Lügat manası « tüccar, satıcı » demek olan Sartları ben,
yalnız mal satar sanıyordum. Çokayoğlu'nun
Yaş Türkistan da bana yazdığı cevabı
okuduktan sonra sartların haysiyet, şeref ve
namus ta sattıklarını öğrendim.
Eğer Çokayoğlu hakikaten iyi niyet sahibi olsaydı,
kafasında kablî fikirler ye hükümler
bulunmasaydı, bir bardak suda fırtına
koparacak şekilde bu açık kapıyı
zorlamazdı.
Mesele açıktır: Zeki Velidi Bey Mısırda bastırdığı bir;
kitapta son devir: Türkistan tarihine temas
eden bazı satırlarda Çokayoğlu'nun eliyle
yazılı bir kayıttan istifade ederek Hukant
muhtariyetinde maliye işlerinin bir
Yahudi’nin elinde olduğunu yazdı. Çokayoğlu
bunu yanlış buldu. Bundan dolayı Zeki Velidi
Beyi yalancılıkla itham eden birkaç makale
yazarak Yaş Türkistan da neşretti.
Bu mesele esasında gayet ehemmiyetsizdir. Çünkü Zeki Beyin
yazdığı hakikaten doğru olmasa bile nihayet
ömrü bir iki ay süren Hukant muhtariyetinde
maliye işlerinin bir Yahudi’nin elinde
olması veya olmaması ve Türk tarihinin umumî
gidişine halel getirir, ne de Türk
milliyetçiliğini kuvvetten düşürür. Kaldı
ki, bu malûmat Çokayoğlu'nun kendi eliyle
yazıp verdiği bir cümleye istinaden kitaba
konmuştur. Buna karşı Çokayoğlu ne yaptı?
Sanki o yazıyı, kendisi yazmamış, gibi ve
mesele gayet mühim ve vahim neticeler
doğurabilecek bir istidatta imiş gibi
köpürerek Zeki Beyi yalancılıkla itham eden
makalelerini yazdı." Ben de Atsız Mecmuada
K. A. imzasıyla yazdığım küçük bir yazıda
bunun doğru olmadığını söyledim ve bu arada
Yaş Türkistan’ın kullandığı sartçaya da
temas ettim ki fırtınanın başı işte buradan
çıktı.
Bir kere Çokayoğlu verdiği cevapta ve Yaş Türkistan’ın
muhtelif yerlerinde Atsız Mecmua hakkında
«merhum» tabirini kullanarak göya eğlenmek
istediği gibi, Berimden mecmuayı postaya
veren Sart ta yine aynı maksatla adresi
«Sabık Atsız Mecmua Müdürü Nihâl Beye» diye
yazıyor. Kurt kocayınca köpeklerin maskarası
olur derler ama genç kurtun kocamış itlere
maskara olduğunu Türk darbı meselleri
kaydetmiyordu. Demek ki dünyada bazı şeyler
değişmiş.
Evet, Atsız Mecmua merhum olmuştur. Çünkü Atsız Mecmua
kimseden sadaka dilenmemiş, kimsenin gizli
emellerine alet olmamış, merdane ( Yani
Türkçesine ) yaşamış ve merdane ölmüştür.
Birkaç ecnebi devletin verdiği sadaka
olmasaydı değil Yaş Türkistan, acaba Paris
ten Türkistan istiklâlini müdafaa eden Sart
Başının kendisi bile yaşayabilir miydi?
Çokayoğlu, Yaş Türkistan’ın 37 nci
sayısındaki cevabına şöyle başlıyor :
"Yaş Türkistan’ın 30 – 32 inci
sayılarındaki K. A.yı «münasebetsiz
yalancılık ve sahtekârlık» ile itham eden
makalelerime K. A. nın ne cevap vereceğini
büyük bir merakla bekliyordum. Kendini
medenî cemiyetten sayan her bir insan için
böyle bir ithamı cevapsız bırakmak mümkün
olamayacağı aşikâr bir şeydir. O ithamları
esaslı delillerle üstünden atmak lâzımdır.
Çünkü matbuat sahifelerinde açık bir surette
yalancılık ve sahtekârlıkla itham edilişe
karşı susmak için şahsî namus ve içtimaî
hayâ hakkında bir medenî cemiyet âzasından tamamiyle başka bir mefhuma sahip olmak
lâzımdır.