu
gibi bazı eski tarihçilerin Mehmed paşanın kitabını
gördükleri anlaşılmaktadır.
Müneccimbaşının (1) naklettiği şu
sözler Rûhî'nin, Mehmed Paşa'nın kitabını gördüğünü
ispat eder :
"... ve Rûhî-i müverrih târihinde
bir rivâyet-i gayr-ı meşhûre de irâd eder ki : Kayı
Hanlı kabilesi Moğol hücumundan nâşî Horasan'dan
diyâr-ı Rûma naklettiklerinde Ankara kurbünde Karaca
Dağda sakin olub ol vakit hâkim-