KEMALPAŞA-OĞLU'NUN ESERLERİ

 
 

 

 

3

Bununla beraber bütün sınıflandırmalarda olduğu gibi bu bölüntünün de az çok indî olduğu meydandadır.

Uzun bir çalışmanın sonuncu olmakla beraber bu eserde birçok eksik ve yanlış olduğunu biliyorum. Meselâ eksik olan nüshaların bazılarında bu eksikliğin başta mı, sonda mı olduğu açıklandığı halde, bir takımında yalnız "eksik" diye belirsiz bir şekilde işaretlenmiştir. İstinsah tarihlerinde ay ve gün kayıtları mühim olduğu hâlde, birçok nüshalarda müstensihlerin bildirdiği ay ve gün bırakılarak, yalnız yıl alınmıştır. Eserlerin istinsah edildiği şehirlerin kaydedilmesi, kültür hayatımız bakımından, değer taşıdığı halde, bu da ihmal edilmiştir.

Fatih, Kılıç Ali Paşa ve Pertevniyal Kütüphanelerinin bir takım kitaplarında, benim bu kütüphaneleri aramamdan sonra, numara değişikliği yapılmış olması bu eserde bazı kitaplara tesir etmiş olabilir. Bunların düzetilmesine çalışılmış ise de, gözden kaçmış olanlar da bulunabilir Bununla beraber bu eserin Türk fikir tarihi üzerinde inceleme yapmak isteyenlere yardımcı olacağı ümit edilebilir.

Kemalpaşa-oğlu Şemseddin Ahmed

(873 = 940 - 1468 = 1534)

Kemalpaşa-oğlu Fatih çağı beylerinden Kemal Paşa'nın torunu ve II. Bayazıd çağı beylerinden Süleyman Bey'in oğludur. Tokatlı olan dedesi Kemal Paşa, II, Bayazıd'ın şehzadeliği zamanında, onun nişancısı ve lalası olarak Amasya'da, yanında hizmet etmiş, İstanbul'da ölerek, yaptırmış olduğu Kurşunlu Medrese'deki türbesine gömülmüştür. Babası Süleyman Bey, İstanbul fethine katılmış tımarlı bir sancak beyidir. Süleyman Bey, zamanın bilginlerinden Küpeli-oğlu Mehmed Muhiddin'in kızıyla evlenmiş, bu evlenmeden 873'te Şemseddin Ahmed doğmuştur. Doğum yeri Tokat veya Amasya'dır. Başlangıçta kendisi de askerdi. II. Bayazıd çağının bazı seferlerinde orduda bulundu. Yükselmeğe karşı duyduğu ihtiras, genç yaşında ordudan ayrılıp, ilmiye sınıfına geçmesine sebep oldu: 887'de, Filibe'deki bir toplantıda, Filibe müftüsü Molla Lûtfî'nin tanınmış kumandanlardan üste geçerek, vezirin yanında oturması Şemseddin Ahmed'e yükselme yolunun bilim yolu olduğunu gösterdi. Askerlikten çekilerek, öğrenime koyuldu. Molla Lûtfî, Kestellİ Muslihiddin Mustafa, Hatib-oğlu Muhiddin Mehmed ve Muarrif-oğlu Sinâneddin Yusuf'tan ders aldı.

911'de Edirne'de müderrisliğe tayin edildi. II. Bayazıd, lalasının torunu olan Şemseddin Ahmed'e Türkçe bir Osmanlı tarihi yazmak görevini de verdi. 9l7'de Üsküp'le müderrisliğe nakledip, 918'de tekrar. Edirne'ye geldi. Sonra İstanbul'da bir süre Sahn-ı Seman'da müderrislik ettikten sonra, tekrar Edirne'ye, Sultan Bayazıd Medresesine müderris tayin edildi. 922'de Edirne kadısı, aynı yıl Anadolu kazaskeri oldu. 925'te Anadolu kazaskerliğinden azledilerek, Edirne Darülhadisi' ne tayin edildi. 932'de şeyhülislam olup, 1 Şevval 940 Cuma (=17 Nisan 1534) günkü Ölümüne kadar bu görevde kaldı.

Edirne Kapısı dışında Mahmud Çelebi hazînesine gömüldü.

***

Kemalpaşa-oğlu, eserleri ve fikir savaşları bakımından, Osmanlı tarihinin mühim şahsiyetlerinden biridir. Dinî, edebî, lisanî konularda büyük eserleri, büyük ve mühim bir Osmanlı tarihi, şiirleri, yüzlerce risale ve makalesi vardır. Arapça ve Farsçadaki bilgisini bu dillerin gramer ve sözlüklerine dair eserleriyle 935'te Rumeli kazaskeri Fenarî-oğlu Mehmed'in bir hüccetini aşağılamak için yazdığı makalede göstermiştir. Savaşması, Safevîlerin Anadolu Türkleri'ni bölecek bir şiddetle yaptıkları propagandaya karşı olmuş, tasavvufun Sünnîliği sarsmasına karşı durmuş, Muhammed'ın en üstün peygamber olduğu tezini başarıyla savunarak, sonu siyasî parçalanmalara kadar varacak olan dinî ayrılıkları önlemiştir. Bu bakımlardan hizmeti büyüktür. Ancak anadiline karşı gösterdiği kayıtsızlık da dikkate değer.

Devamı



 

<< Nihâl Atsız'ın Çevirileri

Anasayfa

Düşünce Alanı >>