MÜNECCİMBAŞI ŞEYH AHMED DEDE EFENDİ

HAYATI VE ESERLERİ

 
 

 

 

1

Müneccimbaşı Şeyh Ahmed Dede Efendi Hayatı

Babası, Karaman Ereğlisinden Lûtfullah adında bir çulha olup memleketlerine eşkıyanın fazla sarkıntılık etmesi üzerine Selânik’e göçerek orada yerleşmişti.

«Ahmed» 1041 (= 30 Temmuz 1631 – 19 Temmuz 1632) yılı sınırında Selânikte doğdu, ilk önce o da çulha olmak için bir müddet babasının dükkânında çalıştı. Fakat tahsile ve ilme karşı büyük bir istek duyduğundan çulhalığı bırakarak Selanik Mevlevi tekkesi şeyhi Mehmed [1] Efendiye intisab edip Mevlevi oldu. Şeyhin daima yanında bulunup ekseriya onun müsveddelerini tebyiz ederdi. Sonra zahir ilimlerini de öğrenmek için Selanik müftüsü Abdullah Efendiden ders alıp «telhis» e kadar okudu. 23–24 yaşlarında iken (demek ki 1064–1065 = 1654–1655 yıllarında) şeyhinden izin alarak Istanbula geldi. Galata Mevlevi tekkesi şeyhi Arzî Dedenin yanında kaldıktan sonra Minkarîzâde Yahya Efendiden (sonra şeyhülislâm olmuştur), İbrahim-i Geredîden ve Ahmed Nahlîden tefsir, hadis vesaire okudu. Sonra Kasımpaşa Mevlevi tekkesi şeyhi Halil Dede Efendiye intisab edip Salime göre 10, Şeyhîye göre 15 yıl onun hizmetinde kaldı. Halil Dede Efendiden mesnevi, tefsir, hadis, fıkıh, usul ve maânî okudu. Halil Dede zahid bir derviş olduğundan talebesinin mantık ve hikmet (yani felsefe) okumasına müsaade etmedi. Fakat ilmin her şubesinde olgunlaşmak isleyen «Ahmed» bu iki ilmi dersiâm Salih Efendiden; hey'et, nücum, riyaziyeyi de kendisinden önce müneccimbaşı olan Mehmed Efendiden tahsil etti. Bu kadarla da kanmayıp tıb tahsiline heves ederek o zamanın en tanınmış tabiblerinden Salih Efendiden tıb ve tabiiyat ilimlerini öğrendi. Sonra yine şeyhi Halil Efendinin yanına geldi.

Kendisinden riyaziye ve nücum tahsiline devam etmekte olduğu müneccimbaşı Mehmed Çelebi 1078( = 23 Haziran 1667–11 Haziran 1668) de ölünce onun yerine müneccimbaşılığa tayin olundu.

1078 şevvalinde (= Nisan 1668) padişah Avcı Sultan Dördüncü Mehmed (1648–1687) müneccimbaşıyı huzuruna çağırıp onu imtihan etmek için Enderun ağalarından birinin eline bir billur parçası saklattıktan sonra bulmasını teklif etti. Müneccimbaşı bir kâğıt üzerine usulü veçhile hesaplarını yaparak bulunca padişah kendisini çok takdir etti ve elindeki kâğıdı alarak nasıl bulduğunu anlamak istedi. Fakat tesadüfen kâğıdın arkasında müneccimbaşının bazı borçları yazılı idi. Bunun üzerine padişah kendisine şaka yaparak borçlarını karşılayacak parayı ihsan etti (Râşid Tarihi, 1, 144).

Devamı



<< Nihâl Atsız'ın Çevirileri

Anasayfa

Düşünce Alanı >>