Bu ıstıraplı
rüyalardan uyanmak bile ayrı
bir ıstırap oluyor. Çünkü
uyanınca görüyor ki, demin
birlikte ağladığı, fakat
yaşıyor sandığı ölü yoktur.
0, sahiden ölüdür. Gelmesi
ihtimali olmayan bir varlık,
yahut bir yokluk, uzakta
kalmış bir hayaldir...
İmtihanlar
bitiyor... Muallimler
toplanıp talebeler
hakkındaki son kararlarını
veriyorlar. Kız, dönüyor.
Çünkü hocalar öyle istiyor
ve onlar bu isteklerinde
biraz haklıdırlar da...
Mektep müdürü hocalardan
birine soruyor: "Zekâsı
nasıldır?" Hoca cevap
veriyor: "Ortadan biraz
yukarıdır; fakat kavrayış
kabiliyeti yok". Diğer bir
hoca ilâve ediyor: "müspet
kafadan da mahrum". Birisi
itiraz ediyor: "fakat bu
kızı döndürmemeliyiz; çünkü
geçen yıl da döndü; yine
döndürürsek mektepten
çıkarmak lâzım". Fakat
mektep müdürü
vazifeşinastır. Sesi
ağırlaşıyor: "memleket
çalışmayanları daha fazla
besleyemez". Deminki ses
soruyor; "öyleyse bu kız
nereye gidecek?", "
annesinin yanına"...
Kovulacak
kızın anası var. Fakat o
artık ölüm döşeğinde... Kız,
ara sıra mektebin kendisine
verdiği parayı ilâç alsın
diye anasına gönderiyor. Âra
sıra da zengin
arkadaşlarının notlarını
para ile yazıyor ... Fırsat
buldukça derslerine de
çalışıyor... Fakat o
dimağını tamamen derslerine
verebilir mi ? Hayır...
Çünkü onun içinde bir düğüm
ve kafasında bir karanlık
nokta var... Hayatı
düşünüyor..." Ve ekseri
zamanlarda da anasının sefil
halini düşünüyor... O, bunun
için kimseye kin beslemiyor.
Çünkü kın beslemesini
bilmiyor... O, başkalarının
kendisine bîr şey borçlu
olduklarını da bilmiyor...
Kendisinin hürmete ve
şefkate lâyık bir kız
olduğundan hiç haberi yok...
O yalnız kimseye belli
etmeden anasına biraz para
yolluyor.. Kimseye
göstermeden bir iki
arkadaşının notlarını
yazmağa çalışıyor,. Fakat
onun bir de büyük suçu var:
o, ara sıra ileriki
arkadaşını da düşünüyor...
Bu, babası harp meydanında
ölmüş orta boylu ve sessiz
bir erkek olmalıdır...
Kız mektepte
son gecesini yaşıyor. Ertesi
gün ona iki yıl üst üste
döndüğü için mektepten
çıkması lâzım geldiği
söylenecek. Fakat kızın
bundan haberi yok.. O
yatağında her zamanki gibi
uyuyor... Bütün yatakhane
uyuyor... Kırk tane genç kız
uyuyor... Onların çoğu
bahtiyarlık rüyaları
görüyor. Onların içinde
iyileri ve fenaları var..
Çalışkanları ve tembelleri
var ... Fakat şimdi hepsi
bir... Belki hepsi de rüya
görüyor...