KEMALPAŞA-OĞLU'NUN ESERLERİ

 
 

 

 

1

KEMALPAŞA-OĞLU'NUN ESERLERİ

ATSIZ

GİRİŞ

Bu eser, Süleymaniye Camiinin yapılışının (964=1557) 400'üncü yıl dönümüne yetiştirilmek Üzere "Kanunî Sultan Süleyman çağı bilginlerine ait bibliyograf ya "olarak hazırlanacaktı. Bu işi bir yılda yapabilirim sanmakla ne kadar aldandığımı sonradan anladım. Bu aldanışın en büyük sebeplerinden birisi eski müelliflerin, birçok eserlerine ve hele makale şeklindeki küçüklerine ad vermeyişi ve bunlara müstensihler tarafından yakıştırma isim takılması olmuştur. Aynı makale veya risaleye ayrı müstensihler tarafından ayrı ayrı adlar verilmesi, makale ve risalelerin başlangıçlarına bakarak, kontrol etmek gribi bir güçlük doğurmuş, bazan da aynı makale veya risalenin ayrı nüshalardaki başlangıçlarının, az veya çok, farklı olması güçlüğü arttırmıştır.

Zaman bakımından aldanmamın ikinci sebebi Kemalpaşa-oğlu oldu. Büyüklü küçüklü 200 eserini tesbit ettiğim Kemalpaşa-oğlu her konuya dokunmuş olduğu için kütüphanelerimizdeki birçok dergilerde makalelerinin serpiştirilmiş olması aramayı uzattı. Uzama dolayısıyla eseri birkaç parçaya böldüm ve ilk olarak Kernalpaşa-oğlu'nu aldım.

Daha çok İbn-i Kemal veya Kemalpaşa-zâde diye tanınmış olan müellife Kemalpaşa-oğlu demem kendiliğimden yaptığım bir Türkleştirme değildir. Asıl adı böyle olduğu ve kullanışta en çok böyle geçtiği için "zade" veya "ibn" yerine "oğlu"yu aldım.

Eskiden "oğlu" olarak kullanıldığını gösteren hiçbir vesika veya tanık olmasa dahi doğrusunun böyle olduğu yüzde yüz muhakkak olduğu için ben yine Kemalpaşa-oğlu diyecektim. Bu bilginin asıl adının Kemalpaşa-oğlu olup, İbn-î Kemal veya Kemalpaşa-zâde şeklinin sonradan yakıştırma olduğunu gösteren izler az değildir.

Şehid Ali Paşa kütüphanesindeki 884 numarada bulunan Şadr al-Şaria'nın Vikaya şerhinde, metin dışında ve 225b nın başındaki: ''Ekâbir-i ulemâdan Kemalpaşa-oğlu te'lif etmişdür..." ibaresiyle Üniversite kütüphanesindeki Türkçe yazmalar arasında bulunan 1942 numaralı Kemalpaşa-oğ-lu Divanının, başında (1 b), tezhip içinde, Divan-ı Kemal-paşa-ogh yazılı olması bu zatın aslında Kemalpaşa-oğlu diye anıldığını göstermektedir.

Yavuz ve Kanunî çağlarının iki büyük devlet adamı olup, Celâl-zâde diye anılan Mustafa ve Salih kardeşlerin de aslında Celâl-oğlu diye adlandığı, büyüğü olan Koca Nişancı Mustafa Çelebi'nin mezar taşındaki yazıtla ortaya çıkmaktadır'. Koca Nişancı'nın mezarındaki manzum tarihin ilk beyti şöyledir:

Celâl-oğlı Nişanı ki cihanun

 Fenasın gördi, 'azm etdi bakaya

Devamı



 

<< Nihâl Atsız'ın Çevirileri

Anasayfa

Düşünce Alanı >>