Şamanizm(Anahanlık), Türkler'in eski inanç
biçimlerinden biridir. Tıpkı İlhan(Babahanlık) ve İl(barış) Dini
gibi. Şamanizm'i sadece bir büyücülük olarak nitelendiren veyahut
tanıtan kitapların yazarları, ya art niyetlidir ya da Şamanizm
hakkında yüzeysel bilgilere sahiptirler. Sonuçta, Şamanizm, eski
Türkler için bir kültür, yaşam felsefesi ve inanç biçimi olmuştur.
Bu din ve diğer eski Türk dinlerinde esas olan yani ibadet edilen
yine Ülgen yani Gök Tanrı'dır. Örneğin; Fuad Köprülü eserlerinde
belirttiği gibi,
Göktürkler de Şamanisttir/Kamcıldır ama sonuçta Göktürkler Gök
Tanrı'ya ibadet ve dua ederlerdi tıpkı eski Şamanist Türk
topluluklarında olduğu gibi. Din adamları olan Şamanların bir çok
görevi vardır. Bu görevlerden biri de; insanları kötü ruhlardan
arındırma görevidir. İşte bu ve bunun gibi sıra dışı bir kaç olay
büyücülük olarak lanse edilmekte, şamanın/Kamın diğer görev ve
yaptıkları göz ardı edilmektedir. Bugün Hristiyanlık'ta insanlar
rahiplere günah çıkarmaya giderler ama bazıları bunu eleştirse de
büyücülük olarak göstermezler. Bunun gibi, Müslüman olan insanların
hacılara, hocalara giderek "cin"leri kovdurmaları da bu şekilde
gösterilmez. Şamanizm de, bazı kutsal sayılan nesneler vardır, ama
Şamanizm inancında hiçbir zaman nesnelere tapılmamıştır. Doğa
kutsaldır o kadar ki ağaç dikmek bir ibadet olarak telakki
edilmiştir. Ağaç kesmenin cezası da idamdı. Şamanizm bir din
değildir, sadece büyücülüktür diyenler; örnek olarak, ataları Attila
ve Çingiz Kağan'ın hangi dine mensup olduklarının ve neye
taptıklarının yanıtını vermek zorundadırlar. Bunun yanında, eski
Türkler adlarına "kugurcak" ve "töz" dedikleri sevdikleri insanlar
öldüklerinde, ölülerini yad etmek amacıyla, onları tasvir eden keçe
veya deriden şekiller yaparlarmış. Bu da saptırılan bir olaydır.
Neyin ne olduğunu bilmeyen ya da art niyetli olan kişiler, bunu da
saptırarak Türkler İslamiyet'i kabul etmeden önce "putperest"lerdi
derler. Hülasa; her Türk istediği gibi inanır, herhangi bir dine
mensup olur ya da olmaz. Biz Türkçüler için aslolan taşınan kan ve
bir Türk'ün ne kadar Türklük şuuruna sahip olup olmadığıdır. Bizler,
kamusal alanda laik, kamusal alan dışında da Türklüğün değerleri ön
planda olmak kaydıyla her dine eşit uzaklıktayız. Son olarak, bazı
vahhabi tarzı Müslümanlık anlayışını benimsemiş olan Türkler'e,
atalarının dinlerine hakaret edip aşağılamadan önce doğru
insanların, doğru yapıtlarını çok iyi
irdelemelerini salık veririz. Çünkü atalarının dinine hakaret eden,
atalarına hakaret etmiş demektir.
Gök Yeleli Bozkurt