ÖTÜKEN

 
 

 

 

 
Komünist Düşmanı Atatürk,
Atatürk Düşmanı Komünist
ve
BELGELER

NEJDET SANÇAR

  Atatürk'ün fikir cephesi, Türk milli-yetçiliği temeli üzerinde yükselmiş-tir. Türk'ü yaşatacak tek fikir Türk milliyetçiliği olduğu içindir ki, Ata-türk, bu fikri benimsemiş, hareketle-rinde ve hamlelerinde Türk milliyet-çiliğini kendisine hareket noktası ol-arak almıştır.

  Atatürk'ün amansız bir komünist düşmanı oluşunun sebebi de budur. Çünkü komünizm; Türk'ün, tarihteki en büyük düşmanının, Türklüğün kö-künü kurutmak yolunda kullandığı en korkunç silahtır. Türk'ü sevenler bu-nun için komünist düşmanıdırlar. Ata-türk'ün komünist düşmanlığı sebebi de bundan başka bir şey değildir. Atatürk nasıl Türk'ü yok etmek iste-yen komüniste düşman olmuşsa Türk düşmanı komünist de Atatürk'e öyle düşman kesilmiştir.

  Komünistlerin Atatürk düşmanlığı başlangıcı, İstiklal Savaşı yıllarına kadar uzanır. Anadolu Türklüğünün, batılı sömürgecilere karşı giriştikleri İstiklal Savaşımızı, kendi canavarlık-ları yolunda kullanma çabaları sonuç vermeyince, komünistler, Atatürk'ü de düşman kabul etmişlerdir. istiklal Savaşımızın başbuğu, o günden bu yana, bütün komünistler için en bü-yük bir düşmandır.

  Atatürk'ün, her fırsatta komünizmi lanetlemesi, bu sapık fikrin Türk mil-letinin tarihi karakterine asla uyma-yacağını söylemesi ve hatta daha da ileri giderek komünistliği Türk dün-yası için en büyük tehlike olarak ilan edip her görüldüğü yerde ezilmesini istemesi, elbette ki, çok önemlidir. Fakat, cumhurbaşkanlığını ilk yılla-rında trenle Eskişehir'den geçmekte iken, gece yarısı Temyiz Mahkemesi üyelerini istasyona çağırtıp, onları komünizm konusunda o tarihi sözle-riyle uyarma lüzumunu duyması, şüphesiz, çok daha mühimdir.

  Yerli kızıllar, Atatürk'ün, kıramaya-caklarını

anladıkları çelik bilekli elini öpmek zorunda kalıp da, onu, türlü hile ve yalanlar ile gerçek kişiliğinin dışında bir insan, hatta bir marksist gibi gös-termek alçaklığına başvururlarken, bir yandan da, komünizm aleyhindeki sözlerinin yalan ve uydurma olduğu-nu söylemek küstahlığında bulunu-yorlar. Evet, hiç sıkılmadan, Mustafa Kemal'in, Eskişehir'de, hakimlere o tarihi sözleri söylemediğini iddiaya kalkıyorlar.

  Fakat, kızılların bütün iddiaları gibi bu iddiaları da yalandır. Cünkü Ata-türk, o sözleri söylemiştir. Yani Ata-türk nasıl bir gerçekse, o sözler de öyle gerçektir.

  İşte tarihi bilgi: Atatürk, 5 Ağustos 1929 akşamı Ankara'dan tren ile İs-tanbul'a hareket etmiş, tren Eskişe-hir'e geldikten sonra 6 Ağustos saba-hı, bilhassa çağırılan Temyiz reisi, ü-yeleri ve istasyonda toplanan diğer aydınlar ve işçilere karşı, Eskişehir-'de çıkan Sakarya gazetesinin 7 A-ğustos 1929 tarihli sayısında metni yayınlanan şu sözleri söylemiştir :

  "Türk milletinin içtimai nizamini ih-lale müteveccih didinmeler boğulma-ya mahkumdur. Türk milleti kendinin ve memleketinin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen müfsit, se-fil, vatansız ve milliyetsiz sebükma-ğızların (= beyinsizlerin) hezeyanla-rındaki gizli ve kirli emelleri anlaya-mayacak ve onlara müsamaha ede-cek bir heyet değildir.

  O, şimdiye kadar olduğu gibi, doğru yolu görür. Onu yolundan saptırmak isteyenler ezilmeye, kahredilmeye mahkumdur. Bunda köylü, amele ve bilhassa kahraman ordumuz candan beraberdir. Buna da kimsenin şüphe-si olmasın.

  Hakim efendiler! Siz kanun adamla-rısınız. Ellerinize milletin, vatanın her türlü hak ve menfa

Sayfa 2