OSMANLI TARİHİNE AİT TAKVİMLER

 
 

 

 

1

Tarihi Kaynak Olarak Takvimler

Şimdiye kadar, Osmanlı tarihinin kâğıda yazılı başlıca kaynaklar; olarak arşiv vesikaları ile türlü tarih eserleri biliniyordu. Şimdi bunların arasına takvimler de katılmıştır.

Takvimler, umumiyetle müneccimler tarafından padişahlara takdim olunup o yıl neler olacağını, yıldızların tesirini, seğirmelerin mânâsını bildiren eserlerdir. Bu arada bir de tarih bölümü vardır ki dünyanın veya Adem'in yaratılışından başlayarak takvimin tertip olunduğu yılın hemen yakınma kadar gelmektedir. Bizi ilgilendiren bolüm budur.

Takvimlerin özelliği, anlattığı olayların yılını hicri tarih ile göstermeyip, olaydan takvimin yazılışına kadar kaç yıl geçtiğini söylemesinden ibarettir. Bunun hangi hicrî yıla rastladığını hesaplamak okuyucuya düşmektedir. Takvimin tertip olunduğu yıl bilindiği için, bir olaydan beri kaç yıl geçmişse, onu tertip yılından çıkarmakla istenilen hicrî tarih bulunmaktadır. Meselâ, takvim 900'de tertip olunmuşsa ve herhangi bir olaydan beri bilfarz 215 yıl geçtiğini kaydetmişse, o olayın yılı 900-215=685 demektir. Takvimlerde bu usulün seçilmiş olmasını, hicretten önceki olayların da anlatılmış bulunmasıyla ilgili görüyorum. Bununla beraber bazı takvimlerde doğrudan doğruya hicrî yıl kullanılmıştır.

Takvimlerin bir çoğunda telif veya tertip yılı ayrıca açıklanmamıştır. Fakat Peygamberin hicretinden beri kaç yıl geçtiğini kaydetmekle takvimciler, telif yılını, dolayısı ile, söylemiş olmaktadırlar."Hicretten beri 850 yıldır" cümlesi, o eserin hicrî 850 de yazıldığının kesin delilidir.

Bizde, ve aldanmıyorsam dünyada, takvimleri ilk yayınlayan Profesör Osman Turan'dır1. Turan'ın yayınladığı beş takvimden 8-48 ve 849 tarihli olan İkisinde Osmanlılara ait bölümler de vardır.

İkinci olarak ben, İstanbul Enstitüsü Dergisi'nin 1957 de çıkan 111. sayısında "Fatih Sultan Mehmed'e Sunulmuş Tarihî Bir Takvim"

1 "İstanbul'un Fethinden önce yazılmış Tarihî Takvimler" (Türk Tarih Kuruma yayınlarından, XI. seri, 7. numara) Ankara, 1954.

Devamı



<< Nihâl Atsız'ın Çevirileri

Anasayfa

Düşünce Alanı >>