Bismillâhi’r Rahmâni’r-Rahîm
Elhamdü lillâhi Rabbi'l-Âlemîn. Ve's-Selâtü ve's-Selâmi
ala Seyyidinâ Muhammedin ve Âlihi't-Tayyibîni't -
Tâhîrini Ecma'în (1).
Azizimiz! Bil ki bunca ulular ki gelmişlerdir
eskilerden ve sonrakilerden, kimi tefsir, kimi
hadîs, kimi peygamberler tarihi, kimi bizim
peygamberimizin tarihi, kimi padişahlar tarihi gibi
şeyler yazmışlardır. Kimi de acayip hikâyetler
kaleme almış, İran ve Rum padişahlarından,
Efrâsiyab'dan, Zâloğlu Rüstem'den âlemde söylenmeli
dik hiçbir söz kalmamıştır. Her azizler ki
gelmişlerdir, her biri kendi zamanında olan
padişahların kıssalarını yazıp beyan etmişlerdir.
îmdi: Azizimiz! Her kişiye kendi zamanında olan
padişahların kıssalarını yazmak gerektir. Zira «Zıllüllâhi
fî'I - arz» (2) dır.
İmdi azizimiz bu değersiz «Âdilü'lKazzâz oğlu
Edirneli Kâtip Oruç (3) gördü ki her kıssa için
türlü hikâyetler söylenmiştir. Ancak, Osmanlı
Hanedanı tarihi tevatür (4) le söylenmiş değil.
Bilhassa bunların kıssaları asıldır. Zira, bunlar
gazi1er ve düşmanı yenicilerdir. Tanrı uğruna hak
yoluna durmuşlardır. Gaza malını toplayıp Hak yönüne
harç edicilerdir ve Haktan yana gidicilerdîr. Din
yoluna gayretlilerdir. Dünyaya mağrur değillerdir.
Şeriat yolunu gözeticilerdir. Dinsizlerden intikam
alıcılardır ve kimsesizleri sevicilerdir. Garptan
şarka İslâm dinini açıcılardır ve Hakkın yolundan
dışarıda olan âsileri kırıcılardır. Osmanlı Hanedanı
sert bir ailedir. Oğuz neslinden ve Sâm
aslındandır (5). İnançları sağlamdır.
İmdi
lâzımdır ki Osmanlı Hanedanı'nın
başlangıcından tâ sonuna kadar kıssalarını ve
ettikleri gazalarını zikredelim. Tâ kıyamete kadar
anılalım. Vallâhu a'lem (6).
Beyit
Cihanda kişinin adıdır kalan;
Kalanı vebal ü yalandır, yalan.
İmdi azizimiz! Hakkın inayeti, Muhammed Mustafa'nın
şefaati, evliyaların ve peygamberlerin himmeti ve
şeriat yolunu yapan âlimlerin duası üzerlerinden
eksik olmayıp atadan ataya tâ nihayete varıncaya
kadar akıbetlerini hayır edip İslâm imanını lâyık
kılıp kabirlerini kıyamete kadar nurla
ışıklandırsın. Hak Taâlâ’nın rahmeti ve Hazreti
Peygamberin şefaati o azizlerin üzerlerine olsun.
Âmin! Yâ Rabbe'lÂlemîn.
Osman Hanedanı'nın neslini bil: Babası Ertuğrul,
onun babası Süleymanşah, onun babası Kaya Alp,
onun babası Kızıl Buğa, onun babası Baytur,
onun babası Aykulug Ağa, onun babası Tugar, onun
babası Kayıtnun, onun babası Baysunkur, onun
babası Bakı Ağa, onun babası Sugançaf, onun babası
Temür, onun babası Başak, onun babası Gök Alp,
onun babası Oğuz, onun babası Kara Han, onun
babası Kutluca Ağa, onun babası Tozak. Böylece 38
kişidir ki Nuh Peygamberin oğlu Yâfes'e çıkar
(7).
Bunlar Acem ülkesinde padişah idiler.
Hazret-i Peygambere inançları vardı. Mâhân
şehrinde padişah idiler. Mervli Ebû Müslim bu
nesilden çıkmıştır derler.
Cengiz
Han Hatay
(8) ülkesinden 20.000 erle çıkıp gelip Belh
şehrini ve ülkesini, Horasan ve Irak ve bütün
Acem ülkesini harap etmişti. O vakit Belh
şehrinin şahı Horzumşah (9) idi.
Ariflerin sultanı olan Hazret-i Mevlânâ o
vakit 9 yaşında idi. Belh şehrinin içinde
dünyaya geldi. Mevlânâ Celâleddin'in babası
Bahâeddin, ki Horzumşah'ın kızından
doğmuştu, onun babasına Belh şehrinin hatibi
Mevlânâ Hüseyin derlerdi. Bu Mevlânâ
Hüseyin, Ebûbekir neslindendi. Sultan
Bahâeddin, Cengiz Han ortaya çıkmadan 6 ay önce
vatanını bırakıp Belh şehrinden Bağdat’a
gelmişti. O Bağdat'da iken Cengiz Han
gelip Belh şehrini ve ülkesini harap
etmişti. Memleketleri yıka boza sonra Bağdat’a
gelip onu dahi harap etti.